Bu sistemi bu hale getiren Sochi değil. Bazı şeylerin nedenleri bizden çok uzaklarda oluyor.
Atlantik sırtı kuzeye uzandığında, batısında güneye inmiş bir trof gereklidir. Bkz. kuzeyin_oglu .
O trof, yapısı gereği Atr'yi bir bütün olarak doğuya iter. Çünkü bir trof, gerekli dönüş hareketini yapabilmek için bir alana ihtiyaç duyar.
O alanı sağlayana kadar doğuya ittiği ATR, aynı zamanda trofun dönüş hareketiyle kuzeye itilir. Ege'ye kadar ayağını sokan Atr, Adriyatik ve Yunan riskini ortadan kaldırırır. Yatmadan doğulayan ATR, Ukrayna'dan Karadeniz'e doğru rüzgarlara sebep olur. Bu rüzgar yönü, Sochi ab'sini layık olduğu yere, Sochi sahillerine hapseder.
Sinoptan Hopa'ya sıkıntı yaşamamanın yolu, o Atlantik trofundan geçer.
Bu sistemde orda siklon yerine ikinci bir antisiklon var. Bu antisiklon, doğusuna aldığı küçük trofu güneye itemeden Atr'nin etkisine kapılıyor. Güneyinden itilmeyen Atr, kuzeyinden itilip, güneybatı-kuzeydoğu yönünde yatıyor. Kuzeydoğudan girmek zorunda kalan sistem, Sochi'yi tetikliyor.
Yani, Samsun'mu kurtuldu, Trabzon'mu sorusunun cevabı, orta Atlantik'te veriliyor.
Sistemi kısaca değerlendirmek gerekirse, Sochi'deki mini minnacık güç ve izobar değişimleri, kapladığı alan, gibi parametrelerle etki her an değişir.
Eski tecrübelerden bildiğimiz şudur ki, Sochi, sinopun doğu, Samsun'un batısında sahil+ iç kesimlere, Samsun'un doğusu, Ordu ve Giresun'da ise iç kesimlerde muazzam etki oluşturur. Giresun'un doğusundan itibaren ise sistem katilidir.
Giresun, Sochi varken son saatlere kadar sürprize açıktır.