Beiträge von Virga

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    KAYSERİ ŞEHİR MERKEZİNİ ÇEVRELEYEN ERCİYES, ERKİLET VE YEŞİLHİSAR FAY ZONLARININ PALEOSİSMOLOJİK BULGULARI VE SEGMENT YAPILARI

    ATAG'ın MTA tarafından yürütülmekte olan proje kapsamında Aralık 2022 çalıştayında Akın KÜRÇER, Hasan SÖZBİLİR, İrem AVCU, Melih BAKİ, Munip KUTSAL ve Tayfun GÜLER tarafından yapılmış olan çalışmaların bildiri özeti olarak paylaşımı.

    Anadolu Bloğu'nun iç deformasyonunda etkili olan 450 km uzunluğa sahip Orta Anadolu Fay Sistemi (OAFS), içerisinde yer alan ve Erciyes yöresi diri faylarından biri olan 56 km uzunluğundaki Erciyes Fayı, K30°D genel doğrultusunda uzanan, KB’ya eğimli, aktif bir normal faydır. Erciyes Fayı’nın kuzeydoğu bölümü, en fazla 5 km genişliğinde bir zon içerisine dağılmış, birbirine koşut kısa fay segmentlerinden oluşurken, orta ve güneybatı bölümü daha yalın bir geometriye sahiptir. Uzanımı boyunca, Erciyes stratovolkanının çeşitli ürünlerini kesen Erciyes Fayı, orta bölümde ise Erciyes Dağı’nın ana çıkış merkezini ve kuzeyindeki Ali Dağı ve Lifos Tepe gibi parazit volkan konilerini kesmiş ve morfolojide belirgin izler bırakmıştır.

    Orta Anadolu Fay Sistemi (OAFS) içerisinde yer alan sol yanal doğrultu atımlı iki fay zonundan Deliler Fayı ile Ecemiş Fayı arasındaki yaklaşık 50°’lik açısal fark, Kayseri yöresinde yerel bir genişlemeye neden olmuş ve bu genişlemeye bağlı olarak bu bölgedeki normal faylar gelişmiştir. Bu faylardan Erkilet ve

    Yeşilhisar Fay Zonları, bu genişleme alanını sırasıyla kuzeybatıdan ve batıdan sınırlayan aktif

    normal fay zonlarıdır. 49 km uzunluğundaki Erkilet Fay Zonu, K50°D doğrultusunda uzanan, GD’ya eğimli, genellikle aralı-aşmalı bir geometriye sahip olan sol yanal doğrultu atım bileşenli

    normal fay segmentlerinden oluşan aktif bir zon olup, Kayseri şehir merkezini içerisinde bulunduran

    ovanın kuzey kenarını sınırlandırmaktadır. Yeşilhisar Fay Zonu ise yaklaşık 40 km uzunluğunda,

    K-G doğrultulu ve doğuya eğimli aktif bir normal fay zonu olup, Sultansazlığı çek-ayır havzasının

    batı kenarını sınırlamaktadır.

    Erciyes Fayı’nın yapısal özellikleri araştırılmış, aktif tektonik ve paleosismolojik özelliklerini saptamak amacıyla, Melikgazi ve Gesi dolaylarında paleosismolojik hendek çalışmaları gerçekleştirilmiş. Mostralardan ve hendeklerden ölçülen fay düzlemi kayma verilerinin kinematik analizlerine göre Erciyes Fayı, K44-71°B - G44-71°D yönlü genişlemeli bir tektonik rejim altında gelişmiştir. Erciyes Fayı’nın uzun dönem kayma hızı, fayın her iki bloğunda yüzeyleyen 2,73 ± 0,08 milyon yıl yaşındaki Valibaba Tepe ignimbiritleri ve bu birimin 210 metre düşey yer değiştirme miktarı göz önüne alınarak 0,07 mm/yıl olarak hesaplanmış. Hendeklerde son 23.000 yıldan günümüze kadar geçen sürede meydana gelen üç depreme ait veri elde edilmiş ve bu depremler radyokarbon (14C) yöntemi ile tarihlendirilmiş. Hendeklerde saptanan son depremin günümüzden yaklaşık 15.000 yıl önce, bir önceki depremin (penultimate event) günümüzden yaklaşık 17.000 yıl önce ve en eski depremin ise günümüzden yaklaşık 22.500 yıl önce meydana geldiği ve Erciyes Fayı’nın düzenli olmayan bir deprem tekrarlanma periyoduna sahip olduğu yorumlanmış. Son depremden günümüze kadar geçen yaklaşık 15.000 yıllık

    sürede, fayın 0,07 mm/yıllık kayma hızı dikkate alındığında, fay üzerinde 1,05 metre düşey atım meydana getirebilecek Mw 6,65 büyüklüğünde bir depremin yamulma enerjisinin biriktiği hesaplanmış. Ayrıca, Melikgazi ve kısmen Gesi hendeğinde güncel volkanik etkinliği temsil eden tefra seviyeleri ve bu seviyeleri kesen faylar bir arada gözlenmiş. Bu veri, Erciyes Fayı’nın tarihsel dönemlerde Erciyes volkanizmasına eşlik etmiş olabileceğine işaret etmektedir. Kültepe kazılarında, cüruf numuneleri içerisinde seramik parçalarının bulunması ve bazı arkeolojik veriler

    volkanizmanın depremlerin tarihlendirildiği dönemler içerisinde de etkin olduğunun kanıtlarıdır.

    Erkilet ve Yeşilhisar Fay Zonları, Kapadokya bölgesinin doğusunda yaygın olarak gözlenen yataya

    yakın konumlu Neojen yaşlı volkanoklastikler ve Erciyes yöresi volkanitleri ile Kuvaterner yaşlı çökellerin dokanağını kontrol eder ve yer yer Kuvaterner çökellerini keser. Her iki zonun aktif tektonik özelliklerinin belgeleyen çizgisel fay sarplıkları, kesilmiş alüvyon yelpazeleri, askıda kalmış vadiler gibi çok sayıda tektonomorfolojik veri bulunmaktadır. Görgül eşitliklere göre, Erkilet ve Yeşilhisar Fay Zonları’nın üretebilecekleri en büyük depremler sırasıyla Mw 7,09 ve Mw 6,97 olarak hesaplanmıştır.

    Erciyes Fayı, başta 1,5 milyon nüfusa sahip olan Kayseri kenti olmak üzere çevre iller için önemli bir deprem tehlike kaynağı niteliğindedir. Erkilet ve Yeşilhisar Fay Zonları’nın aktif tektonik ve paleosismolojik özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla, Erkilet Fay Zonu üzerinde 1, Yeşilhisar Fay Zonu üzerinde ise 3 paleosismolojik hendek çalışması gerçekleştirilmiş. Hendeklerden ölçülen fay düzlemi kayma verilerinin kinematik analizlerine göre, Erkilet Fay Zonu K53°B – G53°D yönlü, Yeşilhisar Fay

    Zonu ise K87°B – G87°D yönlü genişlemeli bir tektonik rejim altında gelişmiştir. Hendek stratigrafisi ve yapısal özellikler göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, Erkilet Fay Zonu üzerinde son 16.000 yıldan günümüze 4 deprem, Yeşilhisar Fay Zonu üzerinde ise son 15.000 yıldan günümüze 4 deprem tanımlanmış ve bu depremler radyokarbon (14C) yöntemi ile tarihlendirmişler. Erkilet Fay Zonu üzerinde meydana gelen son deprem GÖ. 7500’lü yıllarda, bir önceki deprem GÖ. 10.000’li yıllarda, iki önceki deprem GÖ. 12.750’li yıllarda ve en eski deprem GÖ. 15.500’lü yıllarda meydana gelmiş. Yeşilhisar Fay Zonu üzerindeki son depremin GÖ. 1300’lü yıllarda, bir önceki depremin GÖ. 5000’li yıllarda, iki önceki depremin GÖ. 11.000’li yıllarda ve en eski depremin ise GÖ. 12.000’li yıllarda meydana geldiği tespit edilmiş. Deprem tarihçelerinden anlaşıldığına göre, her iki fay zonu da düzenli bir deprem tekrarlanma aralığına sahip değildir. Bununla birlikte Erkilet Fay Zonu üzerinde meydana gelen son depremden günümüze kadar yaklaşık 7500 yıl, Yeşilhisar Fay Zonu üzerinde meydana gelen son depremden günümüze kadar ise yaklaşık 1300 yıl geçmiş olması bu fay zonlarının deprem üretme potansiyellerinin giderek arttığına işaret etmektedir.

    Evet hocam Aydınlı. Henüz gelmedim ama en geç 2-3 hafta içinde geleceğim inşallah.

    24 Ocak sisteminden ve 6-10 Ocak 2017 sisteminden çok iyi hatırlıyorum hocam, özellikle 2017'de bütün şehir kardan yıkılırken Tuzla ve Pendik bağımsızlığını ilan etmişti karsızlıktan :(

    Çalıştığım iş yeri Tuzla Serbest Bölge'de olduğu için çok iyi biliyorum hocam.

    23 Ocak 2004 gibi bir sistem ancak ihya ediyor buraları :)