2004 - 2006 benzeri demiş. Oldukça iddialı bir öngörü olmuş...Hayırlısı olsun
O yıllarda kış mevsim normallerinde geçmiş İstanbulda.Ama kar bakımından güzelmiş ben en iyi 2006 kışını hatırlıyorum bizim evin dış dünya ile bağlantısı kesilmiş 10 gün
2004 - 2006 benzeri demiş. Oldukça iddialı bir öngörü olmuş...Hayırlısı olsun
O yıllarda kış mevsim normallerinde geçmiş İstanbulda.Ama kar bakımından güzelmiş ben en iyi 2006 kışını hatırlıyorum bizim evin dış dünya ile bağlantısı kesilmiş 10 gün
Konu başlığının yeni ismi 23 ekim ile ilgili olacak yüksek ihtimalle. Ardından, önceden de bahsettiğim 28 ekim. Eğer büyük bir değişim olmazsa ondan sonra da "Kasım Donduracak" olacak konumuzun ismi
Meteoroloji de bu durumu onaylamış hadi bakalım bir de Kasım'da kış tahminini güncellerse çok iyi olucak.
Meteoroloji Kasım'ın ilk 2haftası için normaller altı sıcaklık öngörmüş.http://www.dmi.gov.tr/tahmin/aylik-tahmin.aspx?h=3#sfB
Ekim meteorolojinin dediği gibi geçmesse bu yıl kış için biraz olsun umutlanabiliriz bence.
Palamut bol olursa kış sert geçer.Hiç duymadın mı.
2012Ekim'in de de öyleydi ama o ekimi takip eden kış ılık geçmişti ama yine de iki tane hatırı sayılır karlı sistem almıştı İstanbul o yıl,yağışı da boldu 2014kışından sonra 2013kışına bile razıyım ben.
Şevket seni severim,sert çıkmışsam özür dilerim.Lütfen artık mgm'nin hava forum uzantılığını bırak.Kasım olsun hele,o zaman kışın kokusu çıkar.:)
Yok önemli değil ben de biraz abartıyorum farkındayım ama ben de çabuk gaza gelen bir tipim.Meteorolojinin ılık kış tahmini ve bunun üzerine bahçedeki eriklerin çiçek açtığını duyunca hüsrana kapıldım iyice.
Adam durgun havaların kurbanı oldu şevket benide üzüyosun
Şubat ayından beri ilk defa bu kadar durgun bir süreç yaşıyoruz doğrusu o yüzden gerginim geçen yılda bu sıralarda kışı bitirmeme az kalmıştı Kasım'ın da gelmesiyle tüm umutlarım sönmüştü zaten.
Mgm geçen sene aralık ayı mevsim normalleri atlı ocak ve şubat bazı bölgelerde mevsim normalleri altı sıcaklık ve mevsim normalleri üstü yağış veriyodu
Sonraları tahminini güncellemişti benim bildiğim hatta havaturkada bu durum tuhaf karşılanmıştı diye hatırlıyorum.
@"Şevket Gökdemir9" Biz burda kendi tahminlerimizi yapıp mgmden daha iyi olmak amacımız yani mgm kötü desede bu kış sert geçmeye aday
Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum göre, modelin tutarlılığı yaz ve kış aylarında bahar aylarına göre daha fazladır. Genel olarak sıcaklık, yağışa kıyasla öngörüsü daha yüksek bir parametredir.Ayrıca geçen yıl Meteoroloji Aralık-Ocak-Şubat aylarında tahminini tutturmuştu.Bu yüzden korkuyorum.
Meteorolojinin bu sene kış tahmini tutarsa İstanbul'da susuzluk devam eder ve gelecek yaza artık deniz suyunu tatlı suya çevirip onu kullanırız.
Belli ki bu kışta fos çıkıcak bence 2015yaz tahminlerine başlayalım.
Meteoroloji şuana kadar Ağustos'u Haziran'ı Mayıs'ı Nisan'ı Mart'ı Şubat'ı ve Ocak'ı tutturdu ama Temmuz ve Eylül'ü pek tutturamadı sıcaklık bakımından umarım Ocak ayını da tutturamaz yoksa bu kış çok ağlıyıcas yurt geneli olarak.
Eyvah eyvah meteoroloji kışı bitirmiş. http://www.dmi.gov.tr/tahmin/mevsimlik-tahmin.aspx?a=3#sfB
Sıcaklık düşüşü törpülenmiş diyagramlarda anlaşılan Ekim'de sıcak geçecek off ya artık Kasım'da şov başlar umarım.
Alles anzeigen
Arkadaşlar, bu da Küresel İklim Değişikliğine liberal düşünce penceresinden bir bakışı yansıtıyor yorum eklemiyorum sizler de bir okuyun istedim.
Sevgiler,Not: Alıntıdır...
Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı, Fred Singer
Al Gore’un Uygunsuz Gerçek filmi bir benzerine –şuan internette milyonlarca insan tarafından gözden geçirilmiş olan son günlerde İngiliz televizyonunda gösterilen müthiş bir belgesele– kavuşmuştur. Tumturaklı başlığına rağmen Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı, güvenilir bilime ve benim de dahil olduğum gerçek iklim bilimcilerle yapılmış söyleşilere dayalıdır. Buna karşın Uygunsuz Gerçek filmi, büyük ölçüde tek bir siyasetçinin küresel ısınmayı duygu yüklü bir şekilde takdim etmesinden ibarettir.
Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı’nda ortaya konulan bilimsel iddialar, özetle şu şekilde ifade edilebilir:
1. Bugünkü ısınmanın insan faaliyetinden kaynaklanan sera gazları artışı sonucu ortaya çıktığına dair bir kanıt yoktur. Geçmiş 650.000 yılın buz çekirdeği kayıtları, sıcaklık artışlarının, okyanusların ısınmasının atmosferik karbondioksitteki artışın önemli bir kaynağı olduğunu ortaya koyarak binlerce yıllık karbondioksitteki artışlardan –dolayı değil de– önce gerçekleşmiş olduğunu göstermektedir.
Hâkim sera gazı olarak su buharı, karbondioksitten çok ama çok daha önemlidir. Gelecekteki ısınmalara ilişkin korkunç tahminler, neredeyse tamamen bilgisayar iklim modellerine dayandırılmaktadır; ne var ki, bu modeller, su buharının rolünü doğru bir biçimde anlamamaktadır –ve, zaten, su buharı bizim kontrolümüzün dışındadır. Ayrıca, bilgisayar modelleri, geçmiş yüzyılın önemli bir bölümünün (1940-1975 arası dönemin) gözlenmiş soğumasını hesaba katmadığı gibi; –“parmak izleri” dediğimiz- ısınmaya ilişkin gözlenmiş kalıpları da göz ardı eder. Örneğin, Antarktika soğuyor, halbuki modeller burada ısınma yaşandığı tahmininde bulunuyor. Ve modellerin orta atmosferin yüzeyden daha hızlı ısıtmasını gerekli gördüğü yerlerde gözlemler, tam aksini göstermektedir.
Sıcaklık dalgalanmalarının tabiî sebeplerini destekleyen en iyi kanıt, güneş etkinliğindeki düzenli değişkenliklerle güçlü bir biçimde uyum gösteren bulutluluktaki değişmelerdir. Bugünkü ısınma, neredeyse bir milyon yıl öncesine kadar geri gidilebilen iklimdeki ısınma ve soğumaya ilişkin tabiî bir döngünün bir parçası olabilir. Vikingler Grönland’a yerleştikleri ve tahılları büyüttükleri Ortaçağ’ın sıcak dönemi M.S. yaklaşık 1100 yılına ve Avrupa’ya şiddetli kışları ve soğuk yazları getiren ve rekoltelerin düşmesine, açlığa, hastalığa ve genel sefalete sebep olan küçük buzul çağı ise M.S. 1400-1850 yılları arasına tekabül ediyor. Küresel ısınmanın varlığına kendini adayanlar, sözünü ettiğimiz tarihî iklim dalgalanmalarının varlığını inkâr eder ve –meşhur “hokey çubuğu” sıcaklık grafiğine sebep olan- ağaç halkaları ile diğer ikincil verilerden müteşekkil düzmece tahliller kullanarak bugünkü ısınmanın “olağan olmadığı”nı iddia etmeye yönelik çaba sarf ederler. Bu hokey çubuğu grafiği şimdilerde güvenilirliğini tamamen yitirmiştir.
2. Eğer ısınmanın sebebi büyük ölçüde tabiîyse, o zaman, bu konuda yapılabilecek çok fazla bir şey yoktur. –Çoğu iklim değişkenliğinin muhtemel kaynağı olan-durağan olmayan güneşi kontrol edemeyiz. Şimdilerde enine boyuna düşünülmeden başkalarına telkin edilen sera gazı azaltmaya yönelik programların hiçbiri, dişe dokunur bir katkıda bulunmayacaktır; bu [aşağıdaki, ç.n.] programlar, hiç de uygun olmayan, yararsız ve son derece pahalı programlardır:
- İster vesikaya bağlama isterse ayrıntılı üst sınır koyma ve ticaret yapma programları şeklinde olsun, karbondioksit emisyonlarının kontrolü,
- Etanol ve pratik olmayan “hidrojen ekonomisi” gibi iktisadî olmayan “alternatif” enerji,
- İri rüzgâr tribünleri ile güneş kolektörlerinin kurulması,
- Fabrika bacalarından veya hatta atmosferden kaynaklanan karbondioksitin uzaklaştırılması için önerilen projeler.
İroni şu ki; karbondioksit, gözlenen ısınma eğiliminin sebebi olsa bile, bütün bu programlar –yakıt kullanımını %80 oranında kesmeleri için (Çin de dahil) bütün ülkeleri ikna edemedikçe– etkin olmayacaktır.
3. Son olarak, hiç kimse, daha sıcak bir iklimin tamamen olumsuz etkiler üreteceğini gösterememektedir. Deniz seviyelerindeki çok korkulan yükselme, kısa dönem sıcaklık değişikliklerine bağlı gibi gözükmemektedir; çünkü deniz seviyesi yükselmelerinin oranı, son buzul çağından –yani 10.000 yıl öncesinden– beri sabit olmuştur. Hatta çok sayıda iktisatçı, aksinin çok daha muhtemel olduğunu –yani ısınmanın net bir fayda ürettiğini, gelirleri arttırdığını ve hayat standardını yükselttiğini– ileri sürmektedir. Niçin bugünkü iklimin en uygun düzey (optimum) olduğunu varsaymıyoruz? Elbette, bunun olma ihtimali oldukça küçük olmalıdır ve geçmişteki iklim ısınmalarına ilişkin iktisadî tarih bunu desteklemektedir.
Ne var ki Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı’nın asıl mesajı çok daha geniştir. Niçin kıt kaynaklarımızı, esas itibariyle bir sorun olmayan şeye hasretmeli ve dünyanın karşı karşıya kaldığı gerçek sorunları –açlığı, hastalığı, insan hakları ihlallerini- göz ardı etmeli, terörizm ve nükleer savaş tehditlerinden söz etmemeliyiz? Ve tabiî afetlerin, insanoğlunun önemli bir bölümünü silip süpüren salgınların ve hatta bir tanesi dinozorları yok etmiş olan küçük gezegenlerin etkisiyle mücadele etmek için gerçekten hazırlıklı mıyız? Yine de dünyanın pek çok yerinde siyasetçi ve elitler, sınırlı kaynaklarımızı gerçek sorunlar için kullanmaya yoğunlaşmak yerine moda sorunlara boş yere harcamayı tercih edeceklerdir. Bir an için, gûya dünyayla ilgili güvenilir rakamlardan yola çıkılarak yapılan korkunç tahminleri bir düşünün! İngiltere’nin en önemli bilim adamı, evlerimizi yalıtmadıkça ve daha verimli aydınlatma lambaları kullanmadıkça, 2100 yılına kadar, –insan ırkını çoğaltan çok az sayıda hayatta kalan üretken çiftle birlikte– bir hayvan veya bitkinin yetişebildiği (habitable) tek kıtanın Antarktika olacağı konusunda bizleri uyarmaktadır. Cidden!
Özellikle, iklim –geçen yüzyılın çoğunda yaptığı gibi– soğumaya karar verirse çok uzak olmayan bir gelecekte bütün hilekârlıkların bitmiş olacağını hayal ediyorum. İklimin 1998 yılından sonra ısınmamış olduğunu burada not etmeliyiz. Gelecek nesiller geriye dönüp bugünkü çılgınlığa bakacaklar ve bütün bunlara şaşıracaklar; Uygunsuz Gerçek gibi sinema filmlerine ve onları uyanık tutmaya yönelik Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı gibi belgesellere sahip olacaklar.
Çeviren: Yusuf Şahin
Büyük Küresel Isınma Sahtekârlığı,Fred Singer, Liberal Düşünce, Sayı 47-48- Yaz Sonbahar 2007
Bunun gibi ısınmaların doğrusu ben de küresel ısınmaya bağlı olduğunu düşünmüyorum ona bakılırsa geçmişte dinozorlar çağında kutuplarda sadece kışın buzul vardı o dönemdeki gibi bir süreçte olabiliriz.
DATAMETEO aralık ayı tahmini :
Aman admin geçen seneden sonra Aralık ayının soğuk geçmesi beni korkutuyor.
Meteoroloji İstanbul'a önümüzdeki 5gün için normaller üzeri sıcaklık verniş eyvah eyvah tam da normallerin altına inmişken hay aksi.http://www.dmi.gov.tr/tahmin/il-ve-i…?m=ISTANBUL#sfB
Ben istanbul'da yılbaşında kar gördüğümü hatırlamıyorum inşallah bu sene olur
2009yılbaşında olmuştu ama tutmamıştı zaten o yıl İstanbul doğru dürüst kar görmedi umarım bu kış yılbaşında güzel kar görürüz.
İstanbul merkez ve Anadolu yakası normallerin üzerinde istanbul Avrupa yakası ise normallerde Eylül geçirmiş.http://www.dmi.gov.tr/veridegerlendi…nalizi.aspx#sfU