Kim terbiyesizlik yapmış sneijder mi? İzlememen iyi olmuş kriz geçirirdin bu kıskançlıkla zaten.Bu arada dün fenerlilerin neden gocunduğuna bir örnekte sensin adam sadece fener ağlama dedi gerisine alındınız siz.Bol sinkaflı olan yere.
Şampiyon biz olsak, Emre "Cimbom ağlama" dese görürdüm sizi.
Saygı denen hiçbir şey kalmamış, ne sizde ne bizde.
Peki futbolcuların taraftarları küfürlü tezahurata yöneltmeleri düzgün mü?
Dün çıkıp bir tane yorumcu & yönetici eleştirmedi Sneijder'i... Demirkol'dan tut, Abdülkerim'e, Sinan Engin'den tut, Rıdvan Dilmen'e... Hiçbir şey duymadım ben. Dün Abdulkerim Durmaz bu çok iyi birşey dedi. Ne küfür ne hakaret var, yapılabilecek en güzel iğneleme dedi. Sinan Engin ise aynen şunu dedi.
Sinan Engin: "Beşiktaş'ın adını kimse anmıyor. Sanki figüran gibi. Galatasaraylı, Fenerbahçeli'ye laf atıyor. Sonra da Bilic kalmalıydı diyorlar.Neymiş sempatikmiş. Bütün iyiler mezarlıkta. İyi insan olabilir, beni ilgilendirmiyor. Bugün Galatasaray'ın eğlencesini kıskandım. Keşke bugün 'Ağlama Beşiktaş' diye bağırsalardı. Laf bile sokmuyorlar. Bana koyuyor. Bizi rakip olarak bile görmüyorlar. 2 senede 3.lük, Bilic kalsın. Utanın, utanın."
Konuşmalarını 1 dakika dinlemen yeterli kansız olduğunu görmek için.O adama asla para kazandırmam.Türklüğe karşı Türke karşı Türkçeye karşı Atatürke karşı Milliyetçiliğe karşı.Atatürke boş asılsız laflar atarak para kazanan bunamış biri.
Konuşmalarını dinledim, Atatürk'ten ziyade tek parti dönemini eleştiriyor.
Kadir mısıroğlu Mustafa Armağan ? O kansızlar tarihçi bile değildir.
Ağır konuşuyorlar bazen ama kansız falan değiller. Bende 6 kitabı var Kadir Mısıroğlu'nun ve 2 tane daha sipariş verdim. Kansız bir tarafını görmedim adamın.
Önecelikle şu yanlışımı düzelteyim köy enstitüleri 1940 yılında açıldı yani İnönü döneminde Atatürk döneminde açılan halkevleriydi.
Halkevleri: Batı propagandasının ağır işlendiği kurumlardı buralarda çoğu şey batı kültürünün empoze edildiği yerlerdi. Ancak köylülere çeşitli zanaatlerde öğetiliyordu mesela Trabzon'da sırtta taşınan sele gibi bunların yapımı.
Köy Enstitüleri: Bunlar iste mecliste CHPli milletvekillerinin bile çok tepkisini çeken çok az bir oy farkıyla kabul edilen bir kanundur. Buralarda Trüklük ve Müslümanlık adına hiçbir şey yok. Şartlar o kadar ağırki. Köylülerin tamamı kadın-erkek kendisi yapacaktır bu okulları ve herkes en az 20 gün çalışmak zorundadır. Din eğitimi yok. Tiyatro ve batı müzikal aletlerine büyük ağırlık veriliyor. Bu okullardan mezun olanlar köyde en az 20 sene çalışmak zorunda. Köy ensititüleri bir nevi kominizmin aşılanmaya çalışıldığı mekanlardı. Köylülerin bu kadar tepsikini çekmesinde siyasi nedenlerde var dini nedenlerde var ezanın Türkçeleşmesi gibi. Bildiğiniz üzere dinine en bağlı kesim her zaman köylü kesimi olmuştur yada geleneklerine diyebiliriz.
Sana katılıyorum Mehmet, dediklerin doğru ama siyasetten uzak duralım.