Beiträge von Palanci

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Kışı bitireceğimiz zamanlarda gelecek ama inanın şimdi değil:)

    Özellikle sahiller adına bitirdim diye yazmıştım :hfyeni (18):

    Yüksek rakımda kış yine devam edecek, zaten genel anlamda Karadeniz'in kışı Nisan'da biter bu bilinen bir şeydir.

    Ben kendi adıma yaptığım analizler ve veri incelemeleri doğrultusunda sahilleride kışı kapadım. Ancak Nisan'a kadar SPV'nin dağılımı söz konusu olduğu için güney enlemlere mevsimine göre sert soğuk akışları olacaktır şansımız yaver giderse biz de yararlanırız sahiller bol bol yağış, yüksek rakımlar mevsimine göre bol bol kar alır. Tabii "ekstrem" bir durum olursa geçmişte olduğu gibi sahillerde kar görülebilir.

    Aslında her şey Atmosferin üst katmanı ve Pasifikle ilgili. Hint-Pasifik konveksiyon durumu ve üst atmosfer basınç dalgalanmaları pek lehimize çalışmayacak gibi.

    Tabii bunların hepsinde son sözü Atmosfer söyleyecek. Herkes kışı kapar kar alırız, herkes sistem bekler foslarız. Atmosfer yine bildiğini okuyacaktır. Umarım bu sefer şanslı taraf biz oluruz.

    Ancak ben yazdan umutluyum, geçen seneye nazaran oraj anlamında daha iyi bir sezon geçirmemiz çok olası. Zaman zaman buradan yazmaya devam edeceğim.

    Palanci Şubat ayı toplam yağış verisi var mı bölgemizdeki iller için

    Abi şu an hazırlamadım ama İnfoClimat'tan bakabilirsin.

    Beklenen sistem için fikirlerimi önceden atmosferik açısal momentumla beraber belirtmiştim. Aynen öyle oluyor, yanılmayı çok isterdim ancak veriler ne diyorsa onu söylemek gerekiyor.

    BLOxNAO EOF faz uzayı da sistem için -BLO/-NAO örüntüsü veriyor. Negatif BLO'dan İskandinav bölgesinin alçak basınç hakimiyetinde olabileceğini, Negatif NAO'dan ise Avrupa kıtasında alçak basınç hakimiyetini olabileceğini anlayabiliyoruz.

    Ayrıca geçenlerde açıkladığım AAM/GWO durumu da aynen dediğim gibi ilerliyor.

    MJO'da ise yine OLR/VP durumuna bakarak faz8 döngüsü olacağını kestirebiliyoruz. Ayrıca dalga genliğinin de çok olması faz etkisini de arttırıyor. Belki dalga genliği daha da çok artabilir.

    2023 Kış sezonu için efsane olarak anılabilecek üç sistem salınım ön gördüm ve forumdaki birkaç kişiyle beraber bu sistemlerde mutabıktık.

    Birincisi Ocak 8-10 olarak belirttiğimdi, diğerleri ise Dede Korkut ve Emir Timurlenk'ti. Bu sistemleri çok büyük sinerjiyle takip ettim ve elimden geldiğince analizlerini yaptım. Hatta özel olarak Ani Stratosferik Isınma olaylarını objektif bir şekilde yorumladım.

    Atmosfer her zaman yaptığı gibi yine kendi bildiğini okudu. Sistemlerin bize gelmesini beklerken sistemler hep sıyırıp geçti. Atmosferin ne kadar karmaşık ve mükemmel bir oluşum olduğunu yine anlamış olduk. Bizler sadece onu anlamaya çalışan aciz insanlarız.

    Hem modellerin performansı hem de verilerdeki tutarsızlık tahminleri etkileyen en önemli etkendi. Bu gözler bu yıl MJO'nun çember çevresinde gezindiğini gördü. Hem hiçbir fazda değil hem de nötrde değildi, daha önce görülmemiş bir olay. Ayrıca MJO meteorolojinin ana verilerinden birisidir, hatta birçok kişiye göre en önemlisidir.

    Ben şahsen bu yılki başarısızlığımdan ötürü kendimden utanıyorum ve sizlere özürlerimi sunuyorum. Daha çok gelişmeli, daha çok araştırmalı ve daha çok öğrenmeliyim. Kendime has metedolojimi herkes biliyor bunu daha çok geliştirmeliyim.

    Kış boyu analizlerimde ve yazılarımda sürekli teknik ayrıntıya girdim çünkü mesajları okuyanların bilgilenebileceğini düşündüm. Eğer bu durumdan rahatsız olan varsa hakkını helal etsin. Yine yazılarımda teknik ayrıntıya girmeye devam edeceğim çünkü burasının sadece bir forum değil aynı zamanda bir okul olduğunu düşünüyorum.

    Bu bir pes etme veya isyan mesajı değil. Sadece kendi adıma sahillerde kışı kapadım o yüzden böyle bir mesaj yazdım. Yoksa yağışlı periyoda giriyoruz ve hareketli bir sezona girmemiz olası. Benim en çok sevdiğim ve en başarılı olduğumu düşündüğüm olayları analiz edebileceğim vakte geliyoruz. O yüzden benim için hiçbir şey bitmiş değil.

    Ayrıca burada benimle beraber analiz yapan her bir kişiye de teşekkürlerimi iletiyorum. Eğer birilerine bir şeyler katabildiysem ne mutlu bana. Eğer birisini istemeden kırdıysam hakkını helal etsin.

    İyi akşamlar, iyi forumlar...

    Yer yer yağışlar oluyor ve olmaya devam edecek. Normalde gökgürültüsü ihtimali olabilirdi ama öncesindeki alçak irtifa Stratus bulutları havayı soğuttu ve dinamik kararsızlığı azalttı haliyle gökgürültüsü ihtimali sıfırlandı, olmaz ama olursa da lokal anlamda hafif olur.

    Pozitif AAM(Atmospheric Angular Momentum) kaynaklı PNJet(Polar Night) uzaması ve güçlenmesi gibi bir durum olabilir. Ayrıca +MT(Mountain Torque) destek verebilir. AAM verilerinde 5 Mart'tan sonra pozitife geçiş gözüküyor bu da Polar Night Jetlerin uzaması ve güçlenmesine sebep olabilir. Mart'ta ATR yani Atlantik Sırtı ile karşı karşıya kalabiliriz. Durumu takip ediyorum. Eğer istediğimiz basınç dizilimi olursa güzel bir sistem alabiliriz. Bakalım neler olacak...

    Yerçekimsel anlamda baktığımızda ise -GWD/+GLAAM eşleşmesi görüyoruz. Çünkü güçlü yerçekimsel dalga sürüklenmesi küresel anlamda atmosferik açısal momentumu azaltır. Pozitife yönelen küresel atmosferik açısal momentum zayıf yerçekimsel dalga sürüklenmesi olduğuna işaret ediyor. Bu ne işimize yarayacak diyorsanız; bu dolaylı yoldan EAMT yani Doğu Asya Dağ Torkunu etkiler. Biliyorsunuz atmosfer bir döngü içerisinde ve bir yerde olan olay diğer yerlere etki ediyor. Dünya'nın dönüşü sebepli bizler hep batıdan doğuya doğru analiz ederiz o yüzden işe ilk Doğu Asya'dan başlıyoruz sonrasında Pasifikte bulunan Jet akımlarının durumu ve bunların NAO/PNA bölgesine etkisini inceliyoruz. Akabinde Atlantik Jetleri ve Avrupa kıtası geliyor. Hint Okyanusundaki birkaç tropikal zorlamanın atmosfere etkisi, bir bölgedeki sürtünme ve dağ torkunun atmosfere etkisi, Kuzey Amerika'ya sistem inmesinin bize etkisi gibi şeyler Atmosferin ne kadar çalkantılı ve zor bir yer olduğunun kanıtı. Bizler sadece bildiklerimizin sınırında analizler yapabiliyoruz, işin sonunda Atmosfer yine bildiğini okuyor...

    Yukarıda bahsettiğim AAM bölgesel bir durum değil. GLAAM(Global Atmospheric Angular Momentum) olarak düşünün çünkü benim bahsettiğim küresel anlamda momentumun hali. Hem GWO(Global Wind Oscillation) hem GLAAM incelediğimizde atmosferik boyutta bir fikir sahibi olabiliyoruz. İşin için FT(Frictional Torque) ve MT(Mountain Torque) giriyor. Atmosferik anlamda sürtünme torku ve dağ torkları, gezegensel atmosferik açısal momentuma bağlıdır. Ayrıca yerçekimsel anlamda GWD(Gravity Wave Drag Torque) canlanması EAMT(East Asian Mountain Torque) için fikir veriyor. Benim şahsen GWD adına aşırı bir bilgim yok ancak birkaç gün gecikmeli de olsa EAMT ile kolerasyonu olabilir. Ayrıca küresel anlamda üretilen çoğu GWD'nin Doğu Asya dağ silsilelerinde olduğunu biliyoruz. Bahsettiğim konu 5 Mart'tan sonrasıyla ilgiliydi çünkü AAM'ın pozitife dönüşü o tarihten itibaren oluyor. İlk paragrafta açıkladığım üzere ATR(Atlantic Ridge)'nin baskın olabilme ihtimali bulunuyor.

    Dediklerimi doğrular nitelikte bir veri. Bakalım süreç aynen dediğim gibi ilerleyebilecek mi :)

    Küresel anlamda etkili olan 3 momentum transfer bölgesi var. Bunlar Kuzey Amerika'daki Rocky Dağları, Doğu Asya'daki Himalayalar ve Altaylar, ve Güney yarım küredeki And Dağları. Bu saydığım üç yer Atmosferik Açısal Momentumun transfer bölgeleridir ve tipik olarak yüksek frekanslı AAM dalgalanmalarına yol açar. Alplerde bir tork olduğu biliniyor, Akdeniz Havzasıyla ilgili bir durum. Ancak Norveç'te aynısından bahsetmek pek mümkün değil gibi. Çünkü tork yapabilecek bir topoğrafya pek yok. Ayrıca birçok kez Atmosferik Açısal Momentuma dair yabancı makale okudum hiçbirinde İskandinavya'da bir dağ torkundan bahsedilmiyordu.


    Ayrıca Alpleri ekleyeceksek aynı zamanda Grönland ve Güney Afrika'yı da eklemeliyiz. Çünkü bu bölgelerde yüzey basınç gradyanı diğer üç transfer bölgesine göre çok daha az. En belirgin olanlar Rocky, Himalaya/Altay ve And dağları.

    Momentumdan farklı olarak SAM/IOD ilişkisi teorik anlamda uygun. Çünkü güney kutbi salınımlar dolaylı yoldan Hint Okyanusu'na etki edecektir haliyle Hint Dipolü de bundan etkilenecektir. Ayrıca IOD/MJO ilişkisi de aynı şekilde teorik anlamda uygun. Çünkü deniz suyu sıcaklıklarıyla tropikal konvektif aktiviteler birbiriyle alakalı şeyler. Baskın faz döngüsü ve hız potansiyeli hakkında fikir verecektir.

    Ve evet Atmosferi anlamak aynen dediğimiz gibi Pasifik'ten geçer :hfyeni (25):

    Pozitif AAM(Atmospheric Angular Momentum) kaynaklı PNJet(Polar Night) uzaması ve güçlenmesi gibi bir durum olabilir. Ayrıca +MT(Mountain Torque) destek verebilir. AAM verilerinde 5 Mart'tan sonra pozitife geçiş gözüküyor bu da Polar Night Jetlerin uzaması ve güçlenmesine sebep olabilir. Mart'ta ATR yani Atlantik Sırtı ile karşı karşıya kalabiliriz. Durumu takip ediyorum. Eğer istediğimiz basınç dizilimi olursa güzel bir sistem alabiliriz. Bakalım neler olacak...

    Yerçekimsel anlamda baktığımızda ise -GWD/+GLAAM eşleşmesi görüyoruz. Çünkü güçlü yerçekimsel dalga sürüklenmesi küresel anlamda atmosferik açısal momentumu azaltır. Pozitife yönelen küresel atmosferik açısal momentum zayıf yerçekimsel dalga sürüklenmesi olduğuna işaret ediyor. Bu ne işimize yarayacak diyorsanız; bu dolaylı yoldan EAMT yani Doğu Asya Dağ Torkunu etkiler. Biliyorsunuz atmosfer bir döngü içerisinde ve bir yerde olan olay diğer yerlere etki ediyor. Dünya'nın dönüşü sebepli bizler hep batıdan doğuya doğru analiz ederiz o yüzden işe ilk Doğu Asya'dan başlıyoruz sonrasında Pasifikte bulunan Jet akımlarının durumu ve bunların NAO/PNA bölgesine etkisini inceliyoruz. Akabinde Atlantik Jetleri ve Avrupa kıtası geliyor. Hint Okyanusundaki birkaç tropikal zorlamanın atmosfere etkisi, bir bölgedeki sürtünme ve dağ torkunun atmosfere etkisi, Kuzey Amerika'ya sistem inmesinin bize etkisi gibi şeyler Atmosferin ne kadar çalkantılı ve zor bir yer olduğunun kanıtı. Bizler sadece bildiklerimizin sınırında analizler yapabiliyoruz, işin sonunda Atmosfer yine bildiğini okuyor...

    Yukarıda bahsettiğim AAM bölgesel bir durum değil. GLAAM(Global Atmospheric Angular Momentum) olarak düşünün çünkü benim bahsettiğim küresel anlamda momentumun hali. Hem GWO(Global Wind Oscillation) hem GLAAM incelediğimizde atmosferik boyutta bir fikir sahibi olabiliyoruz. İşin için FT(Frictional Torque) ve MT(Mountain Torque) giriyor. Atmosferik anlamda sürtünme torku ve dağ torkları, gezegensel atmosferik açısal momentuma bağlıdır. Ayrıca yerçekimsel anlamda GWD(Gravity Wave Drag Torque) canlanması EAMT(East Asian Mountain Torque) için fikir veriyor. Benim şahsen GWD adına aşırı bir bilgim yok ancak birkaç gün gecikmeli de olsa EAMT ile kolerasyonu olabilir. Ayrıca küresel anlamda üretilen çoğu GWD'nin Doğu Asya dağ silsilelerinde olduğunu biliyoruz. Bahsettiğim konu 5 Mart'tan sonrasıyla ilgiliydi çünkü AAM'ın pozitife dönüşü o tarihten itibaren oluyor. İlk paragrafta açıkladığım üzere ATR(Atlantic Ridge)'nin baskın olabilme ihtimali bulunuyor.

    Hem Friction Torque hem East Asian Mountain Torque hem Global Atmospheric Angular Momentum hem de diğer olaylar atmosferik sirkülasyon yüzünden bir süre sonra bizim ülkemize etki yapıyor. Misal tropikal zorlamanın sonucunda oluşan tork nasıl 1-1,5 gün sonra etkili oluyorsa bu da o şekilde ama daha uzun süren hali. Çünkü çok fazla sirkülasyonu bir araya getirip bu analizi yaptım. Mart ayı hareketli geçecek, model takibi yapmakta fayda var. Umarım biz de bu hareketlilikten faydalanabiliriz.

    Yukarıda bahsettiğim AAM bölgesel bir durum değil. GLAAM(Global Atmospheric Angular Momentum) olarak düşünün çünkü benim bahsettiğim küresel anlamda momentumun hali. Hem GWO(Global Wind Oscillation) hem GLAAM incelediğimizde atmosferik boyutta bir fikir sahibi olabiliyoruz. İşin için FT(Frictional Torque) ve MT(Mountain Torque) giriyor. Atmosferik anlamda sürtünme torku ve dağ torkları, gezegensel atmosferik açısal momentuma bağlıdır. Ayrıca yerçekimsel anlamda GWD(Gravity Wave Drag Torque) canlanması EAMT(East Asian Mountain Torque) için fikir veriyor. Benim şahsen GWD adına aşırı bir bilgim yok ancak birkaç gün gecikmeli de olsa EAMT ile kolerasyonu olabilir. Ayrıca küresel anlamda üretilen çoğu GWD'nin Doğu Asya dağ silsilelerinde olduğunu biliyoruz. Bahsettiğim konu 5 Mart'tan sonrasıyla ilgiliydi çünkü AAM'ın pozitife dönüşü o tarihten itibaren oluyor. İlk paragrafta açıkladığım üzere ATR(Atlantic Ridge)'nin baskın olabilme ihtimali bulunuyor.

    Yerçekimsel anlamda baktığımızda ise -GWD/+GLAAM eşleşmesi görüyoruz. Çünkü güçlü yerçekimsel dalga sürüklenmesi küresel anlamda atmosferik açısal momentumu azaltır. Pozitife yönelen küresel atmosferik açısal momentum zayıf yerçekimsel dalga sürüklenmesi olduğuna işaret ediyor. Bu ne işimize yarayacak diyorsanız; bu dolaylı yoldan EAMT yani Doğu Asya Dağ Torkunu etkiler. Biliyorsunuz atmosfer bir döngü içerisinde ve bir yerde olan olay diğer yerlere etki ediyor. Dünya'nın dönüşü sebepli bizler hep batıdan doğuya doğru analiz ederiz o yüzden işe ilk Doğu Asya'dan başlıyoruz sonrasında Pasifikte bulunan Jet akımlarının durumu ve bunların NAO/PNA bölgesine etkisini inceliyoruz. Akabinde Atlantik Jetleri ve Avrupa kıtası geliyor. Hint Okyanusundaki birkaç tropikal zorlamanın atmosfere etkisi, bir bölgedeki sürtünme ve dağ torkunun atmosfere etkisi, Kuzey Amerika'ya sistem inmesinin bize etkisi gibi şeyler Atmosferin ne kadar çalkantılı ve zor bir yer olduğunun kanıtı. Bizler sadece bildiklerimizin sınırında analizler yapabiliyoruz, işin sonunda Atmosfer yine bildiğini okuyor...

    E bi zahmet final olsun Kerem'im :)

    Bu saatten sonra PW güçlenirse Nisan'da can yakar yüksek köylerde. Yani umarım güçlenmez, bilimsel gidişatı elbette tarafsız gözle takip edeceğiz.

    Birde önceki mesajında hareketli yaz beklediğini söylemişsin yüzde yüz katılıyorum.

    Aslında SPW güç kazanamıyor ama son ECMWF Haftalık verileri sadece "ima" etmiş. Bence final ısınması olarak kalacak, kalmazsa sıkıntı.

    Eline sağlık kardeşim. Yine bilgiyle dolduk. Bana göre zaten FT ve MT direkt ilişkili. Ama bilim dünyasında da bu geçerli mi inan bilmiyorum.

    Neyse, gelelim işin herkesi ilgilendiren kısmına. ATR artı Gronland doğusunun da sırt görünüyor olması, buna ilaveten zaman zaman kısmen Skandi Block desteği de hemen göze çarpıyor. Buna Mart dolayısıyla güney enlemlerde yükselen sıcakların kararsızlık oluşturmasını eklersek, kış boyu göremediğimiz thundersnow şovları görme ihtimalimiz özellikle yüksek rakımlarda hayli fazla.

    Elbette bu benim yorumum.

    Friction Torque ve Mountain Torque birbiriyle bağlantılı iki momentum olayı. Yani ilişkileri yok demek saçma olur, ben de aynı senin gibi ilişkili olduğunu düşünüyorum. Ayrıca thundersnow olayı için ben de aynı filkirdeyim. Eğer Stratosferik Polar Vorteks tekrardan güç kazanmazsa yani mevcut ısınma final ısınması olursa Brewer-Dobson sirkülasyonu sebebiyle güney enlemlere etkili olmaya başlayacak. 500hPa'ye kadar geldiğinde ise kutuptaki soğukları güney enlemlere akıtacak haliyle güç üst seviye soğuğuna sahip sistem dinamik kararsızlık oluşturup Thundersnow aktivitesine neden olabilir.

    Yazacak yer bulamadım, sadece bölge konusunda da kalsın istemedim o yüzden buraya yazdım. Tam olarak tahmin niteliği taşımaz, sadece olasılıklardan bahsettim

    Pozitif AAM(Atmospheric Angular Momentum) kaynaklı PNJet(Polar Night) uzaması ve güçlenmesi gibi bir durum olabilir. Ayrıca +MT(Mountain Torque) destek verebilir. AAM verilerinde 5 Mart'tan sonra pozitife geçiş gözüküyor bu da Polar Night Jetlerin uzaması ve güçlenmesine sebep olabilir. Mart'ta ATR yani Atlantik Sırtı ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu da istediğimiz basınç dizilimi olursa güzel bir sistem alabiliriz anlamına geliyor ancak Atlantik Sırtının riskli olduğunu unutmamak gerek.

    Yukarıda bahsettiğim AAM bölgesel bir durum değil. GLAAM(Global Atmospheric Angular Momentum) olarak düşünün çünkü benim bahsettiğim küresel anlamda momentumun hali. Hem GWO(Global Wind Oscillation) hem GLAAM incelediğimizde atmosferik boyutta bir fikir sahibi olabiliyoruz. İşin için FT(Frictional Torque) ve MT(Mountain Torque) giriyor. Atmosferik anlamda sürtünme torku ve dağ torkları, gezegensel atmosferik açısal momentuma bağlıdır. Ayrıca yerçekimsel anlamda GWD(Gravity Wave Drag Torque) canlanması EAMT(East Asian Mountain Torque) için fikir veriyor. Benim şahsen GWD adına çok bir bilgim yok ancak birkaç gün gecikmeli de olsa EAMT ile kolerasyonu olabilir. EAMT ise sistemin altyapısının oturması için ufağından hamlelerde bulunuyor. Ayrıca küresel anlamda üretilen çoğu GWD'nin Doğu Asya dağ silsilelerinde olduğunu biliyoruz. Keşke @4 Şubat Hakan abimiz olsaydı da kendisi bizleri bu konuda aydınlatsaydı. Bahsettiğim konu 5 Mart'tan sonrasıyla ilgiliydi çünkü AAM'ın pozitife dönüşü o tarihten itibaren oluyor. İlk paragrafta açıkladığım üzere ATR(Atlantic Ridge)'nin baskın olabilme ihtimali bulunuyor.

    Pozitif AAM(Atmospheric Angular Momentum) kaynaklı PNJet(Polar Night) uzaması ve güçlenmesi gibi bir durum olabilir. Ayrıca +MT(Mountain Torque) destek verebilir. AAM verilerinde 5 Mart'tan sonra pozitife geçiş gözüküyor bu da Polar Night Jetlerin uzaması ve güçlenmesine sebep olabilir. Mart'ta ATR yani Atlantik Sırtı ile karşı karşıya kalabiliriz. Durumu takip ediyorum. Eğer istediğimiz basınç dizilimi olursa güzel bir sistem alabiliriz. Bakalım neler olacak...

    Yukarıda bahsettiğim AAM bölgesel bir durum değil. GLAAM(Global Atmospheric Angular Momentum) olarak düşünün çünkü benim bahsettiğim küresel anlamda momentumun hali. Hem GWO(Global Wind Oscillation) hem GLAAM incelediğimizde atmosferik boyutta bir fikir sahibi olabiliyoruz. İşin için FT(Frictional Torque) ve MT(Mountain Torque) giriyor. Atmosferik anlamda sürtünme torku ve dağ torkları, gezegensel atmosferik açısal momentuma bağlıdır. Ayrıca yerçekimsel anlamda GWD(Gravity Wave Drag Torque) canlanması EAMT(East Asian Mountain Torque) için fikir veriyor. Benim şahsen GWD adına aşırı bir bilgim yok ancak birkaç gün gecikmeli de olsa EAMT ile kolerasyonu olabilir. Ayrıca küresel anlamda üretilen çoğu GWD'nin Doğu Asya dağ silsilelerinde olduğunu biliyoruz. Bahsettiğim konu 5 Mart'tan sonrasıyla ilgiliydi çünkü AAM'ın pozitife dönüşü o tarihten itibaren oluyor. İlk paragrafta açıkladığım üzere ATR(Atlantic Ridge)'nin baskın olabilme ihtimali bulunuyor.

    Pozitif AAM(Atmospheric Angular Momentum) kaynaklı PNJet(Polar Night) uzaması ve güçlenmesi gibi bir durum olabilir. Ayrıca +MT(Mountain Torque) destek verebilir. AAM verilerinde 5 Mart'tan sonra pozitife geçiş gözüküyor bu da Polar Night Jetlerin uzaması ve güçlenmesine sebep olabilir. Mart'ta ATR yani Atlantik Sırtı ile karşı karşıya kalabiliriz. Durumu takip ediyorum. Eğer istediğimiz basınç dizilimi olursa güzel bir sistem alabiliriz. Bakalım neler olacak...

    Tokilerin büyük bir avatanjıda gördüğüm kadarıyla şehir merkezlerinden uzakta düzlük yerine tepe ve yükseltilerin olduğu yerlerde inşaa edilmiş olmaları.Bu da zemin açısından büyük farklılıklar barındırıyor dolaylı yoldan depremin etkisini değiştiriyor olabilir.

    Hem kuzenim hem de teyzem hiç hissetmemiş. Ancak Adana/Pozantı, Adana/Karaisalı, Niğde şehir merkezi ve Aksaray'daki yakınlarım bayağı hissetmiş. Herhalde sadece teyzemler hissetmedi, psikolojik olabilir :)

    Bu olay yüzünden foruma sadece analiz yapmaya giriyorum. Bazen ayrıntılı analiz ve tahminleri boşuna yaptığımı düşünüyorum. Sadece "Yarın yağmur yağacak" diyip de geçebilirim ama ben insanlar okurken bir şeyler öğrenebilsin diye en ince ayrıntısına kadar ne nasıl olmuş, niye öyle olmuş anlatıyorum. Misal SSW konusunda da Ocak başından beridir elimden geldiğince detaylı bir şekilde gezegensel dalga aktivitesinden tut girdapsal ısı akışına kadar anlattım. Veya geçenlerde Sıcak çekirdekli Sochi alçak basınç merkezi hakkında termodinamik yapıya kadar inip anlattım. Bazen boşunaymış gibi hissediyorum.

    Neyse ki oraj analizi ve tahmini, kar tahminine benzemez. Öyle 3-4 parametreye bakıp işe nokta koyamaz. Konveksiyonel analizlerde bir veriyi göz ardı etme gibi bir durum olamaz, edersen tüm analiz çöpe gider. O yüzden o arkadaşları yazın burada konvektif analiz yaparken görmek istiyorum, madem çok biliyorlar.

    Ayrıca hareketli bir yaz için ihtimaller artıyor bakalım neler olacak.

    Eline sağlık Kerem. Bu tarz analizlerin sonuna bu veriler ışığında nasıl bir süreç beklediğin hakkında bir tahminde eklemeni bekliyorum kardeşim. Ben senin bu tecrübeye artık sahip olduğunu düşünüyorum.

    Bu verilere ben kendi yorumumu katayım bu seferlik.

    Aramızdaki geçen seneki sıkı diyalogdan sende bilirsin, tahmin üretmede mjo bölgesini kullanmayı çok severim. Beni inceleme zahmetinden kurtarmışsın, tekrar eline sağlık. Mevcut veriler ışığında, tüm ülke boydan boya olmasa bile bölgemizin Mart ilkyarı sıklıkla soğuk sektörde kalacağını düşünüyorum.

    Kimseye sahilde kar sözü veremem ama, 500 rakım üzerinde sık sık kar yağışları ve ayazları görebileceğimizi düşünüyorum.

    Gerektiğinde en ince ayrıntısına kadar tahmin ekliyorum. Sistem hakkındaki düşüncelerimi forumda birçok kez dile getirdim o yüzden bir daha buraya yazmaya ihtiyaç duymadım.

    Mart başındaki sistem rakım sistemi olacaktır, imkanı olanlar nispeten yüksek rakımlara çıkıp kar görebilir. İkinci haftanın başında beliren sistem ise daha potansiyelli gözüküyor.

    Ayrıca forumdaki tavır insanın şevkini kırıyor. Ben kışın bitmediğini biliyorum, mevsimine göre soğuk sistemler alacağımızı da biliyorum ancak forumdaki tavırlardan dolayı şevkim kırılıyor çok mesaj yazmıyorum. Oraj sezonu açıldığı zaman burada sadece atmosfer sevdalıları kalacak, artık her kafadan bir ses çıkmayacak. Benim asıl ilgi alanımın devreye girdiği, asıl sezonumun başladığı vakit oraj vaktidir. Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor acaba oraj vaktinde seslerini çıkarabilecekler mi...

    Mart başında tropikal konveksiyonel aktivitenin Batı Pasifik'e taşınması yüzünden MJO'da 7. fazla karşı karşıya geleceğiz. Bunu hem PW hem VP200 hem de OLR verilerinden anlayabiliyoruz. Hem Ekvatoral Rosby dalgalarının kırılımı hem de Kelvin dalgalarının aktivitesi yüzünden faz hakkında fikir sahibi olabiliyoruz.

    Mart başında MJO zonundaki tropikal konveksiyonel aktivite Batı Pasifik'e geçiyor. Bu da bölgede 7. faza denk geliyor. Ayrıca Kelvin ve Ekvatoral Rosby dalgalarının çakışması PW üretimine neden oluyor.

    Aşağıda OLR yani Outgoing Longwave Radiation verisi var. OLR, Atmosferin üst katmanına kadar giden uzun dalga radyasyonunun bir ölçüsüdür. Tropikteki konveksiyonel hareketleri gözlemlemek ve incelemek için güzel bir yoldur. Pozitif yani kahverengi renkte konveksiyonel oluşumlar bir engellemeyle karşılaşır, baskılanır. Negatif fazı yani yeşil renk ise tam tersidir, konvesiyonel oluşumlar bu bölgelerde olur. MJO konveksiyonel aktivitelerle bağlantılı olduğu için OLR durumuna bakmadan olmaz.

    Aşağıya VP200 verisini bıraktım. Bu da aynı OLR gibi tropikal konveksiyonel aktiviteyi belirtir. Tropik zondaki konveksiyonel hareketleri gözlemlemek ve incelemek için biçilmiş kaftadır. Pozitif yani kahverengi renkte konveksiyonel oluşumlar bir engellemeyle karşılaşır, baskılanır. Negatif fazı yani yeşil renk ise tam tersidir, konvesiyonel oluşumlar bu bölgelerde olur.

    Ayrıca VP850'yi de bırakayım, altta açıklayacağım.

    Aşağıya VP200-850 verilerini bıraktım. 200hPa hız potansiyeli yukarıdaki görüntülere göre zonda 6. faza denk geliyordu ve burada da 6. faza denk geldiği gözüküyor. 850hPa hız potansiyeli yukarıdaki tropik zonda 7-8 arasında kalmış bu da sırasıyla 7-8 yapacağına işaret ediyor. Aşağıdaki EOF faz diyagramında da görülüyor.

    Burada ise OLR, VP200-850 verilerinin kompoze edilmiş hali var. Yani MJO'ya karşılık geliyor diyebiliriz. Burada da mevcut tarihlerde faz 7 yaptığını görüyoruz.

    Peki 7. faz bizlere nasıl bir etki yapar? İşte bunun için uzun yılların kompoze edilmiş haritalarına ve tecrübelerimize bakacağız. Ben aşağıya hem JMA hem de NCEP kurumlarının hazırladığı ortalama görüntüleri bırakacağım.

    Burada NCEP'den La Nina-Mart-Faz7 verilerinin kompoze edilmiş ortalama haritası var. Bunun ortalama olduğunu unutmayın yani böyle olacak diye bir kaide yok ama ufak bir fikir verebilir.

    Burada ise JMA'dan OLR-VP200-VP850 verilerinin kompoze edilmiş ortalama haritası duruyor. Bunun da ortalama olduğunu unutmayın yani böyle olacak diye bir kaide yok.

    Artık Emir Timur için vakit daralıyor. Sistem için ana hatlar yavaştan oturmaya başlıyor. Normalde ezbere göre sadece teleconnection endekslere bakıp sistemden vazgeçebilirdik zaten bunu birçok kişi yaptı. Artık daha fazla ayrıntıya, daha fazla veriye sahip olduğumuz için teleconnection endeksler eskisi kadar elverişli olmuyor. Grönland bölgesindeki birkaç değişim bile modellerde gözle görülür farklara yol açıyor.

    Bildiğiniz üzere barajlarmızın birçoğu yağış sıkıntısı çekiyor. Hatta ve hatta bazıları çok riskli durumda. Gelecek en ufak yağışa bile ihtiyacımız var. Bu sistemde ise yağış olarak şanslı gibiyiz. Umarım ülkemizin her bir noktası güzel bir yağış. Çünkü ihtiyacımız var.

    Tabii yukarıda Cold.EFso hocamın belirttiği gibi bizler burada ihtimallerden bahsediyoruz o yüzden kimse kesin gözüyle bakmasın. Bizim öncelikli amacımız barajlarmıza katkıda bulunabilecek sistemleri kovalamak ikinci amacımız ise tüm Kuzey yarım küreyi ilgilendiren ani stratosferik ısınma olayının etkilerini tecrübe etmek.

    Ayrıca hem VP200 hem de OLR durumuna bakmak da MJO için önemli. Bizler MJO'da faz gidişatı hakkında fikir sahibi olabilmek için 200hPa'deki hız potansiyeline ve OLR durumuna bakarız. Bu iki veri bizlere tropikal aktivite durumunu verir. Negatif değerlerin bulunduğu yerler tropikal aktiviteye müsait yerlerdir, pozitif yerler ise tam tersi tropikal aktiviteye müsait değildir. MJO'yu en iyi Cold.EFso üstadım yorumlar ve benim ortalama faz haritalarına bakmamı pek sevmez ama ben yine de bıraktım.