Beiträge von Palanci

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    https://charts.ecmwf.int/products/graphcast_medium-mslp-wind850

    Suratsız  Palanci  DoquKaradeniz28  Berkay34  tahminci  Storm Chaser  Cold.EFso

    sizlerin de yorumlarınızı bekleriz değerli hocalarım. Neler düşünüyorsunuz bu konuda? Yukarıda bıraktığım linkte bir örnek çıktısı mevcut şu an ECMWF test ediyormuş.

    Şurada da kendi sayfası var: https://deepmind.google/discover/blog/…er-forecasting/

    Biz eski yöntemlerden devam edelim. Bunu biraz kurcaladıktan sonra tekrar açığa çıkarırız.

    GFS son güncellemesinde garip şeyler denemiş ama olmayacak şeyler değil ihtimal dahilinde. Bu tür sıcak çekirdekli siklonların yapısını bence en iyi tahminci hocam analiz eder, ben kendi çapımda birkaç şey yazmak isterim.

    Ben bu tarz siklonlarda çoğunlukla eşdeğer potansiyel sıcaklık ve siklonun atmosferik boyutta yapısına bakarım. Aşağıya bir görsel bırakırım. Yüksek eşdeğer potansiyel sıcaklık havanın kararsız olduğunu kısmen gösterebilir ve bu değer havadaki sıcaklık ile neme bağlıdır. Nem ve sıcaklık artarsa eşdeğer potansiyel sıcaklık artar. Siklon merkezindeki yüksek eşdeğer potansiyel sıcaklık hem nem hem de sıcaklık açısından güçlü olduğunu gösteriyor. Son güncellemede GFS'nin verdiği soğuk karakterli sistem bunu tetikliyor. Üst seviyedeki soğuklar nemin yoğuşmasına neden oluyor, bu yoğuşma sırasında etrafına ısı enerjisi veriyor ve genleştiriyor. Bunların sonucunda doldur-boşalt tarzında bir sirkülasyon başlıyor ve bahsettiğimiz olay oluyor.

    Deniz sıcak olunca haliyle daha fazla yağış tetikleniyor, daha fazla konveksiyon oluyor. Eğer bu şekilde gelirse sıkıntı çıkarmama ihtimali çok düşük. Ayrıca sıcak denizle üst seviyede soğuk olması PW oluşumunu tetikliyor. Pozitif PW anomalisi de durumu daha riskli hale getiriyor. Yaklaştıkça daha detaylıca bakarız.

    Bugün sağlam fönleneceğiz. Bazı noktalarda sıcaklıklar 28-29°C'yi görebilir. Tabii bu haliyle havayı da kurutacak. Rüzgar hamleleri zaman zaman kuvvetli olabilir ama aşırılık bir durum yok. Bölgenin bazı noktalarında yağış geçişleri olabilir ama kuvvetli bir şey gözükmüyor.

    Hava kararlı olduğu için 2. Seviye uyarıya gerek olmadığını düşünüyorum.

    Dowmnburst gözlemleyebiliriz ama tekil ve yerel olacağı için etki alanı çok geniş olmayacak.

    Kısacası 2. Seviye uyarı yerine kuvvetli sonbahar sağanağı desek yeterli olacaktır.

    Radar'da umarım baraj bölgelerine yağışın büyük kısmı düşer.

    Aslında hava kararlı değil, yeterli kararsızlık var. Kararlı olsa downburst olamaz. Ayrıca yine dikey profilde rüzgarlar hızlı. 500hPa rüzgarı ve 200-300hPa jetleri uygun. Yüzey esaslı CAPE ve MLCAPE değerleri de uygun. Aşırı derin parsel ve ortalama konverjans sahası şiddetli hava olayları için uygun. Olay sadece birkaç endekste bitmiyor. Bence ESTOFEX doğru bir karar vermiş.

    Bu kışı ilgiyle takip edeceğim aklımda değişik şeyler var her ne kadar kışın ilk yarısından beklentim düşük olsada şubat ve marta kayan bir kış beklentim var Palanci kerem kardeşim gibi senin gibi çok uzaklara bakamasamda kendime göre en azından kendimi tatmin edecek çıkarımlar peşindeyim

    Her şeyden önce mevlam bol yağışlı bize kuraklığı unutturacak bir kış nasip etsin

    Alçakgönüllülük yapacam diye abartmışsın abi :hfyeni (18): Hepimize taş çıkartırsın maşallah.

    El nino kışı ne demek tam olarak. Benim gibi cahilü cühela takımına bunu halk diliyle açıklayabilecek olan var mı? :D

    Bir kaç video izledim atmosferik olarak teknik açıklamasını öğrendim ancak pasifikte olan bu oluşumun ülkemize yansımaları ne şekilde oluyor onu anlayamadım. Soğukluğu, kış süresi, kar yağışına etkisi vs. bunları anlatan bir kaynak bulamadım.

    El Nino bir olay değil, bir süreci ifade etmek için kullanılan bir terimdir. İspanyolca'da "Erkek Çocuk" anlamına gelen El Nino birkaç yılda bir meydana gelen küresel ölçekte etkili bir doğal süreçtir. Orta ve Doğu Pasifiğin Ekvatoral bölgesindeki deniz suyu sıcaklıklarını ifade etmek için kullanılır. Orta ve Doğu Ekvatoral Pasifikteki deniz suyu sıcaklıklarının normalden fazla olmasına bizler El Nino deriz.

    Küresel anlamda etkisi net bir şekilde hissedilemese de uzun yıllardan beridir yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda El Nino'nun etkili olduğu zamanlarda gezegenimiz Dünya normalden daha sıcak ve normalden daha yağışlı geçmiştir.

    El Nino'nun zıttı ise "Kız Çocuk" anlamına gelen La Nina'dır. Genel anlamda El Nino'da olan olayların zıttı yaşanır. Bu iki süreç adına birçok meteorolojik kurumun analog çalışmaları mevcuttur. Bunlara küçük bir araştırmayla ulaşabilirsiniz.

    Küresel çapta deniz suyu sıcaklıklarına bakmak istiyorsanız aşağıdaki site size yardımcı olacaktır.

    Current Operational SST Anomaly Charts - OSPO

    Avustralya Devletinin Meteoroloji Bürosunun ENSO(El Nino/La Nina) tahminleri ise aşağı da var.

    http://www.bom.gov.au/climate/enso/#tabs=Pacific-Ocean&pacific=Forecast

    Ayrıca birisi size gelip bu kış El Nino olacak çok yağmur yağacak derse inanmayın. Bizim söylediğimiz fazla yağış, El Nino yıllarının ortalamasıdır. Her sezon farklıdır, birbirine benzemez. Farklı analoglar, veriler ve parametreler kullanarak yorum yapabiliriz. ENSO yeterli değil.

    Okuldayım tam detaylı açıklama yapamadım üstünkörü açıkladım. Müsait bir vaktimde detaylıca açıklarım. Ayrıca dediklerine katılıyorum Tayfun abi o yüzden en sona onu ekledim ki okuyan da görsun okumayan da görsün.

    Boş zamanlarımda meteorolojik araştırmalar yaptım, yeni şeyler öğrendim. Bu öğrendiklerimi kendi bilgilerimle harmanlayıp sizlere aktardım. Konumuz çok boş kaldı, normalde forumun en bilgi dolu ve aktif konusu olurduk. Hele bir kışa girelim yine öyle olacağız.

    Hem boş kalmaması için hem de bilgi amacıyla bugüne kadar yaptığım araştırmaları kendi ağzımdan sizlere aktaracağım. Bu sıralar konuda DoquKaradeniz28 ve karasevda19 hocalarımla birlikte MJO adına yorumlar yapmıştık. Peki bu MJO'nun AAM ile ilgisi var mı? Varsa nasıl bir ilgisi var? Ayrıca küresel ve bölgesel torklar nasıl çalışır? Keşke Hakan hocam olsaydı bu konuyu tartışırdık Allah mekanını cennet eylesin.

    Konuya geçelim...

    Ilk MJO-AAM ilişkisinin ortak çalışması, 30-70 günlük filtrelenmiş olan verilerin bir istatiksel analiz tekniği olan yani regresyon kullanılarak ve küresel AAM eğilimi kullanılarak gerçekleştirilmiş. Tropikal konveksiyonla zorlanan büyük ölçekli basınç merkezklerinin, Kuzey Yarım Küre Kışında (Kasım-Mart) AAM hareketini zorlamada etkisinin olduğu bulunmuş, bu bizim gibi amatör meteoroloji meraklıları için işe yarayacak. Çünkü AAM mekanizmasını daha iyi anlayacağız. Bu basınç merkezleri doğuya doğru hareket ettikçe momentum aktarımlarının kutuplara doğru hareket ürettikleri açığa çıkmış. Bu üst troposferik momentumun kaynağı subtropik bölgelere ulaştığında dikey derin bir kütle dolaşımına ve subtropikal sürtünme torkunda anomaliye sebep olmuş ve bu da AAM'ın değişmesine neden olmuş. Dağ torkunu daha iyi anlamak için Güneydoğu Asya'da Endonezya-Malezya üzerinde tropikal konveksiyonla zorlanan ve ardından And Dağları'na çarpan Ekvatoral Kelvin(EK) dalgalarının bir kombinasyonu ve Himalayalar ile Rocky Dağları'nın doğu yamaçları boyunca momentum aktarımının olduğu bulunmuş bunun hakkında detaylıca bir makale yazılmış. Birinci durum MJO ile doğrudan bağlantılıyken ikinci durum orta enlemlerdeki sinoptiklerde olan yüksek genlik ve basınç durumunun yarattığı torkla bağlantılı. Sürtünme torku da hemen hemen böyle bir mekanizmayla çalışıyor, tabii farkları elbette var. Aslında, dağ torkunun sürtünme torkundan 3 kat daha büyük olduğu MJO'yla ilgili bir çalışmayla açıklanmıştı ama onu şuan bulamadım. Genel anlamda makalelere erişim sağlayamıyorum aklımda kalanlar ve bir kenara not aldıklarım doğrultusunda yazıyorum. Eğer makaleleri bulursam buraya linklerini atabilirim.

    Küresel ve bölgesel torklarda ise durum daha farklı. Kuzey Yarım Küre kışında (Kasım-Mart) dağ torkunu üreten sinoptik yapılardan birisi Rock Dağlarının doğusunda YB, batısında AB diğeri ise Himalayaların hemen kuzeyinde AB, Gobi çölünde ise YB olması tork üreten sinoptiklerdendir. Dağın yukarısındaki jeostrofik bozuklukların büyümesi enerjinin dağ boyunca aşağı yönde dağılmasıyla doğru orantılıdır. Yüzeyde kütle anomalilerinin güneye doğru yayılması ve dağ yamaçlarına çarpan düşük seviyeli momentum akışının zorladığı topografik yapı Rosby Dalga aktivitesini bizlere yansıtıyor. Torkun neden olduğu bölgesel momentum anomalileri dağ bölgesinin dışına çıkar çünkü kendini dengelemek ister. Bu kısmi olarak jeostrofik dalga aktivitesi ile gerçekleşir. Momentum, momentum kaynağına etki eden Sürtünme Torku(FT) ile dengelenir. Böylece bu dengesizlik kısa bir süre içinde dengelenir, bu süre 1,5-2 gün kadardır. Bölgesel ortalama dağ torku, orografik bölgelerde bir momentum kaynağı ile dengelenir. Atmosfer, momentuma uyum sağlarken dağın doğu yüzeyindeki rüzgar anomalileriyle tepki verir, bunlar tropik bölgelerde daha düşük basınç ve ekstratropik bölgelerde daha yüksek basınç tarafından jeostrofik olarak desteklenir. 250hPa'daki Momentum ve rüzgar alanları PNA'ya etki eder. Çünkü Pasifikteki sinoptik üzerinde etkili olur. Pozitif Sürtünme Torku(+FT), dağ torkunun ürettiği -AAM eğilimini dengeleyerek nötr/pozitif AAM anomalisine yol açar. Sürtünme torkunun 6 günlük bozulma süresi, MJO'nun 30-60 günlük salınımına benzerdir. MJO'ya yakınlık hem tropikal konveksiyon hem de momentumla etkilidir. Yani kısacası her şey birbiriyle etkili :hfyeni (18):

    Ayrıca gezegensel açısal momentumun uzun vadeli dengesi Dünyadaki birçok meteorolojik kurum tarafından incelenmiş. Bu kurumlar çalışmalar sonucu mükemmel bir denge olabilmesi için Gezegensel Atmosferik Açısal Momentumun, Dağ Torkunun, Sürtünme Torkunun ve Yerçekimi torkunun eşit olmasıyla olabileceğini açıklamış.

    Telefondan yazdığım için anlatım bozuklukları ve yazım hataları olabilir kusura bakmayın. Başlangıç seviyesindeki bir kişi bunu okursa bir şey anlamaz ama momentum ve tork mekanizmasını az buçuk bilen birisi bunu anlar. Merak ettiğiniz bir şey olursa sorabilirsiniz.

    Hocam mjo için erken, o kadar hızlı bir Atlantik döngüsü varki, şu an için çok yüksek genlik olmazsa mjo'nun belirgin bir etkisi olmaz diye düşünüyorum.

    Ayrıca son yıllarda, Ocak Şubat gibi en belirgin etki yaptığı aylarda dahi düzeni çok etkilemediği de oldu.

    Ön kış tahminimi yaparken bu sene çok farklı bir sene, öngörüsü zor olacak, belkide bildiklerimiz allak bullak olacak demiştim, hatırlıyorsunuzdur.

    Hala aynı fikirdeyim, bu sene bizim gibi amatörleri geçtim, usta ve bilgi dolu meteorolojistleri bile zorlar diye düşünüyorum.

    Her ne olursa olsun, değişmeyecek tek şey, biz yine öğrenmeye ve tecrübe heybemizi doldurmaya devam edeceğiz.

    Bu yıl Hint-Pasifik bölgesi ne kadar önemliyse Atlantik de bir o kadar önemli hale gelecek...

    Soru biraz saçma olabilir merak ettim :) bu kadar güçlü jeomanyetik fırtınaların hava olaylarına bir etkisi olabilir mi

    Saçma değil. Etkisinin olduğunu birçok bilim insanı düşünüyor. Keşke Hakan abi olsaydı, o bu konularda çok meraklı ve bilgiliydi. Zamanında okuduğum birkaç araştırmadan aklımda kalanlar doğrultusunda Jeomanyetik fırtınaların doğrudan iyonosferi, dolaylı yoldan termosfer stratosfer ve troposferi etkilediğini söylüyordu. İyonosfer, termosfer ve stratosfere etkisi adına yapılan çalışmalar troposfer adına yapılan çalışmalardan daha fazla. Statosfere etki etmesi demek SSW yani Ani Stratosferik Isınmaya etki etmesi anlamına geliyor. Ozon'u etkilediği de söyleniyor, zamanında Ozon SSW ilişkisi adına birçok yorum yapılmıştı. %100 doğru diyebileceğimiz bir kolerasyon yok ama düzenli bir araştırma ve veri analiziyle daha sağlıklı fikirler elde edebiliriz.

    Örneğin 2014'de olan güçlü jeomanyetik fırtına sonrası nem ve sıcaklıkta ciddi bir artış kaydedilmiş, güçlü Cümülonimbüs bulutları oluşmuş. Havanın elektrik iletkenliğinin ve yoğunluğunun Jeomanyetik fırtınayla ilişkisi ve bunların sıcaklık ve neme bağlılığını konu alan bir çalışma okumuştum. Genel anlamda net bir kolerasyon yok ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Her geçen gün farklı bir araştırma yapılıyor elbet bir gün aradaki kolerasyonu çözeceğiz...

    Left-Mover SRH/SCP uygundu. Sola hareket eden bir hücre olması gayet mümkün. Keşke geçmiş zamanlı radar görüntülerine ulaşabilsek.