Geçmişte yüz yılda bir kaç tane böyle bir durumdan sonra sistem geldi diye beklemek sadece beklemek olur.
Böyle bir durumun yasanabilmesi yüzde üç veya beş iken beklemeyin bence.
1908 1929 1954 yıllarındaki küresel ısınma şehirleşme nüfus artışı şimdiki kadar mıydı ki o zaman geldi diye şimdide gelsin
Evet mesela İstanbul'u beton yığınına çevirdik. Kuzey ormanlarını yok ettik. Doğa elbette bunu yanımıza bırakmaz. O kadar çok ısı adası etkisi oluşturduk ki çok güçlü sistem gelmeli ki özlediğimiz kar yağışı yaşansın.
Gronland bölgesindeki sürekli alçak basınç sarmalının olmasının sebebi nedir ? Her güncellemede neredeyse bu senaryoyu görmekteyiz. Delirdik artık.
Aynen o alçak basınç sarmalı Azor yükseğini oraya çekiyor ve Grönland Azor blokajına neden oluyor . Bu durum basınç peternini bizim aleyhimize çeviriyor.
Storm Chaser, Grönland blokajı konusunda ne düşünüyorsunuz?. Azor yükseğinin Grönland ile blokaj yapma girişimi güçleniyor maalesef. Bu blokaj güçlü oluyor ve genellikle de uzun sürebiliyor. Grönland blokajı ocak ayını tamamen yutar mı?.
Grönland blokajı riski var ciddi şekilde. En kötüsü Grönland blokajı çok güçlü olabiliyor ve uzun süreli olabiliyor. Kutup bölgesi basınç anomalisi kuvvetli yükselişe başlıyor. Dolayısıyla polar girdap zayıflayacak ve soğuk kaçağı kendisine yakın olan Avrupa kıtasının batısına hareket edecek gibi görünüyor zira kutup bölgesi basınç anomalisi İzlanda siklonunun giderek daha fazla örümcek ağları örmeye başlayacaktır. Atlantik üzerinde güneye doğru artacak alçak basınç oluşumları ister kutup merkezli ister Sibirya merkezli olsun soğuk havayı batı Avrupa'ya doğru hareket etmesini sağlayacak. Yine Grönland üzerindeki güçlü soğuk hava akımı ise kuvvetle muhtemel olarak kuzey ve doğu ABD' yi vuracak. Biz ise bu basınç paterninin ılıman tarafında kalarak bol lodos yiyeceğiz.
tabiki hocam.bu sibirya yükseğinin tam manasıyla genişlemeyip asılı kalma seneryosuna sevinmemek gerekir.cogu zaman bize faydadan cok zararı olur.bizim icin mâkul seneryolar ingtetere uzerinden yukselen azorla aldığımız polar ataklardır. Bence.tskler.
Sibirya doğu Avrupa üzerine kadar genişlemeyip Moskova taraflarında takılı kalırsa bize kesinlikle zararı olur. Çünkü polar bölge kaynaklı soğuk hava akımlarını kesmeye başlar. Eğer Sibirya orta Avrupa- balkanlar hattında Azor yükseği ile blokaj yaparsa çok işimize yarar.Ya da en güvenli senaryo sizin de belirttiğiniz üzere Azor yükseği yardımıyla polar soğuk hava akımlarını almaktır.Yani Azor bizim için her daim Sibirya'dan daha önemlidir. Azor lehimize çalışırsa ciddi sıkıntı yaşanmaz.
Çoğunlukla gfs, Ecmwf e uyar . Şuan ECM bizim için daha olumlu görüntüler ortaya koyuyor olsa da tersi durumda yine Ecmwf derdim.
Maalesef EMCWF giderek GFS ye uymaya başlamış görünüyor. Nedense ABD ile Avrupa söz konusu olunca modeller istikrarlı şekilde soğukların bu coğrafyalara indiğini gösterirken bizim için tam tersi durum söz konusu oluyor sürekli. İnsan bazen gerçekten de soğuyor. Sanki Türkiye'yi sırtlayıp yengeç dönencesine güneye taşımışız!. Çok ama çok ilginç. Tamam basınç yerleşimlerine çok duyarlı bir coğrafyamız var ancak üst üste birkaç yıl da birbirinin neredeyse kopyası gibi geçer mi arkadaş yahu!.
GFS ile EMCWF farklı telden çalıyorlar. GFS ısrarı şekilde batı Avrupa'yı İzlanda alçak basıncına istila ettirip soğuk havayı oraya gönderiyor. EMCWF ise Azor yükseğini batı Avrupa üzerine konumlandırıyor ve 26 aralık ve sonrası için soğuk havayı balkanlara ve bize doğru getiriyor. Bakalım hangisi hangisine uyacak?. Umarım GFS, EMCWF ye uyar.
Bu arada yakutistan -48 dereceyi görmüş geçtiğimiz hafta. Önümüzdeki haftalarda -55 ila -65 arasında sıcaklıklar görülürse bu Sibirya ekspresinin harekete geçmesini sağlayacak piston görevini görebilir. Doğu Sibirya , genel olarak Sibirya antisiklonunun itici gücüdür.
Sibirya yükseği tıpkı 1929 ocak ayı başlarında olduğu gibi 1060 mbar güçle Polonya - Romanya hattı arasına -50 derecelik çekirdek sıcaklıkla konumlanıyor. Bu çok güçlü yükseğe tepki olarak Akdeniz havzasında derin a.b ler ortaya çıkıyor. Marmara üzerine 850 hpa'da -25 lik grandyan giriş yapıyor. Önce çok şiddetli karayel eserek havayı hızlı şekilde soğutuyor. Sibirya sistemi giriş yaparken de rüzgar hızla poyraza dönerek Karadeniz'den de nem taşıyor. Bir yandan Akdeniz'den kuzeye doğru ilerleyen a.b ler bir yandan poyraz tarafından taşınan aşırı nem aşırı soğuk çekirdekli havayla karşılaşınca 1929 kışını anımsatan kış enstantaneleri yaşanmaya başlıyor. ve 2021 tarihe 1929 kışının tekerrürü olarak geçer.
Azor yükseği ay sonu sistemini batı Avrupa'ya indirecek şekilde konumlanıyor. Fazla dikine uzanıyor ve adeta Grönland ile birleşiyor GFS ye göre. Buna karşın GEM ve 240.saat sinoptiğinde EMCWF Azoru batı Avrupa'ya konumlandırıyor. Wildleo1907 , siz hangi senaryoyu daha güçlü görüyorsunuz?.
Barent's kara denizinde buzul durumu kış için ümit vericidir. Çünkü:Barent's taraflarında buzul miktarının az olması demek güneş ışınlarının atmosfere geri yansımasının da azalması demektir ki bu durumda atmosferin üst tabakalarında ısınma az olacak ve dolayısıyla da kutup bölgesi civarlarında polar vortex zayıflayacak demektir. Vortex in zayıflamasıyla da polar soğuk hava ve dolaysıyla da özellikle Avrupa Sibirya'sının güçlenmesi ihtimali artacaktır. Daha güney enlemlere doğru soğuk hava inmesi kolaylaşacaktır. Tabi bu tek başına yeterli olmayacaktır. Zira bu olumlu gelişmenin bir de yan tesiri olabilir. O da polar bölgede yükselecek basınç anomalisinin İzlanda siklonunu güneye doğru yani batı Avrupa taraflarına doğru itmesi riskidir. Bu beraberinde Azor yükseğinin baskılanmasına neden olarak onun orta Avrupa'ya doğru hareketlenmesini engelleyebilir. İşte bu riskin minimize olması için AO endeksinin -1 ila + 1 aralığında salınım yapması idealdir. Çünkü böylece Azor yükseği ila Avrupa Sibirya'sı yükseği lehimize olabilir. Zor bir coğrafyadayız. Basınç yerleşimlerindeki değişimlerden ve basınç merkezlerinin kuvvetlerindeki değişimlerden çok kolay etkileniyoruz. Hem kötü hem de güzel sürprizlere açık bir coğrafyadayız.
2004 demeyin gözlerimiz dolar 87 yi çok az hatırlıyorum ama 2004 deki yağışın geceye denk gelen kar fırtınasını ömrümün sonuna kadar göremeyeceğim kesin.eğer o gece uyumayıp dışarıyı izleyenler olduysa gece 1 ile sabaha karşı 5 arası 100 km hızla esen rüzgar ve göz gözü görmeyecek kadar yoğun kar yağışını izleme lüksünü yaşadılar demektir.aynı gece yüzlerce ton ağırlık çeken Boğaziçi köprüsünün Çelik halatlarından biri koptu ki böyle bi olay 100 yılda bi yaşanır.o yüzden 2004 ün yeri hep ayrıdır.ayrıca 87 de totalde 10 günde 80 cm kar yağdı 2004 te tek gecede 60 cm yağdı
Hayır 87 mart döneminde birçok noktada yer yer 1,5 metreye yakın kar vardı. Mesela ben o dönemde Çengelköy'de ikamet ediyordum. 11 yaşındaydım. Sahilde dahi yer yer 60 -65 cm'lik kar kalınlığı meydana gelmişti 6-7 martta. Yani 87 efsanesi 1 metre ve üzeri kar bırakmıştı. Ve blokaj nedeniyle uzun soluklu bir sistem olması yönüyle de unutulmazdı. Fakat elbette ki 2004 ocak sistemi de bir günde 55-60 cm gibi ciddi bir kar kalınlığı oluşturabilmiş olması bakımından ekstrem hava hadiselerinden birisi olmuştur. Eğer 2004 sistemi blokajlı bir sistem olsaydı sanırım İstanbul 1 ay kendine gelemezdi. Muhtemelen yükseklerde 2 metreyi sahillerde ise 1 metreyi aşan kar dağı oluşturabilirdi.:thumbs_up::thumbs_up::thumbs_up:
Öncelikle konunuz ve kış mevsimimiz hayırlı olsun hocam. Tabi biz 89'lu olduğumuzdan mütevellit gördüğüm en güzel kış 2004'tür. Onun gibi bir kar fırtınası ben ömrümde görmedim. 2004'ü en özel kılan şey bence tipisidir. Ayrıca iki baba sistem halinde kar yağışları olmuş ve her gelen sistem uzun sürmüştür. Kar sonrasında hemen lodos çıkmamış birkaç gün bol ayaz yemiştik. Gerçekten çok özel bir seneydi.
Aynen arkadaş, 2004 ocak sisteminde kurtköy'de kar kalınlığı yer yer 60 cm kadardı.
Barent's kara denizinde buzul azalması güneş ışınlarının atmosfere geri yansıtılmasını azaltıyor.Bu durum hem 500 hpa da hem de 850 hpa da hava sıcaklığını azaltıcı etki yaratıyor. Ve Sibirya bölgesinde özellikle de Avrupa Sibirya'sı taraflarında basınç anamolisini fazla yükseltiyor. Mesela 2006 kışının ocak ortası sonrasında Sibirya bölgesinde yarı çapı yer yer 800 km kareye kadar genişleyen büyük bir soğuk çekirdek meydana gelmişti. Yine 2012 kışında da özellikle ukrayna hazar denizi hattında seyrek görülen bir büyük sıcaklık düşüşleri olmuştu. Karadeniz'in kuzeyinde yer yer donmalar olmuştu haklısınız. Çok iyi hatırlıyorum. Storm Chaser arkadaş yanılıyorsam lütfen düzeltir misiniz?. Sayglar.
Storm Chaeser arkadaş, Sibirya antisiklonunun çeşitli atmosfer parametreleriyle olan ilişkilerini analitik biçimde ve anlaşılır şekilde bloğunda açıkladığın için özellikle teşekkürü borç bilirim. Emeğine ve zihnine sağlık arkadaş!. Çalışmalarında başarılar diliyorum.
Türkiye olarak Sibirya antisiklonu bize doğrudan gelecek. Sibirya merkezli soğuk havanın çekirdek sıcaklığı -60 derece olacak. Sibirya soğuğu direkt Karadeniz üzerinden üzerimize yoğun şekilde çullanacak. Ve Marmara bölgesine dahi 850 hpa da -25 derecelik grandyan inecek.Soğuk hava Karadeniz üzerinden geleceğinden nem kazanarak da gelmiş olacak ve bu soğuk havaya Akdeniz havzasında 980 mbar güçte a.b eşlik edecek. Kuzeyimizde 1050 mbar merkez güçte y.b olacağından çok güçlü bir poyraz fırtınası çıkacak.Azor yükseği de orta Avrupa'ya kadar genişleyerek güçlü bir blokaj sağlayacak.İstanbul'da gündüz dahi sıcaklıklar ortalaması -8 derecenin üzerini göremezken geceleri ise yer yer -15 dereceleri zorlayacak. Nem ve şiddetli poyraz fırtınasıyla sıcaklık gündüzleri dahi yer yer -20 dereceyi, geceleri ise -27 -28 derecelerde hissedilecek. Yağan her kar yerde aşırı soğuk nedeniyle buz kristallerine dönüşüp üzerlerine yağan karların hızlı şekilde yükselmesine neden olacak.Ve bu müthiş sistemin 3.gününde sahilde yer yer 60cm lik kar örtüsü oluşurken yükseklerde 1 metreyi aşan kar kalınlığı meydana gelecek.Sistem üç günlük yoğun kardan sonra yeni a.b oluşumu için kar fırtınasına bir gün ara verecek. Sonra tekrar başlayacak kar fırtınası 2 gün devam edecek ve sahile 25 cm yüksek ve iç taraflarda ise 50 cm daha kar kalınlığı ekleyecek.Üçüncü ve son dalga ise sahilde 15 cm. yükseklerde ve iç taraflarda 30 cm kar birikimi sağlayacak. Sistem ömrünü tamamladığında sahilde yaklaşık 1 metre yükseklerde ve iç taraflarda 1,5 metreyi aşmış kar kalınlığı bırakmış olacak. Ve hava açtığında ilk gece şiddetli enverziyon sebebiyle basınç aşırı yükselecek ve İstanbul'da gece sıcaklığı sistemin sonuna doğru her ne kadar -12 dereceye kadar yükselmiş olsa da aniden -20 dereceye kadar düşecek. İstanbul da hayat 2 hafta sonra normalleşmeye başlayacak ve kar yerde tam 3 hafta kalacak.
Sana yakin gelebilir ama 2 a.b arasindaki mesafe uzak. Ayrica ayni yerde dahi pespese a.b ler olusabilir. Kuzeyimizde saglam yb oldugunda giritte yada akdenizde pespese 3 4 tane a.b olusabilir.gayet normal bir durum.
Aynen semih hocam. 1987 mart sisteminde üst üste a.b ler oluşmuştu. ve bu yüzden de üç dalga halinde kar fırtınası yaşamıştık İstanbul olarak.
Çok genel bir ifade -35 ler tepki AB leri... Bakın ben size şöyle söyleyeyim. Kuzeyimizdeki gerek yer seviyesi gerekse de 850 Hpa soğuma potansiyeli geçtiğimiz yıllara oranla daha lehimize görünüyor. Ancak bu demek değil ki -35 ler tepemize illa ki inecek. Örneğin bir bakmışsınız -16 lar Trakya sınırında lakin siz İstanbul’da -7 lerde havada kar görür müyüm diye camda sabahlayabilirsiniz aynı dakikalarda Gregor ile Yannis mahallelerinde kızakla kayarken. Hatta Kırım Moldova arasına kadar inen -20 ler varken Marmara üzerindeki lodos yönlü rüzgarlar moralinizi sıfıra indirebilir. Coğrafya, meteorolojik olaylar açısından çok fazla çeşitlilik göstermeye elverişli bir coğrafya. Moskova’dan soğuk günler de geçirebiliriz ardı ardına, Atina’ya kar yağdı buraya yağmadı bitmiş oğlum bu atmosfer hep küresel ısınmadan dolayı bunlar derken de bulabilirsiniz kendinizi. Bilmem anlatabildim mi?
Hocam biz ülke olarak basınç yerleşimlerine ve güçlerindeki değişime fazlasıyla duyarlı bir coğrafyadayız. Kötü ya da iyi sürprizlere açığız diyorsunuz sanırım kısaca.