Beiträge von tahminci

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Aşılar için yanlış bir kanıdan çıkalım, faz-3 yapılmamış demek bu aşının önemli bir aşaması yapılmamış demektir. Ancak bir aşı in vitro/in vivo kısmını geçip faz1/ faz2 aşamalarını da geçtiyse bunun artık insan vücudunda başka sıkıntılara neden olacağıyla ilgili kuşkular ortadan kalmıştır, faz3 te bilinmek istenen çok fazla insanda deneme yapılarak varsa yan etkilerinin ortaya çıkarılması ve hepsinden öte yeterli miktarda ve koruyucu özellikte antikor üretilip üretilmediğidir. Peki bu aşı karşıtları arkadaşlara sormak lazım bu virüs ölüm oranı %2-4 arasında olmayıpta her 100 kişiden 50 sini öldürüyor olsaydı bu aşılara bakış açınız ne olurdu??

    Bu arada bu sözlerim Çin aşısı için geçerli değil bana göre bir aşının kullanımı için faz-3 ü geçmesi lazım zaten dünyada olaya bu gözle bakıyor. Çin aşısı daha faz-3 çalışmalarını bitirmiş bir aşı değil, ayrıca mesela 1 milyon çinli aşılanmış, çin bunları dünya ile paylaşmak zorunda, eğer paylaşmıyorsa aşıyı alacak ülkelerin bunu sorgulaması lazım, 1 milyon kişiyi aşıladınız antikor seviyeleri nedir? her hangi bir yan etki var mıdır vs? Yani her haliyle çin aşısı şuan bana göre falso, ne zaman şeffaf bir şekilde açıklarlar o zaman inandırıcılıkları artar. İnsanın aklına her türlü şey geliyor çok uzağa gitmeyelim gönderdikleri hızlı test kitlerinin çöp olduğu ortaya çıkalı çok olmadı.

    Aşı olmak bireyin elinde isteyen aşısını olur isteyen olmaz hasta olmayı bekler, ya da 2 sene bekler aşıların güvenilirlikleri dahada artar o zaman olur. Ya da mRNA aşısı olurum vücudumu ele geçirirler deyip hiç olmazlar..

    Aşılanma oranının hızlıca %80'e çekilmesi için bir şekilde aşı zorunlu hale getirilmeli. Bilim camiası bu konuda hemfikir, aşı hakkındaki soru işaretleri bilim tarafından açıklanıyor zaten.

    Fakat özellikle bu dönemde bilim dışı aşı karşıtı içerikler paylaşmak da suç kapsamına alınmalı bence.

    Milyar nufusu olan bir ülkenin 1 milyon aşılama yapması çok az değil mi biz bile 20 milyon doz diyoruz buda 10 milyon kişi yapar.

    Çin'de şu an virüs insidansı çok düşük olduğu için büyük bir ihtimalle ticari ve diplomatik kaygılar gözetilerek aşı üretimi yurtdışına öncelik tanınacak şekilde yapılıyor.

    Hocam ben bir akademisyen değilim her sade vatandaş gibi geldiği ulke benim için çok önemli

    Haklısınız. Bakanlığın çıkıp "biz işte şu şu sebeple Çin aşısını seçtik" demesi gerekiyor. Bunun cevabının "biz Çin aşısını seçtik çünkü diğerlerini sipariş veremedik" olmasından çekiniliyor herhalde.

    Cin'e güvenmemek için coronayi saklaması bile yeterli bir delildir.Geçen yıl eylülde çıkan virusu 4 ay sakladilar.Kimse kusura bakmasın ama ben çin'e güvenmem.

    Çin aşısına güvenmek için Çin'e güvenmemize ihtiyaç yok.

    Biyoloji üzerinde çalışan akademisyen tanıdıklarımın, epidemioloji veya viroloji ile ilgileri olmayanların dahi, şu anda içleri dışları koronavirüs makaleleri. Tüm bilim camiası virüs üzerine çalışıyor, virüsle yatıp virüsle kalkıyorlar. Eğer Çin aşının Faz 1/2 raporunda (zarar ve yan etkinin olmadığı söylendiği raporda) böyle büyük bir akademik dolandırıcılık skandalı yapıp bu makaleyi The Lancet'te yayınlatsaydı emin olun şu an tüm dünya bunu biliyor olurdu.

    Eleştiren arkadaşlar ve bende varım içlerinde kaygımız yeterli veri olmaması bilim dünyasında, çin devletinin uygulamalarınıda bilince az çok insanların şüphe duyması gayey normal.

    Bu noktada Çin'in de sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söyleyemeyiz tabii ki, ama en azından bu aşının arkasını dolduracak bilimsel veriyi doğru bir şekilde yayınlıyorlar.

    önce takıntılarımızdan kurtulmamız lâzım sanırım. Biraz araştırma yapmakta fayda var çin takıntımız var bende kendilerini sevmem ama aşılarında diğer aşılardan farklı olarak 6/7 senelik bir tecrübeleri var covid19 için geliştirdikleri aşı çalışmalarını 2014ten beri aynı sülaleden gelen sars için geliştirmeye çalıştıkları aşı çalışması üzerinden devam etme gibi bir durumları var sarstaki tecrübelerini bu aşıya aktarma gibi durumları var tek başına bu bile onları diğerlerinden bir tık öne geçirebilir

    Katılıyorum. Çin'i yeriyoruz sürekli ama bu kadar kısa sürede normalde yapılması yıllar sürecek türdeki (mRNA olmayan) aşıyı geliştirmeye kaynak ayırabilecek çok az devlet var dünyada. Buzdolabı sıcaklığında saklanacak ve üretiminde tecrübe sahibi olduğumuz bir aşı olarak uzun vadede kişisel olarak bu aşının daha başarılı olacağını düşünüyorum.

    Fakat Sağlık Bakanlığı'nın hızlı bir süreç yürütüp kamuoyunun düşünce ve şüphelerini cevaplandırıp soru işaretlerini ortadan kaldıracak çalışmalar yapması gerekli. Sağlık bakanımız bir kere de bunu anlatsın kürsüde, aşı nedir faz nedir ne değildir, biz niye Çin aşısını seçtik diye. Halkın şüphelerine hak veriyorum bu bakımdan.

    Bilime inanalım evet ama bilimn arkasında gözünü para bürümüş, insan hayatının hiçbir değeri olmayan kapitalist şirketlerin olduğunu da unutmayalım.737 MAX de en prestijli onay kurullarından onay alarak yolcu uçarmaya başlamıştı.2-3 ayda 2 ölümcül kazaya karışıp ground edildiler neredeyse 2 sene oldu.Ground edilme nedeni testlerden geçtiği halde hata veren yeni teknoloji bir parçaydı.Boeing firması bu hatayı bildiği halde uçakları uçurmaya devam edilmesinde sıkıntı yok demişti.Demek istediğim gözünü para bürümüş firmalara gereğinden fazla güveniyorsunuz.

    Havacılık sektörü ile tıp bilimi çok farklı, bu analoji gerçeği yansıtmıyor.

    Bilimsel metot zaten araştırmayı fonlayanın veya yapanın istek ve fikirlerini araştırmadan izole eder. Hatalı verisi olan bir araştırmayı The Lancet'te yayınlatacak kadar büyük bir komplonun var olması matematiksel olarak imkansızdır. Hele ki The Lancet'te yayınlanmış bir araştırmadan şüphe etmek pek akla yatkın bir durum değildir.

    Bilime inanmayacağız da neye inanacağız?

    Sadece aşının üreticisi/pazarlayıcısı tarafından "güvenilir" denilen, hiçbir batılı aşı onay kurumundan onay almamış, faz 3 testleri dahi bitmemiş sadece 3 ülkenin satın aldığı Çin aşısı, evet baya güvenilir hemen yaptıracağım gelince(!) çünkü daha 1 hafta önce veriler bizle paylaşılmıyor diyen bilim kurulu öyle diyor.Bilim kurulu maskede takmayın, 2.dalga gelmeyecek diyordu bi aralar :)

    Soru işaretleri normaldir fakat cevabını komplo teorilerinde değil bilimde arayalım.

    Aşı fazları ile ilgili bir kafa karışıklığı var.

    Faz 3'e gelen aşının farmakolojik profili çok iyi bilinmektedir. Yani yan etkileri, dozları, uygulama şekilleri insan üzerinde çok defa test edilmiş bir aşıdan bahsediyoruz. Yani yan etki, zarar ve güvenlik üzerine tartışmalar tamamen yersiz tartışmalar.

    Faz 3 testinde yapılan tam olarak aşıyı kişiye vermek, kişiyi topluma karıştırmak ve daha sonra izleyerek COVID olup olmadığını öğrenmek. Genellikle üç grup bulunur, plasebo, kontrol ve aşı olanlar. Plasebo grubunda hastalık görülme sıklığı ile aşı grubundaki insidans karşılaştırılır ve sonuca ulaşılır. Yan etki hakkındaki tüm testler zaten Faz 1 ve 2'de tamamlanmıştır.

    CoronaVac aşısının Faz 2 sonucu The Lancet dergisinde (tıp dünyasının en prestijli dergisi) yayınlanmıştır: https://www.thelancet.com/journals/lanin…0843-4/fulltext

    Burada da görebilmekteyiz ki aşının %97 serokonversiyon (antikora dönüşme oranı) var. Yani aşı farmakolojik olarak işe yarıyor. Gerçek hayat testi olan Faz 3 araştırmaları devam etse de alınan tüm veriler başarılı olduğu yönünde, ayrıca bu aşı eski yöntem olan inaktive virüs kullanıyor, bu yüzden mRNA aşısı gibi blilinmezler mevcut değil.

    Ayrıca Çin aşısı niye yurdışında test ediliyor sorusunun cevabı da Çin'de yeterli koronavirüs yok. Bu yüzden Faz 3 çalışması için virüsün daha fazla görüldüğü ülkeler tercih ediliyor.

    Bilime inanalım. Tek çare bilim ve aşıdır.

    karasah Her sene düzenli aşı olmaya doğru gidiyor.

    Ayrıca aşı olmuş kişiler zaten aşısızların yayacağı virusten etkilenmeyecekler değil mi mantıken, o zaman bu aşı zorlamanın amacı ne?

    İlk olarak tıbbi sebeplerle aşı olamayanları korumak (AIDS, kanser veya ailesel bağışıklık zayıflığı hastalıkları gibi). İkinci olarak %90-95 koruma yüzdesinden bahsediyoruz. Yani kişinin etrafında kimse aşılı değilse oran bu. Ama herkes aşılanırsa bu ihtimal virüsün geçmesi için tüm zincirin bu kalan yüzde ona girmesi gerekecek ki ihtimal üstel olarak düşüyor bu şekilde. Örneğin kızamık aşısının %99 koruma oranı var, yani herkes aşı olmasa her 100 kişiden biri hasta olacak. Ama herkes olduğu için ihtimal inanılmaz düşük seviyelere geriliyor.

    Endonezya ve Brezilya sanırım yanlış bilmiyorsam, kendi ülkelerindeki kullanımı da soru işareti.3. faz denemelerini toplu olarak çok yüksek aşı miktarları ile bizde dahil 3 ülkede yapacakları hissi var içimde.

    Şüpheye kapılmaya lüzum yok. Şu anda faz 3 çalışmasına başlanmış, faz 2’yi geçmiş herhangi bir aşının herhangi bir yan etkisi veya zararından bahsetmek abesle iştigaldir. Faz 3 çalışması sadece efektifliği (koruma yüzdesini) belirler. Yan etkisi veya zararı bulunan aşı en geç faz 2’de iptal edilir.

    Bilime inancın azalışı gerçekten çok vahim. Koronavirüs ile ilgili tartışma programlarına kalp doktorunu, sözde "geleneksel tıp" uzmanlarını, bitki çayı için diyenleri çıkarıyoruz. Bir kişi de çıkıp demiyor ki arkasında hakemli dergide yayınlanmış araştırma olmadan saçma sapan çeşitli iddialarda bulunmak insanların canının vebali altına girmektir!

    Bir ülkede "Bilime, araştırmaya neden inanalım?" sorusu belirli bir yaştan sonra hala soruluyorsa, insanlarımız basit istatistik ve araştırma bilgisine sahip değilse eğitime ilişkin bazı sorgulamalar yapmak lazımdır.

    Ben hiç katılmıyorum, en büyük suç vatandaşta, devlet neyin tedbirini alacak açık alanda sigara içmeyi yasakladılar ama hergün görüyorum ki bu yasağa uyan yok, maske yasağına uyan yok, yaş kısıtlamalarına uyan yok, vatandaş yasaklara zaten uymuyor niye getirilecek yasak, dün Taksim'deki kalabalığın ne gibi bir açıklaması olabilir mesela, pandemi döneminde gezmeseler ölmeyecekler ama gezdikleri için ölebilirler hatta başkalarınında ölümüne sebep olabilirler ve havalarda soğudu artık, millet inadına dışarı çıkarken en büyük suç devlette demek doğru değil bana göre, ben kişisel önlemimi alıyorum fazlasıyla, dışarı çıktığımızda yok, ülkemiz adına yasak iyi olur fakat millet kişisel önlemini almayıp devlete suç atınca komiğime gidiyor benim

    The Lancet'te yayınlanmış araştırma diyor ki bu salgının kontrolünde yukarıda saydığınız gibi kişisel davranışlara yönelik tedbirler işe yaramıyor. Elimizdeki en büyük koz 50 ve civarından fazla kişi içeren etkinlikleri ve toplanmaları iptal etmek (miting, stad önü ve benzeri) ve okulları kapatmak.

    Araştırmada da özellikle belirtilmiş ki kişiye dayalı ve uygulanması zor önlemler getirmek yerine devlet büyük ölçekli önlemlere ağırlık verip ipleri kendi eline almalı.