Beiträge von tahminci
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Rizede çok şahit oldum ben:)
İki defa Artvin’de sel gördüm, hiçbirinde böyle yağmadı
-
Az önce Çanakkale Merkez’den geçtim. Hayatımda böyle yağmur görmedim. Artvin’de, Rize’de böyle yağmur yağmadı
-
Evet İstanbul, hazır mıyız?
-
-
WRF akşam.
Bugün sistemi beğenmeyenler yarın ne diyecekler çok merak ediyorum.
-
Bu gece de istediğimizi alamazsak kapatalım dükkanı temmuza kadar

Yarın sabaha işaret ediyor WRF.
-
-
Yarın sabah 8’de öğle WRF çok fena bir squall line öngörmüş.
-
WRF'ye göre bu akşama kadar merkez kesimlerde pek aksiyon yok.
-
-
Yarın sabah 6 için WRF.
-
Matematiksel bir tanım yapacak olursak, CAPE bir hava parseli üzerindeki kaldırma kuvvetinin yüksekliğe göre integralidir.
CAPE = ∫F_b dz
Fiziksel olarak bir hava parselinin yükselme sonunda sahip olabileceği teorik en yüksek kinetik enerjiyi ifade eder. (Viskozite vb. etkiler göz ardı edildiğinde)
-
Bu nasıl radar böyle ? yagmurs-semsiyes23232 hava-simsek3232 hava-yagmusrs323
-
Toz, havanın iletkenliğini düşürdüğü için olabilirmi hocam?
Öyle olsaydı tam tersine daha kuvvetli oraj beklerdik.
-
-
15 Nisan'da yaz geliyor

Gelsin yaz, Temmuz sıcak dalgasından iyidir, oraj için denizlere yakıt lazım
-
Neden mi geri adım atıldı cevabı çok basit uzaya çıkacaktı kur o yüzden geri adım atıldı sen ekonomi bilimine tera davrandıkça yükselmenin sonu yok, bu kur korumalıdan da vazgeçilmeli ben bir nevi uyuşturucu olarak görüyorum bunu şu an kuru uyuşturdu, bu arada kuru zıplatan asıl nedenler bertaraf edilip sonrada bu işten vazgeçilmeli yoksa bu kur korumalı mevduat baya hırpalayacak hazineyi.
Not: Kur tam olarak durdu demiyorum sadece yükselmesi yavaşladı.
Turgut Özal Dövize Çevrilebilir Mevduat hakkında ne demiş:
Zitatİnşallah gençlerimiz bundan ders alır. Bir daha böyle hesapsız kitapsız hatalar yaparak, gelecek nesilleri zor taşınan yük altına sokmaz. 84-89 arasında bu ödemeleri yapmasaydık aile başına herkese 1 milyon TL para ödeyebilirdik. 9 bin ilave okul, 900 orta boy fabrika, 500 hastane ve 4 bin km otoyol daha yapardık. 100 bin insan iş sahibi olabilirdi. İşte geçmişin hatalarının bir topluma ne kadara mal olduğunun basit bir bilançosu budur. 1970'li yıllarda o zaman kendilerini akıllı, uyanık sananlar böyle bir yol buldular. Tam 221 bankaya borçlandık ve Türkiye bunları ödeyemedi.
Bilimi, aklı değil de Özal'ın da dediği gibi "uyanıklığı" tercih edince böyle oluyor işte.
Türkiye iktisat tarihi tekerrürlerle dolu. İlgilenenlere Oktay Yenal'ın iktisat tarihi kitabını tavsiye ederim, oldukça akıcı ve ilgi çekici biçimde anlatıyor. Bunları öğrenince günümüzü anlamak o kadar kolay oluyor ki. Hep aynı hikaye, aynı ilişkiler, aynı rantlar, aynı kazananlar, kaybeden de istisnasız halk olmuş.
-
Suya kesinlikle para ödenmeli, bedava olursa tüketim en az 2 hatta 3 katına çıkar. Biz su fakiri bir ülkeyiz, bizim köyümüzde su ücretsiz mesela nasıl tüketim olduğunu çok iyi biliyorum. Asla sürdürülebilir değil.
Su, elektrik, doğalgaz gibi hizmetlerin üstel olarak fiyatlandırılması gerektiğini düşünüyorum.
-
-Öncelikle politika faizi olması gereken noktaya yükseltilip, döviz kuru sağlıklı bir biçimde kontrol altına alınacak.
Öncelik para politikasının mutlak bağımsızlığıdır. Merkez Bankası başkanı bir seçim dönemi değiştirilememeli, kurulu da iktisat dalında çalışan akademisyenlerce seçilmeli.
Türkiye'nin teknokrat bir yönetime ihtiyacı var. Benim hayalimdeki kabine tek bir siyasetçi içermeyen, tamamen akademisyen ve bilim insanlarından oluşan kabinedir.
Ülkemizde girişim sermayesinin güçlendirilmesi, teknoloji ve çip üretimi şirketlerine de teşvikler verilmesi gerekiyor. Bunların ikisi de güven, istikrar isteyen şeyler. O yüzden para piyasası enstrümanlarına siyasilerin hiçbir erişimi olmamalı.