Güzelll.. Maşallah diyelim, -11 ler üzerimizde,yağışı da yakalayacağız İnşallah..
Beiträge von 1912
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Esas takip şimdi başlıyor,sistemin süresi de uzayacak gibi, yarın akşam her şey netleşir..
Ben gayet olumlu bakıyorum..Kaybolan, biten bir şey yok,Gfs,umko ve sonunda ecm sistemi bir şekilde veriyor,
tarih yaklaştıkça detayları belli olacak,bu sezonun en ısrarlı gelişen sistemi, ufak değişikliklerle çok güzel şeyler yaşayabiliriz..Takibe devam..
-
sabah ecm de olumlu yönde gelişmeler var,yağış yok diye üzülmeyin ,soğuklar gelsin,illaki tepki ab si oluşur,bizde kaparız bişeyler..diyagram çok güzel
-
gfs ısranını sürdürüyor,8 güncellemedir istikrarını koruyor, uzun zamandır bu kadar ısrarcı olmamıştı, umarım ecm de gfs ye uyar, önümüzdeki üç güncelleme çok önemli, inşallah istediğimizi alacağız, sinerjiye devam...
-
3 yıldır,sistemler sınırımıza kadar gelip kaçıyor,ne olacak bu havaların hali...Şubat'ta şimdilik tat vermiyor, sistemler ötelenip duruyor, öteleye öteleye bahar gelecek...Umarım bu döngü bir an önce kırılır,soğuk ve yağışlı hava
şubat ayında bizimle olur,kıyıları geçtim dağlarımıza kar yapsın yeter, o seviyeye düştüm resmen..
Eksili değer göremeden bu kışı kapatmak istemiyorum..En geç Şubatın 7 sine kadar sistem ve sistemler gelmeli..
Şöyle 10 gün gece -3,-4-,-5 Gündüz 0-1 aralığında 2 gün yağışlı bi gün açık,tekrar iki gün yağışlı bi 10 gün periyot
yaşasak fena mı olur... :))
Başka bir şey istesem olacakmış, hadi be gayret, güçlenerek kopta gel, azimle bekliyoruz..İstiyoruz, hayalimiz belli..
-
3 yıldır,sistemler sınırımıza kadar gelip kaçıyor,ne olacak bu havaların hali...Şubat'ta şimdilik tat vermiyor, sistemler ötelenip duruyor, öteleye öteleye bahar gelecek...Umarım bu döngü bir an önce kırılır,soğuk ve yağışlı hava
şubat ayında bizimle olur,kıyıları geçtim dağlarımıza kar yapsın yeter, o seviyeye düştüm resmen..
Eksili değer göremeden bu kışı kapatmak istemiyorum..En geç Şubatın 7 sine kadar sistem ve sistemler gelmeli..
Şöyle 10 gün gece -3,-4-,-5 Gündüz 0-1 aralığında 2 gün yağışlı bi gün açık,tekrar iki gün yağışlı bi 10 gün periyot
yaşasak fena mı olur... :))
Başka bir şey istesem olacakmış, hadi be gayret, güçlenerek kopta gel, azimle bekliyoruz..
-
O sistem gelecek inşallah ve bizde nasibimizi alacağız..
-
02.02.2020 rakamların birbiriyle aynı olması enteresan şeyler olabileceğine işaret ederim? Rabbim korusun deprem olsa plaka 02 Adıyaman. 20 denizli. İyice paranoyak olduk
22.01.2020 Saat 22:22 de Manisa 5.4 oldu...yaklaşmışsınız..
-
GüneşKozmik Anafor ArşiviPopüler Bilim
Mini Buzul Çağı 2022 ve Güneş Etkisi
Yazan; Süleyman Yeşil3 Ocak 2018

Yaklaşık Okuma Süresi: 6 Dakika...DÜNYA’NIN İKLİMİNDEKİ DEĞİŞİMLERDE GÜNEŞ’İN ETKİSİ KÜÇÜMSENMEYECEK BOYUTTADIR. 4,5 MİLYAR YILLIK TARİHİ BOYUNCA GÜNEŞ ÜZERİNDEKİ PATLAMALARIN DÜNYA’YA GÖNDERDİĞİ ENERJİ YÜKLÜ PARÇACIKLAR GEZEGENİMİZİ ISITMIŞ VEYA DÜŞÜK AKTİVİTELİ DÖNEMLERDE DÜNYA SOĞUMAYA GİRMİŞTİR.
Bilim insanları yüz yıldan fazladır Güneş’i gözlemlemiş, gözlemler sonucunda Kelebek Diyagramı ve Leke Diyagramlarını ortaya koyup aktivite dönemini (önceki yazılarımızdan bulabilirsiniz) inceleme fırsatı bulmuştur.
Biz de önümüzdeki dönemlerde gerçekleşmesi muhtemel bir senaryodan; çok sayıda bilim insanının hemfikir olduğu 2020 mini buzul çağı fikrine değineceğiz:
Dediğimiz gibi bu bir senaryodur fakat, gözlemsel çalışmalarla desteklenen bir senaryo. Bu olması muhtemel senaryodan bahsetmeden önce, size daha önce Güneş aktivitesi zayıflığından ötürü meydana gelmiş bir mini buzul çağını anlatalım. Bunu anlatmamızın temel sebebi, bilim insanlarının 2022 yılından sonra öngördüğü mini buzul çağını, gözlemlere dayanarak aynısının yaşanma ihtimalini görmesidir.
1500 ve 1600’lü yıllarda, gezegenimizi etkileyen bir mini buzul çağı yaşanmıştı.Olay 1500’lü yıllarda meydana geldi. Avrupa şiddetli soğuklara maruz kaldı. Bu doğa olayından ötürü bazı rivayetlere göre Avrupa’nın en sıcak yerlerinde bile metrelerce kar, yaz aylarında dahi erimemiş. İşte bu olaya benzer bir durumun şu an başladığı, fakat etkisini 2022 yılından sonra daha net hissedeceğimiz konusunda bilim insanlarının görüşleri var, peki onları bu düşünceye sevk eden şey nelerdir?
Bu sorumuzun cevabı Güneş aktivitesi. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Güneş’ten gelen enerji yüklü parçacıklar Dünya’yı ısıtır. Bu parçacıkların yoğunluğu, Güneş yüzeyinde gerçekleşen patlamalardaki kütle atılımına da bağlıdır. Şiddetli ve büyük patlamalar, Dünya’ya bu sebeple normale göre (patlamasız Güneş yüzeyi) daha fazla parçacık gönderir. Daha fazla gelen parçacıklar, Dünya’yı normalden daha fazla ısıtır.
Biraz geçmişe gidelim; mesela 1600’lü yıllara. “Güneş patlamaları o tarihlerde bilinmiyordu ama, nasıl oluyor da kayıt altına alınıyordu” diyebilirsiniz. Aslında, Güneş üzerinde o tarihlerde de lekeler görülebiliyor ve her gün kayıt altına alınıyordu. Çünkü, lekeleri görebilmek için Güneş’e isli bir camla dikkatlice bakıyor olmanız yeterli. Bu kayıtlardaki lekelerin nedeni o zamanlar bilinmiyordu ama çeşitli fikirler vardı. Zaman ilerleyip teknoloji geliştikçe, o lekelerin Güneş üzerindeki patlamalar sonrasında yüzeyindeki nispeten soğuk bölgeler olduğu anlaşıldı.
Bilim insanları; lekeler, patlamalar ve küresel sıcaklık tarihi üzerine yaptıkları çalışmalar sonucunda Güneş patlamalarının Dünya’yı etkilediğini ortaya koyunca, çeşitli modeller ortaya attılar. Bu modeller patlama sayısını önceden tahmin edebilmek için geliştirildi.
Güneş patlamaları, yıldızımızın doğal döngüsünün bir sonucudur. Bu patlamaların miktarı zaman zaman artarken, kimi zamanlar yıldızımız oldukça sakin bir yapıya bürünür.2006 yılında kullanılan modele göre 2010 yılında yüksek Güneş aktivitesi bekleniyorken, yıl 2010’a gelince modelin hatalı olduğu düşünüldü. Aslında problem modelde değildi; Güneş aktivitesinde zayıflama vardı. Yeni modeller geliştirildi ve Güneş’in her durumu gözlendi. Royal Astronomical Society’de (RAS) yayınlanan makalede yüzde 90’ların da üzerinde tutarlılığa sahip modele göre Güneş aktivitesinde zayıflama olduğunu ve önümüzdeki dönemde gerçekleşecek maksimum aktiviteden sonra Güneş’in aktivitesinde zayıflamaya yönelik gidişat görüldüğü yayınlandı.
Bu durum akıllara 1500’lü yıllardaki mini buzul çağını getirdi. Yapılan araştırmada, gelecek dönemlerdeki tahmini Güneş lekesi sayısı ile 1500’lü yıllardaki leke sayısı kıyaslandı. Kıyaslama sonucunda aktivite düzeyi çok benzer çıktı. Bu da bilim insanlarında önümüzdeki dönemde bir mini buzul çağına gireceğimiz hissiyatını oluşturdu.
Ancak, bir mini buzul çağı düşüncesini doğrulamadan önce şunu da belirtmek gerekiyor:
Dünya’nın iklimi, Güneş’ten aldığı enerjinin onun aktiviteleri ile değişmesi dışında, başka çok sayıda nedenin bir araya gelmesi ile şekillenir. Örneğin; atmosferdeki bulutluluk oranının uzun dönemli dağılımı, sera etkisi oluşturan gazların miktarı, volkanik faliyetler vs. gibi.
Bizler, insan kaynaklı karbondioksit gazı salınımının gezegenimizin küresel ortalama ısı değerlerini yükselttiğini ve bu yükselmenin sürmekte olduğunu biliyoruz. Yine, muazzam sayıda ürettiğimiz besi hayvanlarımızın da atmosfere saldığı metan gazı miktarının büyük boyutlara ulaştığını ve bunun da küresel sıcaklık değerlerinin yükselmesinde etken olduğu bilgisine sahibiz.
Evet, otomobillerimizi Taş Devri çizgi filminde olduğu gibi kendi kas gücümüzle yürütemeyiz artık ama atmosferimizi ısıtmadan da ulaşım yöntemleri geliştirebiliriz.Yani, Dünya’yı ısıtıyoruz. Ama, “bak ne güzel, buzul çağına girecekken bizim sayemizde gezegenin sıcaklığı aynı kalacak” diye düşünmeyin. Çünkü, bir buzul çağı her ne kadar kulağa korkutucu geliyor olsa da, bu geçici bir mevsimsel döngüden ibaret. Oysa, bizim atmosfere saldığımız sera gazları maalesef geçici bir sorun değil. Bu gazlar yüzünden bin yıllar boyunca gezegen iklimimiz olması gerekenden daha sıcak seyredecek.
“Olması gereken” derken neyi kastediyoruz peki? Bundan kasıt; gezegenimiz yüzeyinde yaşayan insan dahil tüm canlıların, yani bitkilerin, hayvanların, mikroorganizmaların alışık olduğu çevre koşullarını anlayın. Çoğu hayvan, sadece kendi iklim koşullarında var olabilecek biçimde gelişmiştir. Bir derecelik ısı artışı, canlının bulunduğu bölgedeki bitki örtüsünü değiştirir ve bu bitki örtüsü ile beslenen canlılar ortama adapte olamayarak yok olur. Denizlerde, nehirlerde ve göllerde yaşayan çoğu balık türü için su sıcaklığı büyük önem taşır. Sadece birkaç derecelik sıcaklık değişimi, binlerce balık türünün neslinin tükenmesine neden olabilir.
Bunların üstüne, insanlar gibi yüksek adaptasyon yeteneğine sahip canlılar, nesil tükenme tehlikesi yaşamasa da, bulundukları bölgelerdeki iklim değişiklikleri nedeniyle göçler yaşanması da kaçınılmaz olacak. Sular altında kalan kıyı bölgeleri veya çölleşen iç bölgelerde yaşayan milyarlarca insanın daha uygun yerleşim alanlarına göçme çabası, beraberinde ister istemez bölgesel yoğun savaşları ve elbette büyük insanlık dramlarını getirecektir.
O nedenle, küresel ısınma; ileride yaşayacağımızı düşündüğümüz mini buzul çağından çok ama çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor: Hem gezegenimizdeki canlılar, hem de insanlar için…
Hazırlayan Süleyman Yeşil
Geliştiren: Zafer Emecan
-
AZ KALDI DAYANIN..:))
-
İngiliz bilim insanları, Güneş’teki enerji dalgalarının azalması sonucu, Dünya’nın 2021 yılından başlayarak 2050’ye kadar 'mini bir buzul çağı'na girebileceğini bildirdi.
İNGİLTERE’nin Northumbria Üniversitesi’nde görev yapan matematik profesörü Valentina Zharkova, Dünya’nın mini bir buzul çağının eşiğinde olduğunu açıkladı. Zharkova ve ekibi, gelecekte küresel iklim değişikliklerinin matematiksel olarak tahmin edilmesine olanak tanıyan bir model geliştirmiş, bu da geçtiğimiz günlerde oldukça tartışılmıştı. Yeni hesaplamalara göre, güneşin manyetik dalgalarının azalması ve bunun da özellikle 2021-50 yılları arasında hava sıcaklıklarında ciddi bir düşüşe neden olması bekleniyor. Araştırma ekibi, daha önce 15. ve 19. yüzyıllar arasında aralıklarla görülen ve ‘Küçük Buz Çağı’ olarak adlandırılan dönemin bir benzerinin yaşanacağını tahmin ediyor.
2011 yılında NASA tarafından görüntülenen Güneş'in bu konumunda, çok az Güneş lekesi göze çarpmıştı.
Elektromanyetik radyasyon formundaki güneş enerjisi miktarını önceden tahmin edebilen bir matematik modeli geliştiren ekip, bu miktarın önemli bir şekilde düşeceğini bildiriyor. Güneş enerjisindeki bu düşüşün, tıpkı bir elektrik dinamosu gibi çalışan ve enerji dalgaları üreten içsel manyetik alanlardan kaynaklandığı belirtiliyor. Bunun dünyadaki hava sıcaklıklarında gözle görülür bir düşüşe yol açacağı kaydedilirken, 2021 itibariyle, özellikle 2030’dan başlayarak hava sıcaklıklarında belirgin bir düşüş olacağını tahmin ediyor. Profesör Zharkova, ekibin geliştirdiği modelin yüzde 97 oranında doğru tahminler yaptığını bildiriyor ve ekliyor: “Araştırma, insan hayatını etkileyebilecek düzeydeki solar aktivite düşüşünün ilk ciddi tahmini olarak tanımlanabilir.”
1646 ve 1715 arasında düşük sıcaklıklara bağlı olarak donan Londra'daki Thames nehri, böyle resmedilmişti.
Aslında yeni varsayım, 15’inci yüzyıldan 19’uncu yüzyılın ortalarına kadar dünya ısısında düşüş yaşanan ‘Küçük Buz Çağı’ dönemindeki tahminlere dayanıyor. Greenwich’teki Kraliyet Gözlemevi’nde görev yapan Walter ve Annie Maunder çifti, 1895 yılında bu dönemi açıklamak üzere ‘Maunder Minimum’, yani güneş lekelerinin yokluğu olarak bilinen bir teori geliştirmişti. Geniş bir kabul gören bu teoriye göre, güneş lekeleri ile Küçük Buz Devri arasında bir bağlantı bulunuyor ve bu periyod güneşteki enerji düşüşlerine bağlı olarak güneş lekeleri sayısının çok düşük olduğu bir dönemde meydana gelmişti. Küçük Buz Çağı’ndan önce güneşin üzerinde 40 ila 50 bin arasında güneş lekesi bulunurken, belirtilen döngülerde güneş üzerinde 50 güneş lekesi bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Öte yandan, Dünya’nın ikliminin, atmosferdeki bulutluluk oranının uzun dönemli dağılımı, sera etkisini oluşturan gazların miktarı, volkanik faaliyetler gibi çok sayıda nedenin bir araya gelmesiyle şekillendiğini de unutmamak gerekir.
-
Güzel senaryolar var,7-12 şubat arası güçlenerek gelir umarım,bu sefer olsun inşallah..
-
Gece ve sabah modellerinde keskin değişiklikler var, bir gün önceki modellerde ayın 6-7-8 ne 850 hpa da +8,9 veren modeller gece ve sabah çalışmalarında -8,9,10 vermiş durumda,lehimize önemli gelişmeler var, çok ufak değişimlerle güzel şeyler olabilir,takibe devam ...
-
3 yıldır,sistemler sınırımıza kadar gelip kaçıyor,ne olacak bu havaların hali...Şubat'ta şimdilik tat vermiyor, sistemler ötelenip duruyor, öteleye öteleye bahar gelecek...Umarım bu döngü bir an önce kırılır,soğuk ve yağışlı hava
şubat ayında bizimle olur,kıyıları geçtim dağlarımıza kar yapsın yeter, o seviyeye düştüm resmen..
Eksili değer göremeden bu kışı kapatmak istemiyorum..En geç Şubatın 7 sine kadar sistem ve sistemler gelmeli..
Şöyle 10 gün gece -3,-4-,-5 Gündüz 0-1 aralığında 2 gün yağışlı bi gün açık,tekrar iki gün yağışlı bi 10 gün periyot
yaşasak fena mı olur... :))
-
Bölgemize baktığımızda da güzel gelişmeler var,diyagramlar şenlenmiş,daha da şenleneceğe benziyor..
En güzeli uzun bir zamandan sonra yağış geliyor,Şubat güzel geçecek gibi duruyor..
-
Elazığ ve Malatya'daki vatandaşlarımıza geçmiş olsun,bu soğukta Allah yardımcıları olsun, önümüzdeki dönemde de
çok sert havalara maruz kalacaklar gibi gözüküyor,Devletimizin acilen barınma ve ısınma sorununu çözmesi gerekiyor..Allah yar ve yardımcıları olsun..
-
Hayırlı cumalar dilerim,Ay sonu ve 5-6-7 şubat gibi 2 salınım gözüküyor,ocak ayının 6 sından bu yana yağış almadık,hafta sonu az da olsa bir yağış gözüküyor,umarım bu gözüken sistemler gelirde sıkıntımız gider.
Bu arada 6 ocakta yağan kar hala dağlarımızda duruyor,uzun zamandır bu kadar uzun süre kalmamıştı,
inşallah erimeden üzerine ekleriz..
-
Uydu görüntülerinde Urla üzerinde kütle mevcut,yükseklerde kar olabilir..Uzunkuyu sıcaklık 5 derece gözüküyor..
Züğüt tesellisi..Bize de bu nasipmiş..
-
Kar yağışını geçtim, en azından şubat başı yağış gözükmeye başladı,bir ay sonra yağış alabilecek gibi duruyor..
ayın 6 sında yağan karlar hala dağlarımızda duruyor, bu sene tek tesellimiz bu olmasa bari..
-
Ayın 23-24 gibi sistem geliyor ancak orta ve doğu Karadeniz dışında yağış gözükmüyor,hatta ay sonu ve şubat başında ki görünen sistemlerde yağış sıkıntısı var,bol bol kuru soğuk yiyeceğiz, soğuklar yeteli olmayınca akdenizde ab de oluşmuyor, İspanya civarında çöreklenen ab de azorunun yükselişini bozuyor, soğukların inişini kısıtlıyor,bakalım bu trend ne zaman kırılacak, ao da pozitifte direniyor ,sıkıntılı dönem, yağışsız kışı sevmem hiç.Soğuk kaçar bol yağış gelir,soğuk kaçmadan bi sıcak cephe yakalasak bari..