Dünya Bankası’nın raporuna göre; iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bu değişiklikten dolayı tüm dünyada da büyük afetler yaşandığını ve meteorolojik olayların doğal afetlerin yüzde 73’ünü oluşturduğunu belirtiyor. Kadıoğlu, “Bunun için dünyada yeni bir eğilim oluştu. Afet risk yönetimi ile iklim değişikliği uyum çalışmaları bir başlık altında toplandı. Buna da iklim risk yönetimi diyoruz. Bu anlayışı Türkiye’ye getirmeye çalışılıyoruz. Çevre Bakanlığı ile BM Kalkınma programı, Türkiye’de iklim risk yönetimi raporu hazırladı. Ve değişikliğin, hidro meteorolojik afetleri nasıl etkilediği değerlendirildi” diyor.
İklim değişikliği Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
Sıcaklıktaki ortalamaların artması havanın uç değerlerini artıracak. Çok daha sıcak, çok daha fırtınalı, kısa ama şiddetli yağışlı gibi... Yanı sıra Türkiye 36-47 enlemleri arasında yer alıyor. Yani Türkiye, yarı kurak bir ülke. Bu nedenle daha çok çöl etkisinde kalınacak. Bu durumda, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı durumu değişiyor. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışsız geçecek ve bu giderek artan bir etkiyle görülecek. Dünya Bankası’nın raporuna göre; iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada bulunuyor, çünkü çok problemli bir bölgede.
Tüm dünya açısından bakınca da iklim değişikliğinden dolayı büyük afetler yaşanıyor. Meteorolojik afetler, doğal afetlerin içinde yüzde 73’ü oluşturuyor.
Aşırı sıcak gün sayısı artacak
1930’lardan başlayıp, 2010’lara kadar elde edilen verilere göre şöyle bir durum var: Türkiye’de iklim değişecek ve önümüzdeki 15-20 yıl içinde hava sıcaklığı 2 derece artacak. Ama bu artış aslında 33 derece sıcaklığın 35 derece olması anlamına gelmiyor. Yani yazları eskiden 35 ve üzerindeki dereceler 3-5 gün yaşanırken artık 15-20 kere karşılaşılır
2030'da kuru ve sıcak iklim olacak
IPCC Küresel İklim Modelleri ile yaptığı projeksiyonlara göre 2030 yılında Türkiye’nin de büyük bir kısmı oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girebilecek. Türkiye’de sıcaklıklar kışın 2, yazın ise
2 ila 3 derece artabilir. Yağışlar kışın az bir artış gösterirken yazın yüzde 5 ila 15 azalabilir
Türkiye’de afetlerin sayısı her yıl artıyor
Türkiye’de doğal afet sayılarına baktığımızda, en çok fırtına sonra sel ve dolu geliyor. Türkiye son yıllarda afetler büyük bir hızla artıyor.
DOLU: 2009’dan 2010’a dolular nedeniyle yapılan para yardımlarına bakınca yüzde 80 artış var. Bu da doluların artışını gösteriyor.
SICAK GÜN SAYISI: Türkiye’deki sıcaklıkların 30 dereceden çok olduğu günlerin sayısı yılda 80 gün olmuş. Gece sıcaklığındaki artışlar da önemli. Eskiden geceleri normal ısıdayken şimdi bir şekilde sıcak hava dalgaları artıyor. Bunun sonucunda büyük şehirlerde kent ısı alanları oluşuyor. Çünkü beton güneşi çekiyor. Bu da var olan sıcaklığa 9 derece daha ekliyor. Ve ölümler meydana geliyor. En yüksek sıcaklıklarda rekorlar kırılıyor ancak en düşük sıcaklık rekorları son 40 yıldır yok.
ÇIĞ: Çığlarla ilgili kayıplar 1930’larda 50 civarındayken 2010’lara gelindiğinde 1000 kişiye yaklaşmış.
SEL: En şiddetli yağışlar ve seller 2000 ile 2010 arasında oluşmuş ve artıyor.
HORTUM: Hortum 2001’de yılda iki civarındayken 2010’larda 12-13 civarında
YILDIRIM: 1940’larda yılda 10 civarındayken 2010’da 40-45’e çıkmış
DOĞAL AFET SAYISI: Türkiye’deki tüm afetlerin sayısı eskiden 500 civarındayken şimdi 3000.
Küresel ısınma ve etkileri durdu mu?
Bu bir şehir efanesi. Yani doğru değil. Gerçek şu ki, yaklaşık olarak son 150 yıldır gittikçe artan ve aşırı miktarda tüketilen petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtları ve arazi örtüsündeki değişimler nedeniyle, büyük miktarda zararlı gaz ve parçacıklar atmosfere salınıyor. Ve küresel iklim değişirken, küresel ısınma problemini ortaya çıkardı.
Böylece, ortalama küresel hava sıcaklığı 0,3- 0,6 derece arttı.1860 yılından 1996 yılına kadar kaydedilen en sıcak dört yıl ise 1990 yılından sonra olup, en sıcaktan itibaren sırasıyla 1995, 1990, 1991 ve 1994 yılları oldu. Araştırmalara göre, gelecek 40 yıl içindeki her 10 yılda 0,1dereceden daha fazla olan bir miktarda küresel ısınmanın kuvvetlenerek devam edeceği tahmin ediliyor..
Diğer bir deyişle, sanayi devriminden önce dünyanın ortalama hava sıcaklığı 15 dereceydi. Yani yaşama uygun hava sıcaklığını atmosferin sera etkisine borçluyuz. Atmosferin sera etkisi olmasaydı dünyada ortalama hava sıcaklığı -18 derece olacaktı. Yani, atmosferin sera etkisi hava sıcaklığını 33 derece artırdı. Sanayileşmeden sonra atmosfere salınan sera gazlarıyla dünyanın ortalama hava sıcaklığı 15,6 dereceye yükseldi. Son 140 yılda artış 0,7±0,2 derece oldu. 1860 yılından beri görülen en sıcak 20 yılın 19’u 1980’den sonra oldu.