Türkiye'deki son 15 senedeki kış mevsiminde sadece 2 Kış Mevsimi normallerin altında sıcaklıklarda kaldı: 2012 Kışı ve 2017 Kışı
Gelecek senelerde İstanbul'da artık kar yağışlarının Sıklığının azalacağını söylemek zor değil yani İstanbul'da artık 2-3 senede bir kar görülürken, şanslı olduğumuz senelerde ise yine küresel ısınma etkisi nedeniyle mesela deniz suyu sıcaklıklarının yüksek olması ve kuzeyden sarkacak çok kuvvetli üst seviye soğukları ile halk arasında "vortex" olarak bilinen sıcak çekirdekli siklonlar veya sağlam dekler ile hafızalara kazanabilecek güçlü karlı sistemler karşılaşma ihtimalimiz olacak. Sadece bu durum İstanbul için değil, Türkiye geneli içinde kar yağışlarının sıklığı azalacak ama kar yağışlarının şiddeti artacak.
Geçtiğimiz 2023-2024 Kış mevsimi de Türkiye'nin son 75 yılın en sıcak kış mevsimi olmuştu.
Aynı zamanda yine geçtiğimiz günlerde İTÜ'den Barış ve Sinan hocalarının hazırlamış olduğu Küresel Isınma'nın gerçekliğini çok net bir şekilde ortaya koyan haritaları ve grafikleri bu konuda da paylaşmak istiyorum. 1940 ile 2024 seneleri arasındaki yıllık sıcaklık ortalaması haritalarında özellikle 2010'dan sonraki dramatik değişim göze çok ciddi bir şekilde çarpıyor. Türkiye'nin en sıcak senesi 2024 senesi oldu.
Türkiye, Küresel Isınma'nın beraberinde getirdiği İklim Değişikliği'nden en çok ciddi şekilde etkilenecek ülkeler arasındadır. Zaten son açıklanan verilere göre 2024 senesi, Dünya'da Küresel ortalama sıcaklıkların ilk defa +1.5°C üzerine çıktığı için ve İklim Değişikliği beklenenden çok daha hızlı ilerlemeye başladığı için Türkiye'nin ivedilikle İklim Değişikliği'ne ve beraberinde getireceği başta "Susuzluk ve Kuraklık" tehlikesine karşı çok ciddi önlemler almaya başlamalıdır.
Havaforumun son paylaşımı korkutucu bunu görene kadar bu kadar farkında değildim ısınma süreci beklediğimizden çok daha hızlı devam ediyor.Çocuklarımıza eskiden kar yağıyordu buralara falan mı diyeceğiz bu gidişle
Aralık 2015'te Paris İklim Anlaşması imzalandığında, Dünya'nın Mart 2045'e kadar küresel ortalama sıcaklıklarda +1,5°C eşiğine ulaşacağı tahmin ediliyordu. Son verilere göre artık +1.5°C eşiğine 2030 yılının Haziran ayında ulaşacağız. Hükümetlerin, Birleşmiş Milletler - COP İklim Konferanslarına gidip iklim hakkında 3-5 bir şey konuşmaları haricinde bu konu hakkında atılmış adam akıllı bir icraat görünmüyor. Zaten "şimdilik" 1 senelik ortalamaya baktığımız zaman 2024 senesinde +1.5°C eşiğini geçtik bile. Hem Dünya'da hem Türkiye'de 2024 senesi, kayıtlı tarihin en sıcak senesi oldu.
İlerleyen günlerde açmayı planladığım Küresel Isınma konusunda, bu forumda daha detaylı bir şekilde hep beraber tartışacağız ve konuşacağız.
Maalesef şunu diyebilirim ki: Artık geri dönülemez yola girdik. Geçmiş Olsun...
şahsi cahil düşüncemdir ne kadar doğru ya da yanlış bilmiyorum ama şahsen küresel ısınmaya inanıyorum ama buna insan etkisi ile bozma ya da düzeltmeye inanmıyorum
bu bir döngü ve bı döngüden geçiyoruz kısmetimize bu düşüyor tamam yıllardır veri tutuluyor işte 100 yıl 30 yıl vs gittikçe ısınıyoruz vs ki öyledirde ama hiç fabrika baca sanayi vs olmasaydı atmosfere zararlı gaz dediğimiz zımbırtı yayılmasaydı da bu süreç yüz yıllık yıllar alan süreç değil mi bu yüzyıllarda bı döneme denk geldik ısınıyoruz vs ama ucu bucağı belli olmayan bu düzeni “at ossuruğu “mu bozacak aklım almıyor ucu çok açık, o kadar hassa değildir o zaman dükkan kapatalım
İşte Küresel Isınma konusunda tam olarak anlaşılmayan durum budur. Bugün yaşadığımız Küresel Isınma bu kadar önemli olmasının nedeni "HIZLI" bir şekilde yaşanmasıdır.
Dünya'mız 4.5 milyar yıllık tarihinde çok ciddi Küresel Isınma dönemleri yaşamış, aynı zamanda çok ciddi Küresel Soğuma dönemleri de yaşamıştır.
Bugün yaşadığımız Küresel Isınma'dan çok daha kötü Isınmalar yaşamıştır. Yani bugünden bir örnek verecek olursam, bugün yaklaşık 150 senesi öncesine göre +1.3°C daha sıcak. Ancak Dünya'da Küresel Ortalama Sıcaklıkları +6°C ve +8°C hatta +10°C üzerine çıktığı dönemler olmuştur. Ancak bunların hepsi yavaş yavaş ya da çok uzun dönem boyunca olmuştur yani 150-200 senede olmamıştır. Bugün yaşadığımız Küresel Isınma ise Dünya tarihindeki (en başta belirttiğim gibi) en "Hızlı" yaşanan Küresel Isınma'dır. Yani 150-200 senede 1.5°C üstüne çıkan bir küresel Isınma yok. Bunun böyle olmasının nedeni 1800'lü yıllarda başlayan ve hızla artan Sanayi Devrimi'dir. Evet, şu an içinde yaşadığımız Küresel Isınma bir döngünün sonucu olabilir, ancak bu kadar "Hızlı" yaşanmasının nedeni İnsanoğludur.
Devletler ve Devlet Yetkilileri Birleşmiş Milletlere iklim için konferans vermeye ve COP İklim Konferanslarına gidip kürsüye çıkıp iklim hakkında 3-5 konuşma yapmaları haricinde iklim için adım atılmış adam akıllı bir bir İcraat görünmüyor. Zaten bugün açıklanan verilere göre, 2024 senesi, Küresel Ortalama sıcaklıklarda ilk defa 1.5°C eşiği geçilerek Dünya'nın kayıtlı tarihindeki en sıcak sene oldu. Aynı zamanda 2024 senesi Türkiye'nin de kayıtlı tarihteki en sıcak senesi oldu.
İlerleyen günlerde açmayı planladığım "Küresel Isınma, Küresel İklim Değişikliği ve başta Türkiye olmak üzere Dünya'yı nasıl bir gelecek bekliyor" konusunda, bu forumda bu konuları daha detaylı bir şekilde hep beraber tartışacağız ve konuşacağız.
Kışın en verimli olduğu ay ocak ayında yazı yaşıyoruz, küresel ısınma şehirleşme diyip konuyu kapatanlar oluyor genelde; tamam da küresel ısınma sadece ege bölgesini mi etkiliyor ülkenin geri kalanı her sene olmasa bile ara ara kar yağışı alıyor örnek istanbul vortex olayı gibi ?
2024 yılı, kayıtlı tarihteki Türkiye'nin En Sıcak Yılı olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda Dünya'da da kayıtlı tarihteki En Sıcak Sene oldu.
Bu kış mevsiminin 2. yarısını umutlar daha iyi ancak ilk yarısını ülke geneli için kaybettik. Eskiden Ocak ilk haftalarda Anadolu coğrafyasında, Doğu Anadolu'da metrelerce kar kalınlığından bahsedebiliyorduk, özellikle son senelerde ve bu kış mevsimi de dahil Ocak ilk haftasında artık 10-30 cm kar kalınlığından bahsedebiliyoruz. Artık kış mevsimlerini hem kısaltmaya hem de kaybetmeye başladık.
İlerleyen senelerde Küresel Isınma ile birlikte daha da ısınan denizlerimiz ile daha soğuk olan üst seviye soğuğuyla çakıştığı zaman "halk arasında 'vortex' denilen" böylesine "extreme" kar yağışları vb. olaylar ile karşılaşabileceğiz.
Küresel Isınma'dan en çok etkilenecek bölgeler arasında ülkemizin de bulunduğu Akdeniz havzasında özellikle Ülkemizde ciddi şekilde etkilerini hissetmeye başlayacağız ve zaten şimdiden etkilerini hissetmeye başladık. Özellikle "Kuraklık" anlamında.
Bunun dışında zaten aşağıda alıntı yaptığım mesajımda da belirttim mesela, Kuzey Atlantik Okyanusu son 5 senede çok ciddi şekilde ısındı bu yüzden Parazit Alçak Basınç (AB) sayısı arttı ve bizim ülkemize gelecek olan sistemleri kaçırıyoruz bu yüzden.
Bunun dışında yine Yüksek Basınç alanları (YB) hem etki alanı hem de süresi uzadı. Kış mevsiminde mesela tabiri caizse yapıştı mı gitmeyen Yüksek Basınç alanları görmeye başladık.
İstanbul'da da, İzmir'de de 5 sene sonrada, 10 sene sonrada kar yağışları görülebilmeye devam edecek. Yani Küresel Isınma şu anlık o kadar kötü değil. Ama gidişat hiç ama hiç iyi değil.İlerleyen günlerde açmayı planladığım Küresel Isınma konusunda bu konuya çok daha detaylı bir şekilde açıklamayı düşünüyorum.
2024 yılı, kayıtlı tarihteki (1940'tan itibaren) Türkiye'nin En Sıcak Yılı olarak kayıtlara geçti.
Ayrıca bu kış mevsimi için konuşursak, bu kış mevsiminin 2. yarısını umutlar daha iyi ancak ilk yarısını ülke geneli için kaybettik. Eskiden Ocak ilk haftalarda Anadolu coğrafyasında, Doğu Anadolu'da metrelerce kar kalınlığından bahsedebiliyorduk, özellikle son senelerde ve bu kış mevsimi de dahil Ocak ilk haftasında artık 10-30 cm kar kalınlığından bahsedebiliyoruz. Artık kış mevsimlerini hem kısaltmaya hem de kaybetmeye başladık.
Kuzey Atlantik Okyanusu'ndaki son 5 senedeki ısınması korkunç boyutta. Ülkemize gelecek olan sistemlere engel olarak ortaya çıkan Parazit AB'lerin son senelerde artış göstermesi nedeni bu.
Baltık Denizi'ndeki son senelerdeki ısınması korkunç boyutta. Geçtiğimiz senelerde daha sık karşılaşmaya başladığımız olan Baltık Denizi üzerinden geçerken bir anda ortaya çıkan Parazit AB ve sistemin ülkemize gelmesini engellemişti.
Ayrıca Küresel Isınma sadece okyanus/deniz suyu sıcaklığı değil, aynı zamanda çok geniş bir etki alanına sahip ve yapıştı mı gitmeyen Yüksek Basınç (YB) alanlarıyla karşılaşmaya başladık.
Zaten Türkiye'ye adam akıllı sistemlerin gelmesi sancılı bir süreç iken birde bu üstte yazdığım problemler ortaya çıkınca hem model takibi yapmak çok daha sancılı bir süreç haline dönüyor hem de zaten ülkemize sistemlerin inmesi çok zor olmaya başlıyor.
Eğer forum yönetiminin izni olursa ilerleyen günlerde çok daha detaylı ve açıklayıcı bir şekilde değineceğim Küresel Isınma'nın etkileri ve Küresel Isınma'nın uzun vadeli projeksiyonlarda başta Türkiye olmak üzere bizi nasıl bir Dünya beklediğine dair bir konu açmayı düşünüyorum.
Meteociel sitesinde geç güncelleniyor. ECMWF modelinin vadesi 360 h olduğu vakitten sonra meteoroloji sitelerinde 20.00'da güncellemeye başlanıyor. Ücretsiz olan Meteologix meteoroloji sitelerinde güncelleniyor. Meteociel sitesini beklemeye gerek yok.
Meteologix sitesinde ECMWF bu akşam güncellemesi bitti bile. Buradan bakılabilir:
Meteociel sitesinde geç güncelleniyor. ECMWF modelinin vadesi 360 h olduğu vakitten sonra meteoroloji sitelerinde 20.00'da güncellemeye başlanıyor. Ücretsiz olan Meteologix meteoroloji sitelerinde güncelleniyor. Meteociel sitesini beklemeye gerek yok.
Meteologix sitesinde ECMWF bu akşam güncellemesi bitti bile. Buradan bakılabilir:
2024 yılı, kayıtlı tarihteki (1940'tan itibaren) Türkiye'nin En Sıcak Yılı olarak kayıtlara geçti.
Ayrıca bu kış mevsimi için konuşursak, bu kış mevsiminin 2. yarısını umutlar daha iyi ancak ilk yarısını ülke geneli için kaybettik. Eskiden Ocak ilk haftalarda Anadolu coğrafyasında, Doğu Anadolu'da metrelerce kar kalınlığından bahsedebiliyorduk, özellikle son senelerde ve bu kış mevsimi de dahil Ocak ilk haftasında artık 10-30 cm kar kalınlığından bahsedebiliyoruz. Artık kış mevsimlerini hem kısaltmaya hem de kaybetmeye başladık.
Kuzey Atlantik Okyanusu'ndaki son 5 senedeki ısınması korkunç boyutta. Ülkemize gelecek olan sistemlere engel olarak ortaya çıkan Parazit AB'lerin son senelerde artış göstermesi nedeni bu.
Baltık Denizi'ndeki son senelerdeki ısınması korkunç boyutta. Geçtiğimiz senelerde daha sık karşılaşmaya başladığımız olan Baltık Denizi üzerinden geçerken bir anda ortaya çıkan Parazit AB ve sistemin ülkemize gelmesini engellemişti.
Ayrıca Küresel Isınma sadece okyanus/deniz suyu sıcaklığı değil, aynı zamanda çok geniş bir etki alanına sahip ve yapıştı mı gitmeyen Yüksek Basınç (YB) alanlarıyla karşılaşmaya başladık.
Zaten Türkiye'ye adam akıllı sistemlerin gelmesi sancılı bir süreç iken birde bu üstte yazdığım problemler ortaya çıkınca hem model takibi yapmak çok daha sancılı bir süreç haline dönüyor hem de zaten ülkemize sistemlerin inmesi çok zor olmaya başlıyor.
Eğer forum yönetiminin izni olursa ilerleyen günlerde çok daha detaylı ve açıklayıcı bir şekilde değineceğim Küresel Isınma'nın etkileri ve Küresel Isınma'nın uzun vadeli projeksiyonlarda başta Türkiye olmak üzere bizi nasıl bir Dünya beklediğine dair bir konu açmayı düşünüyorum.
Bu görüntüde ise uygun üst seviye rüzgar koşullarında sağlam dekler görülür.
Ancak vade çok uzun, modelin son vadelerinden bahsediyoruz, daha çok değişecektir. GFS modelinin bugün, dün ile alakası olmayan güncellemeleri var. Takibe devam.
6 Ocak ve sonrası için tüm modellerin senaryolarında neredeyse -15°C'ye varan senaryolar gelmeye başlamış. Önümüzdeki günlerde böyle senaryoların sayısı artmaya başlayacak ve modellerin ana çalıştırmalarında sistemi iyice görmeye başlayacağız.
Aksiyon dolu günler ve aksiyon dolu güncellemeler bizi bekliyor.
Bu akşamki GFS modeli gibi olursa, 11 Ocak sonrasında İstanbul'da 500 hPa'da -41°C oturacak. Uzun süreli blokaj verdi.
Vade Daha Uzun, her durum Değişime Fazlasıyla Açıktır. Sabırla Takibe Devam.
Chronic53wildleo1907 hocalarıma katılıyorum. Son yılların en potansiyelli Ocak ayı olacak gibi duruyor. 10 Ocak civarı gelmesi beklediğim sistemde İstanbul'un Bakırköy sahilinde, Kadıköy/Moda sahilinde, Tuzla sahilinde bile kardan adam yaptıracak güçte bir sistem olabilecek gibi duruyor. Değişime fazlasıyla açıktır, Takibe devam.
Yaklaşık 1 hafta - 10 gün sonra modellerde bu sistem kendini göstermeye başlayacaktır. Modellerde sistem kendini göstermeye başladığı zaman Azor'un konumunu dikkatle takip edeceğiz.
Neden bu tarihlerde bir sistem beklentimiz var?
Kısaca ve olabildiğince anlaşılır bir şekilde açıklayacak olursak:
Bu ayın son günlerinde, yılbaşında zonal rüzgarlarda yavaşlama görülüyor. Bu durumda Arktik Bölgeden güney enlemlere güçlü bir salınım bekleyebiliriz. (1. Görsel)
Bu ayın son günleri için "Pasifik Çukuru (ya da Oluk diyebiliriz)" ve "Grönland Yükseği" gözüküyor ancak 10 Ocak civarı sistemine kadar sürmeyecek gibi duruyor.
Ayrıca, ECMWF tahminlerinde yine 3-5 Ocak gibi ATR (Atlantic Ridge) Atlantik Sırtı gözüküyor, bu da bizim için potansiyel sistemin temelini oluşturabilecek etmenlerden biri. Yani bu Avrupa Yükseğinede dönebilir. Ancak yukarıda dediğim gibi burada Azorun konumu ve hamlesi çok önemli olacak. (2. Görsel)
Bu veriler günlük olarak değişiyor, değişime fazlasıyla açıktır, vade daha uzun, sabırla takibe devam.
ECMWF bu akşam güncellemesinde 22-23 Aralık için sabaha göre daha kötü çıktı, asıl soğuklar Balkanlar'da kaldı, sabahkinde İstanbul'da aynı saatte 850hPa'da -7°C varken, bu akşamkinde aynı saatte -2°C var. Takibe devam.
Ancak ECMWF modeli 28 Aralık itibariyle uzun süreli bir sistem verdi. 30 Aralık'ta İstanbul'da 850 hPa'da -9°C var. İstanbul'da 29-30 Aralık'ta kar yağışları için uygun rüzgar yönü yok bu yüzden kar haritası kötü gelecektir ancak zaten şimdiden takip edilmesi gereken rüzgar-yağış durumu değil, sistemin ana hatlarının oluşmasıdır. Aralık ayının son günlerindeki ve modellerin son vadelerinde gösterdiği bu sistemi takibe değer görüyorum.
Kesinlikle katılıyorum, en azından (gelmeyecek olsa bile) insan modellerde bir şeyler görmek istiyor,biraz heyecan lazım bize...
Aralık son haftası için GFS'de bir sistem belirtisi yok ancak ECMWF haftalık tahminlerinde Aralık son haftası için bir sistem belirtileri gelmeye başladı . Takibe devam.