Beiträge von kapadokya50

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Arkadaşlar bir yakınım Hacettepe üniversitesi yazmış üniversite veya şehir hakkında bilgisi olan var mı ulaşım falan

    Hangi bölüm olduğu önemli.

    Beytepe kampüsü güzeldir, çoğu fakülte orada bulunur.

    Bir de dikimevinde var Hacettepe tıp orada.

    Beytepe kampüsü şehir merkezine nispeten uzak diyebiliriz ( Yurtların yerlerini dikkate alarak).

    Kampüs içi ringler var. Onun haricinde Söğütözü metrosu ve belediye otobüsleri ilede ulaşımını sağlayabilir.

    Ankara için ise denilecek bir şey yok, Türkiye’nin insani gelişmişlik açısından en iyi şehri Ankara’dır.

    81 vilayetin tamamını görmüş biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim ( 4 sene İstanbul 1 sene İzmir’de yaşadım).

    Buradan eski Gazi mezunlarınada varsa eğer forumda selamlar.

    Ankara Altındağ’da bazı olaylar olmuş.

    Semti duydum şaşırmadım açıkçası.

    Altındağ Ankara’da Mamak ile beraber en fazla Suriyeli mültecinin yaşadığı merkezlerden biri.

    Özellikle olayların olduğu semt, son bir kaç senedir bölgedekiler tarafından Halep olarak anılıyordu.

    Altındağ eskiden beri sıkıntılı olan bir semt.

    Eskinin dağılan mahallelerin de böyle bir olay olsaydı, polis molis dinlemez Etimesgut’a kadar sürerlerdi.

    Karapürçek tarafının daha sıkıntılı olduğunu biliyorum göçmenler dolayısıyla. Yakında orada da bir patlak çıkabilir.

    Keza İstanbul’a gelelim Esenyurt, Şirinevler, Bağcılar, Sultangazi ve Yenibosna gibi yerler çok sıkıntılı bu açıdan.

    Arkadaşlar bilinmesi gereken bir şey var, binlerce kişinin elini kolunu sallayarak ülkeye girmesi ülkenin kuruluş ayarları ile oynuyor bunun farkında olmamız lazım.

    Suriyeliler belli bir prosedür ile ülkeye geliyor, ancak bu gelen Afganların ne olduğu belli değil.

    Gelenlerin bir çoğu ise şehir savaşını bilen tipler.

    Yani önlem almak gerekiyor.

    Devletin önlem almadığı yerde, halk adaleti sokakta arar arkadaşlar bunu unutmamak gerekiyor.

    Aslında ilk yarısı için kötü olmayacak potansiyele sahipti,2 orta sistem çıkarabilirdik şanssızlık işte. Batı avrupa doğru derin siklonların grönland blokajının azizliğine uğradık.E sonra ne oldu oraya giden derin siklonlar sayesinde ural hazar yb si bitmek bilmedi atmosfer kendini toparlayamadı.

    Yağışın neden olmadığının teknik altyapısını biliyorum.

    Genel olarak bir değerlendirmede bulundum, şu ana kadar iyi olan bir şey yok maalesef.

    Bakalım önümüzde olan süreç ne gösterecek.

    Aslında ilk yarısı için kötü olmayacak potansiyele sahipti,2 orta sistem çıkarabilirdik şanssızlık işte. Batı avrupa doğru derin siklonların grönland blokajının azizliğine uğradık.E sonra ne oldu oraya giden derin siklonlar sayesinde ural hazar yb si bitmek bilmedi atmosfer kendini toparlayamadı.

    Yağışın neden olmadığının teknik altyapısını biliyorum.

    Genel olarak bir değerlendirmede bulundum, şu ana kadar iyi olan bir şey yok maalesef.

    Bakalım önümüzde olan süreç ne gösterecek.

    Şu döneme kadar neresinden tutarsan tut elinde kalacak bir kış.

    Tek artı yönü havaların soğuk olmaması, hem yağış olmayıp hem kuru ayaz olsaydı daha kötüydü.

    En azından insanlar şu dar dönemde ısınma masrafından kurtuluyor.

    Tarihe geçeceğiz, ama kuraklık açısından.

    2009 yılından beri belli sürelerde Ankara’da bulunan bir insan olarak şunları hatırlıyorum.

    En yağışlı bahar ayı 2011 yılı.

    Meşhur 16 Haziran 2011 sistemini çoğu kişi bilmez ;)

    En yağışlı kış mevsimi 2012 kışı, bahar ayı ise bir o kadar kötüydü.

    En ılıman ve yağışlı kış 2010 kışı.

    En sıcak yıl 2020 yılı.

    Mart 2011 sistemi de unutulmaması gereken sistemlerden.

    Benim favorim hepsi arasında 16 Haziran 2011 sistemi.

    Çankaya’da yağan dolu Çetin Emeç’te mahsur kalmamız, balık adamların köprü altlarına girmesi :)

    Tarımsal sulama üzerine uzunca bir yazı yazacağım, bir çok kişi tarımsal sulama ile ilgili olan devlet politikasından ve çiftçi yaklaşımından bir haber.

    1. En büyük yanılgıdan başlayalım, vahşi sulama çiftçi söylemi ile salma sulama yapan çiftçi sayısı bazı yerlerde hiç yok denilecek kadar azaldı.

    Zannedildiği gibi vahşi sulama yapılmıyor, yağmurlama sulama ve pivot sulama sistemine geçileli yıllar oldu özellikle İç Anadolu için konuşuyorum.

    2. Açılan derin kuyu sondajlarından bahsediliyor. İç Anadolu’dan örnek vereceğim.

    Mısır, patates, pancar vb sulama ihtiyacı olan bir bitki ekildi diyelim. Bu adam sulama yapmayarak ne verim alabilecek ?

    Şimdi e kardeşim buğday eksin kurak iklim bitkileri eksin diyeceksiniz, peki bunlar ne para kazandıracak ?

    Yukarıda saydığım bitkiler bile para etmeyip çiftçi perişan oluyor zaten.

    Vahşi sulama vb söylemler ile televizyona çıkıp araziden haberi olmayan biri oltaya yem atıyor herkes takılıyor.

    Kardeşim maden öyle, dsi ne işe yarıyor ?

    Kızılırmak İç Anadolu’nun içinden boşa akıp gidiyor proje yapılmıyor.

    Konya ovası projesi yapıldı, Göksu’dan su getirmek için dsi’nin sulama kanalları yine çok az bir alana yapıldı.

    Su olsa adam zaten kuyu vurmaz ya da kuyusunu yıldan yıla derine indirmez.

    Neden GAP projesi gibi bir proje İç Anadolu’ya yapılmıyor ?

    Bu bölge devletin üvey evladımı ?

    Doğu’da çoğu bölgeden su kullanım parasını ve elektrik parasını bile alamayan devlet, İç Anadolu çiftçisi için neden kılını kıpırdatmıyor ?

    Aksaray ovasını düşünün Türkiye’nin en verimli arazilerinden biri Eskil bölgesinde alınan rekolte nerdeyse Adana ile yarışır.

    Kızılırmak’tan Aksaray ovasına su getirecek bir proje devlet yapamaz mı ?

    Kayseri, Sivas, Nevşehir yapılan bir proje bile göremezsiniz.

    Vahşi sulama cart curt, suyu buldu da vahşi sulaması kaldı Allah’ın seviyim.

    Biz sezon içinde ayda 130-140 bin lira civarı elektrik faturası ödüyoruz tarımsal sulamaya. Biz de memnun değiliz, ama devletin kılını kıpırdattığı yok.

    Yanlış duymadınız ayda 140 bin elektrik faturası.

    Bu işler medyadan anlatılan gibi değil, buyurun çıkın gelin gerçekleri arazide görün.