Herkese Günaydınlar Sevgili HF katılımcıları;
Gününüz güzel geçsin, her şey istediğiniz gibi, gönlünüzden ne geçiyorsa, öyle olsun.
Kışlarınız soğuk, kar yağışlı ve yağmurlu, yazlarınız rüzgarsız, günlük güneşlik olsun.
Yüzünüzde hep güller açsın.
Herkese Günaydınlar Sevgili HF katılımcıları;
Gününüz güzel geçsin, her şey istediğiniz gibi, gönlünüzden ne geçiyorsa, öyle olsun.
Kışlarınız soğuk, kar yağışlı ve yağmurlu, yazlarınız rüzgarsız, günlük güneşlik olsun.
Yüzünüzde hep güller açsın.
Aslında evet, Edirne başta, Trakya iyi yağışlar aldı. Trakya yükseklerine kar yağışı da oldu.
İçme suyu olarak normalde Trakya'nın bir sorunu olmaması gerekirken, plansız büyüyen İstanbul'u beslemeye çalışmak, tekstil yıkama ve boyama fabrikaları, pepsi ve coca cola fabrikaları, plansız göç alan, Çorlu ve Çerkezköy bu yeraltı sularını hoyratça kullandıkları için, su sorunu katlanarak büyüyecek.
Tarım içinde, Gelibolu kısımları hariç yine sorun yok gibi görülüyor ama yaşanmayan kış, doğanın erken uyanmasına sebep oluyor. Bundan sonra gelebilecek / gelecek aşırı soğuklar, tarımı da kesilikle vuracaktır.
Bana kalırsa bizi hatta Trakya özelinde tüm Ülkeyi zor bir yaz mevsimi bekliyor olacak.
@Haktan Allah şifalar versin, inşallah her şey iyi olur. Önemli olan içinizde taşıyacağınız umut olmalı. Umut var oldukça, hayat da sürecektir.
Sevgi ve selamlarımla
Elbette kendime ait siyasi bir görüşüm var. Kendimi "yanında" hissettiğim bazı düşünceler de var.
Yıllardır, forumlarda, sosyal medya da yazar, çizerim.
Ama her zaman, siyasi "polemiklerden" uzak durdum. Hem sağ hem sol ( sağ ve solu iki farklı düşünce gibi algılayabilirsiniz) tarafta arkadaşlarım, dostlarım, yediğim içtiğim ayrı olmayan insanlar var.
Şunun için yazıyorum bunu, Ülke öyle bir hal aldı ki; her kesimden insanların söyledikleri, eğri, doğru,yanlış diye düşünülmeksizin red ediliyor. her düşünce, kendi düşüncesini açık açık dile getirmekten korkuyor linç edilirim diye.
Biraz da yaşadıklarım, yaşım daha doğrusu hayat tecrübem beni bunu yazmaya zorladı bugün.
Sebebini bilmiyorum ama çok üzülüyorum.
Düşüncesi ne olursa olsun, insanlar birbirini dinlesin. Önce söylenenleri bir tartsınlar. Ama bu ölçüm sırasında da, ideolojik çekişmeleri bir yana koysunlar.
Eğer, bilgisayar başında oturup, internete bağlanıyor, bir tarayıcı açıp, bir yerlerde bir şeyler yazıyorsan, belli bir bilgi birikimin var demektir.
Ülkenin şu an ihtyacı olan tek şey, insanların bir biri ile "konuşması"
Çekinmeden, kavga etmeden, hakaret etmeden konuşun. sadece konuşun ve tartışın.
bir çok şeyin çözümünün bu olduğunu göreceksiniz.
konuşun.
Not : Dedim ya, neden yazdım bunu bilmiyorum. Çok değer verdiğim ve birbirlerine de değer verdiklerini düşündüğüm iki dostumun saçma nedenlerle kavga ettiklerini gördüm sanırım ondandır. Bunu yazıp, başınızı şişirdiğim içinde çok özür diliyorum. Tüm güzel günler, sizlerin olsun.
Herkese merhaba. Öğrencinin dersleri, çalışanın işleri, asker ve polisimizin başarıları, çiftçimizin emeği daim olsun. Sabreden kazansın, sabrın sonu selamet olsun.
Herkesin yolu açık olsun.
Hocam, Allah emeğinizi boşa çıkarmasın inşallah. Ellerinize sağlık.
Daha hiç gözlük takıp, ateş filan etmedim. siz, " tamamdır bu iş" dediğiniz an da o emojileri yapacağım, içimde ukde kalmasın
yani talimatı sizden bekliyorum ![]()
kolay gelsin, Allah işinizi rast getirsin.
T.S.K. tarafından yapılan son açıklamaya göre 11 şehidimiz, 11 yaralımız var. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum.
Bu Vatan için şehit olan kahramanlarımızın mekanları Cennet olsun inşallah.
Meksika depreminden inanılmaz görüntüler
Tabi buradaki durum @4şubat'ın paylaştığı Tayvan depreminden daha farklı. Tayvan depreminde, bina kalitesi iyi görünürken tipik bir "zemin sıvılaşması" olayı fark ediliyor.
Meksika da olan depremde ise, bina kalitesi de sorunlu ( statik-malzeme gibi) ,
Yine büyük olasılık depremin mekaniği de farklı olabilir. Görüntülerde, sanki bir su basıkını-tsunami de var gibi.
neticede, Allah herkesi böyle felaketlerden korusun.
Fotoğraflara bakınca hemen ilk yorumum şu;
Yapılar genelde sorunsuz, statik ve malzeme olarak gayet iyi durumdalar. Sorun "zemin sıvılaşması" dediğimiz durum.
zeminin mukavemeti, sıvılaşma ile kaybolunca, yapılar bütünlüğünü muhafaza ederek yıkılomışlar.
Çok büyük geçmiş olsun. Umarım büyük can kaybı olmaz. Yapı kalitesi yanında, zemin etüdünün be kadar önemli olduğunu görmek için ideal resimler olmuş.
Kar ile ilgisi yok. Ama ben bu forumun müdavimi oldum galiba
sabah ilk işim burasını açıyorum, şu saatte hala burdayım. Model güncellemesi bekliyorum :))
güncellemeyi paylaşan, yorumlayan her arkadaşın ellerine sağlık, forumun her konusuna katkı sağlayan herkesin ellerine sağlık.
kendi adıma, herkese teşekkür ederim ...
Bu konuda Teslanın çalışması olmuş, ilk denemesi bir inşaat asansöründe olmuş ve inşaat asansöründe sallantı yaşanmış.Gölcük depremi ile ilgilide şunu söyleyebilirim.Zaten uzun süredir ciddi manada enerjiyi boşaltabilecek düzeyde büyük bir deprem olmamıştı o fay üstünde ve illa ki gerginliğe dayanamayan fay enerjisini boşaltacaktı. HAARP ile oldugu düşüncesinde de şöyle bir durum var zaten iddialar deprem yaratıldığına dair değil de var olan enerjiyi boşaltmaya yönelik bir çalışma olduğu yönündeydi.Bu ne kadar doğru ne yanlıştır bilemem ve bilemeyiz de asla da bilemeyeceğiz ama eğer bu araştırmalar dünya çapında sınırlandırılmak isteniyorsa ciddi manada silahlandırılmaya müsait bir proje olduğu öngörülebilir.Bu projede kullanılan elf ışınları toprağın da altına geçebilen ışınlardır bunu da söylemek isterim .
Konunun çok uzatılması tarafında değilim açıkçası. Sebebi de, Tesla ile beraber anılan bir çok olgu var. İşte Haarp, Philadelphia deneyi, kıtalararası enerji transferi gibi. Ama bunlar ne yazık ki elle tutulur veya bilimsel olarak henüz ispatı yapılabilmiş "şeyler" değil. Kendi adıma ispatlanmasını isterdşm açıkçası. Çünkü bahsi geçenler, insanlığın yararına kullanılabiiecek olgular, tabi kontrollü şekilde.
Ama tekrarlıyorum, bilimsel ispatı olmayan ve/veya yapılamayan olgular hala.
Mesela, yine Tesla'nın yerin belli bir seviye üzerinde bir güç alnı oluşturup, fosil yakıtları tüketmeyen ve elektrikle çalışan araçlar projesi de var. Ya da elektrik transferini kablosuz yapma projeleri. Ama ne yazık ki yine, şu anda aşamadığımız teknolojik sorunlar yüzünden gerçekleşemiyor.
Ben bunu şuna benzetiyorum, bazı dönemlerde gazetelerde haberler çıkar. işte yakıtsız motor, devridaim teknolojileri geliştirilmesi filan gibi. Ama bu buluşlar hep bir şeyi göz ardı eder. " sürrtünme kuvvetini"
Sürtünme kuvvetini yok edemedikçe, bunların icat edilmesi mümkün değildir. İşte Tesla'nın icatları da böyledir. DÜnyanın kendi yaattığı manyetik alanlar, hep ilave güçler kullanılmasını gerektirir gibi.
Kağıt üzerinde olan şeyler, pratikde yine üstüne basa basa söylüyorum, "ne yazık ki olmuyor"
o bakımdan, elle tutup, bilimsel olarak ispatlarını görmediğim sürece, kendi adıma ikna olmayacağım sanırım.
Saygılar
blog da özellikle "haarp" konusu tartışılıp, üzerinden teoriler geliştirilmeye çalışıldığını görünce ( doğal ve haklı sebeplerle) bu konuda çok kafa karıştırmadan, bir kaç şey söylemek isterim.
İnsanlar açıklamakta zorlandıkları konularda, o konuyu açıklamaya çalışan teorilere ( ki komplo teorileri bu bağlamda düşünülebilir) bel bağlarlar. Özellikle meteorolojik olaylar ve deprem konuları da bu kapsamın içinde. Bazı çoğrafyalarda sıklıkla olan deprem ve meteorolojik olayları HAARP teknolojisi ile açıklamaya çalışıyoruz. Bende şunu söylemeye çalışıyorum, teknoloji teorik olarak mümkün görülmekle beraber, günümüz şartlarında pratikde uygulanması nerede ise imkansız. Neden peki?
a-) levha kırıkları kaynaklı oluşan depremlerin yarattığı enerji çok büyük bir enerjidir. Örneğin, 1999 Gölcük depreminde sadece Gölcük için konuşursak, yarattığı tahribat aynı noktaya Hiroşima'ya atılan atom bombasının aynı gücünde 10-15 bombanın atılması anlamına gelmektedir. Bir de depremin, bir hat boyunca, yaklaşık 70 km uzunluğunda oluştuğunu düşünün. sadece fay hattı üzerindeki korkunç enerjiyi hayal edebilirsiniz.
Kırıldığında bu enerjiyi çıkaran bişr mekanizma, oluşabilmesi içinde aynı enerjiye ihtiyaç duyar.
b-) bu enerjiyi yaratabilmek, günümüz teknikleri ile çok güç. Komplo teorilerinde bahsedilen, körfezde bekleyen Amerikan gemileri gibi durumlarda, bu enerjiyi üretecek güç jeneratörlerini, yine günümüz teknolojisi ile o gemilere monte edebilmek neredeyse imkansıza yakındır.
c-) Nikolai Tesla çalışmalarını, elektromanyetizma ve enerjinin bir bölgeden diğer bir bölgeye, iletken teller olmadan transferi için yoğunlaştırmıştır. Fakat, bu depremi yaratacak enerjinin transferi sırasında, oluşacak manyetik alanlar o kadar büyük / güçlüdür ki, eğer gerçek olsaydı, enerji nakli hatttı boyunca tüm madeni nesneler, bu hayali transfer hattına doğru çekilirlerdi, fakat bu olayı da deprem öncesinde görmedik.
d-) şu an da mevcut teknoloji, elektromanyetik dalga transferinin, bulutlar, rüzgarlar ve bunların hareket yollarını etkileyebilecek güçte enerji üretememektedir.
kısaca özetlemek gerekirse, HAARP teknolojisi dediğimiz şey, açıklayamadığımız olayları, mantığımıza uygun şekilde açıklayabilecek bir teoriden öte gidemez.
DÜnya üzerindeki kara parçaları, bir magma tabakası üzerinde hareket ettikçe, kıtaların ayrılması ve tekrar birleşmesi teorileri gereğince fay hatları boyunca kırılacak ve depremler meydana gelecektir.
Dünya, kendi etrafındaki ve güneş etrafındaki dönme hareketini yaptıkça, atmosfer hareket halinde olacak, sıcak-soğuk-basınç gibi parametreler rüzgar, yağmur ve diğer atmosferik olaylar oluşacaktır.
Bizim yani insanların etki ettiği hiç bir faktör yok mu derseniz, evet var.
- bilinçsiz yapılaşma
-akarsuların ve yeraltı kaynak sularının bilinçsiz tüketim ve kirletilmesi
- plansız, enerji tesis ve sanayileşme
- doğal bitki örtüleerinin yok edilmesi
gibi
kısaca, Dünyamıza iyi bakmalıyız. Tüm deprem uzmanlarının dediği gibi de, deprem öldürmez, yaşadığımız tüm yapıları, yapı teknişklerine uygun inşa etmeliyiz.
Aslında beklediğimiz ve ümidimizi kesmediğimiz kar yağışı olsa bile, Trakya'yı ve Ülkemizi ciddi bir kuraklık sorunu bekliyor.
Bence bir çok sebebi var. Dünya'nın doğal döngüsü içerisinde oluşan ısınma, insanların atmosfere sera gazları salımını abartması, doğal akarsuların yataklarını bozmamız, yeraltı sulrını aşırı tüketip kirletmemiz, doğal bitki örtüsünü bozmamız daha doğrusu yoketmemiz ve planlama yapmadan kurulan sanayi, enerji tesisleri ve bilinçsiz yapılaşma.
netice de Trakya'yı örneklersek, çok değil daha 20 yıl öncesinin kışları, kar ve yağmur yağışları artık yok. anlık, kısa süreli ve şiddetli yağışlar olsa bile, tarıma ve içme sularına katkısı yok.
hatta, çok şiddetli ve debisi yüksek yağışlara göre planlanmamış ve teoride mümkünde olmayan altyapımız çok kötü, olumsuz olarak etkileniyor.
Yapacak tek şey var. Bilinçsiz yapılaşma ve doğal bitki örtüsü yok edilmeye devam edecekse eğer, hemen ama hemen, Mikdat Kadıoğlu hocanın deyimi ile, " yağmur hasadına" geçmeli ve bununla ilgili tesisleri acilen kurmalıyız.
yoksa bizi, ve İstanbul gibi bir metropolun dibinde yer alan özellikle Trakya gibi bir lokasyonu KURAKLIK çok can acıtıcı bir şekilde vuracak. İşin kötüsğü, önlem almaya vaktimiz bile olmayacak.
05.02.2018 saat 13:00'da Çorlu da çektiğim fotoğraf. Yorum yok
forum.havaforum.com/attachment/16410/
10 Şubat 2014 tarihli Bafra Haber'den bir haber.Kış sıcak geçsin ya ne olacak ki diyenlere
"Bahar Havası Nedeniyle Arı Ölümleri Artabilir"
İsmail Demir, "Kış ortasında yaşanan bahar havası nedeni ile arı ölümleri artabilir" dedi.
İl Müdür V. İsmail Demir yaptığı açıklamada, ülke genelinde hava sıcaklığının mevsim koşullarının çok üzerinde seyretmesi ve ani ısı değişikliği nedeniyle bal arısı kolonilerinin kış salkımını bozarak gerek bal ve polen toplama gerekse sindirim sistemini boşaltmak amacıyla uçuş faaliyetine başladığını belirterek, "Arıların bu dönemde yaptığı uçuş bal arılarının erken yaşlanmasına ve erken ölmelerine, dolayısıyla ergin arı kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle şubat ve mart aylarının soğuk geçebileceğini dikkate alarak arıcılar koloni kayıplarına meydan vermemek için dikkatli olmalıdırlar. Bu amaçla kolonileri bal ve çay şekerinden yapılmış pudra şekeri karışımıyla hazırlanmış kekle beslemeleri gerekmektedir. Ayrıca kolonilerin üşümemesi ve yavru çürüklüğüne yakalanmaması için kolonilerdeki fazla çerçevelerin alınması ve yer daraltma yapılması yanında besleme yapılması da koloni kayıplarını en aza indirecektir" diye konuştu.
Doğal yaşam döngüsü içinde, özellikle arıların ölmesi-azalması, ya da diğer böcek populasyonlarındaki olası sorunlar, bitkilerin döllenmesini engelleyeceği içinde çok büyük risk taşımakta. Tabi sadece iklimsel değil,Tarım ilaçları ile beraber ciddi sorunlar yaşanacağı aşikar.
Geçen gün izlediğim bir belgeselde, Alaska bölgesinde yaz aylarında gündüzlerin uzun olması, bitki ve özellikle su kenarlarında yaşayan sivrisineklerin daha büyük boyutlarda olduğunu söylüyordu. bu da ciddi sorunlar yaşatabilecek bir durum, iklim değişikliği efekti ile.
Allah sonumuzu hayr eylesin demekten başka yapacak bir şey yok. Atmosfere salınan sera gazlarının salımını, ticari kaygılarla sınırlamadığımız sürece de durum değişmeyecek.
Kendi adıma konuşuyorum, " efsana_semih, çoğrafyacıburak, siberian, 4 ocak, cold efso" yada bir çok arkadaş burada bir şeyler verip, insanları bilgilendirmeye çalışıyorlar. Kendi adıma bir çok şey öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum. Kimsenin, kimseyi "ilah" yapma durumu yok ki. Tamamen bilimsel metodlar ile ileriye yönelik tahminler var. tutar veya tutmaz. ama bu bir şeyler öğrendiğim gerçeğini asla değiştirmez.
Gerçek isimler, kimlikler de beni ilgilendirmez. o efsane_semih işte, cold, çoğrafyacı ya da siberian. Çok önemli mi?
isimler o kişilerden alacağım bilginin evsafını değiştirmez.
Çok da takılmamak lazım, boş verin gitsin ![]()
Saygılar
Yağmur duasına çıkıldığında, cemaat yanına şemsiyelerini alıp gidiyorsa, hem cemaatin inancı güçlüdür, hemde hocaya inançları tamdır.
Metrelerimizi aldık bekliyoruz. Hayırlısı olsun inşallah.
Ne yapalım kapatalım mı konuyu?
Tabi ki konuyu kapatmayacağınızı biliyorum ama bir şeyi de pekiştirmek adına yazıyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen. Sn. Mikdat Kadıoğlu, hem sosyal medya da, hem de bu tür platformlar da, kişileri bilgilendirmeye çalışan sayılı bilim insanlarından biri.
Aslında "Forum Yönetimini de" böyle bir işe ön ayak oldukları için teşekkür etmeyi kendi adıma da bir borç biliyor, ve böyle "uyumlu ve verimkar" bilim insanlarında sıklıkla yararlanmalıyız diye düşünüyorum.
Merkezi ve Yerel yönetimler için, " Afet yönetimi, doğal afetler ve afetlere karşı önlemler" konusunda yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?
Eğer Merkezi ve yerel yönetimlerden bir teklif gelmez ise, böyle önemli bir onu hakkında STK'lsr ve/veya Ülkenin büyük firmalarından gelebilecek tekliflerle, Vakıf benzeri bir kuruluşta yer almak istermisiniz?
Teşekkürler
Ben de Tekirdağ / Çorlu'dayım. Hem mobil ( Turkcell) hem de Telekom tarafında ekstra bir yavaşlık yok.