Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Türkiye'de yağışların 1/3'ü, asit yağmuru şeklinde oluyormuş.

    ilginç ama ürkütücü


    http://www.corludahaber.com/meteorolojiden…u-uyarisi/8848/


    Aslında bu haberin ilginç ve açıklayıcı bir yönü var. Asit yağmuru oluyorsa sebep olarak;

    - Kontrolsüz ve plansız yapılan sanayi tesisleri
    - Eksik/hatalı/kullanılmayan hava arıtma sistemleri
    - Doğal bitki örtüsü, özellikle orman alanlarının yok olması
    - Plansız yerleşim ile doğal hava akımlarının yollarının kesilmesi

    Sayılabilir. Bu sebepler aynı zamanda, özellikle Trakya başta olmak üzere, konuştuğumuz az kar yağışı, yetersiz soğuklar, yer üstü sularının kirli ve az olması gibi sonuçların da nedenlerinden olabilir.

    Aslında araştırılması gerektiği düşünüyorum.

    İstanbul'a 11 yıl sonra nisan karı

    Hürriyet Haber09.04.2003 - 02:00 | Son Güncelleme: 09.04.2003 - 02:00

    En son 1992 yılının nisan ayında kar yağışının görüldüğü İstanbul'a dün de kar yağdı. Trakya bölgesinde etkili olan kar yağışı, İstanbul'u da etkiledi. Başta Bakırköy, Fatih, Eminönü, Kayışdağı ve Göztepe olmak üzere, bazı bölgelere lapa lapa kar yağdı.


    Tam kesin tarihi bilebilmem çok zor ama, 1975 ile 1983 yılları arasında olma olasılığı var, " Gelibolu'da" 23. Nisan törenleri kar yüzünden iptal olmuştu.

    http://www.haberturk.com/son-dakika-izm…premler-1873404

    Saat 19:47'de merkezi İzmir'in Kemalpaşa ilçesi olan 3.5 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.Bölge halkına geçmiş olsun.

    Kandilli 3.7 olarak açıkladığı büyüklüğü 3.9 olarak revize etti.

    İzmir'li dostlara geçmiş olsun. İzmir'de olan depremler, Türkiye'nin diğer yerlerinde olan depremlere göre daha farklı bir yapıda olan depremler.
    Kuzey Anadolu Fay hattı gibi büyük kırıkların meydana getirdiği depremler değil, Volkanik hareketler esaslı ve volkanik hareketlerin harekete geçirdiği bölgesel "faylar" söz konusu.

    Yıllar önce Balçova'da, o zaman öğrenci olan kayınbiraderimi ziyarete gittiğimizde, kafamı yastığa koyunca, yer altından gelen "gürültü ve uğultuları" asla unutamadım. İzmir deprem deyince hala aklıma gelir.

    Geçmiş olsun.

    Tam yeri burası mı bilmiyorum ama ben de mevsimsel değişiklikler ile ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. :)

    Bunlar;

    - Tarım
    - Alt yapı

    üzerine olacak.

    - Tarım :

    Bu yıl modellerin tam olarak çözümleyemediği farklı dinamikler oluştu. Beklentiler boşa çıktığı gibi, hiç beklemediğimiz olaylar da yaşandı. "geç kış" diye tabir edilen bir olgu var mesela.
    Şimdi bu geç kış olgusu, sadece bu yıla özgü bir olay mıdır? Ya da, "el nino" , "la nina" gibi bazı döngülerin bir sonucu mudur? Küresel ısınma var mıdır? Yoksa küresel ısınma aslında düğnya üzerinde ki bir döngünün yansımasımıdır?

    Sonuçta bir çok bilinmeyen var. Forum da tarım ile uğraşan arkadaşlar, mesela bu olgudan doğal olarak rahatsız. Mevcut tarımsal ürünlerimiz bu klasik döngüdeki sapmalara cevap veremez nitelikte ürünler.

    Eğer, bu sene yaşanan olaylar, yeni bir dönemin başlangıcı ise, belki de ülkenin tarımsal ürünlerinde, bu yeni duruma uygun bir geçiş yapılması gerekecek. Bu olmadığında çünkü, hep "heba" olan bir tarımdan bahsdeceğiz. <belki de ürün patterni, yeni koşullara uygun bir pattern olmalı.


    -Alt Yapı

    Ortalamanın üstünde seyreden "ani ve ç9k yüksek debili" yağışlara karşı mevcut alt yapımız uygun değil. <sık sık sel, taşkın gibi "afetlerden" bahsediyoruz.

    Belki de hesaplamalar da kullandığımız parametreler değişerek, bu ani ve debili yağışlara karşı önlemler alınmalı. <buna karşılık çoğrafyamızda, mesela kar yükü hesaplamaları değişmeli, aniden oluşan ve yeni yeni görülen şiddetli rüzgarlara karşı konut ve üst yapı ( köprü, viyadük vs) yapım tekniklerinde iyileştirmelere gidilmeli.

    Aslında özellikle ülkemizde, "yahu mevsimler de değişti be" ortamından çıkarak, bu değişiklikler, bilimsel bir ortamda, belki de 5,10,15 yıllık gelişim planları içinde ele alınmalı.


    Defalarca yazdım ve sordum. Tekrar soruyorum, veriler üzerinden yorum yaparak, soğuma-ısınma-kar-dolu veya farklı meteorolojik yorumlar yapmak, zamanı gelince gerçekleşecek olan durumu nasıl etkileyebilir?

    nisan ayında veriler "kar ve şiddetli soğuk öngörür" ve bu öngörü, örneğin @Cold.EFso tarafından belirlenirse, o tarih geldiğinde de hakikaten beklenen olay gerçekleşir, tarım ürünleri zarar görürse, @Cold.EFso ya da @4 Şubat gibi yazar arkadaşların bu işte "suçu veya katkısı" olacak mıdır?

    Bilimsellikten filan vazgeçtim, akıl ve mantık ile bağdaşabilir mi?

    hakikaten ilginç, hakikaten üzücü.

    Zaten "kar geliyor" , " havalar ısınıyor" diye heyecanlanıp ve üzülüp işi sadece "kar" yağışına bağlamamak gerektiğini düşünüyorum.
    Şahsen beni heyecanlandıran "şey" atmosfer dinamikleri ve etkileyen parametrelerin birbirleri ile olan etkileşimleri.

    Rüzgarlar, kutupların ısınması, bunların birbirlerine olan etkileri fevkalade olaylar.

    İşin heyecanı burada bence. Bu dinamiklerden " hava tahmini" yapmak sadece olayın "çıktılarından" birisi.

    zevk alarak eğlenmeye ve tabi ki öğrenmeye bakmak lazım.

    Anlayabildiğim kadarıyla, @4 Şubat @Cold.EFso Üstat'ların gönderdiklerini ve yorumlarını okuyorum. Aynı şekilde @Haktan Hocanın da yorumlarına bakıyorum ve ben de Mart ayında bir sistem inanışı güçlenmeye başladı.

    Buradan anladığım, atmosfer dinamiklerinin analizi, ilginç sonuçlar ortaya çıkaracak. Bir " kar sevdasından" öte, bu dinamikleri anlamak açısından çok önemli olduğunu düşündüğüm çıkarımlar bunlar.

    @4 Şubat Hoca'ya sözüm baki olmak üzere, @Cold.EFso ve @Haktan Üstatlara da bu işi bana sevdirdikleri için "Tekirdağ Köftesi" ısmarlamam gerektiğini düşünüyorum :))

    iyi forumlar ve teşekkürler

    çok acil bir iş için, akşam Bulgaristan - Şumen'e hitmem gerekti, arabadan inince ilk görüntü de bu oldu.
    Biz " efsane sistem" diyelim, hatta kaçırdık diye arkasından yas tutalım. Bulgar arkadaşların " efsaneye" verdiği değere ve özene bak. İki günde eritmişler, gitmiş. Yazıklat olsun Bulgaristan. ;)

    Olmayacak diyerek kendisi bir kanıt koyuyor mu merak ettim :)


    deprem konusunda olacak ya da olmayacak diye bilgi verenler şarlantandır af edersiniz..depremin nerelerde olabileceği bellidir hemen hemen ama ne zaman olacağı,günümüz teknolijisinde maalesef bilinmemektedir..


    Biraz farklı bakmak lazım, bunu söyleyen kişi bir bilim adamı yani bunun bilimsel bir açıklaması vardır diye düşünüyorum. Keşke diğer jeofizik müh yada sismologlardan birisi hocam bunu kanıtlayın dese, biz bilmeyenler için de güzel bir bilimsel tartışma olur.

    Sayın Hocalarım, Çok basit bir gerçek var. Bir "şeyin" ne zaman ve hangi büyüklükle olacağını bilmiyor, sadece tarihte olanlara, istatistik bilgisine başvuruyorsanız ( tabi ki işin mekaniği, zemin faktörü, fay kırıkları gibi gerçekler hariç) ne zaman olamayacağını ve hangi büyüklükte olamayacağı bilgisini de veremezsiniz tabi ki.

    Ahmet Hoca rüyasında "popüler olma" hayalleri kuruyor sanırım.

    Yazık

    Prof.Dr. Ahmet Ercan bir açıklama yapıyor. Söylediği de şu;

    "olacak diyorlar ama, 2045 yılına kadar deprem olmaz, olacak diyenler ortaya kanıt koyamıyor"

    link : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/prof-dr…-olmaz-40761930


    Şimdi olay şu, diyoruz ya, meteorolojik olaylarda kesinlik yoktur. Tüm beklentiler bir anda değişebilir. Nitekim de değişiyor.

    Deprem bilimi de aynı şey aslında. Bir depremi etkileyen etkileyen onlarca, yüzlerce değişken var.
    Tarihsel döngüsü içinde ve istatistiksel anlamda beklenen bir deprem için, hiç bir bilim adamı böyle bir açıklama YAPAMAZ.
    İşin bilimselliğini geçtim, ahlaki olarak bu açıklama yapılamaz. Bu tür açıklamalar, insanları ne yazık ki "rehavete" sürükler.

    Deprem yarın olsa ki olabilir, Ahmet Hoca'nın "bilimsel" tavrı ne olacaktır çok merak ediyorum.

    Eğer Üniversite de Ahmet Hoca'nın hocası ben olsaydım, benim dersimden bırakın geçmesini, okulu bıraktıracak kadar takardım.

    Bu tür açıklamalara çok ama çok üzülüyorum.

    @Cold.EFso @4 Şubat

    Bir "geç kış" olgusu mevcut, sizleri takip edip bir şeyler okumaya çalışırken kendi açımdan inandırıcı bulgular mevcut.

    Ama açıkçası ilgimi çeken tarafı, ( sanırım @4 Şubat Üstad'da değinmişti) 2018 yaz aylarının, 2018 kışı için çok daha belirleyici olacağı ve bu yıl edinilen tecrübelerle iyi analiz edilmesi gereken bir yaz dönemi geçireceğimiz olgusu.

    Ben tabi siteyi yeni yeni takip etmeye başladığım için sitenin yaz dinamiklerini :) bilmiyorum ama bu yıl elimden geldiğince takip edip, katkı sağlamaya çalışacağım.
    Bu dönemde, bazı tabloların filan hazırlanması filan da gerekiyorsa, elimden gelen her yardımı ve desteği vermeye de hazırım.

    Bence atmosfer dinamikleri heyecan verici "şeyler" yapmaya yeni başladı ve devam da edecek bu süreç :)

    iyi forumlar herkese

    @Şaban Çilesiz

    Öncelikle çok geçmiş olsun. Deprem, sel ve doğal kaynaklı yangınlar önlemleri alınmazsa büyük felaketler. Rabbim hepimizi korusun.
    Gönderdiğiniz resimlere bakınca hemen dikkatimi çeken tek şey var. Yerleşim bir dere yatağında. Ne yazık ki biz insanlar setler, duvarlar veya kanallar ile doğayı yenebileceğimizi düşünüyoruz. Ama doğa kendisine yapılan ihanetlerin intikamını bir şekilde alıyor. Dersler çıkarmalı ve hataları tekrarlamamalıyız.

    Tekrar çok büyük geçmişler olsun.