Ortalık hareketlensin diye üstüne üstüne gidiyorum ![]()
merak ediyor muyum?
hem de nasıl :)))
Ortalık hareketlensin diye üstüne üstüne gidiyorum ![]()
merak ediyor muyum?
hem de nasıl :)))
ilker.gunebakan titan uydusunun ısısı çok düşük olduğu için gaz halde değil de sıvı halde
Orada sorun yok ![]()
sıcaklık veya basınç etkileri tamam.
ben neden kayaç değilde, gaz, sıvı haldeler ve o gaz ve sıvılar nereden geldi diye soruyorm ![]()
yoksa diğer konularda haklısınız, sorun yok ![]()
Sıvı metan olması mesela, kafamdaki soruları daha da çeşitlendiriyor ![]()
kütlesel çekim, objelerin yerçekim kuvveti, basınç gibi değişik konular var tabi.
ama,neredeyse bir gezegeni meydana getiren gaz, nasıl dağılmadı?
Gezgenlerin r kımı, yıldızlardan kopan parçalar harici bir mekanik ile oluştu ![]()
off off ![]()
Merhaba;
Aslında gök cisimlerinin belli bir geometrisi ve onları meydana getiren bir kayaç yapısı var. tabii bu ancak işin teorisinde söylenebilyor ![]()
Dünya mesela, tam bir küre değil. daha doğrusu ideal bir küre değil. Geoid diye " şekilsiz lüre" tanımı yapıp geçiyoruz.
Ama dünya veya diğer gezegenlerin yıldızlardan kopan parçaların zamanla soğuması şeklinde teoriler var elbet.
Ama, araçlarda kullanılan "bilyalar" mesela. İdeal bilya imalatı, erimiş malzemenin, yerçekimsiz ortamda "serbest düşme" hareketi ile düşmesi ile yapılır. ( ideal diyorum, tabiki reel durumda bu şekil değil
)
konuya dönersem, ideal ortamda, yani yerçekimi olmayan ve mutlak "0" derecesinde,güneşten kopan bu parçalar neden "ideal küreler" haline dönüşmediler?
ya da diğer sorum şu. yıldızlardan kopan ve zamanla soğuyup "kayaçlara" dönüşen cisimler varken teoride, halen su ve buzlardan oluşan gezegenler nereden çıktı?
Bir soru daha ![]()
Jupiter benzeri bazı "gaz" gezegenleri nasıl oluştu ve doğal süreç içerisinde neeen hala gaz halindeler?
evet, burası teoride "cevap" köşesi ama, aklımdaki soruların belki de cevaplarını burada bulurum, kimbilir. :))
iyi forumlar, sevgiler
Deprem konusunda özellikle ülkemizde 2 hatalı inanış var.
birincisi;
bir takım bilimsel olmayan verilerle çıkarımlar ortaya koyarak, olabilecek depremler için yer, zaman, büyüklük gibi hayali sonuçlar ortaya koyarak gündemi meşgul etmek.
ikincisi;
Yine, medyatik olabilmek amaçlı, "büyük depremler olmayacak", " rahatsız olunacak bir şey yok" türü yaklaşımlar ile, insanlar rehavete sürükleyecek düşünceler oluşturmak.
Türkiye bir depremler ülkesi. Gerek klasik manada " fay" hareketleri ile depremler oluşabileceği gibi, volkanik hareektler sonucu da depremler oluşabilir.
Yapılması gereken davranışlar yine 2 başlık altında incelenmeli.
1.) Devletin yapacakları
2.) Halkın yapacakları
1.) Devlet
a-) Yapı kalitesi ve yapı izinleri
b-) Denetim faaliyetleri
c-) Afet yönetimi
d-) Eğitimler
e-) Araştırma çalışmalarının yürütülmesi ve sistematik raporlar yayınlayacak yapıların oluşturulması
f-) Afet için telekominikasyon sistemlerinin kurulumu
gibi konuları aciliyetle yapmalıdır.
buna karşılık Halk,
a-) deprem kkonusundaki eğitimlere katılmalı
b-) Alınan karar ve kurallara mutlaka uymalı
c-) Kişisel kazanmlarını değil, toplumun kazanımlarını öne çıkarmalı
d-) kendi kişisel hazırlıklarını mutlaka yapmalı ( deprem cantası, evlerin mühendislik esasları temel alınarak güçlendirilmesi gibi)
Eğer Devlet ve Halk olara gerekli hazırlıkları yaparsak, deprem olgusu bizler için korkutucu olmaktan çıkacaktır.
Fakat, alınması gereken önlemlerden biri bile alınmazsa, ne yazık ki bizi bekleyen büyük bir felaket olacaktır.
Hocam iltifatlarınız için çok teşekkür ederim. bu konularda yazdıklarınız bilgilenmemiz açısından çok faydalı olacak.
Güzel açıklamanız için teşekkürler, elinize sağlık.
iyi forumlar, iyi akşamlar
Hocam merhaba;
İlk önce şunu söylemek isterim. Ben İnşaat mühendisi ve okulda öğretilen hariç, Jeoloji biimleri ile ileri derece "hobi" olarak uğraşan birisiyim.
Bazı analizlerde hata yapma olasılığım yüksek olabilir, bir jeolog, deprem bilimci veya benim gibi hobisi bu olan arkadaşlar yaptığım hataları düzeltirlerse çok memnun olurum. ![]()
Şimdi sorunuza gelirsem, Yunanistan'da olan depremin Türkiye'de esas deprem üreten fay hattı olan "KAF" ile hiç bir bağlantısı olmadığı gibi, tetikleme gibi bir durum da söz konusu değil.
Özellikle Ege Denizi bölgesinde olan depremlerin esas sebebi ise, fay hatları, dolayısı ile tektonik hareketler değil de, daha çok volkanik hareketlerin yerel, ufak fayları da harekete geçirmesi ile oluşmalarıdır.
Dolayısı ile, bu deprem Bizim Ege bölgesi yerleşimleri ile de bağlantılı bir deprem değil.
İşin özü, Yunanistan depremi, yerel ama güçlü bir deprem olarak düşünülebilir.
Daha önce bir iletimde yazmıştım, İzmir'de kayınbiraderim öğrenci iken, Balçova'da kaldığı evde kafamı yastığa koyunca, ter altından gelen magma/sıcak su gibi hareketlerin sesini duyar, uyku uyyamazdım. ki bildiğiniz gibi bölgede "Balçova Termal Tesisleri" bulunmakta ve bu durumu faydaya cevirmekte.
Ben Ege bölgesinde bu şekilde bir deprem değil ama, bir volkan'ın lav püskürtmesini daha olası görüyorum. Fakat bununla ilgili zaman tahmini yapmak, depremsellikle ilgili bir tahminden daha güç.
Lütfen kehanet gibi algılamayın ama, Yunanistan'da olan bu depremin, İtalya "da "Etna veya Vezüv" yanardağlarının patlamasının öncüsü veya işareti bile olduğunu söyleyebilirim.
Allah her şeyi kazasız belasız versin.
iyi forumlar, iyi akşamlar
bu sene trakyamiz kurak bir kis gibi gorunuyor
Trakya olarak aslında yağışı bol bir ilkbahar, hatta yaz mevsimi geçirdik. Hatta Ekim sonu, Kasım başı için ciddi yağış görüntüleri son modellemeler ile "kırpıldı"
Şu anki durumda modelleri doğrular nitelikte.
Ama şunu göz ardı etmemek gerekli. Halen Sonbahar mevsiminin bile ortalarındayız. "yağışsız kış" tanımı için bana kalırsa daha erken ![]()
Her şey zamanında olacak, merak etmeyin ![]()
iyi forumlar, iyi akşamlar
Soğuk cephe bölgeye girmeye başladı. Sanırım bir kaç saate kadar daha da soğuyacak. Şu an radara baktığımda, Edirne istikametinden bazı kütlelerin Çorlu üzerine hareketini gözlemleyebiliyoruz. 1 saat öncesine kadar esen lodos, yerini karayele bıraktı. Soğuma yağışı getirebilecek mi acaba?
ama her şartta yarın sabah dışarı çıkarken, sırtınıza mutlaka montlarınızı giyin.
hoşgeldin sonbahar...
rüzgar sağlam da yağış yok. parçalı bulutlu hava..
Evet yağış yok,meteoroloji radarda da pekbir şey görünmüyor. Dediğiniz gibi gökyüzüne bakınca arada yıldızlar filanda görülüyor ![]()
Sanırım yağış olmayacak.
iyi forumlar
Tabi şiddetini filan söyleyebilmek mümkün değil ama ( mgm 31 km./h. diyor) şu an itibarı ile, Çorlu'da oldukça şiddetli bir rüzgar başladı. evin önünden, kırık dal parçaları, bol yaprak, plastik çöp kutuları uçarak geçmeye başladı. ![]()
bakalım ne olacak?
Düzeltme : MGM Çorlu rüzgar hızını şu an için 50 km. / h. yaptı.
Çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgi için. Silverhand Hoca'nın attığı ileti sayesinde tetiklenen araştırma isteğim
sizin söylediklerinizi destekler nitelikte.
işin diğer ( ikinci paragraf)
kısmına gelirsek, sadece sesler de değil. Gördüklerimiz, renkler, sesler tüm algı sistemimiz aslında görme, duyma, koku alma vs. eşiklerimiz ile sınırlı. aslında fiziksel şekillerimiz bile, algı eşiklerimiz ile sınırlı.
aynı şekilde, cosmos'da yaptığımız araştırmalarda da, kendi sınırlarımız içinde bir arayışımız var. Mesela farklı yaşam formlarını düşünürken, zihnimizde canlanan hep bizim gezegenimizde olan ve algıladığımız şekliyle varlıklar.
aklıma gelen soru yine şu oluyor, ya her şey farklı bir eşiğin içeriğiyse?
![]()
sevgi ve selamlarımla
Sesler hakikaten büyüleyici. Fakat anlayamadığım ya da bir şeyleri atladığım bir konu var. "mutlak boşluk" diye tanımlayabileceğimiz uzay boşluğunda kayıt edilebilecek ses nasıl yayılıyor?
Eğer kaydedilen sesler, farklı frekans eşiklerinde kayıt edilen seslerse ve insanın duyma eşiğinin dışında seslerse, uzay biz insanlar için yine de " mutlak sessiz" olarak nitelenebilir mi? ![]()
iyi forumlar
Hocam, dünyanın yeni bir buzul / mini buzul çağına girmesi ile ilgili tartışırken bence göz ardı edilmemesi gereken bir unsur daha var.
"insan ve doğanın dengesini değiştirme" faktörü bu.
Her ne kadar güneş aktiviteleri azalsa dahi, insanoğlu kaynaklı sera gazı etkisi, ozon tabakasını zedelememiz gibi unsurlar da dünyanın soğuması / ısınmasında bir etken.
kendi adıma, güneş aktivitelerinin artması dünya sıcaklığını daha hızla artırırken, aktivite azalmasının soğumaya daha yavaş etki edeceğini düşünüyorum.
iyi forumlar, kolay gelsin
Önlemin kralını da alsan Endonezya'ya yapacak hiç bir şey yok tsunami konusunda. Çok üzücü çok. Yerleşimlerini deniz seviyesinden yükseklere kurmaları gerekiyor artık.
Merhaba;
Sadece ufak bir hatırlatmada bulunayım. Depremin olduğu çoğrafyada, iklim özellikleri sebebi ile, yapılar daha çok, ahşap türü malzemeler kullanılarak yapılıyor. bizim bölgemizde olduğu gibi değil neredeyse sadece uyuma amaçlı kullanılıyor.
Bölgede en önemli geçim kaynaklarından biride balıkçılık ve su ürünleri konusunda olduğu için de, denizden uzak ve yükseklere ev yapma fikri rağbet görmüyor.
Burada can kayıpları yapılardan daha çok, insanların ekmek kapısı teknelerini ve araç gereçlerini kurtarmak çabasıyla sulara kapılması veya sürüklenen cisimlerin çarpması sonucu olduğunu söyleyebiliriz.
Endonezya halkının başı sağolsun ve tüm vatandaşalrına büyük geçmiş olsun.
Felaket tellalı gibi düşünmeyin ama, en geç yarın sabah alınması gereken önlemler var bana kalırsa.
Ve en büyük görevde yerel yönetimlerin. Büyükşehir belediyesi ve Valilik koordinasyonunda acilen bir çalışma başlatılmalı.
- acil sağlık ekipleri
- itfaiye araç ve personeli
- gerekirse askeri destek birlikleri
- Elektrik ve doğalgaz ekipleri
- Su ve kanalizasyon ekipleri
acilen hazır edilmeli ve birbirleri ile koordinasyonları sağlanmalı.
Yine özellikle ilçe belediyeleri, halkla ortak çalışmalar düzenleyip,
- bina dışındaki klima chazları
- tabelalar
- elektirk, telefon direk ve telleri
- her tür pano
- montajı olmayan veya kötü olan ( örn. inşaat alanlarındaki panolar ve malzemeler gibi)
kontrolleri ve sabitlenmeleri yapılmalı.
ben olsam, cumartesi gününden itibaren, ana arterlerin açık tutulması için özel çalışmalar yapar, araçların, ambulans,itfaiye, polis ve askeri araçların geçişini engellemeyecek şekilde park edlmesini sağlardım.
ama görünen o ki, önlem alınma çalışmaları neredeyse sıfır (0)
Tehlike şu ki, ülkemiz daha önce bu boyutlarda bir afet görmediği için, yasayacağımız çoğu şey bir ilk olacak.
Önlem almaktan neden hala bu kadar kaçınıyoruz anlamak mümkün değil. Sorumsuzluğun cezasını, insan hayatı olarak ödemek acaba daha mı ucuz?
Allah hepimizi korusun felaketlerden.
Değerli Havaforum yönetici ve üyeleri;
Dün akşamdan beri devam eden yavaşlama sorunu, an itibarıyla artarak nerdeyse siteyi açılmaz hale getirdi. İletilere "beğen" dediğimizde başarmayı bırakın ya site açılmıyor ya da açılması çok uzun sürüyor.
Acaba bende mi bir sorun var, ya da " kırbaç" çok fazla mı rating aldırıp kastırıyor? ![]()
herkese iyi günler dilerim, saygılarımla
" Olası Kasırga'nın" ürkütücü boyutları ile ilgili bir kaç ekleme de ben yapayım.
- Sahillerimizde yapılan dolgu alanlar risk içeren alanlardır. Dikkatli olmak gerekli. ( Çöken yollar özellikle risk kaynağı)
- Türkiye'de ölçülen rüzgarın en hızlı ölçümlendiği yer, Keşan-Enez bölgesinde şimdi adını hatırlayamadığım bir burunda ölçülmüştür. Yaklaşık 135-140 km/h'dir bu hız. ki bu hız çok ekstrem bir hızdır. Türkiye'de maksimum rüzgar hızı 60-70 km./h. civarıdır. Kasırganın direkt etkilediği bölgelerde;
- çatılar, bacalar, uydu antenler ve hatta hesap ve işçilikleri yanlış yapılmış ve hatta yapılmayan binalar risk altındadır.
- Elektrik direk ve telleri. Hatta kasırganın direkt etkilediği alanlardaki, yüksek gerilim trafa türü yapılar
- Su depoları
- buğday siloları
- liman, marina ve bilumum su yapıları
risk içeren yapılardır.
Risk, ülkemizde böyle bir afetin daha önce gerçekleşmemiş olması ve yapılan inşaat hesapları için bu durumun ekstrem bir durum olmasıdır.
eğer bu felaketin ülkemizi vuracağı kesinleşirse, okullar, devlet daireleri mutlaka tatil edilmeli, hastaneler "alarm" durumuna geçmelidir.
Doğalgaz ve elektrik kasırganın direkt vuracağı bölgelerde tehlike gecene kadar mutlaka ama mutlaka kesilmelidir.
Kasırganın başlanma saatlerinin belirsizliği sebebi ile, önceden bildirilerek, vapur, otobüs,tramvay ve tüm toplu taşıma seferleri iptal edilmelidir.
Aşşah cümlemizi, büyük bir felaketten korusun inşallah.
Meteoroloji Genel müdürlüğünün En son 5 günlük "Çorlu" tahmini.
değişmezse eğer, 26.09.2018 çarşamba günü baya şenlikli ve soğuk olacak gibi ![]()
https://www.mgm.gov.tr/?il=Tekirdag&ilce=Corlu
Bakalım ne olacak ? ![]()
Konu konuyu açıyor madem ![]()
İstanbul, İstanbul diyoruz ama, Türkiye'nin genelinde yapı stoğu ciddi problemli. Tabi sadece yapılar değil, zemin eüdleri yapılmayan, siyasi rant uğruna imara açılan sorunlu araziler, filan derken durum içler acısı. Mesela Rize'de olan sel felaketinden sonra, yarısı dere yatağında ve temelleri açıkta, diğer yarısı dere yatağının yanında yanılmıyorsam 4 katlı binanın fotosu, durumu gözönüne seriyordu.
Gelelim İstanbul tarafına, Halkalı, Avcılar özellikle sahil kesimleri Tekirdağ'a kadar yıllar içinde siyasi rant uğruna toprakla doldurularak arsalar elde edilmiş. Daha sonra işler iyice kontrolden çıkarak, bu tür dolgu zeminlere çok katlı yapılar inşa edilmiş.
Allah'tan 1999 depremi sonrası çıkan inşa yönetmeliği ile bu yapılara bir nebze de olsa dizgin vurulabildi. ama yönetmelik öncesi ki yapı stoğunun büyük bir kısmı ciddi risk unsuru olmaya devam ediyor. Daha da kötüsü, kentsel dönüşüm projeleri isteneni veremedi. Risk çok büyük anlayacağınız.
Doğu, Güneydoğu bölgeleri ise, olan depremlerde nasıl bir stoğa sahip olduklarını sergiliyorlar. Ağrı'da olan depremden sonra bölgeye giden bir kişi olarak, can kaybının "az" olmasının bir mucize olduğunu bile düşündüm.
Ama nüfus yoğunluğu bakımından İstanbul ayrı bir vaka. Yolların planlaması hatalı mesela. Ben bir kehanette (!) bulunayım, deprem sonrası büyük kayıplar olmasa bile, insanlar ilk anda tıkanan yollar sebebiyle, itfaiye, ambulans, güvenlik güçlerinin hareketleri duracağı için, deprem sonrası oluşan, yangınlar, yaralanmalar, yağma hareketleri gibi olaylar sonucu ölecek.
Üstelik ne ölçüde yapıldığından emin olamadığım İlk Boğaziçi ( 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) köprüsünün tamir ve onarımı sorunlu olursa ve bu köprü ağır hasr alırsa, arkasında FSM'de hasar görürse, İstanbul trafiği günlerce kapalı kalır ki bu depremden de büyük bir felakettir.
Özellikle Avrupa yakasında, Doğalgaz, Elektrik ve su tesisatları büyük zarar görecek ( özellikle eskiliği kaynaklı) Üstelik "deprem toplanma ve ikamet" alanlarınıa inşaatlar yapılması,ciddi barınma ve ikmal - iaşe sorunlarını da yanında getirecek.
Ne yazık ki durum bu. Hatta çok daha korkutucu senaryoları aklıma bile getirmek istemiyorum.
Neticede, Allah hepimizi önlemini almadan böyle bir felaketten korusun.
Hayırlı akşamlar olsun.
Not : Moral bozmak istemezdim ama, ne yazık ki gerçekleri de konuşmak gerekir.