Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Ayberk

    Sevgili kardeşim;

    "Çınarcık çukuru" tanımlamasına kafan takılmasın. Mutu yazdı yukarıda, orası bir havza. Ama özelliği içinden KAF hattı geçtiği için, çökme, itme ve diğer kuvvetlerin etkisi ile, bazı çoğrafik yapılar oluşmuş.

    Deprem'den etkilenecek bir bölge ama sadece o kadar, kafana çok takılmasın.

    Sen konuyu açınca bende yazmıştım, bölgeye, moloz, hafriyat, cüruf, taş ve kum ya da ne dersen dökülmesi deprem ile ilgili bir etki yaratmaz. Ama Naci Görür Hoca da söylemiş, orasının habitatı darmadağın olur. Deprem ile ilgili bir şey olmaz ama doğayı yerine gelmeyecek şekilde telef edersin.

    Bir de bilgi vereyim sana, büyüklükleri hayal açısından, Balıkesr - Erzurum yaklaşık 1400 km mesafeymiş. Yer kabuğunun kalınlığı yaklaşık 6000 km. Yani 4 kez Balıkesir - Erzurum yaparsın :)

    Yani oraya milyon metreküp toprak döksen ne olur, dökmesen ne olur jeolojik açıdan.

    Çok takma kafana. Türkiye'de genel olarak Medya, rating peşinde olduğu için, çukuru da doldurur, depremi de önler, yeni deprem de yaratır.

    kendinize iyi bakın, Sevgi ve Selamlarımla

    Kesfedilmeyi bekleyen daha milyonlarca gizem var....

    Kesinlikle.

    Dünyanın en derin çukuruna inemedik. ( Mariana Çukuru - Büyük okyanus)

    Dünyanın merkezi hakkındaki bilgilerimiz tamamen kuramsal. ( 6000 küsür kilometre derinliğinde kaya tabakası)

    Kendi Güneş sistemimiz dışında neler olduğu bilgisi tamamen kuramsal

    Evrenimizin yapısını bilmiyoruz. Üstüne bir de çoklu Evrenler teorisi var.

    İnsan beyninin sırlarını bırakın, işleyişini bile bilmiyouz.

    Grip virüsünün mesela, gelişim süreçlerinden haberimiz yok.

    Bence en önemlisi, Ölüm ve sonrasına ait en küçük bir bilgimiz yok.

    sonuçta, neredeyse " kör cahiliz" :)

    Vintersaga

    Konumum da şu an sadece çok hafif bir yağmur var. Ama bana kuş uçuşu 2 km.olan Emlak Konutları civarı kar yağışı var deniyor.

    MGM'nin "kar yağışlı" ibaresi de büyük olasılık Çorlu Havalimanı yani Emlak konutlarının ilerisi olan Önerler mevkini gösteriyor.

    Biraz dan Çorlu'nun değişik muhitlerine çıkacağım.

    Sizi bilgilendirim. Hatta umarım fotoğraf ta atabilirim :)

    Sevgiler, bol karlı günler

    Çorlu'da saat 11:00 sıraları başladı yağmur ve halen devam ediyor. sıcaklık konumumda 6 derece ( araba termometresi)

    Ama çok az rüzgarla, neredeyse dümdüz yağıyor. İnşallah böyle sakin sakin yağar.


    not : mesajı yazarken rüzgar çıktığını farkettim ama hızı konusunu bilmiyorum :)


    Not : mesajı Marmara grubu yerine yerine buraya atmışım. Herkesten özür dilerim.

    Silverhand

    İki yıl kadar önce okuduğum bir yazıda, ABD, AB,Çin, Rusya, Japonya'nın ortak geliştirdiği ve adı da yanılmıyorsam " uzay süpürgesi" olan bir proje vardı. Ve seçtikleri yol da yine yanılmıyorsam lazer teknolojisi kullanan uyduların yörüngeye oturtulması vu bunlarla hem uzay çöplerinin yörüngeden atılmalarının sağlanması hem de dünyayı tehdit edebilecek gök cisimlerinin yörüngelerinin değiştirilerek, dünya ya zarar vermeden uzaklaşması olarak açıklanmıştı.

    Ama sizinde dikkat çektiğiniz gibi, ( biraz dramatize edilse bile ) oldukça önemli bir sorun.

    Hatta Rus uzay istasyonundan çekilen bir fotoğraf vardı bir dönem internette dolaşan, istasyonun yörüngesine yerleşen bir "ingiliz anahtarını" gösteriyordu. :)

    bulursam atarım.


    iyi forumlar

    Narsil

    Sağol Hocam teşekkür ediyorum iltifatlarına. Ben kendimi o yeterlilikte görmüyorum."meraklı" diyebilirsiniz. :)

    Şimdi Türkiye'nin bir sorunu var. Olaya siyasi olarak değil, " bir planlamacı" olarak yaklaşırsam, biz ülkece planlama yapamıyoruz.

    :) çok keskin oldu :)

    700.000 küsür km2'lik bir ülkemiz var. Ama bizim nüfusumuz şehirlerde yaşamaya çalışıyor. Büyük tarım arazileri atıl beklerken ve tarım ürünler, hayvansal ürünler ithal edilirken,şehirler de işsizler, alt yapı sorunları, ahlak ve asayiş sorunları ile boğuşuyorsunuz.

    Eğitim planlaması yapamıyoruz. Mesela, 1940 yılından itibaren, hangi konulara ait gelişme planlarımızın olduğunu, bu gelişme planları içinde ne tür mesleklere ihtiyaç duyulduğu ve eğitimin içeriği ile ilgilibir veriye hiç br hükümetin sahip olmadığını düşünüyorum.

    Daha da ilginç olan durum,kimse bunun önemini algılayamadı daha. Basit bir örnek vereyim 1995 yılından. Mahallemizde nefis Konya etli ekmek yapan bir yer vardı. iki kardeş işletirdi. Küçük olan Ziraat mühendisi, büyük olan Ziraat yüksek mühendisi idi. :)

    iş bulamayınca pidecilik yapmaya başlamışlardı. Hatta arada muhabbet ederdik de, " iyi ki iş bulamadık" derlerdi :)

    o dönem yüzbinlerce Ziraat mühendisi vardı ihtiiyaç fazlası. Şimdi lütfen kimse alınmasın, yüzbinlerce işletme, yüzbinlerce iktisat mezunu var.

    Yakında binlerce de işsiz hukukçumuz olacak.

    Soru şu. Neden?

    Şahsen bilmiyorum. İşte bunlar planlanmadığı için, avantaja dönüşebilecek nüfusumuz, başımıza dert oluyor.

    mesajınıza böyle bir cevap yazdım :) affola.

    Vintersaga

    Tabiki büyük risk. Ben mesela Türkiye için nüfus artışının sorun olduğunu düşünüyorum. En basitinden ülke, enerji konusunda dışarı bağlı. Ve toprakları çok büyük ölçekli tarım'a uygun değil. Katma değeri yüksek ürün veya metodlarla olabilir ama ayrı tartışma :)

    Çin ve Hindistan, coğrafi büyüklükleri de hesaba katıp, sanayi de değerlendiremediği nüfusu büyük olasılıkla tarım'a çekmeyi ve o konuda güçlenmeyi planlıyor. hem kendileri hem de diğer dünya nüfusları için. Çok basit bir örnekleme yapayım. "buğday" artık tüm dünya da çok stratejik bir ürün.

    eğer üretimde büyük yeriniz olursa, söyleyecek sözünüzde olur :)

    bence yaklaşık durum budur :)

    Narsil

    Vintersaga

    Genel bilgilendirme sohbeti olduğu için, araya atladım :)

    Evet, Çin'de halen tek çocuk uygulaması sürüyor. Ama eskisi kadar sıkı olmadığını biliyorum yasakların.

    Fakat, Sincan Özerk Bölgesi gibi, rejim karşıtı bölgelerde tüm sıkılığı ile devam etmekte.

    Oldukça "ırkçı" yaklaşımlar diye düşünebilirsiniz olayı.


    Fakat nüfus artış hızı ve büyüme stratejisi diye çok ilginç bir makale okumuştum Çin ile ilgili.

    Bulabileceğim konusunda şüpheliyim, çünkü yazılı bir bilgiydi. Artık ulaşamam ama bulursam mutlaka atarım.ilginç bilgiler var.

    Not: özeti, Çin'li stratejistler, Endüstri 4.0'a inanmıyor ve sanayide "emek yoğun" çalışmanın hızlanarak devamını öngörüyorlar. Ve daha refah bir yaşam için, nüfusu azaltma / sabit tutmaya inanıyorlar.

    Hindistan ise Endüstri 4.0 doktrinlerine inanıyor ve nüfusun kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyorlar. Ama Hindu inanışlarının da etkisi ile bu konuda fren yapamıyorlar.

    Durum kötü yani :)


    selamlar