Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Ramazan hocanın attığı son tweet. Normal bulmamış son depremi. Belkide aklından daha neler geçiyor ama yazamıyor. Bunuda geçen demişti. Bir şey yazarım halk paniğe ve korkuya kapılır diye. Sonumuz adım adım yaklaşıyor ve bizler hiçbir şey yapamıyoruz. Allah korusun ne diyelim.

    R.Demirtaş ve C.Yaltırak Hocalar doğal olanı yapıyorlar. O seviyedeki bilim insanları dertlerini üstlerine anlatamıyorlarsa, bu tür yaklaşımlar içinde

    olabiliyorlar. Ama bu yazılanlar büyük depremin eli kulağında, artık her şey bitti demek değil.

    Bürokrasi içinde dile getirilemeyen gerçekler.

    Çok da fazla moralinizi bozmayın, bir uyarı olduğunu düşünün.


    Açıkcası inanmanızı tavsiye etmediğim "duygu sömürüsü" yapanlardan biri.

    Bahsettiği bölgeler pasifik bölgesi dışında, depremselliğin en yoğun olduğu bölgelerden biri.

    Yarın Yunanistan, Adriyatik veya Türkiye'de deprem olunca ki kesinlikle olacak, "tahmin etmiş mi" olacak?

    Çok takılmayın.

    izzet.crt

    Depremi önce den bilmek değll de, " önceden hissetmek" tanımı daha mantıklı geliyor.

    Yine çok büyük olasılıkla, kırılma başladığında normal de duyamadığımız frekanslardaki

    dalga yayılımını, belki de kulakları sayesinde farklı bir frekans aralığında hissedebilen insanların

    varlığını gösterir.

    Ama neticede ilginç bir doğa olayıdır.

    Dostum bu iyi bir şey midir? Bilmediğimden soruyorum.

    İyi veya kötü diye yorum yapmak hatalı olur.

    Çünkü, oradaki deprem fırtınası hareketini başlatan mekanizma neydi?

    Ve hareket başladıktan sora hareketi bitiren mekanizma neydi?

    Bunlar bilinmedikten sonra ki klasik yaklaşımlar harici bilindiğini düşünmüyorum, iyi veya kötü yorumu

    yanlıştır.

    PergamoN  Ilker Gunebakan Hocalarım bir şey sormak isterim. Şimdi 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden yaklaşık 2-3 ay sonra Düzce depremi oluyor. Yani Gölcük depreminin tetiklemesi ile Düzce depremi gerçekleşiyor. Şimdi Marmara depremi için beklenen 3 segmentte tek bir seferde kırılma ihtimali var. Diyelim Orta Marmara Çukuru segmentinde büyük deprem gerçekleşti ve kırılma oldu diğer fayları aynı bu şekilde tetikleme ihtimali var değil mi? Mesela Orta Marmara Çukuru segmetinde büyük deprem gerçekleşti onun tetiklemesi ile 2-3 belki 4-5 ay sonra diğer segmentlerde tetiklenme sonucu kırılabilir. İşimiz çok zor gerçekten. Aynı bina,zemin ne kadar sağlam olsada 3 kere +7 büyüklüğüne dayanabilir mi ki?

    Narsil Hocam gayet güzel yanıtlamış aslında sorunuzu. Ben de ilaveten bir kaç ekleme yapayım.

    Fay sistemlerinin ( Marmara segmentlerinin) tarihsel depremselik süresini doldurması demek, birinin

    kırılması halinde diğerlerinin de kırılmasının olası risk faktörleri içinde olduğunun göstergesidir.

    Kısaca, büyük olasılıkla kırılacaklar. Mesajlarımı okuyanlar bilir, bir ara 1509 depremlerine takmış vaziyetteydim.

    Ganos fayı hariç, mevcut durumumuz 1509 depremi öncesine benziyor aslında.

    Tahminim 1509 yılında, tüm Marmara segmentinin kırıldığı ve bu kırılmanın Ganos fayını da tetiklediği yönünde.

    Günümüze gelirsek, Ganos 1912 yılında kırılınca ve tarihsel dönüşümü 250 yıl olunca henüz kırılma durumuna gelmedi.

    Ama diğer tüm sistemler kırılma periyodlarını doldurdu.

    Sorun şu bence, segmentteki bir fay kırılınca diğer fayları tetikleme süresi ne olacak?

    1509 depremindeki gibi, 40 gün sürecek bir periyod mj? Yoksa, dakikalar içinde olacak bir süreç mi?

    Tabi bunu bilmemiz şu anda mümkün değil ama kısa zaman aralığında oluşacak bir tetikleme, bırakın istanbul'u, neredeyse tüm Marmara bölgesinde taş taş üstünde bırakmaz. Düşünsenize, 7 büyüklüğünde bir deprem sislsilesi ve yaklaşık 4-5 dakika sürüyor.

    Böyle bir felaketten Allah hepimizi korusun demekten başka çare yok.

    Bu depremin olma süresi biraz daha uzarsa, ne olursa olsun Ganos fayı da risk sınıfına girer. Burasının da tetiklenmesi bir kıyamet

    senaryosudur.

    Tabi ben bir senaryo kurguladım ama gerçekleşme olasılığı olan bir senaryo.

    Umarım olmaz demekten başka da çaremiz yok.

    Şu öncü artçı tartışmasını yapmamak lazım, gerek burada gerek sanal alemde veya tvlerde hocalara sorulan sorularda saçma oluyor. Bir depremin öncü yada artçı olduğunu ancak ve ancak ana şok geldikten sonra anlayabiliriz. Yani ana deprem olacak bizde ona göre konuşacağız. Şuanda Marmara denizi içerisinde çok kompakt bir durum söz konusu birden çok bağımsız fay olduğu gibi KAFın uzantılarıda bulunmakta, dolayısıyla böyle orta şiddette ya da bir tık altındaki depremler sürekli polemik konusu yapılıyor. İş basit ana deprem için tespit edilen faylarda artık enerji boşaltabileceği kadar birikmiş ya da birikmek üzere, dolayısıyla bu faylara tali fayların hepsinde kırılmalar olacağı aşikar, bunu 24-26 eylül 2019 da gördük, bu tür depremlerin yanı sıra zaman zaman özellikle ana fayların uçlarında küme depremler oluşmakta buda fayların diri ve saatli bomba gibi olduğunu göstermekte.. Artık deprem ne zaman olacak tartışmasını kapatıp herkesin önlem alması gerekiyor.

    Aslında daha evvel söylemiştim 17 ağustos 1999 depremi izmit için felaket marmara denizine kıyısı olan diğer şehirler için şanstı çünkü bize o kırılma dedi ki bak ben geliyorum, artık bundan sonraki durağım siz olacaksınız ayağını ona göre denk alın.. Biz ne yaptık? herşey ortada.. Bunları çokça konuştuk dahada yazmanın anlamı yok, herkes Evren arkadaşımızın dediği gibi bireysel önlemini alsın bu vakitten sonra her an büyük depremi yaşayabiliriz..

    Söylediklerinize katılarak şu ilaveyi yapmak istiyorum.

    Bu süreçte kesinlikle ortaya çıkan bir kaç gerçek var.

    1-) İstanbul başta, hiç bir yerleşimin %100 güvenebileceğimiz zemin haritaları yok.

    2-) Elimizdeki fay haritaları güncel değil.

    Bu durumda ;

    a-) En büyük hasar her tür durumda denizin doldurulduğu alanlarda olacak.

    b-) İç bölgelerde de, bataklık, çöp, genelde dolgu arazileri 2. risk faktörünü oluşturacak çünkü

    bu alanlar planlamaları yapılmadan doldurulmuş durumda.

    Dikkat ederseniz, o kadar yazdık ki ne konut stoğundan ne alt ve üst yapıdan ne eğitimden, ne toplanma alanlarından

    bahsetmek zerre kadar içimden gelmiyor.

    Arkadaş, riskli bölgelerde yaşayanlar bu alanları terkedecek ( konutları da sorunlu ise)

    herkes, afet ve afet sonrası planlarını yapacak.

    Ben anladım ki, ne merkezi yönetim ne de yerel yönetimlerden bize fayda yok.

    Herkes başının çaresine bakacak.


    Not : Fırsat bulursam Kanal İstanbul içinde bir analizimi bir kaç gün içinde yapmayı düşünüyorum.

    Daha doğrusu bunu hiç kimse okumasa bile vicdani bir sorumluluk olarak düşünüyorum.


    İyi akşamlar

    İkiside hazırlık depremleri olarak niteliyor, Öncü/Artçı tartışmasına girmiyorlar benzer düşüncedeler,önlem almaya davet ediyorlar.

    Bana kalırsa ,

    R.Demirtaş = Tali fay üzerindeki Artçı

    C.Yaltırak = Tali fay üzerinde bağımsız

    gibi bir farkları oluştu. Ama Cenk Hoca dışında da çözümlemelere bakmak lazım.

    Bakalım ne çıkacak?

    Ana faylar bitti bide basimiza tali faylar cikti. Arkadas kucukte olmuyoki. 6 yi buluyo nerdeyse. Rabbim yardimcimiz olsun. Evlerimizi yikilmaktan korusun.

    Sorun ne biliyor musunuz?

    Elimizdeki mevcut fay haritaları tam olarak gerçeği yansıtan haritalar değil. İşin daha da ilginç kısmı, mevcut durum "tabu" olarak

    düşünülüp, mesela yeni bulunan fay yapıları bu haritalara işlenmemiş.

    Büyük olasılıkla daha önceki zamanlarda olup, artçı, ana fay üzerinde şudur budur diye nitelenen bir çok deprem

    aslında bu tali fay sistemlerinde oldu. Ama biz daha yeni farkına varıyoruz olayın. :)

    Nereden bakarsanız bakın, bilimsel bir felaket bu durum.

    Allahtan şu 5,8 olunca, değer verdiğimiz Hocaların ne kadar boş, ama işi bilen adı bilinmeyen bir çok kişinin olduğunu da

    farkettik.

    sorun su ki oncu olup olmadigini anlayamiyoruz,sadece ana soktan once enerjinin biriktigine dair isaretler veriyor ornegin 5.8 depremi.Eger Cenk hocanin dedikleri dogruysa bu 5.8-6.0 depremlerinden birkac tane daha gorebiliriz ..

    Hatta, Hoca'nın dediği ikincil fay sistemlerinde olmuşsa da, hep olmaya devam edecek gibi :)

    Twitterda bir arkadaş 2015'te böyle bir tahmin yapmış ve tutmuş gibi. Gezegenlerin açısına göre tahmin yaptığını söylüyor.

    Şimdi bu tür konularda hep aynı örneği veriyorum ve herkesin de bunu iyice anlamasını rica ediyorum.

    1.) İstatistiksel olarak, sadece Türkiye'de her ay 3 ve 5 büyüklükleri arasında onlarca deprem olurken, bu oran dünya genelinde binleri

    bulabiliyor. Onun için tam konum, tam tarih ve büyüklük değerlerini içermeyen tüm öngörüler, istatistik biliminin standart

    sapmaları içinde kalır :)

    Yani, ben şu anda desem ki, 2024 yılının 13 Kasım tarihinde 5 büyüklüğünde depremin gerçekleşme olasılığı var.

    Bu bir öngörü müdür yoksa sallama mıdır?

    2.) Bu gibi arkadaşlar bir kaç gün ara ile belki onlarca twit atıp tahmin yapıyorlar, sonra tutmayanları silip, kalan ile, " bak bildim"

    yaygarası koparıyorlar.

    Düşünsel olarak bile, kaale almayın bu tür adamları.

    Selamlar

    ilker.gunebakan hocam 63 Adalar depremi sizce beklenen depremi geciktirici bir etki yapmış mıdır? Bu depremi neden gözardı ederler deprem bilimciler

    Bu deprem hakkında çok fazla bir bilgim yok. Ama araştırmaya değer bir konu. Haklısın kesinlikle.

    Sadece şunu söyleyebilirim, o günün teknolojik şartlarında büyüklük, derinlik, tam lokasyon gibi bir çok bilgi eksik veya hatalı olabileceği için,

    Adalar veya Çınarcık çukuru lokasyonları konusunda ikilemde kalınmış olabilir. Hatta Adalar değil, Çınarcık diye de nitelendiriliyor olabilir.

    Ama şahsen araştıracağım konuyu, uyarı için teşekkürler.

    Abi şiddeti biraz fazla gibiydi öncekilere nazaran çözemedim normalde pek hissetmeyiz o bölgede olan depremi.

    Tabi her ne kadar 5,8'in artçısı yorumları yapsak dahi, harekete geçirdiği segment ve lokasyonunuza olan etkisi ana depreme

    göre farklı olabilir.

    Abicim bu deprem işi atmosferle aynı dinamiklere sahip, sebep-sonuç ilişkisi filan yok. Allah felaketler yaratmadan versin demekten

    başka çaremiz yok.

    Peki hocam Güzelköy açıklarında gerçekleşen 70 depreme ne diyorsunuz?

    Kabaca C.Yaltırak Hoca'nın şu düşüncesine katııyoru. Ana segmentlerin yanında ikincil fay segmentleri de mevcut. Bu fa sistemlerinde oluşan bir hareketlilik olabilir.

    Diğer yandan 1766 depremini oluştıran fayın uçlarında oluşmuş olabilir ki tarihini tahmin edemesek dahi, risk içerir.

    İkincil fay sistemlerinde oluşmuş ise, max. ( bana göre) 6,0 büyüklüğünde bir deprem yaratıp, ana segmentte stres birikimini de

    arttırabilir. Ama şu anda tamamen ihtimaller üzerine konuşuyoruz.

    Biraz önce R.Demirtaş Hoca bu deprem fırtınası ile ilgili bir açıklama yapacağını duyurdu, bekleyip görelim bakalım.

    selamlar