Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Silverhand

    Sevgili Hocam, Yaş 54 :)

    Arada atladığım dönemler olabilir, 1985 kışındaki bir dönemde ya hatırlamadığım, ya da ara yıl tatili olarak memlekette olduğum bir yıl olabilir.

    Hatta şimdi siz hatırlatınca, Gelibolu'dan, Trabzon'a dönüşü bir süre ertelediğim anısı canlandı kafamda ama, gerçekten hatırlıyormuyum yoksa öyle oluğuna inanmamı istiyor beynim bilmiyorum :)

    Yaşlılık zor zanaat neticede :)

    Ama nedense aklımda kalan şey, Trabzon, Ordu, Giresun ve hatta Samsun, Rize kışları yumuşak, Artvin ise sert olur diye bir düşünce.

    Not : ama kış mevsimlerini bir montla geçirdiğim kesin ve belki farklı bir blog'un farklı bir konusu :)

    kolay gelsin

    Kıyılar ve alçak rakımlar için "sert kışlar" yaşanmadığı fikrine tam olmasa da katılıyorum.

    Ama 2018 ile 2019 hemen hemen aynıydı düşüncesi çok da geçekleşmedi.

    Mesela Trakya- Çorlu için, geçen yıl ile mukayese edilmeyecek bir kış yaşanıyor. Hafif olsa bile 2 kere kar örtüsü oldu.

    Bir kere havada gördük, soğuk oluyor havalar, yer de sular donuyor vs.

    Eskisi gibi kar var mı? Evet yok. Ama çok kötü bir kış geçiriyoruz demek değil bu.

    Karadeniz için ise, evet çok şanssız bir dönem yaşandığı kesin.

    Fakat şöyle de bir durum var.

    Ben Trabzon- KTÜ'de okudum 83-87 yılları arasında. O dönemde de yine yanılmıyorsam özellikle Trabzon çok vasat bir dönem geçirdi.

    Hatta ben çok iyi hatırlarım, basit bir montla okul bitirdim.

    Kısaca diyeceğim şudur ki, Türkiye olarak zaten çok fazla kar alan bir çoğrafya da değiliz. Yüksekler ve Doğu Anadolu'yu kenara koyarsak eğer.

    Çok da umut kırıklığı yaşayıp, karamsar olmaya gerek yok.

    Anın kıymetini bilin, hayatı yaşayın sevgili Arkadaşlar :)

    SnoW_

    çok da dünyanın çivisi çıktı diye değerlendirip, "panik yapmaya" ya da " kara kara" düşünmeye gerek yok :)

    Benim tezim, dünyanın doğal değişim sürecini, sera gazları, hızlı sanayileşme, modern besicilik teknikleri vasıtası ile yoğun metan salınımı ile katalizör etkisi yaparak hızlandırıyoruz.

    O zaman da öngörülemeyen etkiler oluşuyor sistemde :)

    İşte hava modelleme yazılımlarının cuvallaması buna bir örnek. Aynı şekilde, her sene tekrarlanan klasik meteorolojik süreçlerin, bir anda sapması,

    efsane-semih hocanın deyimi ile s-400 hava savunma sistemleri gibi.

    İşte, kuzeyin donması, güneyin yanması, Ege denizinde kasırga, Karadeniz kıyılarında iki yıldır yağmayan kar hep bu sürece örnek.

    Yapmamız gereken şey, bize aslında düzensiz gibi gelen ama bir düzen içinde gerçekleştiğine inandığım bu olayları mühendislik disiplini içinde çözebilmek.

    Tabi iş bulma garantisi verebileceğimiz meteoroloji mühendisleri de gerekiyor bu süreçte :)

    neyse çenem açıldı, iyi forumlar, iyi akşamlar

    izzet.crt

    Hocam, çok geçmiş olsun. Umarım sahalara hızlı bir dönüş yaparsın operasyon sonrası :)

    Bende zamanında, ağır bir trafik kazası ve neredeyse sayısız ameliyatlar geçirdiğim için,

    çok ufak bile olsa, ameliyat olmanın zorluklarını çok iyi bilen birisiyim.

    Bu sebeple, seni çok iyi anlayabiliyorum.

    Bu arada, tahin helvası yemek, çok faydalı :)

    kendine iyi bak.

    berkay_tuku

    Deprem - yağış ilişkisi, daha doğrusu deprem ve meteorolojik olaylar bağlantısı bağlamında oldukça araştırdığım söylenebilir.

    Şöyle bir sonuç var :)

    Deprem ve yağışlar arasında şimdiye dek ortaya konulabilen bir korelasyon yok.

    Daha doğrusu, depremlerin olduğu derinliklere etki edebilen bir yağış efekti olamıyor.

    Bir bölge de yağış - deprem , ya da deprem - yağış gibi bir sıralama varsa da tesadüftür.

    iyi akşamlar, iyi forumlar

    Bir süre önce, 1,5 milyar ışık yolu uzaklığından gelen ve akıllı bir "şey" tarafından gönderildiği iddia edilen bazı sinyaller keşfedilmişti.

    Şimdi Harvard Üniversitesi Teorisyenleri ve özellikle "avi loeb" isimli Bilim adamı ve teorisyen öncülüğünde bu sinyallerin akıllı bir medeniyete ait dev uzay gemilerinin nükleer (!) yakıt tüketimi sonucu oluşan dalgalar ve çok güçlü vericilerden kaynaklı olabileceğini ileri sürüyorlar.

    Bence çok ilginç bir gelişme. Daha çok " dillerinin altındaki baklanın artık çok ıslanması" ile de açıklanabilir.


    https://www.washingtonpost.com/news/morning-m…m=.8c6981c66705

    Cold.EFso

    Hava_Forum

    Şubat ikinci yarısı için gelmesi olası sistemi ilk öngören,

    günlerdir dile getiren, muallak konuşmalar yapmayan,

    meteorolojik geçmişlerini ortaya koyabilen iki Üstad,

    yukarıda isimlerini yazdığım kişilerdir.

    O sistem gelir veya gelmez, o kış bu kış olur veya olmaz ama

    önemli olan, inandığı doğruları içinden geldiği gibi söylemek ve de arkasında durmaktır.

    Bu konu benim açımdan bu kadardır vesselam.

    Tüm bölgede yaşayan insanlarımıza büyük geçmişler olsun.

    Bölge ana fay hatları üzerinde olmasa da, yerel faylar çok büyük değil ama, bölge konut stok kalitesinin

    çok sağlıklı olmaması sebebi ile, tehlikeli depremler üretebiliyor.

    Bu depremler hep olacak, önemli olan bizlerin hazır olması.


    Mert_35

    Mesajınızı okuyunca bir kaç satırda size yazmak istedim.

    Aslında Gelibolu doğumlu biri olarak, kendimi yarı trakyalı yarı Egeli kabul ediyorum :)

    Bu sebepten bölgede olan depremler çok ilgimi çekiyor.

    Ege bölgesinde olan depremler daha çok volkanik kökenli depremler.

    Bu depremler daha çok Akdeniz - İtalya - Yunanistan da olan volkanik kökenli depremleri tetikleyen veya onların tetiklediği depremler.

    Onun için çokyıkıcı boyutlarda bir hareket beklemiyorum.

    Fakat burada sorun, kentlerden daha çok, kırsal da yer alan "yığma konut ve ağırlar"

    Eğer bunlarla ilgili sorunlar çözülür, şehirlerde de riskli binalar ( ki sayıları İstanbul'a göre oldukça azdır) güvenli hale

    getirilirse, sorun çözülür.

    Bu sebeple, herkese tekrar geçmiş olsun diyorum.

    iyi forumlar

    Cold.EFso

    Hemen yazayım bir şeyler :)

    Adamlar olaya çok basit bakıyorlar. İnsani duyguların tamamı, manevi duygular bu denklem içinde kaale alınmayacak parametreler

    onlar açısından.

    Hocam, silah endüstrisinde dünya da dönen para yıllık 2 trilyon dolar civarında.

    Ama mesela Afrika da çocuklar ölmesinin maliyeti 15-20 milyar dolar ve getirisi sıfır onların açısından.

    öyleyse silah sanayii iyi bir yatırımdır.

    Fosil yakıtların yıllık küresel cirosu, 500 - 1.000 milyar dolar, atmosfere karbon gazı salınımını engelleme çalışmaları ise 100 - 300 milyar dolar gibi, yani fosil yakıta devam.

    Daha çok örnek veririm ama, anı sıkılmasın kimsenin.

    Din, dil, ırk bu denklemde hiç mi hiç önemli değil.

    Yaşasın kapitalizm, yaşasın liberalizm, yaşasın paranın mutlak gücü.

    Ama insanlık ölsün. Yapacak bir şey yok,o da sistemin "bug'u" be kardeşim.

    Cold.EFso

    Değerli Hocam,

    Zaten maksat "illa kar yağsın" deyip, yağmayınca "karalara bürünmek, hayata küsmek" değil.

    Bence asıl amaç, kar yağışını ( yazın oraj veya sıcak havalar gibi) illa görmek değil, onu meydana getiren dinamikleri, bilimsel anlamda da

    keşfedebilmek (!)

    Bunu başarmak demeyeyim ama anlayabilsek bile büyük adımlar atmış olacağız.

    Yolumuz bu olduktan sonra, destek, sinerji bu çabaya kurban olsun.

    Hz. İbrahim'in yakıldığı ateş yığınına ağzıyla su taşıyan karınca kendisi ile alay edenlere ne demiş?

    " evet ağzımda taşıdığım su ile o ateş sönmez ama bu mücadele de tarafımız belli olsun"

    Devam Sevgili Dostlar :)

    Cold.EFso

    Bir işim için günü birlik Bulgaristan Şumnu'ya gidip geldim.

    Bulgar'lar kıştan ümidi kesmiş, seyyar sayıcılar, hediyelik eşya dükkanları "martiniçka" denilen ve bir Pagan geleneği,

    ürünü olan, bahar müjdecisi olan renkli bileklikleri satmaya başlamışlar ^^^^,

    Şubatın ikinci yarısı donacağız, acele etmişsiniz deyince bıyık altından bana güldüler.

    Hadi Sinerjikler verelim şunlara derslerini.

    rk23_kgigf-123rk23_kgigf-123rk23_kgigf-123

    Cold.EFso

    Hocam, değerli ve öngörüleri yüksek çalışmalarınız için ellerinize sağlık demekten başka söyleyecek, sinerji ve dahi enerji yüklemesi :) yapmaktan başka da yapacak şeyim yok :)

    Nacizane bir kaç şey söylemek isterim.

    Beni bir kısım insana özgü duygularla yargılayacak arkadaşlar da olabilir ve saygıyla da karşılıyorum durumu.

    Ama şöyle de bir durum var :)

    Bir çok meteorolojik kavramlar ortaya koyuluyor. Bölünen Vortex'ler, MJO'lar,ULL'ler, AB'ler, YB'ler gibi.

    Tüm bunları tabiki kabul etmemek en basitinden bilimle çelişir.

    Fakat;

    Tüm bu süreçlere etkileyen ve ÖNGÖRÜLEMEYEN değişkenler var.

    İşte "kelebek etkisi" diyoruz, Hava_Forum Hoca'nın mükemmel tanımı ile sınırlarımızı bekleyen "S-400 hava savunma engelleri" diyoruz.

    Sistemler, en ufak bir etki ile, tamamen farklı yapılara dönüşebiliyor.

    Bu acemi der ki o zaman;

    Eğer bu yaşanan durumlar ( kontrol edilemeyen değişkenler etkisi) " ongörülemezler" adında genel bir parametre oluşturuyorsa,

    Sistem öngörülerimizde bu "kaos parametrelerini" öngörülebilir hale getirelim ;(;(:D:D

    Çok ama çok kapsamlı ve yorucu bir süreç aslında. Belki de sonucu başarısızlık. ( ki en olağan / beklenen sonuçda bu)

    Eğer bu konuda fikirleri olan, kafasına bir şeyler takılan herkesi, düşüncelerini özelden bile olsa paylaşmaya davet ediyorum. ( blogları rahatsız etmemek adına)

    Bende ( ama ancak yaz ortası veya sonu olur) bir şeyler ortaya koyarsam, gönül rahatlığı ile paylaşırım.

    Herkese saçmalamalarımı okuduğu :) için teşekkür eder, iyi forumlar dilerim.

    Sakin olun Arkadaşlar :P

    Aslında bizim söylediğimizi "kendi kendini ve soğukdaşlarını tatmin" için, kırmızı haritalarla filan süslemiş.

    O da en kötü ihtimal 11 Şubat sonrası için muallakta :)

    Sinirlenmek, kozları karşıya vermek demektir, sakin olun :/8103*:/8103*

    Narsil

    Biliyorum da :)

    Bu mevsimde gelmiş olmaları ilginç. Gitmadiler desem mümkün değil, eski yıllarda, Mart ortalarından önce gelmezlerdi de.

    Şimdi görüünce şaşırdım.

    Geçen yıl benzer birolay Bulgaristan da da yaşandı aslında. mart ayı başlarında kar yağışı bastırına, Silistre yöresinde insanlar donmasın diue Leylekleri, evlerine, ahırlarına almışlardı.

    Yine tarih tekerrü edecek sanırım :)