Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Prof.Naci Görür'ün Fransız ekibi ile beraber yaptığı çalışmayı oldukça başarılı bulan birisiyim.

    Yine günümzde, Sn.Görür'ün, Rahmetli Prof. Aykut Barka ekolünden olması ve özellikle söylemlerinin diğer deprem bilirkişileri gibi, konut üreticilerinin

    reklam sloganlarından uzak ve nispeten objektif unurlar içermesi, fikirlerine önem vermeme sebep olmuştur.

    Şimdi bu Naci Görür güzellemesi ne iş? diye sorarsanız, Hoca'nın bu yapılan araştırmalardan sonra analizlerinin çok ama çok ciddi

    unsurlar içeriyor olmasıdır.

    Şahsen benim ve diğer dostlarında savunduğu üzere, Hoca'nın yaklaşımı, bilimsel temeller üzerine dayalı ve olasılık teorileri üzerinde gelişen ve Jeoloji

    biliminin donelerini kullanan bir yaklaşımdır.

    Yani, gök cisimlernin hareketleri, bu sene yağan yağmur veya kar'ın fay hatlarını tetiklemesi gibi sansasyonel yaklaşımlar içermez.

    Uzun lafın kısası, Marmara bölgesi ( dolayısı ile neredeyse tüm ülke) ciddi tehdit altındadır.

    - Ödün verilmeyen ve revize olması gereken imar planları

    - Mevcut konut stoğunun elden geçirilmesi

    - Zemin etüdlerinin acilen güncellenmesi

    - Hızlı ama ranta dayanmayan kentsel dönüşüm

    - Alt ve Üst yapıların acilen gözden geçirilmesi

    - Afet hazırlık ve müdahale planlarının aktuel ve gerçek hale getirilip, tatbikatlar yapılası

    - Hastahaneler başta, kamu binalarının hızla elden geçirilmesi

    - İlk, orta öğretim ve üniversitelerde, acil olarak gerekli eğitimlerin verilmesi

    Şarttır. Zamanımız hızla azalmakta. Bunu asla söylemek istemiyorum ama , bu hazırlıkları yapmadan gerçekleşecek bir Marmara depremi,

    Türkiye'nin egemenliğini bile riske edecektir.

    İyi akşamlar, iyi forumlar

    PergamoN

    Hatırlatma için teşekkürler.

    50 yıl önce olan depremler ve yarattığı hasarı en basitinden fotoğraflarda ve bilgi kayıtlarında görebiliyorsunuz.

    Aynı depremler şu anda olsa, çok büyük ihtimalle aynı durumla karşı karşıya kalacağız.

    Ne kadar acı ki, 50 yıl önceki teknoloji ve günümüz teknolojisi (!) ile üretilen yapı stoğumuz neredeyse aynı özelliklere sahip ( güvensizlik, kalite sorunları gibi)

    Ne kadar acı ve o kadar da ürkütücü.

    Acıpayam depreminden sonra ki özellikle 2-3 gün çok yoğunluklu devam eden depremler sislsilesi oluştu.

    Açıkcası ben bu depremsellik sürecinden baya bir korktum ve foruma yazdığım zaman içerisinde ilk kez, bir uyarı mesajı yazmak zorunda kaldım.

    Her ne kadar volümü azalsa da, depremler devam ediyor ama ilk 3 güne nazaran bir düşüş var. O bakımdan durum o kadar ciddi değil artık diye düşünüyorum.

    İkinci unsur, biraz önce olan deprem sanırım 4,3 büyüklüğünde oldu.Bu işlerin teorisi gereği, düşük bir olasılık bile olsa, 5,6 büyüklüğünde artçı/lar bile gerçekleşebilir. O bakımdan çok da psnik olmamsk lazım.

    Öte yandan icelandicLow # arkadaşın konut stoğu ile dediklerine katılıyor ve esas bu bakımdan endişe duyuyorum.

    Tam seçim üzeri hiç bir yerde konuşulmuyor ama konut yapılarda.

    Depremsiz günler dilerim.

    RedDawn

    Şehirlerimiz hazır değil, köylerimiz hazır değil, ahır ve ağıllarımız hazır değil, konutlarımız hazır değil, insanlarımız hazır değil, devletimiz hazır değil, yerel yönetimlerimiz hazır değil, zihinlerimiz hazır değil, altyapımız ve üst yapımız hazır değil, telekominikasyon sistemimiz hazır değil.

    Hiç bir şekilde hazır değiliz. Düşünün ki, evlerimizde bir deprem çantamız bile hazır değil.


    Not : deprem çantası zihniyetimizin yansıması anlamında kullanılmıştır.

    Not2 : Lehte veya aleyhte, yazdıklarımın hiç bir siyasi yönü yoktur. Sorumluluk derecelerimize göre bizler dahil herkes suçludur.

    manasbalasy

    A.B.D.'nin işgal altındaki Golan tepelerini, İsrail'in sayan bir anlaşma imzalaması aslında Birleşmiş Milletlerin fiilende sona erdiğinin bir işareti.

    Bundan sonra, hiç bir devlet, BM kararlarının yaptırımını tanımayacaktır.

    Bu işin sonunda iki hareket daha bekliyorum. Eğer Rusya ve Çin bu hareketi "yasak savma" babında kınarlarsa eğer,

    Çin'in Uygur Özerk Bölgesine, Rusya'nın da Ukrayna'ya saldırısı şaşırtıcı olmayacaktır.

    İşte o zaman, dünya siyaseti çok kanlı ve dolayısı ile acı dolu günlere gebe diyebiliriz.

    Durum pek iyi değil yani.

    Selamlarımla

    Bir de aklıma gelen ve yazmak istediğim bir konu var.

    En büyük rehavet unsurlarından birisi, KAF hattı depremleri , doğudan,batıya hareket eder. sıra artık batıda, doğu da bir şey olmaz ya da tam tersi söylemler

    doğru değildir.

    Evet tesadüfen öyle bir sıralama olmuş olabilir ama, bu bir kural değildir. Örnek olarak şu an da İstanbul depremi diye adlandırdığımız deprem beklentimiz var ama her an Erzurum, Erzincan gibi lokasyonlar da deprem yaşayabilirler. O bakımdan tedbiri elden bırakmamak çok önemli.

    Selamlarımla

    Öncelikle Malatya'lı dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve tedbiri elden bırakmamalarını rica ediyorum.

    İkincisi; Denizli depremi ve artçıları rutin bir deprem ve artçı niteliğine bürünüyor.

    Evet, rahatlayıp tedbiri elden bırakmak büyük bir risk. Bir süre daha tedbirli olmakta fayda var ama yavaş yavaş rahatlamak iyi olur :)

    Malatya depremselliğine gelirsek;

    Doğu Anadolu Fay hattı yaklaşık 500 yıldan beri büyük depremler üretmeden ya da diğer bir deyişle, mevcut enerjisini boşaltamadan, enerji biriktirmeye devam ediyor.

    Bu bakımdan bölge de büyük bir depremin gerçekleşme olasılığı oldukça yüksek ve şaşırtıcı değil. Üstelik tarihi devinimini doldurmuş durumda.

    Bu çoğrafya için, özellikle uzman statüsünde kişi ve kurumların ciddi çalışmalar başlatması gerekiyor ve acilen başlamak gerekiyor.

    Bu ciddi çalışmaların "saha" çalışması olması da büyük önem taşıyor. Üstelik yine uzman ve kurumların bölge halkını bilgilendirmesi gerekli.

    Şu anda bölge, Ege bölgesi aktivitelerinden daha büyük risk potansiyeli taşıyor.

    Yine klasik olacak ama, bölgenin geneli itibarıyla, konut stoklarının sorunlu olduğunu düşünüyorum ( malzeme, statik, zemin gibi)

    Konutlarla beraber, kamu kurumları, özellikle hastane, okul, yurt gibi yapılarında acilen elden geçirilmesi gerekiyor ve işin şakası yok.

    Herkese iyi akşamlar diliyorum.

    selamlarımla

    Sevgili Karadenizli Kardeşlerim;

    Kış başında yazmıştım ama nasip olmadı. Yine yazayım. Olmazsa, Allah ömür verirse seneye de yazarım.

    İnşallah Trabzon şehir, o bembeyaz örtüyü giyer üstüne de, K.T.Ü. Kampüsten fotoğraflar gönderirsiniz belki :)

    Yıllar geçti, çok özledim. Yazın geleceğim İnşallah ama o karlı halini ancak sizler yaşatabilirsiniz bana :)

    Sevgi ve Selamlarımla

    Tünaydınlar Sevgili HF ailesi;

    Sabah 7:30 gibi buz tutmuş bir arabayı ısıtmaya çalıştığım, ama şu an neredeyse güneşli ve 13 derece olan Çorlu'dan hepinize merhabalar.

    Tüm bir hafta, beklentilerinize uygun, sağlıklı, mutlu ve huzurlu geçsin.

    Kendinize iyi bakın, selamlar, sevgiler

    Narsil

    Ganos ile ilgili olarak, memleketim Gelibolu'da 1912 yılında yarattığı hasarla ilgili olarak ilgilenmeye başladım :)

    Daha sonra tesadüfen Naci Görür Hoca'nın bir Fransız ekibiyle Marmara denizinde yaptığı araştırmanın bu fay ile ilgili kamu'ya açıklanan kısmına ulaştım.

    Ama çok fazla detay bilgiye sahip değilim. Ama bir fırsatımız olduğunda Ganos dahil bir çok konuda zevkle konuşabiliriz.

    Çay'da içeriz :) ama sigarayı bırakmak zorunda kaldım :)

    sevgiler

    ilker hocam Mudanya için bir beklentin var mı senin?

    Şu aşama da, KAF hattının olası hareketleri ve yerel fayların yaratabileceği max. 5 büyüklüğündeki hareketler harici bir beklentim yok açıkçası.

    Ama tabi her zaman söylediğim, ülkemiz bir deprem çoğrafyası, tedbirli olmakda fayda var.

    Selamlarımla

    hocam ay ilk oluştuğunda çok yakınmış acaba o zaman bunu diyebilirmiydik? buda nacizhane bir sorum olsun:) çünkü o yakınlığın dünyada büyük boyutlarda gelgit dalgaları oluşturduğu biliniyor:)

    Sayın Hocam;

    İşin astrofiziksel yönü ile ilgili cevabım da var, felsefi anlamda da. :)

    Sistemsel anlamda, güneş sisteminin oluşması, ay dediğimiz bir gök cisminin yörüngemize girmesi ya da dünya dan bir parçanın koparak bir uydu oluşturması, aslında "sistemsel bir entropi" olarak düşünülebilir.

    Yüksek entropi, sistem dengelendikçe düşecektir. Şu an da dünya üzerindeki yaşam, gezegenlerin etkileşimleri mevcut düzene yol açmıştır.

    Dediğiniz gibi "denge" o dönemlerde kurulsaydı, belki de yeryüzü devamlı depremlerle sarsılan, tsunamileri oluştuğu ve karasal yaşamın değilde, sular da hayat olan bir forma da dönüşebilirdi :)

    Ama bu arada şu da var ki ben bilimsel anlamda bu görüşe inanıyorum;

    Evrensel anlamda entropi hala yüksek. oranlarda. Sistem hala dengede değil. En basitinden yerküre döngüsel olarak sıcak ve soğuk iklimler arasında gidip geliyor, dünyanın manyetik kutupları değişiyor gibi :)

    Belki de tam bir denge halinden buraya geldik, belki hala düzene gidiyoruz :)

    Sorunuzun haklı olduğunun farkındayım ama verilecek cevaplarım aslında cevabım olmadığı yönünde olacaktır :)

    Not : Saçmalamalarımın hiç bir yaratılış - evrim ve teolojik yönü bulunmamaktadır.


    Sevgi ve selamlarımla

    :)

    İlker hocam ve pergamon hocam şu konuyu çok merak ettim gfs'ye bakarak deprem tahmin yapanlar var neye göre yapıyor bunlar hava durumumu? Bir kaç kişiye rastladım çok mantıksız geldi.

    PergamoN da yazmış ama bende tekrar edeyim :)

    meteorolojik sebeplerle, gezegenlerin art arta, yan yana, tepe üstü hizaya gelmeleri ile, ay, güneş tutulması, gel-git hareketleri ile depremler oluşmaz.

    Bu olaylar olduğu zamanlarda oluşursa da, tesadüfdür.

    Depremler iki temel hareket ile oluşur. Birincisi, magma tabakası üzerinde haeket eden plakaların hareketleri, ikincisi volkanik hareketler.

    Bunların dışında her şey spekülatiftir.

    Ama sadece bir gerçek var ve doğru. Yaşlanınca, kolunuz ya da bacaklarınız ağrırsa, ya yağmur yağıyor ya kar.

    Gerisi işin magazinidir :)


    sevgi ve selamlarımla