Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Bence çok ilginç bir gelişme var.

    Ağır silahlarla donatılmış sayıca fazla İŞİD militanının, Rusya'ya bağlı Sibirya eyaleti, Tyumen kentine saldırdığı ve

    Rus güvenlik güçleri ile ağır silahlı çatışmalar olduğu paylaşılıyor twitter da filan.

    Adam akıllı kaynak bulursam paylaşırım.


    Not : Amerika? Yok canım....

    Ilker Gunebakan aynen öyle, eğer lojistik ve yakıt işini çözebilselerdi savaşın gidişatı tamamen değişirdi.

    İşte Hocam, Naziler stratejiyi kurarken, Rusya'nın avunma gücünü yanlış değerlendirip, Kış gelinceye kadar siler süpürürüz diye düşünüyorlar.

    Ama aynı stratejik hatayı Türkiye için yapmıyorlar.Yoksa elindeki güçle, Türkiye'yi ezip Rusya'yı rahatça teslime zorlayabilecekken,

    !.Dünya savaşında Osmanlı Ordusunda görev yapan generallerinin Türk toplum analizleri ve Cumhuriyet sonrası gelişimi iyi inceledikleri için

    Türkiye işgal seçeneklerini hep kenara koymuşlar.

    Eğer strateji daha akılcı kurulsaydı, dünyanın gelişimi farklı olabilirdi.

    Aynen Bismarck gemisini batırmak için bir donanma yolladı adamlar resmen bir gemiye tek bir gemiye :) Tanklarıda muazzamdır Nazilerden çıkma Tiger,KingTiger gibi döneminin mühendislik harikaları.

    Alman sanayisi, modern anlamda endüstriyel çeliğin maliyetini düşürüp, kullanım alanlarını genişleten bir yapı.

    Detay bazda düşünürsek, sadece gemi değil, dünyanın en büyük, en uzun menzilli ve "şişmeyen" ( özel namlu ve mekanizma soğutma teknolojileri ile donatılmış" toplarını da yaptıklarını düşünebilirsiniz.

    Ama Alman teknolojisinin bence "top" noktası, Rusya iklimi düşünülerek geliştirilen su değil, hava soğutmalı motorlarıdır.

    Almanların Rusya yenilgisini hazırlayan unsur, ne motor ne de silahlardır.

    Almanlar LOJİSTİK sorunları sebepli yenilmişlerdir.

    Ve o kadar ilginçtir ki, 2.Dünya savaşı sonrası uğraştıkları ve çözdükleri esas konu makro-mikro düzeyde Lojistik olmuştur ^^^^^^

    Silverhand

    Hep iletilerinize cevap veriyormuş gibi oluyorum som zamanlarda ama, ilgimi çeken mesajlar atınca dayanamıyorum, kusura bakmayın :D

    ben hep Nazi'lerin hala bilinmeyen çok şeyler yaptıklarını düşünüyorum.

    Amerikalılar, Von Braun'u getiriyorlar ama, bazı kaynaklar Von Braun ve ekibi diye de bahsediyorlar.

    Nazi'lerin son dönemlerinde, prototip aşamasında, bugünkü tanımla "uçan daire" diyebileceğimiz uçan cisimler var mesela.

    Ya da uzay yolculukları düşünülerek, sürtünmeyi en aza indirgeyen kusursuz küreler gibi bir anda ortadan yok olan çizimler var.

    Von Braun kişisinin aslında büyük bir ekibin küçük bir üyesi olduğunu söyleyenler, esas ekibin Arjantin ve Brezilya'ya kaçtığını söyleyenler de var.

    Netice de Nazi dönemi Almanya'sı bana göre büyük oranda çözülemeyen sırlar içeriyor.


    selamlarımla

    Ben okullarda ki bu orta dereceli okullar ve üniversiteler için de geçerlidir, yabancı dil eğitiminin geleceğe dair bir şart olduğunu düşünüyorum.

    Tüm ideolojilerden bağımsız olarak, üniversite mezunu olarak hayata atıldığınızda, meslek hayatınızda gerekli olan bilgiyi, literatürü takip etmek

    için yabancı dile ihtiyacınız var. Ne yazık ki Türkçe dilindeki kaynaklar çok yeterli değil. Kaynak araştırıp bulmak istiyorsanız, mutlaka dil bilmek zorundasınız.

    Kabul edelim veya etmeyelim ama yaşadığımız çağ global iletişimi gerekli kılan bir çağ.

    Ticaret, bilim, turizm aklınıza gelen her konuda küresel bir iletişim halindesiniz.

    Eğer yabancı dil bilmezseniz, içine dönük ve kapalı toplumların ir ferdi olursunuz.

    Bu işin bir tarafı. Bir de işin "kültür" yönü var.

    Yabancı dil öğrenmek, farklı ülkelerin kültürünü benimsemek değildir.Etkisi altına girmek hiç değildir.

    Kendi kültür ve geleneklerine sahip bireyler yetiştirmek ise, devletin ve devletin ortak akılla üreteceği milli eğitim

    politikalarının işidir.

    O bakımdan Kıraç'ın açıklamalarını tamamen reklama yönelik, spekülatif hareketler olarak düşünüyorum.


    Selamlarımla

    @4 Şubat

    Ben fiziksel anlamda "zaman yolculuğunun" imkansız olduğunu düşünüyorum.

    Sadece "gözlemcinin" hızına bağlı olarak, geçmiş ve geleceğe seyirci olabiliriz.

    Geçmiş konusunda bir sorun yok. Şu anda bile milyonlarca ışık yılı geçmişi olan olayları izleyebiliyoruz.

    Ama geleceği izleme konusu biraz muallak bana kalırsa. "gözlemci" ışık hızını aşan hızlarda seyahat edebilirse mümkün olabilir mi?

    Zor bir düşünme süreci :)

    Silverhand

    Önce bu mesajınız için teşekkür ederim kendi adıma. Açıklamayı baştan sona takip etmeme rağmen, foruma taşımak için geç kalınca, bu muhteşem olayı hatırlatan siz oldunuz.

    Evet, insanlık ( aslında teknoloji çağı da denilebilir) adına çok önemli bir olay. Şimdiye kadar, işin teorisinden yola çıkılarak yapılan modellemeler yerine "gerçek" bir görüntüye sahip olduk.

    Ama kendi adıma da "hayal kırıklığı" yaşatan bir fotoğraf oldu. İşin mekaniğinin biliniyor olması ve bu bilgiye dayanarak yapılan canlandırmalar da cizilen / tasvir edileni, bir değişiklik olmadan gördük neredeyse.

    Çok farklı bir beklentim olmamasına rağmen, sanki fotoğrafta " evrenin tüm sırlarının çözülmüş" olma beklentisi beni hayal kırıklığına uğrattı :)

    Yapılan işi küçümsediğim veya önem vermediğim anlaşılmasın, çok da önemli bir adım. Ama o insanın beynindeki beklenti yok mu?

    işte o çok fena .)

    selamlarımla

    Tamer Malatya

    "Beklenen İstanbul depremi" diyerek devamlı gündemde tutmaya çalıştığımız bir felaket yaklaşmakta. İstanbul vurgusunun sebebi, yoğun nüfus, dar alanda yapılaşma,sanayi, finans merkezi, ticaretin burada dönmesi.

    Allah korusun beklenen deprem Türkiye'nin çok ama çok ciddi çarklarının durup, uzun sürede çalışmaması demektir.

    Buna karşılık, Doğu Anadolu Fayı, KAF hattının Doğu ve Güneydoğu uzantıları, ayrıca "büyük" risk kaynağı.

    Özellikle DAF hattı neredeyse ufak kırılmalar harici, yüz yıllardır beklenen büyük depremi hala yaşamadı ki, doğal döngü artık tükenmiş durumda.

    Malatya, Sivas, Erzincan, Erzurum büyük risk altında bölgeler. Kentler ve özellikle kırsalda, yapı stokları büyük sorun.

    Merkezi ce yerel yönetimlerin işi, gücü bırakıp hemen bu akşam, bu işlere el atması lazım. Yarın sabah başlamak geç olacak çünkü.

    Allah büyük felaketler yaşatmasın İnşallah.