Bu yaz aylarından itibaren, meteorolojik kararsızlık arttıkça, bol bol oraj beklentisi içinde olacağımızı düşünüyorum. Sadece bazı aylar için değil beklentim, yaz aylarının tamamında.
Beiträge von ilker.gunebakan
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Bu yazdığım siyasi içerikli olduğu düşünülürse, elbette silinebilir ama yazmadan gecemeyeceğim. İçim rahat etmiyor çünkü.
Önüme türkiye siyasi - fiziki haritasını açtım. tüm illerimize göz gezdirdim.
Cumhuriyet ile verilmiş isimler, gösterdikleri yararlara göre verilmiş sıfatlarla ( Kahraman - Gazi-Şanlı gibi) illerimizin ismini tek tek okudum.
Ama ben, Dersim, Amed diye verilmiş il isimleri göremedim.
Görmek de istemiyorum.
Bu isimleri değiştirmeye hiç bir siyasinin de gücü yetmez.
Bir TÜRK vatandaşı olarak, sonuna kadar da karşısında olıurum.
Maçası sıkan varsa, ( değiştirsin demiyorum bak) değiştirmeye kalksın.
En basitinden bireysel olarak beni karşısında bulur.
Hodri meydan.
-
Tabi ki Hocam, duymaz mıyım?
Aslında bu konularda yazarken, Ergene havzası, Gebze, Dilovası diye ısrarla yazarım ama, basiretim bağlandı sanırım

Mesela Çorlu'da Sağlık nahallesi diye bir mahalle var. Hatta şimdi Ergene ilçesinin bir mahallesi oldu.
Oradan Çorlu deresi geçer. 1986 yılında Çorlu'ya taşındığımızda, orada balık tutulurdu. Şimdi mahalle de Deri Organize var. Bırakın derede balık tutmayı, arabayla geçerken bile havalandırmayı by pass'a almama rağmen araba leş gibi oluyor.
İşte bu Sağlık mahallesinde nerdeyse her hane de kanser vakası / vakaları vardır.
Eşimin bir çok akrabası oturur orada, daha geçen hafta birisini yine kanserden toprağa verdik.
Ne yazık ki, ülkenin durumu bu. Diyecek şeyim yok fazlaca.
Selamlar
-
Almanya'da alınan önlemleri ne güzel anlatmışsınız.
Ülkemizde bırakın hızlı ve işlevsel önlemler almayı,
" afet durumları acil hareket planlarımız" bile mevcut değil ya da yasak savma babında yapılmış.
Mesela İstanbul, İzmir, Antalya, Tekirdağ, Erzincan, Erzurum, Çanakkale gibi deprem bekledğimiz şehirlerde, " acil durum konteynerleri" mesela, nerededir, işlevsel midir gibi soruların cevaplarını biliyor muyuz?
Selamlarımla
-
Aslında bu konular hakkında yazacak çok şeyler var ama, bazen susmak da iyi geliyor insana.
Çernobil ve yarattığı etkiler konusu tam bir felaket durumu toplum için.
Oluşan kanser vakaları, kirlenen topraklar derken, yaratılan tahribat akıl almaz boyutlarda ve etkileri hala sürüyor.
Ben size günümüzden bir örnek vereyim mesela.
örneğin adı "ERGENE HAVZASI"
çoğu insan haberdardır ama yarattığı tahribatı bölgede yaşayanlar olarak bizler çok iyi biliyoruz.
Çorlu, Çerkezköy,Lüleburgaz bölgelerine alt yapı eksiklikleri ile sanayi hızla gelmeye başlayınca, yerel ve merkezi yönetim bu göçü teşvik edip,
arıtmasız, kontrolsüz tesislerin yapılmasına ve işletilmesine göz yumunca atıkların pervasizca ERGENE nehrine, yer altına, üstüne bırakılmasıyla,
bölge hızla kirlenmeye başladı. Özellikle, tekstil yıkama, boyama, metal işleme tesisleri hızla çevreyi öldürmeye başladı.
Buna bir de, kendi ülkelerinde ve diğer Avrupa ülkelerinde çalışmasına izin verilmeyen yabancı firmalar da, " yabancı yatırım" işte diye davet edilince,
işler iyice içinden çıkılmaz hale geldi.
Şimdi Trakya bölgesinde ;
- Kanser vakaları, Türkiye ortalamasının kat be kat üstünde
- Yer altı suları hızla tüketilip, kimyasallar ile kirletiliyor.
- tarım arazileri aslında kimyasal zehirler içeren yapılara bürünmüş. En basitinden "organik tarım" için uygun değiliz.
- Koku filan gibi etkiler zaten konuşulmuyor bile.
Ergene havzası arıtma projesi var ama akıbeti bilinmiyor.
Üstelik Çorlu, Çerkezköy, Lüleburgaz bölgelerine hala termik santraller kurulmaya çalışılıyor.
Trakya'da ölüm, göz göre göre geliyor.
Kısaca Çernobil'den bırakın ders almayı filan, yaşananları bile unutmuşuz.
Selamlarımla
-
Tamamen atıyorum 😁;
Avrupa ve Amerikan sağlık standartlari yuksek olduğu için, risk değerleri muhtemelen en yuksek duzeyde olabilir.
-
Biraz detaylı bakınca Aklıma gelenler;
- ölçüm cihazları Arizali
- radyoaktif malzeme kaçakçılığı
- tıbbi cihaz sorunlari
- radyasyon yüklü/bulaşmış hurda
İncelenmesi gerekli.
-
Değerli Hocam,
Konu hakkında bilgim sayende oldu. Teşekkür ederim.
Ama bolge için, kulağımızın üstüne yatma yerine Bir şeyler yapılması gerekli.
Nedir bunlar?
Hiç fikrim yok. Ama ciddi bir durum bu.
Sevgi ve selamlarimla
-
https://remap.jrc.ec.europa.eu/GammaDoseRates.aspx
Linkteki harita, Avrupa birliği nin yayınladığı ve Türkiye'nin de veri gönderdiği " Avrupa radyasyon dağılım" haritası.
İlginç olan, Trabzon, Samsun arası olan radyasyon, sanki "Çernobil" dün burada patlamış kadar yüksek.
Çok tehlikeli ve açıklanmaya gerek duyulan bir durum bu
-
Soma trajedisini anarken, gecen yıl, yani 2018'de, iş kazalarinda 1270 işçimiz hayatını kaybetmiş. Yani guzel ülkemde her 3 ayda bir, bir Soma trajedisi yasanmis
İşçi sağlığı ve iş güvenliği insan yaşamına eşdeğerdir.
Lutfen bu konuda duyarlı olalım.
-
Değerli Hocam;
Zaten yazınızı okuduktan sonra,rüzgarlar ve etkileri konusunda ışıklar yandı kafamda

Aklıma takılan bazı konularda, bir şeyler oluşsun iyice, kafanızı şişireceğim.
Sevgi ve selamlarımla
-
Arkadaşlar;
Biraz önce Marmara denizinde olan depremler için aslında her hangi bir şey yazmayacaktım ama,
sonra yazmam gerektiğini düşündüm.
Bölgede olan bu tür depremcikler, bölge de olan fay hatlarının çok ama çok doğal sonuçları.
Bu tür depremler hep oluyor ve olacak da. Onun için çok fazla endişe etmeye gerek yok.
Endişe edilecek durum şu olabilir ancak;
- hemen hemen aynı zaman diliminde, hemen hemen aynı büyüklükte, "çok sayıda" deprem olması durumu.
çok sayıda derken, en az 10 adetten başlayıp, binlerce olabilecek bir deprem fırtınasından bahsediyorum.
bu tür bir deprem fırtınası harici olan hareketler, bölgenin gayet doğal hareketleridir.
Onun için hayatınızı zehir etmeye gerek yok.
Bir diğer konu ise, Avcılar, Bakırköy, Marmara Ereğlisi, Silivri, Tekirdağ açıklarında 5 - 6 büyüklüğünde depremler de olası.
Ama bu depremlerde öncü olarak nitelenemeyecek, bölgesel fayların ürettiği doğal sarsıntılar olacaktır.
Çok da fazla endişe etmeyin.
Not : Bu bölge de her şey yolunda demek değil tabi. Beklediğimiz İstanbul depremi tarihsel döngüsünü doldurdu.
Hazırlığımızı Yerel, Merkezi yönetimler olarak yapmalı, bireysel önlemlerimizi de almalıyız.
Depremsiz günler dilerim.
selamlarımla
-
Değerli Hocam;
Bir konu altına yazarken, boş vakitlerimin çoğalacağını ve başınıza dert olacağımı söylemiştim

Yavaş yavaş rahatlamaya başladım

Bu aralar aklıma takılan konu "rüzgarlar"
Rüzgarların oluş mekanizmaları, periyodik döngüleri gibi konuları anlamaya çalışıyorum.
Ne anladın ? sorusuna ise, "hiçbir şey" diye cevap verebilirim ama .)
Size sormak istediğim şu olacak.
- Acaba, konuyu incelemeye rüzgarlar diye başlamak ne kadar doğrudur?
Not : Genel bir kabulum vardı kendimce. Dünyanın kendi etrafında dönüşü, eğimi, çekirdeği ve gezegenin manyetik alanlarının parametrik
anlamda, atmosfere etkilerinin ölçümlenebileceğini ve yıllar arasındaki değişimlerin bu parametrelerin değişimi kaynaklı olabileceği yönünde.
Hatta, çevresel faktörler hariç tabi, küresel ısınma ve soğuma süreçlerinin de olçülebilir olduğunu düşünüyorum

Sorum yani rüzgarlar bunun için sorduğum bir konudur.
kolay gelsin, sevgi ve selamlarımla
-
Bu sabah çok erken saatler de Çorlu 10 derecelerde filandı. Ama rüzgar hissedileni daha da düşürüyordu.
Bizim Gelibolu'da, denize girme mevsimi 19 mayıs gibi açılırdı eskiden beri, ama b sene biraz zor gibi görünüyor.
Öngörüyü yapıp, konuyu bile değiştiren Cold.EFso Üstad'a da sevgi ve selamlar bu arada

-
Sayın ve sevgili Arkadaşlar;
Çok kısaca bir şeyler anlatayım. Narsil Hoca'da anlatmış zaten.
Dünya gezegeninin ilk zamanları "pangea" adı verilen bir yapı söz konusuydu. Tüm kıtalar bir araya toplanmış, tüm denizler bir araya toplanmış, mutlu ve mesut bir yaşam sürüyorlardı.
Ama dünya gezegenini aktif magma çekirdeği, gezegenin kendi ve güneş çevresinde dönme hareketi ile oluşan kütlesel çekim kuvveti,
gezegenin manyetik alanları, gelip gelip gezegene çarpan dış mihraklı gök cisimleri filan derken, bu PANGEA yapısı bozularak, birbirinden uzaklaşmaya başladı. Ama bazı plakalar hızlı, bazıları yavaş da hareket ediyordu. Yani uzaklaşma eylemi, bazı yerlerde plakaların çarpışmasına da sebep oluyordu.
Anadolu'nun şansına da Arabistan plakası düşüp, bizim plakanın altına girip, bizi ittirip zayıf yerlerimizden de kırmaya başladı.
Yani, bu hareketler sonucunda kırıklar, çatlaklar, patlaklar filan oluştu. Yeni yeni dağlar filan ortaya çıktı ama olanların bir kısmı da yok oldu.
O dönemlere ait bilebildiğimiz tek gerçek şu. Çok fazla gürültü, patırtı olmuştur.
Netice de, bu kırıklar, çatlaklar, patlaklar, çoğrafyaya özgü bağımsız, aynı magma ve aynı gezegen mantığı içerisinde bir bütündür.
Papua Yeni Gine'de olan deprem bizi etkiler mi?
Klasik olacak ama, cevap şu. " Teori de evet, pratik de hayır"
Kafanıza çok takmayın, gerilmeyin. Okuyun, araştırın ve düşünün, yeterli olacak sevgili dostlar.
Size de bu mesajın bonusu olarak, bir " pangea" linki hediye ediyorum.
Mutluluklar dilerim. Selamlarımla
-
Herkese hayırlı Ramazan'lar olsun inşallah.
İnsanların göz boyamak değil, Allah rızası ve kendi nefsleri için geçirecekleri ve tokun, açın halini yurekten hissedecegi bir ay olsun.
Sevgi ve selamlarimla
-
Veya çok önce ...

-
Önemli olan tek şey var

Gerisi hikaye...
-
@4 Şubat
SpaceX ile, bir süre sonra, dünya üzerinde seyahatler planlanıyormuş.Mesela Londra ve Sydney arası 29 dakika lacakmış ki, şimdiki durumda bu süre 23 saat.
Tabi 29 sakika havada kalış süresi, kalkış, iniş filan derken biraz daha uzun olabilir ama yinede bir devrim.
Şu anda 3 firma konu üzerinde çalışırlarmış. Ve olası devreye alış süresi 2029 yılı.
İnsanlık tarihiçok ilginç gelişmelere şahit olacak.
Ömrüm olursa, binmesem bile o ana şahit olmak isterim.
selamlarımla
-
Böyle bir ruh haline sahip olmak istiyorum


