Beiträge von ilker.gunebakan
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Palm yağı ve doymuş/doymamış yağ kavramları hakkında Narsil Hocam bilgi vermiş. Bu konuda susar otururum

Ama benimde söyleyeceğim bir kaç şey var.
- Bir ürüne uygulanan endüstriyel işlemler ne kadar fazla ise o ürün tehlikelidir.
- Bir ürün genel anlamıyla, ambalajlı ve paketli olarak satılıyorsa, az veya çok tehlikelidir.
- Yiyecek bir üründe koruyucular varsa tehlikelidir.
- Kontrolsüz un - yağ - şeker kullanımı çok ama çok tehlikelidir.
- Sigara çok kötü ve tehlikelidir. ( yazmakta en zorlandığım madde ama alıştım yokluğuna
)Bir de Atalarımız ne demiş?
" ayağını sıcak tut,başını serin. Dünya da her şeyi, düşünme derin derin" )
Boşver palm yağını filan, az miktarda zeytin yağından şaşma.Az ama .)
Sevgi ve selamlarımla
-
Yolun, bahtın, şansın açık olsun Değerli Hocam.
Ben de nacizane uzun yıllar önce Bişkek dolaylarında bir fizibilite çalışmasına katılmıştım.
Özellikle geceleri insanın o berrak gökyüzüne bakıp, düşünecek çok zamanı ve düşünsel boşluk ve dahi hoşlukları oluyor

Geri döndüğünüzde, kafanızda pek çok şey olacağından eminim.
Kolay gelsin, görüşmek üzere.
Selamlarımla
-
Kesinlikle katılıyorum

Ben askerliğimi Sarıkamış'da yaptım. Eğer iş imkanı filan olsaydı oralarda, kesin yerleşirdim

Şimdi ise, çocukların okulları filan bitsin, ilk hedefim Alaska'ya yerleşmek

Orası süper, model filan takip etmeye de gerek yok. Yağdıkça KAR , yağıyor



-
Hadi hayırlı olsun, Allah yolunu açık etsin inşallah...
-
Konuyu takip edenler için, PergamoN kardeşimiz ile aslında farklı değil, hemen hemen aynı şeyleri söylüyoruz. Fikren bir ayrılık yok.
PergamoN depremselliği geçmiş istatistikleri ve fay hareketleri ile ( çok da başarılı bir şekilde) grafiksel olarak ifade ederken, ben sadece ilk hareket noktasının özellikle Ege - Akdeniz bölgesinde volkanik faaliyetler olduğunu öne sürüyorum ki bu fikir ayrılığı anlamına gelmez.
Öbür taraftan, Gökova körfezi konusundaki analizlere katılıyorum ve burada orta büyüklükte bir deprem beklentim var.
Ama yukarıdaki mesajı attığım zaman dilimi sonrası, aktivite sönümlenmiş görülüyor
Aldatıcı da olabilir ama yarın ilk değerlendirmeyi yapabiliriz.
selamlarımla
-
hala bu meteorolojik olayların küresel ısınma olgusunun bir sonucu değil, sadece bir efekti olduğunu düşünüyorum

Ben yine küresel ısınma olgusunun sanayi devrimi ile ortaya çıkıp, atmosfere karbon salınımı ile yaşanan bir süreç değil, dünyanın doğal döngüsü olarak yaşandığını, sanayi ve etmenlerin sadece süreci hızlandıran bir katalizör etkisi olduğuna da kendimce eminim


-
Gökova körfezi civarı oluşan deprem hareketleri endişe verici görülüyor.
Benim düşüncem, bugün içerisinde hareketler sönümlenmezse, yarın sabah tekrar analiz edilmeli.
Geçmiş olsun yöre halkına tekrar.
-
Aslında "kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" muhabbeti gibi oldu ama

Cold.EFso Hocamdan bilgi bekliyorum. Aynı zamanda özellikle "Oraj" konusunda ciddi bilgi sahibi olduğunu gözlemlediğim Storm Chaser Üstat'da bu konuda bilgi verebilirse, kendi adıma mutlu olacağım

selamlarımla
Not : Bu arada sizi ayrıca takdir ediyorum. Akademik çalışmalar, moderasyon ve meteoroloji konusunda araştırmalarınız harika.
Deprem konusunu da atlamamak lazım tabi bu arada

-
ABD de yaz kis bu tehlike var hocam ama bu sene baya aktif basladilar, bizde gec basladik orajlara ama iyi basladik bakalim;)
Cold.EFso Hocam'da üstünde uğraşıyor özellikle küresel anlamda rüzgar aktiviteleri ve yansımaları ile. Ondan feyz alıp ( esinlendim
)bende fiziksel anlamda bakmaya başladım konuya.
Ama ilginç bir durum var bence. Bu konuda da Cold.EFso kardeşimizin yorumu ve analizi şart ve gerekli, o da geçen yıl bu yıl olan bazı rüzgar aktiviteleri yok ya da ben hatalı düşünüyorum. Acaba bu durum, yaz aylarında oraj - kasırga, kış aylarında soğuk- yağış habercisi midir?
Yoksa ABD'nin özel coğrafi şartları bazı çıkarımların hatalı olmasına sebep midir?

Hocam beni nereden bulaştırdınız bu işlere? ben kışın gelir foruma kar yağacak - yağmayacak diye bakar giderdim.
Şimdi bu yaşta, okutup filan, uğraştırıyorsunuz beni



Not : tamamen şakadır. Gayet memnunum. Sağolun, teşekkürler sizlere
-
-
Muğla bölgesi civarında olan depremlerin dinamiği biraz farklı.
Sistemsel fay hatlarından değil, genelde volkanik ve magma hareketleri kaynaklı olup, bu hareketler yerel fayları harekete geçirerek depremler oluşuyor.
Daha önce yazmıştım, Muğla, Bodrum, İzmir lokasyonlarında olan depremler bu tür hareketler sebepli.
Ya da bu hareketler magma katmanlarını hareketlendiriyor.
Bu hareketler genelde 2 yönlü olur. Ege - Akdeniz bölgesinde olan deprem hareketliliği bu magma'nın emniyet sibopu olan Etna, Vezüv yanardağlarını lav püskürtüp aktif hale getirir ya da Etna ve Vezüv',n aktif hale gelmesi bölgede depremsellik yaratır.
Tabi Richter skalasından sayı söylemek hatalı bile olsa, yukarıda bahsettiğim hareketlerin olması, 4,5 il 6 arasında depremler ile gerçekleşir.
Bahsettiğiniz depremler ise, bağımsız, yerel fayların ürettiği zararsız hareketlerdir.
Onun için endişe etmeye gerek olmadığını düşünüyorum.
-
-
İlgisi derken, iki deprem arasında neden-sonuç ilişkisi değil ama lokasyon ilişkisi var denilebilir.
Tabi bizler " "çok amatörler" kapsamında, değerlendirme yapmak için gelişmiş imkanlara sahip, AFAD veLKandilli gibi kurumların
çözümlemelerini bekliyoruz. O çözümlemeler olmadığı sürece sadece yorumumuz söz konusu olabilir.
Benim yorumum, Ganos fayı etrafında kümelenen lokal oluşumların yarattığı depremcikler olduğudur.
-
Estağfurullah.
Tabi bu rehavete kapılalım, tedbiri elden bırakalım demek değildir asla

Bölgenin 7 ile 7,6 arasında belki daha da büyük deprem(ler) yaratacağı neredeyse kesin.
Hep söylediğim gibi, merkezi ve yerel yönetimler başta herkes önlemini dün almaya başlamalıydı.
En basitinden Tekirdağ genelinde ve Çanakkale genelinde belediyeler, "imar" işlerini çok sıkı tutarak, yönetmeliklere uymayan binalara süreli yıkımlar
vererek bu çalışmayı başlatmalı.
Belki bir kısım "oy" kaybedilecek ama binlerce insan ve milli servet kurtulacak.
Selamlarımla
-
Arkadaşlar geçmiş olsun.Ama Tekirdağ açıklarında olan depremlerle ilgili bir küçük detay ( iyi yönde) var.
O da, ana kara ile fay hattı arasında çok büyük "kayaç" oluşumları vardır. Bu kayaç oluşumları, küçük depremlerin ana kara da hissedilmesini büyük ölçüde engeller. Zaten 5 - 5,5 - 6.0 büyüklüğünde depremlerde bu kayaç yapılarında düzlemsel anlamda hareket ettikleri için bunları hissederiz.
"bazen küçükleri hissediyoruz ama" dedikleriniz ise, lokal mikro kırıklarda veya kayaçların olmadığı yerlerde olanlardır.
endişe etmeyiniz sevgili arkadaşlar

Not : Bu bölge fayları 5 - 5,5 hatta 6 büyüklüğündeki depremler üretebilecek bir yapıdır. Sakinliğinizi koruyun

Sevgi ve selamlarımla
-
-
Oraj takip konusuna bakarken, Silverhand Hoca'nın Samsun resimlerine denk geldim.
Bu konuda bir kaç şey söylemek isterim.
Görüntüler, özellikle yağış sonrası oluşan "sel" görüntüleri ürkütücü.
Bunların çeşitli sebepleri olabilir tabi.
Dere yataklarına yapılan yapılar, box'lanmamış akarsular, hatalı yerleşim, yetersiz alt yapı gibi.
Bu saydıklarım ne yazık ki, ülkemizin genel sorunları.
Değinmek istediğim konu ise biraz farklı.
Alt, üst yapı, konutlar, sanayi ve kamu yapıları için proje hesaplamaları yapılırken bazı "kabuller" hesaba dahil edilir.
İşte, deprem, rüzgar, kar, yağmur vs. gibi.
bu parametreler bazı durumlarda güncellenerek, hesapların her zaman için doğru olması sağlanır.
Ama TÜrkiye'de son zamanlarda, yağmur, rüzgar rejimleri dramatik olarak değişiyor.
Görüntüler ise, bu parametrelerin hala "eski" durumlar kabul edilerek yapıldığını gösteriyor.
Bayındırlık Bakanlığı, Mühendis ve Mimar odaları, Üniversiteler bir an önce bu işlere el atarak, güncellemeyi gerçekleştirmek
zorundadır.
Selamlarımla
-
Biraz once oğlum okul da çekmiş. Biraz dikkatli bakınca, Önerler üzerinde de bir sey var 😎😎😎
700ed654506a93c6845.jpg
-