Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Vintersaga

    Adalar ile ilgili kısa bir yorum yapayım.

    Ben batma, yeni adaların ortaya çıkması gibi bi durum beklemiyorum.

    Marmara denizi normal de büyük bir çökme ile oluşan birdeniz ( Ege denizi gibi)

    Ama bu ilk oluşum ve takip eden zamanlarda, artık nihai halini almış gibi görünüyor.

    Nihai hal derken, deniz bir şekilde doldurulmuş alanları geri alacak, şu andaki hal, aslında nihai sayılmaz ama sebebi biz insanlarız.

    Doğal anlamda nihai diyeyim.

    Buna karşılık yine adalarda, yapı kalitesine bağlı olarak yıkımlar mutlaka olacaktır. Ama doğal kayaçlar bozulmadan kalır.

    Coğrafyayı değiştirecek depremler genelde, Richter ölçeğine göre 10 ve yukarısı büyüklükler için geçerli.

    Zaten bizim tüm coğrafyamızda öyle bir deprem olursa,ona deprem değil, büyük olasılıkla "kıyamet" filan deriz.


    Selamlarımla

    Narsil

    Capt. Sezer

    PergamoN

    Sadece yazıyı okuyup değerlendirirsek, olması beklenen olaylar üzerinden abartılı bir anlatımla bazı tanımlar yapılmış.

    Bana sorarsanız, katılıyor musunuz diye yazıya,ana fikir olarak evet ama geneline hayır derim.

    Tabi ki bir takım önlemler alındı. Bunu kimse yadsıyamaz. Mesela 1999 depremi sırasında olan yapı stoğu, oran vermek mümkün olmasa da

    "kentsel dönüşüm" adı altında yenilendi. 1999 sonrası imar kanun ve yönetmelikleri değişti. Her ne kadar kontrol yetersiz bile olsa,

    yapı kalitesinin göreceli olarak iyileştiğini bende düşünüyorum.

    Bunlar işi pozitif unsurları. Aynı zamanda İstanbul Anadolu yakası hem yoğunluk hem de yeni projeler derken çok da hazırlıksız değil.

    Ama o yazıdaki "dehşet" tablosuna katılmadan, çok derinlere girmeden bir kaçta olumsuz taraf aktarayım.

    - Yollar,özellikle yeni yapılan büyük sitelerin anayol katılımları kötünün karesi. Acilen bunlar gözden geçirilmeli

    - Kamu yapıları, mesela hastane, okul, devlet binaları inanılmaz kötü durumda. Yeni yapılanlar değil, eskiden kalanlar kastım.

    - üst geçit, viyadük, köprü gibi yapıların durumu

    - doğalgaz, elektrik, su gibi altyapı öğeleri. Mesela bir çok semtte, eskiden beri olan tesisatların projesi olmadığını biliyorum.

    - Toplanma alanları

    - Eğitim

    - Afet yönetim planları

    - Afet konteynerleri

    - Detayını bilmemekle beraber afet koordinasyon ekipleri

    - Bilgilendirme ve iletişim alt yapısı

    - Eski konut stokları dönüşüm planları

    - Medya planlaması

    Daha yazabilirim ama moraller bozulmasın :)

    Evet, yapılanlar mutlaka var ve olmalıda, ama yapılacak da çok iş var.

    Bir küçük notumda var. Bu işler siyaset işin içine girmeden yapılmalı.

    Hiç bir unsurun, siyaset gözeterek iş yapmasına izin verilmemeli.


    Diyeceklerim şimdilik bunlar.

    iyi günler diliyorum.

    Cold.EFso

    Genel anlamda İstanbul'un Anadolu yakası daha güvenli.

    Avrupa yakası, daha çok işyerleri, daha sonra ulaşım sorunları eklenince üzerine bu işyerlerinde çalışanlar için konutlar derken kontrolden

    neredeyse tamamen çıkmış durumda.

    Geçen sabah bir işim için İstanbul'a gidiyorum. Tam Avrupa konutları çıkışına gelirken trafik felç oldu.

    Abartmayayım ama yaklaşık 1 saat kilitlendik. Orada trafiği yavaşlamasına alışkınım ama,hiç bir sebep yokken trafik durdu.

    Arıza ya da başka bir şey belki ama o tıkanıklık, beni ta Vatan caddesine kadar bırakmadı :)

    şunu söylemeye çalışıyorum. Allah korusun deprem oldu. Bakın çok iddialı konuşuyorum. Depremden 5 dakika sonra, İstanbul'un hiç bir yerine,

    ambulans, itfaiye, polis, asker, doğalgaz, elektrik hiç bir araç giremez, ilerleyemez.

    Alın size yıkım.

    Ben bu işleri görüp, olayın ciddiliğini farkeden arkadaşlardan şunu rica ediyorum ki kendim yapmaya çalışıyorum.

    Belediye başkanlarına ( Büyükşehir ve ilçeler) sosyal medyaya, gazetelerin okuyucu köşelerine, yazarlara herkese

    mailler atalım, notlar gönderelim.

    Bizler hiç olmazsa bir başlangıç olalım. Dinlenir, dinlenmez.

    Ama önyargıları bırakıp yazalım. Bir can, bir can.

    Vesile olduğunuz için size de teşekkürler Değerli Hocam.

    Sevgi ve selamlarımla

    Merhaba;

    Bursa'da geneli etkileyen bir elektrik kesintisinden bahsediliyor.

    Sanayi, kent geneli klimalar derken ana trafo gitti herhalde.

    Dostlara geçmiş olsun. Bu havalarda çok zor kesinlikle

    Allah dışarda arıza ile uğraşan elektrik onarım ekiplerine de kolaylık versin.

    Onların işi de çok zor.

    Cold.EFso

    küçük bir ekleme;

    Avcılar, Halkalı, çekmeceler burada 1999 öncesi yapılan tüm yapılar neredeyse tamamı sorunlu olduğu için gerekirse yıkılmalı.

    Diğer konu, yapıların kurallara uygun olması tam çözüm değil, bir çok yerde zemin ile ilgili sorunlar var.

    Diğer konu, yerleşimlerin tamamı doğru olsa bile, yol, üst yapılar, doğalgaz, elektrik, su, alt yapı tamamen elden geçmeli.

    Unutmamak lazım ki, hiç can kaybı vermediğimizi düşünelim. Hasarlı alanlara girmek bile çok ama çok zor olacak.

    Umarım, beklediğğimiz gibi olmaz.

    Hava_Forum

    Hocam, deprem işi tamamen bir öngörü işi.

    Mesela önünüze yüzlerce değişkeni koyup bir sonuca varırsınız ama atladıınız 101. değişken öngörünüzü çuvallatır.

    "Deprem Hocaları" konusunda benim ciddi çekincelerim var.

    Yapılan açıklamaları, açıklama zamanlamalarını alt alta koyarsanız eminim sizde şüphelenirsiniz durumdan :)

    Ama Allah'ı var, ben Üşümezsoy hakkında bir şey duymadım şimdiye kadar. Tek çekincem, fazla magazinsel takılması.

    Ama son zamanlarda onun da sesi soluğu çıkmaz oldu nedense.

    Bir ara çok araştırdım bu konuda işim gereği. Şimdi artık uğraşmıyorum ama, kabaca şöyle söyleyeyim, eğer tek parça kırılırsa 7,4 - 7,6,

    parçalı kırılırsa 7,0 - 7,4 arası bir beklenti var.

    Benim bu konuda tek çekincem, KAF bütün veya parçalı kırılırsa, Ganos'u tetiklemesi. Bununla ilgili senaryolar kabus senaryosu kesinlikle.

    Tek dileğim, Ganos tetiklenmedne olsun ne olacaksa.


    Selamlarımla

    Cold.EFso

    Değerli Hocam, görüşlerinizde çok haklısınız. Durum iyice risk içeren bir hal aldı.

    Tabi bulgu olarak size kanıt sunamam ama, Marmara Denizinde beklenen depremin tarihsel döngüsünü

    doldurmuş olması, benim katıldığım bir görüş olan KAF hattının Ganos fayı için tetikleyici olacağı veya tam tersi

    senaryolar, Sn.Naci Görür Hoca'nın Fransız araştırma ekibi ile yaptığı çalışmalar ki mesela Marmara denizi ve özellikle Ganos kırığı

    boyunca gözlemlenen gaz çıkışları bu riski gözler önüne seriyor.

    Evet risk büyük.

    Şimdi gelelim diğer konuya;

    Ben evde oturup, kendimi internete verdiğimden beri :) özellikle Yerel Seçimler ve ikinci İstanbul seçimlerini

    dikkatle takip ettim. Siyasi düşüncelerimden bağımsız :) adayların yazılı, görsel her tür açıklamalarını izledim. ( evet çok normal bir davranış değil biliyorum :P:P:P)

    ama hiç bir adayda, ele avuca gelir şekilde beklenen İstanbul depremi konusuna değinmediler. Özellikle Merkezi yönetim tarafında olup, şimdi yerel

    yönetim adayı olan adayın çok doyurucu açıklamalar yapmasını beklerdim. Neyse;

    Kendimce bir İstanbul analizi yapayım. Daha doğrusu üç örnek verip, analizimi noktalamak istiyorum :)

    Bir, İki boğaz köprüsü bakıma alındı. Okullar kapalı, bir çok insan tatilde, köyünde, yazlık bölgelerde.

    İstanbul Trafik durumu şu an da nasıl?

    iki, hem geliş, hem gidiş yönünde mesela Mahmutbey taraflarında trafik kazası olsa neler olurdu?

    üç, bir deprem, daha doğrusu bir doğal afet karşısında, neler yapacağını, nerelere gideceğini, hangi alanda sağlık, yiyecek veya sıhhi sarf

    malzemeleri temin edebileceğini kaç kişi biliyor, sorunun daha doğru şekli böyle yerler var mı?

    Bu sorulara içtenlikle cevap verilirse, sorunun ne olduğu ortaya çıkacak zaten.

    Başka bir durum, kişisel konutlar, Kamu yapıları, üst ve alt yapı durumunun ne olduğunu kimse bilmiyor.

    Basit bir örnek, İstanbul da hangi üst geçitler, viyadükler güçlendirilmeli, tespit yapıldımı, güçlendirme planı ne?

    Bu sorunun yanıtı yok Hocam. Boğaziçi köprüsü ( 15.Temmuz Şehitler Köprüsü) şu an bakımda. Bakım olarak asfalt çalışması yapılıyor.

    Alt - Üst gergiler, mafsallar, ıvırlar zıvırlar peki?

    Bir Neyse de buna deyip gecelim.

    Hiç kimsenin gündeminde de yok bunlar. Arada Prof. Mikdat Kadıoğlu Hoca, "Afet Yönetimi hazırlık ve eğitimi " dilan diyor ama hemen unutuoruz.

    Dün biraz gazeteleri okuyayım dedim, Fenerbahçe'nin yanlış transfer poltikaları konusunda bir çok analiz gördüm.

    Bu mudur Türkiye'nin gündemi? Evet, budur işte.

    Bir ara Deniz Seki hapisteyken, her gazete de bir güzelleme vardı, ama bilim adamlarının açıklamaları hiç bir zaman gündem olamadı.

    Bir ara Yener Üşümezsoy gündem oluyordu, o da vücut geliştirme için yaptığı çalışmalar, "deprem meprem olmayacak" türü sansosyanel

    açıklamaları ile.

    Ne yazık ki Ülke bu. Diğer bir çok ülkede, bu bahsettiğim işler Kamuoyu baskısı ile yapılır. Bizim kamuoyu ise günlerce

    Futbol tartışabiliyor.

    Umarım her öngörü hatalıdır. Umarım geçmiş de yazılanlar abartmalıdır, umarım bir rüya da yaşıyoruzdur, umarım uyanmayız.

    Ama gidişat çok kötü.

    Üzülüyorum ama çocuklarımıza ve ipotek vereceğimiz geleceklerine üzülüyorum.

    Daha fazla da yazmak istemiyorum. Bu konuda o kadar doluyum ki,

    Allah hepimizi, özellikle kendimizden korusun.

    PergamoN

    Madem konusu açıldı, kısaca bende görüşlerimi aktarayım.

    San Andreas fayı için risk mesela 1 ay öncesine göre daha fazla.

    En son olan 7,1 büyüklğündeki deprem bu fayın komşusunda meydana geldi ki,

    ABD'li bilim insanları bile şaşırmış durumdalar.

    Kendimce, bu konuda yayınlanabilecek makaleleri bekliyorum. Bu depremlerin San Andreas

    fayını etkileme ve tetikleme olasılıkları nedir konusuna belki bir açıklama getirebilirler.

    Ama kendi düşüncem, San Andreas fayı depremleri zaten öngörülebilen depremler olduğu için,

    önlemleri nispeten alınmış depremler. En son 7,1 olan depremle ilgili ölüm, yaralanma ve bence en önemlisi kamu

    yapılarında hasar ile ilgili bir bilgi dönüşü olmadı.

    ABD'nin en büyük endişesi, Cascadia zonundaki bir deprem olmalı. 8 büyüklüğüne hazırlanmış

    olsalarda, 9 ile 9,5 arasındaki bir deprem ve yaratacağı Tsunami'ye hazır değiller bence.

    Güney Amerika içinde görüşüm, haklısınız. O bölgede risk fazla. Ben de ilaveten Peru'yu ekleyeyim ki orası

    tarihsel manada da riskli.

    Türkiye sessizlik rahatsız edici görüşünün altına imza atarım. Çok dile getirmek istemesem de, Doğu Anadolu hattı ürkütücü

    görünüyor. Ege denizi için zaten bir beklentim var ama daha çok Akdeniz havzası, Yunanistan ve İtalya beklentisi içindeyim.

    Ha bu arada Çanakkale - Ayvacık bir adım öne çıktı en son volkanik hareketler kaynaklı ama, oradaki beklenti 5,5 civarı

    olduğu için büyük risk görmüyorum.


    iyi günler dilerim.

    OguzHan37

    Merhaba;

    Bununla ilgili bir çok çalışma var aslında. Mesela;

    - hayvan davranışlarındaki değişiklikler

    - karınca ve diğer böcek davranışları

    - bulutlar

    - kaplıca sularındaki değişimler

    - sülfür veya metan gazı çıkışları ve kokusu

    gibi. Bir de mevcut faylara yerleştirilen çok hassas sensörler ile değişik ölçümler yapılabiliyor. Benim bildiğim ama

    şu andaki durumunu takip edemediğim "kayaç gerginlik izleme projesi" gibi.

    Birde deprem hareketi başladıktan sonra ilk ortaya çıkan "p" dalgalarını haber veren sistemler olsa da, bunlar sadece doğalgaz, elektrik gibi depremde

    zarar verebilecek şeyleri durdurmaya yarayan sistemlerdir.

    Sonuçta, çok az zaman kazandıran bilgiler haricinde, depremleri önceden bilmek neredeyse imkansıza yakındır.

    Deprem tahminleri de genelde, fayların yıllık yer değiştirmeleri ölçümleri, geçmiş istatistiki verilere göre tahmin edilebilmekte,

    Ama çok keskin sınırlara sahip olmamaktadır.

    Aşağıda bir link veriyorum. Bu linkde, bahsettiğim "p" dalgaları gibi ouşumlar ile ilgili temel bilgiler vardır.

    iyi günler dilerim.

    ilgili link :

    http://www.bilimsehri.com/makaleler/depremler.html

    Ben şahsen depremlerle güneş tutulması arasında bir bağlantı olduğunu düşünmeye başladım. Şu ana kadar hep saçma gelirdi gök olayıyla yeraltında gerçekleşen olayın alakası olmaz diyordum ancak şu son depremler düşüncemi değiştirdi biraz :/. Şöyle düşünürsek geçmişte 11 Ağustos 1999 tarihinde ülkemizde gerçekleşen tam güneş tutulmasından 6 gün sonra 7.4 Gölcük depreminin olması. Buna tesadüf diyelim hadi fakat 2 Temmuz'da Güney Amerika'dan izlenen tam tutulmadan birkaç gün sonra artarda 6.4 ve 7.1'lik Kaliforniya ve en son 7.1 Endonezya depreminin olmasıyla bu iki doğa olayı arasında bağlantı olduğuna, güneş tutulmasının gerilmiş fay hatlarını tetiklediğine inanmaya başladım =O.

    Darılmayın ama, mesajınıza cevap vermeyecektim, dayanamadım :)

    Matematiksel olarak bahsettiğiniz risk YOK.

    İki türlü, Güneş, Ay, Mars, Venüs, Jupiter, Uranüs hepsi sıraya dizilse bile, yerküre üzerinde yaratacakları çekim etkisi, teorik olarak var ama

    pratik de yok. Yani güneş tutulmaları ile depremsellik arasında bir ilişki kurmak mümkün DEĞİL.

    Yukarıda bir yerlerde anlattım. Her bir kaç günde br 6, her hafta 7 büyüklüğünde bir deprem oluyor.

    Güneş tutulmalarının frekansı ise çok daha uzun. Onun için Güneş tutulmaları ile depremlerin oluş frekanslarının çakışması,

    tesadüfü geçtim her şeyden önce matematiksel bir gerçek.

    Bu tür söylemler sadece sizi tedirgin eder.

    Rahatlayın :)

    selamlar, iyi akşamlar

    Hocam bu kadar kısa bir zaman aralığında bu kadar çok, buyuk deprem olması anormal değil mi sizce bir de Turkiye için en riskli bölge şu an neresi?

    Aslında çok anormal bir durum yok. İstatistiksel olarak 2,3 günde bir 6, haftada bir 7 büyüklüğünde bir deprem oluyor.

    Burada ilginç olan deprem büyüklükleri değil, daha çok konumu.

    Mesela çok gündem oldu San Andreas fayı diye, herkes o bölgeye yoğunlaştı. İki sebebi var. Birincisi ABD'de nüfus yoğun, sanayi yoğun ve konumu gereği biraz da magazinsel. İkincisi hep konuşuyoruz, yakınlarda Cascadia dalma - batma zonu olduğu için tetikler - tetiklemez tartışması var.

    Yoksa mesela Pasifik bölgesi, Asya, Ateş Çemberi coğrafyasında sık sık büyük depremler oluyor.

    Benim yukarıda ki mesajı yazmamın sebebi, bazi parametrik değişimler sebebi ile, volkanik hareketlerle ilgili bir değişme olabileceğini düşünüyorum.

    Onu göremeyince afaki olarak yazdım.

    Yoksa herhangi bir sorun yok.

    Türkiye içinse, Ülkemiz bir deprem bölgesi, her an her yerde deprem olabilir.

    Ama beklentin ne diye sorarsanız, gerçekten öne çıkan bir bölge yok şu anda.

    Sadece Ege denizi bir tık ( bu tanımdan nefret ediyorum bu arada) fazla risk içeriyor. Onunda sebebi İtalya ve Yunanistan kaynaklı.

    iyi akşamlar