Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    hocamın yazdıklarına bir ek yapmak istiyorum depremden sonra evinize girerseniz ilk önce kapı ve pencerelerinizi kontrol edin. Cephesinden kaplama vs olan yapılarda bazen çatlaklar gözden kaçabiliyor. Örneğin van depreminde otelde olmuştu bu. Kapı ve pencerelerin burda önemi; yapıda herhandi bir hareket olmuşsa ve bir şekilde tehlikeli ya da tehlikesiz az da olsa yapı oturmuşsa ilk boşluklar gösterir bunu. Kapılarınız kapanırken bir köşesi sürtebilir, pencereler oturduğundan sıkışmıştır açılmayabilir veya kartaldaydı sanırım yakın zamanda çöken binadaki gibi pencerelerde çatlamalar olabilir. Allah korusun bunlar tabii ki hasar görmüş yapılar için ama deprem sonrasında evinize girecekken en basitinden bunlara bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Yanılıyormuyum hocam?

    Doğru söylüyorsunuz. Hatta bir genelleme yapayım, yapınızda, gözünüze ters gelen her oluşum, bir risk göstergesi bile olabilir.

    Bitişik nizam konutlar, deprem sırasında sanki büyük bir sistem gibi hareket ettikleri için nispeten daha az riske sahipler.

    Binaların eski olması çok büyük sorun olmayabiliyor.

    Az katlı olsa bile, ( 4 -6 gibi ) bitişik nizam olmayan konutların olası riski daha yüksek. Tabi bu bir kural değil.

    Ama bir tavsiye, özellikle İstanbul konut stoğu bir 1999 depremi atlattı. 20 yıl süresince bu binalar bir çok deprem vakası yaşadılar.

    Naçizane tavsiyem, özellikle konutların bodrum katlarını gezin. Kolon ve kirişlerinde deformasyon görürseniz, sıva çatlağı diye

    sallamayın, mutlaka bir inşaat mühendisine kontrol ettirin.

    yarın yapın bunu.

    Arkadaşlar bu adam 2019 yılının başlarında bu şekilde bir makale yayınlamış Türkiye adına, ve önceden çoğu depremi tahmin etmiş. Ve bunları gezegenlerle alakalı olduğunu savunuyor şimdi tekrardan aklıma geldiği için paylaşma gereksinimde bulundum okumanızı tavsiye ederim ilginç.:/:/:/

    (Sabah gazetesinden alıntıdır)

    Ben şahsen bu konu altında onlarca kez yazmışımdır. Tüm gezegenler, Güneş sistemindeki tüm göl cisimleri hatta düz bbir çizgi halinde dizilseler,

    bile, dünya üzerinde yaratabilecekleri kuvvet çok ama çok küçük bir çekim kuvveti olur.

    Dünyaya en yakın gök cismi olan "Ay" dahi, Dünya üzerindeki suları sadece 1 santim kadar etkiliyebiliyor.

    Ama sadece Marmara fay sistemleri üzerindeki 50 km'lik bir fayı kırabilmek için, 6 milyar giga tonluk bir enerji gerekiyor.

    Böyle bir dizilim bırakın tüm dünya üzerindeki yerküre hareketlerini, 50 km'lik bir fayı bile kırabilecek güce sahip değil.

    Bu tür şaklabanlara inanıp, yaşamı zehir etmeyin kendinize.

    burada bir bilgi kirliligi var profesor ve uzmanlar tarafindan aciklanan. Biri diyor 1 tane 6 lık deprem olasi buyuk depremin etkisini azaltir, digeri 6 lik en az 10 deprem gerekli. Kime inanacagimizi sasirdik

    Hocam,

    yukarıda yazdım. Richter ölçeği logaritmik bir fonksiyon.

    6 büyüklüğündeki bir depremle 6,1 arasında 2 kat büyüklük farkı var.

    7 büyüklüğünde bir depremin enerjisini yok etmek için, aynı yer, aynı zaman, aynı derinlikte tam 1000 tane 6,0'lık deprem olması gerekir.

    Gerisi hikayedir. yukarıdaki bilgileri verende cahil demeyeyim ama, matematik, jeoloji, mühendislik, çarpma, bölme, toplama filan bilmiyordur.

    Burada bana yine ilginç gelen bir durum söz konusu.

    Her ne kadar deprem konusu bilinmezliklerle dolu bir konu olsa da,

    Faylar, tarihsel döngü, fayların mekanikleri bilimsel anlamda bilinen gerçeklerdir.

    Fakat, konusunda uzman Hoca'ları dinleyince ben, Marmara denizindeki faylar, fay hareketleri,

    fayların karakteristikleri gibi konular için hala farklı düşünceler olduğunu gördüm.

    Bazı Hocaların elindeki fay haritaları bazılarının elinde yok bu da enteresan.

    Ben size şunu söylemek isterim ( korkarak) ;

    Marmara denizi altında ya hiç bilmediğimiz fay sistemleri harekete geçiyor ya da 1999 süreci yeni fay

    oluşumlarını meydana getiren bir süreci başlattı.

    benimde anlamadigim ana fayda olmadigi halde 6 yi nasil buluyor. Yani bu deprem ana fayda olsa belkide 7 7.5 olacakti. Ana fayda olmayan bir deprem icin 6 cok yuksek. ( ana fayda olduysa yorumum çöptùr) marmara denizinin faylarini cozmek cok zor.

    Aslında çok da kesin bir kural değil. Sadece şimdiye kadar ki örnekler o şekildeydi.

    Fakat bu depremde ilginç olan şey büyüklüğü değil, deprem olduktan sonra artçıların pozisyonları.

    Yarın belki detaylı çözümlere bakılabilir ama, mevcut veriler sebebini açıklayamayacağım ( bilmediğimden) bir

    huzursuzluk yaratıyor.

    İçimden geçen düşünce 6,0 ana bir deprem değil, artçıları da aslında artçı değil gibi.

    Bu gece takipte fayda var.

    Deprem sırasında Çorlu'da ve arabanın içindeydim. Yavaş bir hareketle başlayıp, gittikçe hızlandı. Yaklaşık 15 - 20 sn. arası sürdü.

    Depremin süresi, deprem noktasına uzaklık, zemin, bina yapısı gibi de bir çok değişkene bağlı.

    hissedilen deprem süresi çok kesin bir ölçü değil. Ama depremin "şiddetini" etkileyen kesin bir değer.

    Bence daha şiddetli deprem olmayabilir çünkü enerji boşalıyor böylelikle sıkışma sönüyor tabii bu benim düşüncem Allah cümlemizi korusun

    Deprem büyüklüklerini ölçmek için kullandığımız "Richter" skalası logaritmik bir fonksiyondur aslında.

    Kabaca beklenen 7 büyüklüğündeki bir depremin enerjisini boşaltabilmek için aynı lokasyon, aynı derinlik ve aynı zaman dilimi içinde

    yaklaşık 1000 adet 6 büyüklüğünde deprem olması gerek. Yani göreceli olarak evet ama pratik de faydası olmayacak depremlerdir.

    İlker hocam, Bence deprem 6,0 Şiddetinde meydana geldi Kandilli rasathanesi de Revize edip 6.0 olarak güncelledi. Siz ne düşünüyorsunuz?

    Önce ufak bir düzeltme yapayım 6,0 şiddet değil, büyüklük :)

    Deprem olduğunda ilk kayıtlar bazen revize gerektirebiliyor. Ölçüme etki eden bir çok faktör var pozitif veya negatif yönde.

    Bu etkiler çıkarılmaya çalışılıp, en yakın değer bulunmaya çalışılıyor.

    O bakımdan 6,0 diye veya 5,8 diye yapılan revizyonlar çok kritik değil.

    Tabi 6,0 ile 5,8 arasında 4 kat enerji farkı konu harici. :)

    selamlar

    manasbalasy

    Değerli Manas kardeşim;

    Senden alttan hasar almış Boğaziçi köprüsü resmini silmeni rica edeceğim.

    Altına yazmışsın ama yine de insanlar görünce panik olabilir.

    O resim %1.000.000.000 üzerinde oynanmış sahte bir resim.

    Hasar, köprünün yapım tekniğine ters. Gergi halatları kopar ki beklenen hasar odur ama alttan hasar almaz.

    Ya da köprü üstü plakaları hasar alır ki onu da göremezsin zaten.

    Bir de 6,0 gibi bir depremle o hasar olmaz.

    Bence sil gitsin, ortalığı panik etmeye gerek yok.

    selamlarımla

    Bir başka endişe ettiğim bölge gülpınar açıklarıda birden hareketlendi 2013’de 6.0 deprem üretmişti büyük depremler üretecek faylarda mevcut

    6,0 veya civarı bir hareketi bende bekliyorum bölgede. Bölgenin yapı stoğu çok kötü. Ama orta Marmara, Çanakkale hareketleri çok ilginç hareketler.

    Ben özellikle Saroz körfezini de takip ediyorum. Eğer hareketlenme orada da olursa, oturup düşünmek lazım.

    Selamlarımla

    orta marmara sırtına doğru artçı davranışı var açıkçası hoşuma gitmiyor

    5,8'lik deprem ve artçıları (!) standart bir seyir izlemiyorlar. Endişe ediyorum açıkçası.

    Daha doğrusu ürkütücü. Herkes kişisel önlemlerini almalı.

    Ve okuyan arkadaşlara bir uyarım var, televizyonlara çıkan saçma insanları çok dinlemeyin. Yaltırak, Görür, Demirtaş ve Kadıoğlu Hoca yeterli fikir edinmek için.

    Ama çok dikkat edin kendinize, imkanı olanlar bu akşamı dışarda sohbet filan etsinler. Evlere pek girmesinler.

    Bu gece kritik bir gece devamındaki seyir için.

    Arkadaşın paylaştığı habere bende baktım.Prof. şener üşümezsoy 1912 de yaşanan deprem sebiyle fayın enerjisini boşalttığını ayrıca fayda strest birikmesi oluşmadığını aksine stres boşalması olduğunu ve 6.5 den büyüj bir depremin 100 yıl içerisinde gercekleşmesinin düşük olduğunu söyluyor.Ne kadar doğru bilemem ama şu günlerde yapılan olumsuz senaryolar içerisinde azda olsa Şener beyin açıklamaları içimi rahatlattı.Ama ne olursa olsun artık depreme dayanıklı binalar yapmalı ve hazırlıklı olmalıyız.Daha fazla eğitimle insanlarimızı bilinçlendirmeliyiz.Medyamız bu konuda kamuoyu oluşturmalı her şey çok geç olmadan...

    Dediklerinize özellikle eğitim kısmına fazlası ile katılıyorum. Deprem olayından bağımsız ama bugün yaklaşık 10 dakika içerisinde ve 3 kilometrelik bir mesafede bir kaç durum yaşadım.

    Tanık olduklarım tamamen öğrenci kardeşlerimin yarattığı ve onların açısından yaşam riski taşıyan olaylardı.

    1-) duran otobüsün önünden geçmeye çalışırlarken, önümdeki araç zor durdu.

    2-) Trafik ışıkları hiç yokmuş gibi davranıldı.

    3-) Trafik akışında Yetki sıralamasının en üstünde Trafik Polisi, eğer yoksa Trafik ışıkları, yoksa işaretler hiyerarşisi bulunmakta.

    Işık araçlara yeşil yandığında, öğrenci kardeşlerim yaya geçidinden geçmeye kalktılar. Uyarınca da "Yaya Gecidinde herkes yol verir" dediler,

    Uyarı hiyararşisinden haberleri bile yoktu.

    Bunun üzerine Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne mail yazıp, trafik eğitimi eksikliğini anlatıp, eğitim verilmesi gerektiğini belirtti.

    Bunu şunun için anlattım, en temel trafik kurallarından bile habersiz ve eğitim almamış gençlerin, deprem konusunda bilinç sahibi

    olmalarını sağlamak ve eğitim almaları birinci derecede şarttır.

    Bırakalım fayları filan onları profesyoneller tartışsın, insanlar deprem anında ve sonrasında nasıl davranacaklarını öğrensin yeter.


    iyi akşamlar

    Foruma ara vermiştim. Hiçbir yere yazı yazmıyordum taki bugüne kadar. O kadar ilginç şeyler oluyor Marmara 'da hiçbir deprem uzmanı bilgilendiremiyor. Yaltırak hoca çok endişeli. Oda bir şeylerden şüpheleniyor ama bence ortalığı karıştırmak istemiyor. Israrla çok yetersiz olduğumuzu, İstanbul denizene yapılacak yerleştirmeler sonucu yeterli araştırmalar yapılabileceğini söylüyor ama ne yazık ki yok. Fayları yeteri kadar kontrol edemiyoruz. Size yemin ediyorum deprem konusunda bu forum benim için nimet. Çok değerli hocalarımız var. Bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler. Sizlerde olmasınız bir şey öğrenemeyeceğiz. Hiç kimse çıkıp, konuşmuyor. Hocalarıma şunu sormak istiyorum. Ilker Gunebakan hocam yazdığın ganos-saros-kaf fay hattının birbiri ile kırılma ihtimali ve minimum potansiyeli nedir? allah korusun böyle bir şey olursa tarihte hiç görülmüş mü? Çok çok korkunç senaryolar geliyor aklıma. Hiçbir şey yapamıyoruz. Ev temelleri, ev donanımları, ilkyardım çantası hiçbir şey yok. Sonra Allah'tan yardım bekliyoruz. Sonumuz hayırlı olsun. Birde bu 0.7 eyüp gözüküyor kandilli'de buda ilginç değil mi?

    Merhaba;

    Tabiki bir olasılık üzerine tartışıyoruz. Ben şahsen depremi oluşturan dinamiklerin, klasik öğretiler dışında da parametreleri

    olduğunu düşündüğüm için, biraz farklı bir noktadan bakmaya çalışıyorum.

    Yani bahsettiğim şey bir olasılık.

    Ama Kaf --> Ganos veya Ganos-->Kaf tetiklemeleri asla olmaz diyemeyiz ya da tersini.

    Karışık oldu ama teknik olarak ( elimizdeki değişkenlere göre) bilmekte imkansız.

    Tarihte oldu mu? Bence oldu. 1509 yılında 40 gün sürdüğü söylenen, İstanbul, Tekirdağ, Gelibolu hatta Edirne'de taş üstünde taş bırakmayan ( zamanının

    tarihçilerinin tanımı benim değil ;)) ve oluşan Tsunami dalgalarının tasvirine göre en az 8 ve üstü depremler, ancak, KAF ve Ganos'un birbirini tetiklemesi ve hatta çok kısa bir zaman aralığında tetiklemesi ile oluştuğunu düşündürüyor. ( kısa zamandan kastım, günler değil, saat ve hatta dakikalar içinde olan tetikleme)

    Tabi bu bir felaket senaryosu. Böyle bir felaket, bu ülkenin altından kalkması çok zor yaralar açar.

    Bu durumda söyleyecek tek sözüm var, "Rabbim böyle bir felaketi bu ülkeye yaşatmasın"

    iyi akşamlar

    İstanbul’da Hala 3.9/4.1/4.3 aralığında bir artçı olmadı , 4.7 den sonra beklenir, canım sıkılıyor bu duruma

    Hayırlısı olsun diyelim

    Hocam o konuda rahat olun. Bir sorun değil o akış.

    Bana kalırsa başka bir sorun var.

    Biraz önce açıklamaya çalıştım. Bizim elimizde üzerinde mutabık olunan fay haritaları yok.

    Çünkü ana faylar ve yan kırılımları hariç diğer olası kırıkları farkında bile olmayabiliriz.

    Sorun da şu,

    Klasik fay bilgisinden ziyade, Tekirdağ açıklarında devamlı mikro sarsıntılar oluyor.

    Ben elimde hiç bir bilimsel veri olmadan, Bu hareketlerin Ganos ile ilgili olduğunu düşünmeye

    başladım. Ganos için bir hareketlenme söz konusu olursa bu KAF ile ardaşık birr hareket

    olabilir mi diye de düşünüyorum. Narsil Hocam ile çok konuştuk ama artık ciddi ciddi korkmaya başladım bu işten.

    ESAS TEHLİKE TEKİRDAĞ - GANOS - KAF ortak hareketlenmesi olur.

    Bir de Saroz katılırsa denkleme, korkunç olur.

    PergamoN arkadaşımızın biraz önceki mesajı enterasan Saroz ile ilgili