Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Arkadaşlar bir konuyu açıklığa kavuşturalım.. forumun ana odağı hava olayları, deprem değil...Deprem sayfası da sadece bilimsel yorumların yapılması zorunlu bir sayfa değil, en azından böyle bir uyarı yok... Zaten bu mümkün de gözükmüyor..... Buradaki arkadaşların bildiğim kadarıyla hiçbiri bu konuda uzman değil... Yanlışım varsa söyleyin bilgili denilen arkadaşlardan hepsi amatör olarak bu konuyla ilgileniyor.. Bir kısmı da muhtemelen en fazla birkaç kitap makale okumuştur...Dolayısıyla onların dedikleri de aslında kimseyi bağlamamalı.. onlar fay tarifi yaptığında veya öncü gözükmüyor dediğinde aslında pek bir şey ifade etmiyor... hissiyatla konuşandan çok bir farkı yok... Çünkü konuda tam yetkin değiller.... Ters mantıkla düşünürsek onların yorumu okuyup da gevşek davranan insanlar da olabilir... Diyelim ki büyük bir deprem oldu... o gevşekliğin sorumluluğunu onlar üzerilerine alacak mı? Hissiyatla konuşan insanlar paniğe sevk ediyor olabilir ama belki de bazı arkadaşların hayatlarının kurtulmasına vesile olacaklar... buna kimse hayır imkansız diyemez... bu da mümkün...

    Hem Japonya da bile deprem konusu çözülmüş değil... adamlar bile tarih veremezken biz neyin tartışmasını yapıyoruz... olacak diyen de olmayacak diyen de bu konuda aynı oranda haklı...bu konunun en uzmanlarının çoğu ilk İstanbul depreminden sonra 5.8'i tahmin edemediler... hatta yakın süreçte daha büyüğünü beklemiyorum diyenler oldu.. demek ki eğitim de bu konuda tam çözüm değil... zaten deprem yapısı gereği en iyi eğitimi bile yetersiz kılıyor... en azından bu dönemde böyle...ileride bilim gelişir, şartlar değişebilir...

    Tabii tüm bunlar demek değil ki insanları desteksiz konuşarak paniğe sevk edelim... Böyle de yapmayalım, doğru değil... İnsanlar hislerini yazabilirler, bilimsel görüşlerini yazabilirler...adı üstünde forum... ama üslup en doğru şekilde olmalı... tüm bunlara rağmen yine etkilenen olur artık ona yapacak birşey yok.. biz burada yazmasak bile o insan zaten paniğe kapılıyor, ya da gevşek takılıyor...bir şekilde başka yerlerden başka şeyler duyuyor.. depremin tek tartışıldığı yer burası değil...

    Ben dindar bir insanım.. inancım gereği herşeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu düşünüyorum...tedbiri alıp tevekkül edilmesini uygun buluyorum.. kaderde yazılan olur... bu yüzden panik de değilim... insanlara da bunu tavsiye ediyorum...

    kusura bakmayın, tam anlayamadım. Yani ne yapalım?

    Bizler uzman değiliz evet forum yonetimi mesela deprem konusunda İTU'nun kontrolüne mi girsin ? Neticede uzman onlar. Tavsiyeniz nedir?

    İyi akşamlar dilerim

    Silverhand

    Hocam,

    Kim ne derse desin, Amerika'nın "devlet politikaları" var. Başkan, Bakanlar hatta Pentagon generalleri bile çıkıp ne derlerse desinler,

    uygulama "devlet politikaları" kapsamında yapılır.

    Kısaca, söylemler ne olursa olsun, adamlar ( tabi ki İsrail destekli olmak zorunda dinsel sebeplerle) Ortadoğu, Balkanlar, eski İpek yolu ülkeleri,

    Afrika konusunda belki de yüzyıllardır bir planı sinsi sinsi yürütüyorlar.

    Lokasyon gereği, bazen Avrupa, bazen Asya bazen diğer çoğrafyalardan ülkeler destek verse de;

    işin saç ayağı üç ülke, A.B.D. , İsrail, İngiltere.

    Arada verilen beyanatlara filan çok takılmayın.

    100 yıllık geçmişin belli başlı nihenk taşlarını bulun okuyun, inanın değişen hiç bir şey göremeyeceksiniz.


    İyi akşamlar

    divane

    Hocam, depremleri duyunca aklıma hemen siz geldiniz "yerindeki gözlemci" olarak.

    Ben de çok tedirginim çünkü kızım İstanbul'da öğrenci.

    Hocam, sormak istediğim şey şu;

    - devamlı bir sesden bahsediliyor ya, şunu biraz tariflemenizi rica etsem.

    Çok geçmiş olsun tekrar, iyi akşamlar

    Sevgili Dostlar;

    Ağır bir grip geçiriyorum. Ama Ordumuzun terörizm kuklaları ve sahiplerine karşı giriştiği

    sınır ötesi harekatı duyunca yazmadan duramadım.

    Allah yollarını açık etsin, orduma yönelik her silah, o silahı çevirenin üstüne dönsün.

    Zaferleri daim olsun inşallah.

    Hic kredi cekmedim. Faize bulasmam. Oleceksekte adam gibi oluruz. Devletin bu krediyi faizsiz vermesi lazim. Ben olmasam devlet neden var ? Halksiz devlet mi olur ? Neyse iş baska yerlere gidiyor. Bu arada dedigin destegi veriyor devlet. Faizinde bir kismini karsiliyor. Kira yardimi yapiyor. Tapu harc vs. Parasida almiyor.

    Veriyorsa iyi. Hizmet ya parasız olmalı, ya da sıfır faiz, çok uzun vade.

    Dediğiniz gibi, " devlet halkını korumayacaksa niye var?"

    Bugün şahit olduğum bir sohbet üzerine kısa bir bilgi vermek isterim.

    1999 depremi sonrasında, yetersiz bilgi, bilgi kirliliği, yetkili, yetkisiz bir çok kişinin

    açıklamalarına şahit olduk.

    Arkadaşlar;

    Şu anda, tabiki istediğiniz her kişiyi dinleyip bilgi alabilirsiniz ama bence en sağlıklı uyarı

    ve bilgilerin yeri AFAD kurumudur.

    Bir çok verinin koordinasyonu ve kurumlar arası koordinasyonu gayet başarılı

    yapmaktalar.

    kafanıza takılan her şey için referans alacağınız yer AFAD olmalıdır.

    Selamlarımla

    Zemin Katta bulunan kolon ve kirişlerde bulunan çatlakla bir hayli canımızı sıkıyordu,94 yılında yapılan apartman 25 yaşında ve 99 depremini yaşamış

    Bugün çatlak olan bir kolonu,sıva üzerinden rastgele kırdık ve kolona kadar indik,kolonda çatlak görünmüyordu

    Bunu 1 kolon için yaptık diğer ,diğer kolon ve kirişlerde yapmadık ,belediyeyi aradım ben karışmam ,lisanslı firmalar yapıyor deyince

    Bizde kendimizce birşeyler yapmaya başladık

    Hocam,

    bu yapı konularında felaket tellallığı yapıyor gibi görünmekten ben de memnun değilim ama,

    kendimi bazen "bilgi vermek" konusunda sorumlu hissediyorum.

    Onun için kısaca bir değerlendirme yapmak istiyorum.

    - ilk önce 1999 sonrası yapılan yönetmelik değişikliği ile yine değişen deprem risk alanlarına

    göre ciddi değişiklikler yapıldı. O bakımdan risk mevcuttur.

    - sadece görsel kontroller bir sonuç vermeyebilir. Genelde deformasyon görülen kolon-kiriş sistemleri

    gerçekten sorunlu iken, görsel olarak sorunlu görülmeyenlerde sorunlu olabilir.

    Bu bakımdan, kontrollerin profesyonel kişiler tarafında, mühendislik teknikleri ile yapılması

    mutlak kural olmalıdır.

    Tabi dediğiniz gibi hiç bir sorun da olmayabilir ama ben yine de bilgilendirmek istedim.

    Selamlarımla

    Ne kadar saglam yapilirsa yapilsin. Sor bakalim bir kolonda kac tane demir kullanmislar ? Genelde eskilerde 6 dir. Simdi benim bildigim 10 12 tane kullaniyorlar.

    Ayrica yeni sistemde zemini cok saglam yapiyorlar. Bir nevi demir aglarla oruyorlar. Betonu doktukten sonra havasini alip tekrardan beton dokuyorlar. Binanin ortasinda genelde 2 tane tasiyici kolon vardir. Onlarida taş gibi yapiyorlar yeni sistemde. Yanlisim varsa Ilker Gunebakan hocam duzeltsin.

    Amacim korkutmak degil. Bilgilendirmek.

    Değerli Hocam,

    1999 sonrası imar yönetmeliği, bölgelerin fay haritaları değişti.

    Eskiden belediyeler de olan bazı yetkiler bakanlık bünyesine alındı.

    Bazı aksamalar olsa dahi, 1999 öncesine göre biriyileşme olduğu kesin.

    Fakat benim sorunlu gördüğüm bir kaç konu var.

    - Yapı denetim sistemi ne kadar sağlıklı işlemekte?

    - Zemin etüdleri

    - Kentsel dönüşüm

    Yapı kalitesi ve iyileşmeler konusunda haklısınız kesinle ama zemin etüdü iyi yapılmamış,

    zemin problemli sahalarda yapısı ne kadar iyi olursa olsun risk sürmekte.

    Selamlar

    Valla benim moralim daha iyi oldu.Tek fay teorisi çöp.Zemin etüdü iyi olan ve 0.3 g ye dayanıklı evdeyseniz sıkıntı yok.(Ki bölgenin %70i bunun altında -7.6 olsa bile)

    Bence şekilsel olarak iyi bile görünseniz de, içiniz de şüphe hep olsun.

    Tek fay teorisini çökmesi her zaman iyi olmayabilir. Birbirini tetikleyebilen

    çoklu fay segmentleri, tek faydan daha ürkütücü olabiliyorlar.

    Ben hala 1509 depremlerindeyim. Şu andaki mevcut teoriler ( Yaltırak Hocanın ki biraz daha açıklaycı olabilir) bence

    1509'u açıklayamıyor.

    Onun için çok da moraliniz düzelmesin Sn.Hocam.

    İstasyonlar yanıltır .Henüz gelişmişlik düzeyi az. Bence çoğu deprem hakkında bilgili hocalarımız bile takip etmiyor. İlker ve pergamon hocalarımız da yazdı.Tutarlılığı yok. İstasyon yanından kamyon,tır geçsin veya bir şey olsun gerginlik olarak sisteme yansıyor. Geçen sene Mudanya istasyonu çok kötü dalgalanmalar gösteriyordu. Burada bir forumdaş heyecan yaptırmıştı. Hiçbir şey olmadı. Yani sizi yanıltır. Ben bu istasyonlara şuan çok kafa yormamanızı öneririm. Ne zaman tutarlılığı olur o zaman güvenilir.

    Arkadaşlar;

    çok kısa bir şekilde karışayım olaya :)

    İlgili proje yöneticileri ya da Üniversite ya da AFAD gibi kurumlardan, " arkadaşlar, acaip sinyaller geldi, her şey kıpırdıyor, amanın " filan gibi

    bir uyarı gelinceye kadar sakin olun, çok kafaya takmayın.^^^^^^

    selamlar

    Ülke olarak yine bir şeyler atlıyoruz. Hatta tren yine kaçacak. Şöyle ki;

    Hepimiz depremin mekanizmalarına kitlendik, öncü, artçı tartışmalarına girdik ama ben çok daha büyük bir tehlikeden ( risk demiyorum direkt tehlike)

    bahsetmek istiyorum. Bir kaç günden beri İstanbul Çapa, Avcılar gibi bölgelere biraz farklı işler için gittim.

    Çok kısa şekilde izlenimlerim :

    - Kızımın arkadaşarının bir kısmının ailesi, yakın olmam sebebiyle çocukların kaldığı evleri görmemi istei.

    Tek kelime ile korkunç bir durum. Şehremini, Çapa civarlarında çocukların kaldığı evlerin neredeyse tamamı hasarlı.

    Üstelik orta hasar seviyesinin üstünde: Durumdan çok daha kötüsü, bu yapılara az hasarlı raporu verilmesi.

    Ev ahiplerinin belediye ve çevre müdürlüğüne baskısında söz ediliyor. Rezillik

    - Kamu yapıları : okul, hastane, karakol, belediye ve bakanlıkların binaları.

    Çapa tıp fakültesini gezdim. Bunu anlatmıştım ama bir daha emin oldum ki, kızımı ben bir şey değişmezse okula

    göndermem arkadaş.

    Ama tartıştığımız şeyler yanlış. Evet biz depremi burada tartışırız, üniversitlerin ilgili bölümleri tartışır, AFAD tartıpır.

    Ama icraat yapacak devlet kurumları bunu tartışamaz. Yapar, yapmalı.

    Yine vakit kayediyoruz, yine kaybedeceğiz.


    Not : Sayın Hocam, sizin iletiniz altına alakasız bir yazı oldu, kusura bakmayın ama dayanamadım gördüklerimden .

    Hocam hala DAF demekteyim.

    Sonuçta, tahmin, öngörü, ver, analizi değil konu.

    "Risk" diye, sormuşsunuz. Evet DAF bana göre risk unsurudur.

    ^^^^


    Not : politikacı olmam lazımmış ama kader utansın artık :P^^