Beiträge von ilker.gunebakan

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    canbayrock

    Bu konuda Narsil Hocaya kesinlikle katılıyorum.

    Bir süre önce mesela Kandilli sadece belli bir büyüklüğü verirdi.

    Çoğu insanın AFAD'ın WEB sitesinden dahi haberi yoktu.

    Şimdi Kandilli dahil büyüklük sınırını kaldırdı, hemen hemen meraklı herkesin cep telefonunda AFAD uygulaması bip-bip deprem bilgisi atıyor filan derken,

    insanların hassasiyeti de arttı. ( ki bence kısmen olumludur)

    Halbuki, yıllardır bu işleri takip edenler deprem sıklığında çok da aman aman bir değişiklik olmadığının farkında.

    Onun için çok da kafayı takmamak lazım.

    Ama;

    belli bir lokasyonda, belli bir zaman aralığında, belli bir sayı ve büyüklüke oluşan depremler bir şeylerin habercisi olabilir.

    Dikkatle takibi gerekir, onun harici yaşam kalitenizi bozacak düşüncelere kapılmayın :)

    Ilker Gunebakan kardeşim benim şahsi Fikrimce bu firmaların dediği mevsimsel tahminlere göre direk enseyi karatmaya gerek yok, onlar sadece önceden ana fikir nasıl olacağına dair bazı bilgiler veriyorlar yani şimdi kış sıcak ve Yb li geçecek dediler vay sayalım, ama mesela 2 tane gelecek adam akılı sistem o kışı tarihe adını yazdırır, aynı 2017 deki olduğu gibi, bu görüntünün hatta direk kopyala yapıştır 2017 çok benzer bir kış tahmini. Yani kısacası bunlar sadece ön görünümü söylüyorlar. Bu arada Cold.EFso dostumun dediği gibi 2018 ABD bunun en net örneği yanılma payı olarak.

    Selamlarımla,

    Sağlıcakla kal.:)

    hocam zaten nazire yapıyorum. Sorun yok :D

    Cold.EFso


    Hocam, deprem filan derken "meteorolojinin esaslarını öğrenelim" adlı çalışmalar başlamadan duraklamaya girdi :)

    Ama nacizane bir kaç sorum olacak.

    - Bu kadar değişkenin olduğu bu süreçte, eğer bir kuruluş mevsimsel tahminlerde bulunuyorsa,

    çok yüzeysel ve değişime açık tahminlerdir bunlar. Fikir bile vermez bana kalırsa.

    Bu urumda mesela Accuweather tahminleri için de aynı şey söylenebilir mi?

    - Şimdi bu işlere yeni merak salan biri olarak, daha içinde bulunduğumuz sonbaharın kısa ve orta vadesini

    bile tutturamayan bu firmalar, mevsimsel tahmin yaparken vicdanen rahat olabiliryor mu? :)

    - Bu kurumların yaptığı mevsimsel tahminlere bakıp bakıp enseyi karartmak doğru mudur ? :)

    Selamlar

    Storm Chaser

    Tabi ki haklısın Hocam.

    Netice de bizimkilerden farklı dinamikler söz konusu.

    Ama video da ilgimi çeken konu, bizden ne kadar önce haber alırsa alsın, ortak yayın ve uyarı mekanizması oldu.

    Türkiye'de düşünsene bunu, " deprem geliyor mu, azzzz sonraaa"

    onun bile suyunu çıkarırız büyük olasılık ^^

    Hocam video da benim dikkatimi ceken bir sey oldu, bizler depremden once isik, ses gibi seyler duyup gorurken onlarda boyle seyler olmuyor mu? Ya da bunlar videodan mi belli olmiyor acaba?

    Yukarda Storm Chaser da yazmış. Japonya da olan depremlerin genel karakteristiği, okyanus dibinde hatta bazı durumlarda 300-400 km derinlikte

    dalma - batma zonlarının jhareketi şeklinde olduğu için görülmüyor sanırım.

    Yine dalma- batma zonlarının mekaniği esaslı da olabilir ama en büyük neden, deniz altı ve çok derinde olması.

    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gülsen Uçarkuş, "Şu an Adalar'ın güneyi, Silivri aktivitesinin olduğu Kumburgaz fay kolu, üzerinde bir süredir aktivite olmadığı için kırılmasını beklediğimiz fay parçasıdır. Bu kısımlar üzerine dikkatle eğiliyoruz ve beklediğimiz deprem bu kollar üzerinde olacak" dedi.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/depremi…iyoruz-41351372

    Üstad, aslında Hoca bir olasılıktan bahsetmiş. Belki bu olasılık diğerlerinden daha yüksek orandadır.

    Ama kesin konuşmamıştır, gazete TÜrkçe'den Türkçe'ye çeviri hatası (!) yapmıştır :D

    Manisada zaten herhangi bir alt yapı yok hocam bu konuyla ilgili .Vestel gibi büyük fabrikalar zaten mevcut bir yenisi WW olacaktı yani zaten şehir Tarım yönünden ,sanayi yönünden Türkiye standartlarının üzerinde WW nin gelip gelmemesi şehiri çok etkilemez daha çok Türkiyeyi etkileyecek gibiydi .

    Manisa alt yapısı uygun olmasa bile, İzmir eski Opel üretimi dolayısı ile belli bir otomotiv sanayi alt yapısına sahip.

    Zaten VW'nin aradığı da çok çeşit veya mükemmel bir alt yapı değil.

    Daha çok, elektrik donanımı, yürür aksamı, lastik, bir kısım mekanik parçalar derken ihtiyacını görür.

    Zaten VW grubunun "onaylı tedarikçi" listesinde yer alıpta, şu ana aportta da bekleyen çok sayıda Türk firması

    mevcut. Olmadı, mesela koltukları Bursa'dan alır. Bu konuda sorun olmaz.

    Benim takıldığım nokta, herifler böyle bir yatırımın stratejisini kılı kırk yarıp oluştururken, Bulgaristan tarafını da alarm da bekletmeleri.

    Tabi şu da olabilir. VW Bulgaristan'da da üretim yapmaya hazırlanıyor olabilir ki, bu da hiç yabana atılacak bir fikir değil.

    Şu aşamada, eğer Manisa kararı verildiyse, pat diye geri dönmezler.

    Ama Romanya - Bulgaristan tarafına da bir fabrika açarlarsa, Türk otomotiv yan sanayisi ihya olur.

    Trump Türkiye hakkında fake haber yapan abd kanalına fırça atmış twitterdan

    Hani psikolojisi bozuk tipler vardır. Kahkahalarla gülerken birden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar sonra da bir anda susup tekrar gülerler filan.

    Trump tam da öyle bir ruh durumuna sahip, iyi mi, kötü mü, üzgün mü, sevinçli mi kimse bilmiyor.

    Büyük olasılık Melanie bile bilmiyor. Kadının yüz ifadesi "bezgin ama para da bu şerefsizde işte" ifadesi ^^^^

    Volkswagen Türkiye yatırımını erteleyebileceğini ifade etmiş ve marka imajını bahane göstermiş.

    Ulan siz değil misiniz, fazla NOx salınımı yapıp, aracın fazla performans göstermesini sağlayan? Siz değil misiniz bunu herkesten saklayan? Siz değil misiniz Dünya'nin geleceğini çalan? Neyin imajından bahsediyorsun? Zaten hep böyleleri ahlak lafı yapar ya..

    Bu adamlar Türkiye'ye Hindistan standartlarında 2 havayastıklı araç gönderen adamlar. Emisyon skandalından sonra en ufak bir ödeme bilede yapmadılar.

    O zaman bizde Türkiye'de VW araba alımını erteleyelim. Para kesilince neler oluyor bakalım...

    Sevgili kardeşim;

    Eski işim ve "meraklı turşucu" özelliğim sayesinde,

    baya uzun zaman önce Bulgaristan ve AB ülkelerinin Bulgaristan yatırımları

    hakkında bir şeyler yazmıştım diye hatırlıyorum. Şunu söyleyeyim;

    uızun süredir, VW yan sanayisi denilebilecek firmalar Bulgaristan da yapılanıyorlar.

    Hatta bir kısmı üretime geçip, ürünlerini ihraç etmeye bile başladı Almanya tarafına.

    Daha sonra VW'nin Manisa fabrika kararı ortaya çıkınca, ilginç olan bu adamlar hiç istiflerini

    bile bozmadılar. Daha da ilginci, Romanya veya Bulgaristan da tüm Avrupayı besleyecek ve "Bulgaristan fabrikasına" destek

    verecek lojistik merkezi yapılanma çalışmaları var. daha da ilginci, tedarik.ilerin ana üretim lokasyonuna uzak mesafede olması

    VW üretim konsepti ile bağdaşmıyor.

    Diyeceğim o ki, o fabrika işi biraz ilginç. Ben çok uzun yıllardır sektörde olan bir

    çalışan olarak anlama veremezken, halen sektörde olan arkadaşlar bile hayretlerle izliyorlar.

    ilginç durum vesselam.

    Tabi Hocam, mümkün olmadığının bende farkındayım ama, tesadüfen karşılaştığım bazı "esinlenmeler" bende

    "aaaaa" efekti yarattığı için nazire yapayım dedim.

    Başka anlamı yok.

    Sevgi ve selamlarımla

    OguzHan37

    Video için teşekkürler. Hakikaten etkileyici.

    Ama dikkatinizi neler çekti? diye sorsam mesela.

    Benim dikkatimi çekenler :

    1-) Eğitim, şoförleri, yoldaki yayalar, videodaki herkes neredeyse, ne yapacağını, nasıl davranacağını

    neredeyse ezbere biliyor. Korku çığlıkları hariç ki gayet doğal olması, en ufak panik yok.

    2-) Depremden bir kaç saniye önce, mesela araç radyolarında bir anda uyarı sesi ve deprem uyarısı veriliyor.

    Yine gece çekiiminde elektriklerin kesildiği görülüyor. Büyük olasılık, radyo, televizyon, elektrik, doğalgaz

    hatta su sistemlerini bir anda kapatıp, açacak bir yapıya sahipler.

    3-) Yapıların hareket ve tepkilerinden az katlı yapıların ahşap ve hafif çelik konstrüksiyona

    sahip olduklarını görebiliyorsunuz

    4-) Yine çok katlı yapılaşma şehir merkezlerinde iken, merkezden uzaklaştıkça az katlı yapılar

    dikkat çekyor.

    5-) Tabi ufak tefek deformasyonlar dışında alt yapı hiç deforme olmuyor. patlayan su ve gaz boruları

    neredeyse görülmüyor.

    Yine üstüne basa basa söyleyeceğim şey, adamlara mükemmel bir eğitim verilmiş.

    Kim ne derse desin.


    Selamlarımla

    hocam inşaatçı değilim çok bilgim yok ancak kolonlara bakarak bodrum katına kadar indiğini kontrol edin, genelde taşıyıcı kolonlar temele kadar iner, özellikle bina köşelerini veren kolonlar özellikle taşıyıcıdır diye biliyorum ama dediğim gibi daha bilgili olan varsa bu konuda yardımcı olabilir

    Tabi çok teorik konuşuyorum ama, biraz fikir verebilir.

    Bir yapının hesapları yapılırken, yapıdaki her elemanın bazı yükleri taşıyacak şekilde hesabı yapılır.

    Yine bir elemanın görevini yapamayacak durumda, diğer elemanların da bu yükü toleranslar dahilinde taşıması

    için hesaplar yapılır.

    Taşıyıcı veya değil, teorik anlamda o kolon da deformasyon varsa, diğer yapı elemanları

    aslında olması gerekenden daha fazla kuvvetlere maruz kaldığından,

    proje hesaplamalarına göre risk durumu ortaya çıkar.

    Demeye çalıştığım, eğer kolon ve kirişlerde hasar görülüyor veya şüphesi varsa, bilirkişi isteyin ve kontrol ettirin.

    Selamlarımla

    Hocam, guzel laflarınız ıcın cok tesekkur ederım.

    Zaten ozellıkle sızın ve yonetımın destegını hep hıssettım acıkcası.

    Bu aralar ıkı sorunla ugrasıyorum. Bırıncıı gıp ama artık atlattım gıbı.

    Dıger sorunum bılgıayarımın klavyesı gıttı.alı gunu servısten alacagım.

    Ama telefon veya tablet ıle verı gırısı hem cok zor, hem de ben cok yavasım :)

    Oglum da kendı makınasanı kullandırmıyor :)

    Salı gunune kadar sorunum cozulur umarım.

    ıyı aksamlar, selamlarımla

    Kışın foscuları misali deprem konusuna da benzer işler sıçramış. Küçümsemek mi dersin, emeğe saygısızlık mı dersin; bunlar maalesef oluyor bu ortamlarda. Hava işinde de veri verene saygısızlık hep olur, hele ki sallayan kazara birşey tutturursa yandınız. Moral bozucu olduğuna eminim, bu forumda çok yaşandı bu hadiseler. Yönetimde emeği her zaman destekler, o konuda içim rahat. O yüzden, kararınıza saygım sonsuz, son karar sizin tabi ama kararınızı son bir kez daha değerlendirin isterim. Sanki tövbe haşa depremi yapan bizleriz.. PergamoN  ilker.gunebakan

    Haklisin da, bir örnek vereyim mesela aksam icin. Yaklasik 4 tane makale okudum, birinde bir İspanyol bilim adamina referans yapılmış. Google transate ile parça parca çevirdim. Olmadi, once ingilizce yaptım, ordan Türkçe yaptim. Tek tek kelime araştırdım.

    Bu arada ateşim var, dişlerim kesilmiş ve geçici dişler yerinden çıktı. Sonra foruma geldim. Ve bingo.

    Tepkin ne olurdu?

    Bu arada mesaj kutuma gelen bazı mesajlari da, kisiye saygım sebepli yazmiyorum bile.

    Napardin sevgili Vintersaga

    Oblik fay (verev) bir köşeden diğer köşeye kesmiş (çapraz).

    eskisi kadar Paylaşım yapmayacağım artık bu arada uzmanlar gerekli konuları açıklıyor arkadaşların dediği gibi bizim ekstra yorum yapmamıza gerek yok :)

    Hissiyatlarla konuşsun herkes bilimsel veriler bizim topluma fazla geliyor..

    Bu konuda çok haklısın. Dün akşam bir arkadaşa cevap vermek zorunda kaldım ama

    farkettim ki, bilimsel anlamda yaklaşmak, daha doğrusu insanlara fikir vermek, aydınlatmak ve fikirler

    üzerinde tartışmalarını sağlamak çok da istenen şeyler değil.

    Belki de toplum bunu istiyor, tabii bilemem. Ama eğer o aşamaya gelindiyse

    kötü tabi. Daha önce de bir kaç olay sonrası, yazmama/kısıtlı yazma kararım vardı benim de.

    Ama sahip olduğum bilgiyi paylaşmak bana mantıklı gelmişti.

    Demek ki, insanlar istemiyormuş diye düşünüyorum ve bende sizin seyrek yazma

    düşüncenize sonuna kadar katılıyorum.

    selamlarıma

    Prof. Ahmet Ercan dün akşam ki deprem sonrası yaptığı değerlendirmede yine Marmara için 2045 tarihini vermiş. Hocaya saygı duyuyorum söylediklerine saygı duyuyorum ki duymamam zaten yakışıksız olur çünkü ben konunun uzmanı değilim. Ancak az çok bildiklerimle şunu sorgulama gereği duyuyorum. 2045’e kadar deprem olmayacağını nasıl bilebiliyorsunuz? Yaptığınız çalışmalar, araştırmalar neticesinde böyle bir kanaate ulaşmış olabilirsiniz eyvallah doğrudur ama nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? Söyleyin biz de bilelim. Kaldı ki Marmara bu kadar gerginken, arka arkaya depremler olurken 2045’e kadar (26 yıl) boyunca büyük depremin gelmeyeceğini nasıl garanti edebiliyorsunuz? Belki dediğiniz olabilir hatta belki 2045 değil 2070’de de olabilir kimse bilemez ama bu kadar net ve uzak bir tarihi nasıl verebiliyorsunuz? Bu tarihi söylerken acaba içinizden hiç geçmiyor mu ya arkadaş taa 26 yıl sonrasından bahsediyorum ya öncesinde olursa diye (kaldı ki olma ihtimali çok yüksek) içinize bir kurt düşmüyor mu? Hani olursa mahçup olurum diye hiç düşünmeden 26 yılın garantisini nasıl verebiliyorsunuz?:/ Israrla tarih vermekte ki amaç nedir? Bu depremin bir kumandası var da 2045 geldiğinde düğmeye siz mi basıp da depremi yaratacaksınız diye sormak isterdim ve bu sorularımın tümünü Sevgili Hocaya sormak isterdim şahsen. Bunlar benim şahsi düşüncelerim ve eleştirilerimdir. Tekrar Ahmet Hocaya ve diğer tüm hocalara saygılar sunuyorum.

    Haklısınız kesinlikle. Bir de işin vicdani boyutu var. Tedbir almakta bu beyanlara inanarak geciken insanların kayıpları halinde

    bunun hesabını vicdanına nasıl verecek.?

    Sorumsuzluktur.