Hem sistem hem öngörünüz hayırlı olsun. Allah yolunuzu açık etsin ![]()
Beiträge von ilker.gunebakan
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Evet, Aslında büyüklük Japonya filan gibi olmasa da, depremin karakteristiği o şekilde bence de.
Plakaların yatay - düşey eksenlerde hareketi de söz konusu. Bu yüzden dediğiniz gibi olması büyük olasılık.
Ama en önemli sorun yapı kalitesi. Bulgaristan, Romanya, Bosna, Arnavutluk gibi ülkelerde halen Sovyetler
Birliği döneminden kalan inşaat yönetmelikleri kullanılıyormuş.
Bulgaristan ve Romanya ise AB ie müktesebat uyumu kaynaklı değiştiriyorlar / değiştirmişler.
Bir de yendiyse bir şeyler yapım sırasında, al sana çöken binalar filan.
-
Yalnız Elon Mask kardeşimize CYBERTRUCK tasarımı ile ilgili olarak bir soru sorulduğunda, " evet aracı Mars'ta da kullanmayı düşünüyoruz"
gibilerinden bir şeyler söylemiş.
Sanırım köşeli hatlar büyük olasılıkla ileride şarj amaçlı güneş panelleri ve verimli kullanım için düşünülmüş olabilir

-
Eğer yanılıyorsam PergamoN Üstad düzeltir beni ama, Ege / Girit Yayı zonu bir dalma - batma zonu.
Bu tür yapılarda artçı depremler ya çok az sıklıkta oluyor bazı durumlarda da uzun süreler sonra tek tük gerçekleşebiliyor.
O bakımdan artçı beklemek çok büyük bir anlam taşımıyor olabilir.
-
Makale için eyvallah.
-
Ilker Gunebakan hocam bölgenin gördüğü en yüksek değer değil aynı lokasyonun biraz daha güneyinde olması lazım 7.1m büyüklük mevcut çok uzak tarihte değil 2006 yada 2007’de bölgenin riski konusunda bi makale yayınlanmıştı bulabilirsem atayım.
Aynı şekilde diğer balkan ülkerindede +7’lik bi kaç deprem mevcut balkanlarda türkiye kadar olmasada riskli.Yunanistanı özellikle corinth körfezini ayrı tutuyorum o bölgelerde sürekli deprem oluyor.
Yok kesinlikle haklısın Üstad. Ben özellikle Yunanistan'ı ayrı bir katagori de tutacaktım ama sen yazınca farkettim hatamı

Diğer konuya da hemen bir açıklama getireyim. Yapılar için statik parametreler oluşturulurken, "uzun yıllar ortalamaları" alınır.
Örneğin, kar, yağmur, rüzgar ve depremlerin uzun yıllar içerisindeki ortalamaları hesaplanır.
Mesela ortalama büyüklükler 5 civarıdır ama 100 yıl içerisinde 7 olmuştur. Hesapta kullanılan değer 5 olarak alınır.
( tabi bu değerleri kafadan atıyorum yanlış anlamayın
)Tabi bir de işin içine "devletin maliyet düşürme çabaları girince gelsin yıkılan binalar.
Yine küçük bir örnek, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu bilindiği halde, inşaat yönetmeliklerinde ki değişiklikler 1999 depremi sonrası 2001
yılında filan yapılmıştı.
Yoksa dediklerine kesinlikle katılıyorum.
iyi akşamlar
-
Binaların yıkılma sebeplerinin başında Enver hoca zamanında yapılan kalitesiz binaların çokluğu sanırım
İki türlü, Doğu bloğu döneminde çok insanı ev sahibi yapacak sistem olarak yüksek katlı yapıların ortaya çıkması
ama yüksek maliyetleri düşürmek için bir şeyler(!) yapılması,
ikincisi, coğrafyanın büyük deprem beklentisi olmaması ki zaten 6,5 en yüksek büyüklük olmuş.
Enver Hoca sorunu değil, neredeyse tüm Balkanlar böyle.
-
ozur dileyerekten kiris diye duzeltiyorum. Kiris ile kolonu bazen karistiriyorum
Yok yok doğru, sonuçta kolon ve kirişler bir bütünleşik sistem. Kolonlar kırılırsa, kirişler de kırılır

-
-
Zaten hem fiili örneklerde, hem de R.Demirtaş'ın verdiği temsili resimde açıkça görülüyor.
Mesela gerçek resimde bir kafe var vitrin camları görünen, büyük olasılık binanın zemin katı bu kafe için ayrılmış, kolonlar kesilmiş ya da başka
yapısal değişiklikler yapılmış. Temsili resimde de hesap hatası kaynaklı "yumuşak zemin kat" yaratılmış bir garaj örneği mevcut.
Oran vermek yanlış olur ama, Türkiye'de çok fazla binanın bu şekilde olduğunu tahmin etmek zor değil.
Daha da kötüsü, Balkanlar coğrafyasının büyük bir kısmı da bu şekilde.
Netice de durumlar kötü.
-
Arnavutluk deprem sonrası görüntüler.
Tahminlerimden daha fazla hasar görülüyor ama sebebi depremin büyüklüğü değil de,
genelde Balkan coğrafyası, Avrupa coğrafyası ülkelerinin deprem yaşama sıklıkları ve yaşadıkları depremlerin
büyüklükleri kaynaklı, yapıların deprem yükü parametrelerinin düşük olması sebebiyle binaların "nispeten"
dayanıksız olmaları. Zaten binaların yıkım şekline bakarsanız, zemin özelliklerinden daha çok
yapısal sorunlar sebepli hasar aldığını görüyorsunuz. İşlerim dolayısı ile Bulgaristan'a sık sık gittiğim için
orada da doğu bloğu dönemlerinden kalan yapılardaki aynı yapısal sorunları görebiliyorsunuz ki,
İtalya 2009 yılında meydana gelen depremde 250 kişi ölmüş baya da hasar olmuştu.
sonuçta depreme hazır olmak gerekiyor. Daha da ilginci, deprem coğrafyası olmayan ülkeler bile artık
risk altındaç
-
Aslında Çorlu'da sabahtan beri usul usul bir yağış oldu. Arada kesildi filan ama yerleri baya ıslattı

Şimdi yine orta kuvvette sayılabilecek bir yağış mevcut. İyi oldu Maaşallah.
-
Aynen abi biliyorum. Hadi diyelim ki sosyal mecrada herhangi bir yerde gördü, kaynaksız paylaştı ama olan kaynağı silmek tamamen artniyet...

Artniyet filan değil Sevgili Vintersaga . Bu düpedüz emek hırsızlığı. Başka hiç bir açıklaması yok ne yazık ki.
Artık "insanlar böyle işte" filan da diyemiyorum. Bu tamamen kişisel ahlakı ilgilendiren bir konu.
Yazık.
-
Alles anzeigen
Tava ciğer
Kokoreç
İşkembe çorbası(sarımsak ve sirkeli)
Kellepaça
Köfte
Bir Edirneli olarak vazgeçemeyeceğim tatlardır..
Köfte için uzunköprü ilçesine gidiş tavsiye olunur.
Karnım acıktı gece gece😅
Arkadaş, sabrımızı mı sınıyorsunuz, nedir yani ?




-
abicim yapmayın böyle kokoreç filan

boşattıracaksıız beni



-
-
Ilker Gunebakan hocam
Aslında benimde kuşkularım var farklı kaynaklar dan okuduğum kadarıyla fikir ayrılığı çok insanın kafası karışıyor hakkımız da hayırlısı neyse o olsun diyorum artık Rabbim bizleri korusun inşallah
bu yazı dikkatimi çektiği için paylaşmak istedim bilgilendirme amaçlı bu yazı biraz daha uzundu devamın da yeterli bütçe olmadığı için imkanların kısıtlı olduğundan bahsetmişler yeterli bütçe olduğu zaman daha net şeyler ortaya koyabiliriz söylemi vardı asıl ben size teşekkür ederim yazıyı okuyup cevapladığınız için
Hayırlı akşamlar diliyorum
Bu tür paylaşımları ben çok yararlı buluyorum, denk geldikçe de paylaşın kesinlikle.
Benim rahatsız olduğum konu şu. Teorilerin doğru veya yanlışlığı değil de, görüş ayrılıklarının insanların kafasını
karıştıracak şekilde ulu orta tartışılması.
Arkadaş, bir çalışma konseyi toplarsın ( isime takılmayın
) gerekirse herkesi kapatın bir salona , sadece tuvalete gitsinler.oturup fikir aykırılıklarını gidersinler. O da olmadı, bilimsel fikirlerin tartışma usulunü ortaya koysunlar.
Böyle hakikaten rahatsız edici olmaya başladı bu işler.
Bir cümle var ya, " dışarıda yaşasaydım, bu ülke hakikaten çok komik bir ülke. Ama burada yaşıyorum işte"
başta katılmazdım ama artık kesinlikle inanıyorum buna

selamlarımla
-
Paylaşım için teşekkür ediyorum kendi adıma. Tabi bu raporla ilgili kuşkularım var demek için ne mesleki yeterliliğim, ne teknik bilgim ne de verilere ulaşım ve analiz gücüm var. O zaman şöyle diyeyim, bazı çekincelerim mevcut

Birinci konu, daha önce kilitli - kilitsiz gibi nitelemeler ( tabiki bu tanımlar hep mevcut ama kast ettiğim kullanım zamanlaması) çok sık
kullanılmazken, şu son bir hafta da dile getirilmeye başlandı. Bu iki anlama gelebilir. Bilim insanları arasında bir görüş birliği yok,
teorilerden birisinin tarafı böyle bir girişim yapıyor.
İkinci konu, bu risk hep mevcuttu ama seslerini duyuramayınca basını kullanma yolunu seçtiler.
Ramazan Demirtaş ve Cenk Yaltırak takip etmek bu konulardaki kafa karışıklığını giderecektir.
Diğer bir konu, Tsunami konusu. Tsunami işleyiş mekanizmaları anlamında hoca elbet - teorik - olarak doğru konuşuyor.
Ama problem şu, tarihsel geçmişten bahsediliyor ama, kıyılar ciddi anlamda dolduruldu. Yüksek katlı yapılar inşa edildi.
Evet, bir deprem ve sonrası ( işleyiş mekanizması ne olursa olsun) tsunami oluşacak, deniz doldurulan yerleri geri alacaktır.
Ama mesafe ( kıyıların coğrafi yapılarının değişmesi) ve yapılaşma sebepli hasar tahmin edilenden çok az olacaktır ( sadece tsunami için tabi)
Benim bu rapor, zamanlaması ve öne sürülenler hakkında bazı çekincelerim var.

-
Cenk hoca ise kırılacak segmentin doğu marmara segmenti olacağını söylüyor, yine deprem uzmanları arasında mutabakat yok, GFS-ECWMF gibiler anasını satayım:)
Mutabakat yok ama, aslında Naci Hoca daha önce söyledikleri ile çelişmiş görünüyor bana kalırsa.
Ben C.Yaltırak'ı daha tutarlı görüyorum bu aralar.
Ama şu da bir gerçek. Netice de teoriler ortada geziyor. İspatı deprem gerçekleşince olacak.
Bekleyip göreceğiz.
-
Dikkatimi çeken bi durum oldu sizde farkettinizmi bilmiyorum. Kandilli deprem icin epicenter karada diyor Afad denizde hadi bukadar farklilik olabilir dedim ama EMSC tam ana fayi epicenter vermis. kucuk farklar olabiyor bazen ama bu sefer Kandilliyle EMSC arasinda 30 km den fazla fark var

Onun sebebi şu;
Tabi kesin ölçüm yapmak mümkün olmadığı için ölçüm yapan sismograflar, arazi yapısı, derinlik, deprem dalgaları ölçümü gibi
konularda farklı doneler oluşturabiliyorlar.
Zaten büyük depremler sonrası bir çok düzeltme yapılıyor ilk ölçüm sonrası düzeltme parametreleri
ile.
Çok önemli bir detay değil aslında.