Ufak bir düzeltme yapayım. Mikdat Kadıoğlu Hoca Türkiye'deki aslında tek " afet bilimcisi"
O bakımdan, meteorolojik olaylar, deprem gibi konularda söyledikleri afet öncesi ve sonrası çalışmalar ile ilgili.
Belki benim hatam ama Şükrü Ersoy Hocayı ve neler yaptığını bende bilmiyorum. O bakımdan çok temkinli olmakta fayda var 
Girit depremleri ve beklenen Girit depremine gelecek olursak, bilmem hatırlar mısınız ama uzun bir süreden beri Akdeniz volkanik
hareketliliği konusunu gündeme getiriyorum. İtalya - Etna, Stromboli volkanları aktif hale gelip, Vezüv'ün de tekrar faaliyet,n,
arttırması, Girit hareketleri, Çanakkale - Ayvacık hareketleri aslında genel anlamda Akdeniz ( Ege denizi diye bir deniz aslında yok, Burası Akdeniz sayılıyor)
havzasında bir volkanik hareket anlamına geliyor. Bu aynı zamanda yakın geçmişte çok görülmeyen bir hareketler bütünü.
Burada izlenmesi gereken süreç, Etna, Stromboli ve Vezüv'ün aynı zamanda aktif hale gelmesi.
Bu bir çok dinamiği harekete geçirebilir. PergamoN Hocaya katıldığım bir konu var, eğer Girit ve yakın çevresinde volkanik bir hareketlilik
söz konusu olursa, bu yeni adacıkların ortaya çıkmasına sebep verebilir.
Fakat yine de çok endişe etmememizi gerektiren bir durum söz konusu. Bölge klasik bir fay sistemi değil bir dalma-batma zonu.
Pasifik de olduğu gibi çok büyük bir derinlik söz konusu olmasa bile yaklaşık 4.000 metre derinlikte deniz tabanı mevcut ve depremin olası derinliği ile olacak bir hareket var.
Bu şu demek, depremin çok büyük br yıkıcı etkisi olmayabilir. Ama mutlaka bir Tsunami yaratacaktır. Zaten geçmiş tarih hasarlarının en büyük
sebebi oluşan tsunamidir. Yine bizi rahatlatacak bir durum var, insan yerleşimi ile kıyılar eski yapısında değil. Zamanla oluşan dolgu yapılar,
tsunaminin etkisini azaltacaktır. Ama her durumda dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç