Öncelikle konumum adına yazdığımı belirteyim .
Aralık başından beri oldukça güzel , bol yağışlı , zaman zaman su oranı yüksek karlı bir dönem geçirdik. Ama ne yüzey sularında ve de tabii olarak pınarlarda bir artış yok. Tabii yeraltı sularında da bir artış yok .
Sondajlarımız var ,geçen yıl bir çoğu kurudu , su seviyesi inanılmaz bir hızla düşüyor ki yağış iyi olduğunda bu sondajların bir kısmında su dışına akardı ...
O kadar yağışa rağmen , yani uzun süreli ve toprağa sirayet eden toprağın emebildiği yağışa rağmen yüzeyin 60 cm. altı kupkuru . Mezar , ev temeli vs kazılırken görebiliyoruz .
Ortada yani platonun ortasında bir gölümüz ve zamanında bir aklı evvelin yaptırdığı gölü drene eden bir kanal var, ki bence kanal acilen kapatılmalı . Neyse bu gölde su yok olma aşamasında, besleyen ufak tefek derelerde de akışa geçen bir su yok , tabii drenaj kanalında da yok , eskiden yaz kış akardı, az veya çok ama akardı , dikkat edin lütfen bol yağışa rağmen su yok .
Ülkenin oldukça büyük bir bölümünde bu kadar yağış olmadığını da biliyoruz .
Olay meteorolojik kuraklığı çoktan aşmış vaziyette çok büyük bir hidrolojik kuraklık var .
Görüyorum Afyonda , Uşakta , Konyada silajlık mısır ekiliyor, şeker pancarı ekiliyor , meyvecilik yapılacak diye uğraşılıyor , Zaten berbat durumda olan yeraltı su kaynakları hoyratça tüketiliyor , nüfusu yüzbinleri aşmış şehirler aynı şekilde su ihtiyacını karşılamaya çalışıyor ,
Yukarıda yazdığım gibi konumum bu kadar yağışa rağmen kuraklığın etkilerinden kurtulamadık, toprağın yüzeyi bile suya doymadı , sular göllenmedi
.Çoktan çok yağmalı ve uzun süre yağmalı ki o zaman bile belki birazcık düzelebilir , geçmiş yıllardan süregelen bir kuraklık var yani ez cümle bu ülkenin en büyük derdi susuzluktur .Kışın geri kalanında olacak yağışların bu durumu düzeltebileceğini maalesef umamıyorum , çok sert tedbirler ve önlemler alınmalı ama bu durumun ne halkın ne de ülkeyi yönetenlerin bırakın gündeminde umurunda bile olmadığını da üzülerek görüyorum .
Allah sonumuzu hayır etsin .