Tarihi Belgelerde Padişah III. Sultan Murad zamanında Mısır valisine yazılmış 9 Nisan 1577 tarihli fermanın defter kaydında sel felaketi beklenen Mekke'de sel gelecek yerlerin üzerinde olan evlerin kamulaştırılıp sel yatağının iki tarafına kargir duvar yapılması için 27 bin filori harcama gerekeceği, bu paranın Mısır Hazinesi'nden verilip, harcama işi için güvenilir bir adamın görevlendirilmesi emri dikkati çekiyor.
Yine Padişah Sultan III. Murad döneminde İstanbul kadısına yazılmış fermanın 30 Mart 1579 tarihli defter kaydında ise Belgradlı Mahallesi'ne Mustafapaşa, Silivrikapı, Topkapı ve Şehremini Çarşısı semtlerinden gelen sel sularının hisarda olan menfeze sığmayıp, evlere zarar verdiği belirtilerek, bu menfezin genişletilmesi emri yer alıyor.
Bağdat valisi tarafından 17 Nisan 1888'de Dahiliye Nezaretine gönderilen bir başka belgede ise Kerbela tarafında çıkan şiddetli fırtına sebebiyle turistleri taşıyan iki geminin Fırat Nehri'nde battığı bilgisi aktarılıyor.
Öte yandan Osmanlı'nın 19. yüzyıl ortalarından itibaren sel felaketleri ve çekirge istilaları yüzünden kıtlıkla da mücadele ettiği ve buna karşı alınan önlemler de arşivlerdeki belgelerde görülüyor.
Bu kapsamda Sadaret'den Adana valiliğine yazılan 9 Kasım 1859 tarihli belgede, ramazan ayında Maraş'ta meydana gelen kıtlık üzerine valiliğe yapılan müracaat neticesinde Maraş'a zahire gönderildiği, tekrar kıtlık olmasının beklendiği ve halkın her türlü sıkıntıdan kurtarılmasının çok önemli olduğu, valilik tarafından tekrar gıda gönderilebileceği belirtiliyor.
Başbakanlıktan Maliye Bakanlığına yazılan 14 Eylül 1873 tarihli belgede de kuraklık sebebiyle ürünleri telef olan Zor Sancağı'na bağlı Meskene Kazası'na yeni yerleştirilmiş olan Hadid, Mevali, Ebu Hamis ve diğer aşiretlerden yerleşmelerini tamamlamaları için bir yıl öşür alınmaması isteniyor.
Meclis-i Vükelanın (Bakanlar Kurulu) 14 Ağustos 1887'deki belgesinde ise sel felaketi ve çekirge istilasından kaynaklı kıtlığı önlemek için Bağdat vilayetine deniz ve nehirden getirilen gıda maddelerine uygulanan gümrük vergisiyle ilgili muafiyetin gelecek seneye kadar uzatılması kararı alındığı görülüyor.
Niğde Mutasarrıflığından İçişleri Bakanlığına 30 Kasım 1916'da yazılan telgrafta da Niğde'ye yedi aydır yağmur yağmaması dolayısıyla şiddetli kuraklık olduğu bilgisi yer alıyor.
Mayıs ayında yumurta büyüklüğünde dolu yağdı
Ayrıca, bahar aylarında görülen aşırı kar ve dolu yağışlarının da yansıdığı belgelerde Canik Mutasarrıflığı, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık arasında yapılan yazışmalarda Nisan 1911'de Samsun'a bağlı Gökbelen köyünde meydana gelen şiddetli kar ve çığ düşmesi olayı dikkati çekti.
Konya vilayetinin telgrafı üzerine Dahiliye Nezareti ile Sadaret arasında yapılan 21 Mayıs 1905 tarihli yazışmalarda da Ürgüp'ün Karacaviran köyüne yumurta büyüklüğünde yağan dolunun ağaç ve ürünlere çok büyük zarar verdiği, meydana gelen selden birçok evin hasar gördüğü, hayvanların da telef olduğu yer alıyor.
Tarihte aralıklarla hep olagelmiştir böyle ekstrem hava olayları , bakalım bizi kurak geçen bu sezonun devamında neler bekliyor