Aman yarrabbi Antalya'nın yükseklerinde küçükte olsa mor renk görüyorum GFS'de ![]()
Yağış olsa Antalya'da çok uzaklara gitmeden kar görülür.
Soğuk etkili ama yağış yok.
Beiträge von CrossBench
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
Türkiye’de volkanik olaylar, 1. jeolojik devirden bu yana görülmektedir. Volkanik araziler ülkemizde belirli yerlerde yoğunlaşmıştır. Bu alanlar genel olarak; Kuzeybatı Ege, Güneybatı Marmara, Tuz Gölü Çevresi, Bolu’nun Güneydoğusu, Doğu Karadeniz Bölümü, Güneydoğu Anadolu’nun orta kesimleri ve güney kesimleri hariç Doğu Anadolu Bölgesi’dir.

Belirtilen yerler eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılır. 1. ve 2. jeolojik zamana ait olan volkanlar eski alanlardır ve bunlar "masif" olarak adlandırılır. Ülkemizde belli başlı beş alanda masif bulunur. Bunlar; Menderes Masifi, Yıldız Masifi, Bitlis Masifi, Daday-Devrekani Masifi, Kırşehir Masifi’dir. Çok yaşlı olan bu kütleler zamanla aşınıp yüksekliğini kaybetmiştir. Üzerilerinde zamanla genç topografya oluşmuştur. 3. ve 4. jeolojik zamanda oluşan volkanlar ise yeni olarak adlandırılır. Bu dönem Türkiye’nin jeomorfolojik şekillenmesi yönünden en yoğun olduğu devredir. Bu jeomorfolojik şekillenme esnasında kırılan topografik yüzeyden çıkan volkanik materyaller yeryüzüne dağılarak volkan topografyasını oluşturmuştur.
Türkiye’de genç volkanik alanlar (Neojen, Kuaterner), eski volkanitlere göre daha geniş alanlara yayılmış ve daha belirgin şekiller oluşturmuştur. Genç volkanitler grubuna giren volkanik materyaller başlıca 3 grupta toplanır. Bunlar;
- Akıcı bazik lavlar (bazalt) ve akıcı olmayan asit lavlar (andezit-dazit gibi),
- Çeşitli boyuttaki tüflerin yeryüzünde birikerek sıkışması sonucu oluşan ignimbiritler,
- Tüflerle ara katıklı miosen-pliosen yaşlı katışık taşlar.
Yukarıda belirtilen volkanik materyaller, yeryüzünde çeşitli şekiller meydana getirmiştir. Bunlar;
- Akıcı (bazik) lavların yayılmaları sonucu oluşan volkanik platolar: Akıcı lavlar geniş alanlara yayılarak geniş platoları meydana getirmiştir. Bu platoların en güzel örneklerine Erzurum-Kars-Ardahan çevresindeki düzlüklerde rastlanır.
- Volkanik tüflerin yaygın olarak birikmesi sonucu oluşan platolar: Volkan püskürdükten sonra havada katılaşan ve genellikle küçük boyutlardaki materyallerin yerde birikmesiyle oluşan tüf örtüsü, yağmur ve kar sularının etkisiyle sertleşerek tüf taşı (ignimbiritler) haline gelmiştir. Ürgüp-Avanos-Nevşehir yöresi bu oluşuma en güzel örnektir.
-
Asit karakterli lavların oluşturduğu volkanik arazi ve volkan konileri: Akıcı olmayan asit karakterli lavlar (andezit, dazit, trakit) kırık hatlar boyunca yeryüzüne çıkarak koni biçimi yerine sıradağ benzeri dik yamaçları meydana getirmiştir. Afyon’daki Sivrihisar Dağları buna en güzel örnektir. Ankara çevresinde oldukça yaygın olan andezitler Ankara taşı olarak adlandırılır.
Asit karakterli lavlar araya tüflerin de karışmasıyla volkan konileri oluşturur. Bu volkan konileri de kırıklar üzerinde meydana gelmiştir ancak mağma kırık hatlar boyunca değil belirli noktalardan püskürmüştür. Van Gölü’nün kuzeyindeki ve Tuz Gölü’nün çevresindeki volkanik dağlar bu oluşumlara örnektir. - Bazik karakterli lavların oluşturduğu volkanik dağlar: Bu oluşumlar koniden ziyade kalkan şeklinde olmasıyla diğer oluşumlardan ayrılır. Ülkemizde en güzel örneği Günaydoğu Anadolu’daki Karacadağ (Diyarbakır)’dır.
- Küçük lav ve kül konileri: Küçük ölçekli bu volkanik tepelerin kimi lavlarla, kimi ise kül püskürmeleri sonucu oluşmuştur. Nevşehir, Konya ve Kula (Manisa) yörelerinde örneklerine bolca rastlanır.
- Tüflerin ve tüf katkılı tabakaların oluşturduğu platolar: Genç arazi üzerinde oluşup çok geniş alanlar kaplar. Van Gölü’nün kuzeyinde ve batısında rastlanır.
- Volkanik patlama çukurları ve volkanik göller: Volkanik patlamalarla volkan ağzında oluşan çukurlardır. Bunların zamanla dolup göllenmesiyle maarlar meydana gelir. Konya yöresinde oldukça fazla bulunur.
-
Yeryüzünde, rüzgarları da meydana getiren bir hava dolaşımı mevcuttur. Birçok gökbilimci ve fizikçi, bu hava dolaşımı ile ilgili görüşlerini ortaya atmışlardır. Hava dolaşımı ile ilgili görüşler, genel olarak klasik ve modern görüş olarak ikiye ayrılır.
Klasik görüşe göre; Ekvator’un fazla ısınmasından dolayı oluşan termik alçak basınç kuşağı ve kutupların aşırı soğumasından dolayı oluşan termik yüksek basınç kuşağı ortaya çıkmış bu düzensizlikten dolayı kuzey-güney yönlü bir hava akımı doğmuştur. Yani bu hava dolaşımın temel sebebi basınç farkıdır.Yer yuvarlağının dönmesinden dolayı ekvator ile kutuplar arasındaki hava dolaşımı sapmaya uğrar. Sapmaya uğrayan hava üst troposferde yığılıp yüksek basınç oluşturur. Bu yüzden hava burada alçalır ve dinamik bir antisiklon doğar. Bu kuşak subtropikal yüksek basınç kuşağı olarak adlandırılır.
Subtropikal yüksek basınçlardan kuzeye ve güneye doğru yeryüzünden rüzgarlar eser. 30. enlemlerden Ekvator’a doğru esen bu rüzgarlara alizeler adı verilir. Alizeler Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğu, Güney Yarım Küre’de güneydoğu yönüne doğru eser. Aynı şekilde 30. enlemlerden kutuplara doğru da bir rüzgar eser. Bu rüzgarlara ise batı rüzgarları adı verilir. Soğuk kutup bölgelerinden basıncı düşük sıcak hava bölgelerine (60.enlemlere) doğru esen rüzgarlara ise kutup rüzgarları adı verilir.
Hava dolaşımına etki eden bu basınç merkezleri dışında diğer etkili olan faktörler ise; güneş hareketlerinin etkisi, kara ve denizlerin farklı ısınmalarından doğan basınç farkı, termik ve dinamik basınç merkezleridir.Yeni (modern) görüşü savunan C.G.Rossby ve arkadaşları (S.Petterssen, R.C.Sutcliffe, H.Flohn) ise klasik görüşün birçok gerçeği aydınlatmadığını düşünüp 1947’de yeni bir fikir ortaya atmışlardır. Modern görüşe göre, genel hava dolaşımının asıl sebebi basınç farkları olmayıp; tamamen tropiklerin fazla ısınması ve kutupların fazla soğumasıdır.
Bu iki bölge arasındaki sıcaklık farkından dolayı yatay hava hareketleri doğmuş olup, Ekvator’dan kutuplara doğru sıcak hava, kutuplardan Ekvator’a doğru soğuk hava sokulmaya başlamıştır. Klasik görüşe göre dikey hava hareketleri görülürken, modern görüşte bu düşünce tamamen reddedilmiş ve yatay hava hareketlerinin görüldüğü benimsenmiştir.
-
@ @dmin
Aslında Antalya'da da olabilir. Kuvvetli rüzgar ve şiddetli yağış uyarısı var. -
Eskişehir'de stat inşaatından bir görüntü.


-
Manavgat'ta sıcaklık ve rüzgar durumu ne olur?
-
Trabzon taraftarı 61. dakikada İstiklal Marşı'nı okudu.
-
@Siberianist
Antalya (Doğusu - Manavgat) şu kuvvetli yağış ne zaman başlayacak? MGM'de uyarı var ama günlük tahminlerde kuvvetli göstermiyor. -
Yeryüzünde aşındırma, biriktirme ve taşıma yapan kuvvetler dış kuvvetler olarak adlandırılır. Yer şekilleri dış kuvvetlerin etkisi sonucunda oluşmaktadır. Yeryüzündeki şekillerin bazıları biriktirme bazıları ise aşındırma faaliyetleri sonucunda oluşmaktadır. Yeryüzünün şekillenmesinde etkili olan dış kuvvetler şunlardır : Akarsular, rüzgarlar, buzullar, dalga ve akıntılar ile yer altı sularıdır.
Akarsuların Oluşturduğu Yer Şekilleri
Akarsular eğim arttığı zaman aşındırma, eğim azaldığı zamanlarda ise biriktirme şekilleri yapar.
Akarsuların Aşındırma Şekilleri
Akarsular geçtikleri yüzeyin malzeme yapısı ve benzer özelliklere göre derine, geriye ve yana doğru aşındırma yaparlar. Aşındırma yapılan yüzeyin sertliği ve direncine bağlı olarak farklı şekiller oluşur. Bu şekiller şunlardır.- Vadi: Akarsuyun yana, derine ve geriye aşındırma yaparak oluşturduğu doğal kanallara vadi adı verilmektedir. Eğimli arazilerde derine aşındırma sonucu çentik vadiler, farklı yapıdaki kayaçların bulunduğu alanlarda farklı derecede aşınmaya bağlı olarak basamaklı yapıdaki kanyon vadiler oluşur. Eğimin az olduğu yerlerde geniş tabanlı vadiler, akarsuyun dirençli tabakaları enine kesmesi sonucu ise boğaz vadiler oluşur.
- Menderes: Eğimin az olduğu yataklarda akarsuyun yatağını yana aşındırması sonucu oluşur. Mendereslerin oluşumunda hem aşındırma hem de biriktirme etkilidir. Mendereslerin içerisindeki kıvrımlardan aşındırma ile oluşan dış bükey yere çarpak, iç bükey bölgeye ise yığınak denir.

- Kırgıbayır: Sel sularının eğimli ve bitki örtüsünden yoksun yamaçları yarması ile oluşan şekillerdir.
- Peribacası: Volkanik tüflü arazilerde sel sularının aşındırması ile oluşur. Aynı zamanda rüzgarların da etkisi vardır.
- Plato: Çevresinden yüksekte olan ve akarsular tarafından derince yazılmış sahalara denir.
- Seki (Taraça): Akarsuların aşındırma ve biriktirme faaliyetleri sonucu akarsu yatağında oluşan basamaklı yapıya denir.
- Dev Kazanı: Şelalelerin yüksekten dökülürken tabanda oluşturmuş oldukları çukurlara dev kazanı denir.
NOT: Akarsuların yatağı içinde yapmış olduğu aşındırmaya fiziksel aşındırma, eriyebilen kayaklar üzerinde suyun etkisi ile meydana gelen aşındırmaya kimyasal aşındırma denir.
Akarsuların Biriktirme Şekilleri
Akarsular eğime bağlı olarak kuvvetli oldukları yerlerden kopardıkları malzemeleri eğimin azalmasına bağlı olarak taşıyamadıkları yerlerde biriktirmeleri ile oluşan şekillerdir.-
Delta: Denize ulaşabilen akarsuların taşıdıkları malzemeleri ağız kısmında biriktirmeleri sonucu oluşan şekillerdir. Delta oluşabilmesi için şunlar gereklidir:
- Kıyıda güçlü akıntıların olmaması
- Akarsuyun alüvyon malzemeleri bolca taşıması
- Kıyıda derinliğin az olması gerekir
- Gel-git genliğinin az olması gerekir.
- Irmak Adası: Yatak içerisinde oluşan birikimlerdir. Bu birikim kurak zamanlarda artarken yağışlı zamanlarda ortadan kalkar.
- Birikinti Konisi ve Yelpazesi: Akarsuyun eğimin azaldığı yerlerde taşıdığı malzemeyi biriktirmesi ile oluşur. Bu koninin yayvan hale gelmesi ile birikinti yelpazesi oluşur.
-
Rüzgarların Oluşturduğu Şekiller
Rüzgarlar kurak ve yarı kurak iklim bölgeleri ile bitki örtüsünden yoksun bölgelerde etkili olurlar. Rüzgarlar çarptıkları yüzeylerin direncine başlı olarak kopardıkları parçaları etkilerinin azaldığı yerlerde biriktirirler.
Rüzgar Aşındırma Şekilleri
Rüzgarların aşındırması oluşan şekiller şunlardır :- Mantar Kaya (Şeytan Masası): Rüzgarın orta kısmı zayıf kayaçlara çarpması ve aşındırması ile üst kısım çok fazla aşınmadığı için mantara benzer bir kaya oluşur. Bu tür kayalara mantar kaya adı verilir.
- Tafoni: Duvar şeklindeki kayalarda dirençsiz kısımların aşınması sonucu oluşan kovuklu yüzeylere denir.
- Şahit Kaya: Farklı sertlikteki kayaların üst üste bulunduğu yerlerde zayıf kayaların aşınması sonucu oluşan şekillerdir.
Rüzgarların Biriktirme Şekilleri
Rüzgarların kopardıkları malzemeleri etkilerinin azaldığı yerlerde bırakmaları ile oluşan şekiller şunlardır.- Kumul: Genellikle çöllerde şiddetli fırtına sonucu rüzgarın önüne kattığı kumu etkisinin azaldığı yerde yığması sonucu oluşan kum tepeleridir.
- Barkan: Dik yamaçlı hilal biçimindeki genellikle çöllerde oluşan kum yığınlarına denir.
- Lös: Yüzeye serilmiş olan kum taneleridir.
-
10 Ocak'a kalmadan kışı hissedeceğimizi düşünüyorumÖylede oldu.

-
-
-
Kanal D'de haber başladı.
-
Antalya'da kuvvetli denilen o yağış ne zaman başlayacak?
-
Antalya'da kuvvetli denilen o yağış ne zaman başlayacak?
-
Haberlerde kar yağışından bahsedecekler az sonra.
KANAL D haberi tavsiye ederim. -
-

İstanbul'un yüksek kesimlerinde kar yağışı başladı.
Akşam saatlerinde, Avrupa Yakası'nda özellikle Hadımköy, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Bağcılar, Taksim ve Maslak'ta, Anadolu Yakası'nda da Sancaktepe ve Sultanbeyli civarında karla karışık yağmur ve kar yağışı başladı.
Yağış, İstanbul'un çeşitli bölgelerinde aralıklarla devam ediyor.
Haber-Kamera: Hasan Yıldırım - Özgür EREN / İstanbul DHA
http://www.dha.com.tr/istanbulun-yuk…adi_835657.html -
Konya normalde 2-1 3-1 almalıydı.


