Sözlükten biri deprem anında başından geçenleri anlatmış
"4 sokak boyunca sağlı sollu yaklaşık 30 bina düşünün. ayakta kalan tek bina benim oturduğum bina ve hemen karşımdaki binaydı. karşımdaki bina ayaktaydı ama yaklaşık 30 derece yan yatarak kurtulmuştu. aşağıya koştuğumda o binanın duvarları kafamın üstüne dökülüyordu. slalom yaparak sokaktan kaçmaya çalıştım, tabi o anda şehrin tüm ışıkları gittiği için hiçbir şey görmeden rastgele koşuyordum. koşarken ayağım bazen molozlara takılıyordu, sendeliyordum ama o bölgeden kaçmak için tüm gücümü kullandım. boş bir alana ulaştığımda arkama baktım ve gözüm o anda karanlığa alıştığı için zor da olsa bir şeyleri görüyordum, aramızda 4 sokak bulunan hastane duvarlarını görüyordum. o hastane bana 200 metre uzaktaydı ama o arada kalan bölge komple yok olduğu için böyle bir görüntü oluşmuştu. aradan bir ay geçti, hâlâ nasıl hayatta kaldığıma inanamıyorum. oturduğum mahalledeki herkes öldü. aileme ve dostlarıma depremin şiddetini betimleme yoluyla anlatmaya çalışıyorum ama yok olmuyor. çünkü o yaşadığım felaketi tarif edemiyorum bir türlü. bundan önce adana depremini yaşamıştım yaklaşık 20 yıl oldu o depremin üzerinden geçeli. size şöyle söyleyeyim; adana depremindeki şiddet hissi devede kulak kalır. çünkü bu deprem hem alttan vuruyordu hem de yana doğru itiyordu. yatakta uzanırken abartmıyorum beni 50 cm yukarıya atıp duruyordu, sonra baza bir sağa bir sola gidiyordu. hani herkesin gördüğü bir mobese var ya tepeyi çeken mobese. o videoda şahin marka araca dikkat edin, yerden kesiliyor ve olduğu yerde zıplıyor. ben de yatakta aynen öyle oldum. bana diyorlar ki niye deprem anında koşmadın aşağıya. ulan deprem seni ayakta bile tutmuyordu, ne yürümesi, ne koşması. superman gelse o zeminde dengesini sağlayamaz. o an tek düşündüğüm şey, yıkılırsa öleceğim, yıkılmazsa yaşayacağım. yıkılmadı ve hayatta kaldım. bu kadar basit işte."
