Seli felaket gibi gören, depremi felaket gibi gören insanoğlu kadar rahata alışkın başka bir canlı türü yok.
Bundan 3 milyon yıl önce hiç sel olmuyor muydu? hiç küresel felaket olmuyor muydu? Pektabii oluyordu. Bu tip durumlar doğa'nın bir ihtiyacıdır. Örneğin depremi düşünelim. Ve yerküreyi sırtüstü yatan bir insana benzetelim. Nasılki insan uzun süre sırtüstü yatınca rahatsız oluyor ve kemikleri batıyorsa, yerkürede rahatsız olur, sağa sola dönmek ister. Aksi takdirde vücudunda yara oluşan insan gibi yer küredede hafriyat vuku bulur bunun sonucunda Dünya'nın dengesi bozulur, Güneş daha fazla ısıtmaya başlar ve küresel olarak yanarak yok oluruz.
Yine toprağa birim zamanda çok kuvvetli yağış düşmezse, toprağın verimi azalır sonuç olarak bereketsiz günler başlar. Karadeniz'e yıl boyu uzun süreli yağış düşer ancak birim zamanda kuvvetli yağmur yağmaz, türkçesi sel olmaz ise o sene karadenizin tarımı düşer. Mesela bu sene samsun seli oldukça faydalı olmuştur.
Bakıyoruz Antalya-Hatay'a birim zamanda örneğin 5 dakikada metrekareye düşen yağış miktarı her sene Türkiye ortalamasını geçer. Yine güneydoğu buna keza. İç Anadoluda bahar ayında birim zamanda yağan kuvvetli yağışlar toprağın uyanmasını sağlar. Öyle olmasa tarımı en yüksek 3 bölge bu bölgeler olmaz.
Sözün özü sel oldukça faydalıdır. Daha doğrusu sel yanlış ve çarpık kentleşmeden vaki olur. Yani sel'i meydana getiren doğa değil insanlardır.
Doğru bir ifadeyle kuvvetli yağış son derece faydalıdır. Bu tür kuvvetli yağışlar bir nimettir. Sel işin beşeri boyutu. Açık söylüyorum doğru altyapısı olan şehirlerde ben her zaman çok kuvvetli ve aşırı yağış olması taraftarıyım. Çünkü bilinki doğa (havaküre) birşeyi aşırı veriyorsa yerkürede aynı ölçüde sebze ve meyveyi aşırı verir. Tek sorun doğru zamanda aşırı yağışların olmamasıdır.