Beiträge von Seyyah

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    Fındık üretimini gerçekleştiren (yaklaşık 400.000 kişi - aileleriyle beraber milyonları bulan) Çiftçiniz, devletine, milletine ve kurumlara sürekli bir gelir kaynağıdır.


    Fındığın olumlu etkisi sadece fındık diyarı ile sınırlı değildir. Bölge esnafları, çalışanları, Mevsimlik tarım işçileri ve aileleri kadar tüm yurtta da birçok alanda geçim ve istihdam kaynağıdır.
    Bu ürün öylesine değerlidir ki yurtdışı ülkeler bizden aldıkları ürünü işleyip bizim ürettiğimiz üründen bizden kat be kat gelir elde etmektedirler. (Örn:nutella)


    Dünyanın en kaliteli fındığını üretme konusunda elde ettigimiz başarıyı ne yazıkki "fiyatını belirleme" konusunda göstermiyoruz. Her nekadar fiyatların bizim ticaret borsalarında belirleniyor görünsede, Asil fiyatların Hamburg' borsasında belirlendiği bilinmektedir. ( fiyatları alıcı firmaların günlük mesaj yoluyla belirledikleri, ferrero'nun satın aldığı oltan gıdanin mesaj yoluyla bildirdiği ayrıca basında yer almıştır. )


    Sürekli arz talep dengesine göre oluştuğu iddia edilen serbest piyasa ne yazikki
    Cumhuriyet tarihinin en düşük rekoltesi olmasına rağmen bu günlerde 9.50 civarına düşürülmüştür. Kimi tüccarlar randıman düşürerek daha düşük fiyata aldığı ayrıca bilgimiz dahilindedir.


    Sebep?
    Sebep serbest piyasa!
    Avrupa birliğinin sıkıştırmasıyla 2006 yılında Fiskobirlik in devletin güdümünden çıkarılması ile, 7 TL olan Fiskobirlik fiyatının. TMO eliyle 5 liraya düşürülmesi, ardından TMO'nun devreden çıkarılıp 2009 yılında 2.5 liradan devreye alınan ve bu günlere kadar süregelen şu malum serbest piyasa... mız ne yazıkki çiftçi için son senelerde tam bir şeytan üçgenine dönüşmüş vaziyettedir.


    Şimdi gidin ve bakın köylerde çiftçi yok. Çiftçi fındık üretimini ile geçinemedigi için büyük şehirlerde iş arıyor veya çalışıyor.
    İşsizlik seviyesinin had safhada olduğu günümüzde, bu soruna en güzel çözüm üreticiye sahip çıkmaktan geçiyor.


    Tarım işçilerine, yöre esnaflarına ve tüm yurda istihdam kaynağı olan Çiftçiniz, kendi ürettiği ile kendiside geçinebildigi gün büyüksehirlere göç duracaktır. Göç durunca illerde/köylerde nüfus artışından dolayı, hizmet eden esnaf ve çalışan sayısı da artacaktır.
    Gecinememekten dolayı büyük şehirlere göç edenlerin geri dönmesi ile açığa çıkacak boşluğa büyüksehirlerde iş bulamayan işsizler gelerek işsizlik sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır.
    Bunun zincirleme etkisi Ülkemizde işsizlik sorununa çözüm olarak yansıyacaktır. Kısaca çiftçiye sahip çıkmak mutlak gerekli her açıdan mühim bir husustur.


    Çiftçi çok şey istemiyor aslında , Tek bir ağızdan çıkacak tek bir kelime yeterli olacaktır. O da TABAN FİYATI'dır.
    Taban fiyatını alan üretici hesabını bilir. Önünü görecektir.
    Taban fiyatı çiftçiyi koruyan en etkili mekanizmadır. Ülke menfaati için gereklidir. Ve üretici bunun gelmesini beklemektedir.
    , fındık alınteridir, hakkı yenecek son üründür. Bu yüzden serbest piyasanın son bulması ve çiftçinin önünü görmesine vesile olacak Taban fiyatı sisteminin mutlaka hayata geçirilmesi gereklidir.

    Karadeniz itibariyle zirai don, dolu , fırtına, aşırı yağış gibi durumların oluşma ihtimali nedeniyle, henüz Kışa veda edemeyenlerdeniz. ihtimallerin ortadan kalkması halinde bizlerde kışı bitiren arkadaşların yanında yerimizi alacağız İnşallah.
    Bu kış, Her ne kadar havaların bir Sıcak-bir soğuk gitmesi üreticiyi tedirgin etsede, Orta ve doğu karadenizin olması gereken yeterli miktarda soğuğu ve yağışı aldığını düşünüyorum.
    Fakat Batı Karadeniz, tekrar tekrar, havaların mevsim normali üzerinde gitmesinin ardından yaşadığı soğuk ve yağış durumunun sözkonusu olduğu bir kış yaşadı .
    Bu durum vesilesi ile şaşkına dönen ağaçların ilerde oluşabilecek bir zirai don olayına karşı direncinin zayıf olduğunu düşünüyorum.

    Özellikle fındıkla uğraşanlar bilir. Geçen sene aşırı yagis , don hadisesi, dolu ve fırtına fındık üreticisini etkiledi, ağaçlarda külleme hastalığı oluştu. Rekolte ise yarı miktar civarına düştü.


    Tüm dünyaya fındık ihrac eden Türkiye de , çiftçiye bir kene gibi yapışmış kanını emen alıcı firmalar bu durumu dışardan fındık ithal ederek ve çeşitli bilindik yöntemleriyle serbest piyasaya müdahale ederek ustaca telafi ettiler. Rekoltenin yüksek olduğu yıllarda olduğu gibi düşük olduğu yıllarda da üreticinin çoğunluğu emeğinin karşılığını alamadığını gözlemledik.
    Geçinemeyen üreticinin ek iş yapmaya yönelmesi son yıllarda bahçelerin yeteri kadar bakim yapılamamasına neden oldu. Bakımsız bahçeler de aynı şekilde, gelebilecek olumsuz şartlara karşı direnci zayıf vaziyettedir.

    Durumun her geçen sene daha kötüye gitme ihtimaline karşı öncelikle kulleme hastalığına karşı hangi yolları izleyeceğini merak eden üreticilere, nasıl mücadele edileceğinden bahsetmek isterim.


    Fındıkta Külleme Hastalığı ilkbaharda gelişme sezonunun erken döneminde yapraklar, genç sürgünler ve çotanaklar üzerinde belirtiler oluşturur. Bulaşık olan yapraklarda zamanla lekeler kahverengileşir, yapraklar matlaşmaya başlar ve ilerleyen dönemde de kuruma, kıvrılma ve vaktinden önce döküm meydana gelir.


    Genç sürgünlerde ve çotanaklarda zuruf yüzeyinde ilk önce un serpilmiş gibi bir görüntü, ilerleyen dönemde renkte matlaşma, kahverengileşme ve özellikle erken dönemde hastalığa yakalananlarda kurumalar görülür. Bu şekilde hastalık fındıkta hem verim hem de kalite kayıplarına neden olur.


    Hastalikli kanserlerin devamli olarak gözlenmesi hastaligin kontrolünde önemli rol oynar.
    Hastalik tomurcuklarda kış kosullarini geçirdigi için Erken dönemde yaprak ve yeni oluşan çotanakları enfekte eder, rüzgarla yayılır. Buna karsı,
    ilkbahar budamalari önerilmektedir. hastalikli sürgünler budanmali ve imha edilmelidir.


    Enfeksiyon kaynaklarının azaltılması için yere dökülen yapraklar ile hastalıklı bitki artıklarının toplanması, bulaşık dip sürgünlerinin kesilmesi ve imha edilmesi, iyi bir hava sirkülasyonu ve yeterli ışıklanma sağlamak için budama ve yabancı ot mücadelesinin yapılması hastalıkla mücadele için uygulanması gereken kültürel önlemlerdir.


    Külleme mantarı bir etmen olup üretime zarar veren yaygın bir hastalıktır.Hastalığın genel seyrinde 30 derecelerde yüksek sıcaklar ve yüksek nem baş faktörlerdir.Hastalığın seyrinde bilinçsiz azotlu gübreleme,tarım kireci nin kullanılmaması,sık ocak sistemi ve toprakta nemli ve fazla yabancı ot bulunması,kalsiyum ve potasyum gibi besin maddeleri noksanlıkları ve özellikle de sıcaklıkların ani yükselmesi etkidir.
    Mücadelede ilaçlamada Kükürt (Sıvı Kükürt) kullanılırsa hem kulleme ye hemde Fındık Kozalak Akarı zararlısı da etki altına alınmış olur.
    ----
    Zirai dona karşı ise bilindiği gibi, don oluşması muhtemel gecelerde yakmak için, rüzgar yönünü de hesaba katarak sınırlara lastik vs. Yanıcı madde hazır bulundurmak. Zirai don oluşacak saatlerde yakıp bahçeleri dumanlamaya maruz bırakmak eksi dereceleri 1-3 derece kadar iyilestirdigi bilinmektedir.
    Bir diğer yöntem ise yüzey sulaması yapmaktır fakat coğrafya gereği zor olması sebebiyle bunu yapana rastlamadım.


    Mart itibari ile bahçesinde çalışmaya başlayacak olan tüm üreticilere kolay gelsin diyerek bol ürünlü ve hakkını alabilecegi bir sezon dilerim

    Bir tahminci bilgisinden istifade amaçlı takip edilir. Seven takdir eden insan takip eder,
    Onun dışında, amacı üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olanlar çıkabilir. bunlar o kişiyi sevenlerinden daha sıkı takip eder ki ellerine geçecek ilk fırsatta terör estirebilsinler. Burada da aynı durum olduğu düşüncesindeyim.

    Yanliz bu kisi biraz geç kalmış. geçmişteki bir konunun başlığını dert edinip bu günkü konuda patlama yapmış.
    Ustelik O günlerde sistemi yakalayan bölgeleri görmezden gelerek kendini paralamış.
    Ben o günlerde açılan konunun yerinde olduğunu düşünüyorum. Delil isteyenler bölge konularına gidip o gunlerdeķı yorumlara bakabilir.


    Gelelim bu konuya. bu konuda,
    Semih bey ilk ana yorumunun sonuna net degil ibaresi koymuş.
    Pesindeki yorumlarındaki belirtiler ise fazla ümit verici değil görünümdedir.
    Hal böyle iken, bu konuda da büyük yanılgı sözkonusu değildir. Aksine durum ustaca toparlanmıstır. Gereken bilgi zamanından önce verilmiştir.


    Fakat,
    Mesele tahminin neden gerceklesmedigini öğrenmek değil de, en ufak fırsatı silaha dönüştürüp insanları vurmaktan kaynaklı olunca, kimileri yazılanları anlamak yerine görmezden gelerek saldırmayı tercih ediyor. Sonuçta da kalp kırıyor.
    Şunu bilmelisiniz ki haksızca attığınız taş, isabet eden kişi kadar, onu seveni takip edeni daha fazla incitebilir. Sonrasında yaşanan tepkiler bu haksızca attığınız taş yüzündendir.

    Yaşanan şu olayda Semih hocanın iyiniyetli duruşu, adminlerin hoşgörüsü sebebiyle takdirler toplamaktan başka bir etki yapmadığı kanaatindeyim. Sonuçta Başarısız ve haksız bir girişim olmuştur.

    Hocam siz konunun ilk mesajında sistemin henüz net olmadığını belirttiginizden ve sonraki tahlillerinizin genelinde bir ışık yakalayamadığımızdan dolayı son açıklamanız beklentimiz dahilindeydi, sürpriz olmadı yani.
    Hayırlısı diyorum.
    Benim korkum sıcaklıkların yüksek gitmesi ile uyanan ağaçların Mart ayında olumsuz bir senaryo ile karşılaşma durumudur. Çiftçilerimiz açısından Mart ayı dert ayı olmaz İnşallah.

    @тaяaηтυℓa hocam siz gittiğiniz yere kar bırakıyorsunuz gibi bir his oluştu bende:)
    Ben sistemin geleceğini önceden söyleyen hocalarım sayesinde, köy yollarında mahsur kalmamak için düzce den erken kaçmıştım.
    İyiki de öyle yapmışım özellikle akcakoca köylerinden haberleri geliyor.

    teşekkürler Hocam
    Haftasonu netleşince, tekrar Görüşlerinizi bekliyoruz.
    Görünen o ki Mart başı halletmem gereken işlerimi ay sonu öncesine alırsam benim için daha hayırlı olacak.