Beiträge von Seyyah
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)
-
-
-

.
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Allah´ın lûtfundan kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde, Rableri katında rızıklandırılırlar. Arkalarından gelecek olanlara şunu müjdelemek isterler: Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmezler. Allah´tan bir nimet ve lûtuf olarak Allah´ın mü´minlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.”
(Âl-i İmrân, 3/169-171) -
-
Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Her kim ramazan ayını susarak oruç tutar da, kulağını, gözünü, dilini, şehvetini ve vücudunun organlarını yalandan, haramdan ve gıybetten Allah’ın rızası için korursa, yüce Allah onu kendine yakın kılar, öyle ki o adam Hz İbrahim Halilullah’a (onun makamına) erişir ve onunla birlikte olur.”
-
hocam bu fotoğraf yerinde olmuş.

-
İkinci el araç alacaklara tavsiyeler.
- Birçok kişi , satıcıya itimat ederek, aracı alırken değilde aldıktan sonra baktırır. Bu doğru değildir.
Tabi bazen aracı alırken baktırmak da kandırılmanın önüne geçmiyor.
Örneğin, bir tanıdığım. 2011 otomatik clio beğenmiş. İstoç'un orada × galeriye gidince. Orası Kapalı bir yer. pek birşey anlaşılmıyor, zaten bizde birseyden anlamıyoruz diyerek orada bulunan × expertiz firmasına 150 TL ye baktırmış.Expertizde Birkaç kişi aracın heryerine bakmiş ve araca orada 200 km hıza çıkartıp expertiz raporunda sorunsuz olarak geçti belgesi vermişler.
Tabi galerinin expertiz yeriyle anlaşmalı olduklarını bu sayede öğrenmiş bulunduk.
Neticede sorunsuz tabir edilen araç; şanzıman çatlak, ön takım dağınık çıktı.
Eskiden km si düşürülmüş araçlar en büyük tuzaktı. Şimdi bunun önüne mahkemeye vererek geçebiliyoruz. Fakat Sıfır araç alacak durumda değilseniz başınıza her sıkıntı gelmesine açık durumdasınız.
Özellikle İstanbul da.O yüzden 2. El araç alacaksanız size tavsiyem , evvela aracı, sürücüsünü bildiğiniz, tanıdığınız birinden alın derim.
××××-yılda 20 bin ve üzeri km yapıyorsanız, benzinli yerine Dizel arac tavsiye ederim. Dizel aracın aynı model benzinliye göre fiyatın yüksek olması , satarken de yüksek satacağıniz anlamına geldiğinden bunu zarar olarak görmeyin. Dizel arac bakim aralığı kısa yada parça fiyatları benzinliye göre yüksek olması da caydırıcı görünebilir. Fakat, bilinçli kullanmaya bunun önüne geçilebilir. Yüksek km yapacaklarında masrafını fazlasıyla çıkarması ayrıca tercih sebebidir.
-Aracı galeriden alacaksanız yanınızda muhakkak iyi bir usta ile gidin. Ve alacağınız aracı detaylı inceleyebileceginiz iyi bir expertiz firmasına baktırin. Hatta 2 farklı firmaya baktırın.
Aracın band üzerinde yüksek hıza çıkarmaları kandırmacadan ibarettir. Motorun durumunu öğrenmek için "kompresyon" testi gereklidir.-Aracı orijinal servise randevu alıp baktırmak size çok şey kazandırabilir. Aracın kazası belası, bakımları vs. Buradan görülebilir. Aracı götürme imkanınız ilk etapta yoksa, plaka ve şasi numarası ile yetkili servisine müracaat edin. tanıdık sigortacınızdan geçmişte yapılan hasara bakmasını isteyin.
- Bir de seyyar galericiler vardır ki bunların bir mekanı dahi yoktur. Bunlardan uzak durun. Vuruk araç alırlar, özentisiz yaptırıp vergi vermeden yüksek karlar elde ederek, sahibinden diyerek satarlar. Aracın kazası yeni olduğundan siz tramere baksanız dahi kazası görünmez. Sonradan veya satarken çıkar ortaya. İnternet'te sitelerde temiz satıcıların olduğu kadar bu gibi sahtekarların olduğunu unutmayın.
-Araba pazarlarında şahıs gibi görünen kişiler galeri elemanı olabilir. Böyle birini Ümraniye oto pazarında plaka da yazan reklamdan ve kullandıkları şapkadan farketmistim...
Pazarda beğendiğiniz aracı başkası kapmadan ben alayım diyerek, aracı daha baktirmadan kapora vermeyin.
Yine Emsallerinden bir miktar ucuz diyerek size ilk etapta cazip gelebilecek araç, sonradan çıkartacağı masrafla emsallerini geçebilir.- Aldığınız aracı serviste veya expertiz de baktırmış olsanız dahi, eski sahibi yeni bakim yaptığını söylese dahi, aracı aldıktan sonra kendi tamircinize tekrar baktırın, ağır bakim triger kayısı vs önem arzeden parçaların kullanım ömrünü öğrenin gerekiyorsa tekrardan bakıma sokun. Allah kazasız belasız sürmeyi Nasib etsin

-
neden hocam? Biz çaycıyız. Bi demlik anca kesiyor.
-
Dizel arac kullanıcılarına uyarılar;
-Dizel-turbo dizel araçta, ilk çalıştırmada gaz vermeden 1 dk. kadar bekleyin denilir , Ben bunu yapmak yerine motor soğukken ilk birkaç dakika yüksek devirlere çıkmadan kullanma çalışıyorum.
Soğuk motorda ilk birkaç dakika vitesi 2000 de değişip, sürüş esnasında ise 2500 deviri geçmemek ve gaza aşırı basmamak uygun olandır.
Motor ısınınca 2250-3000 devir aralığı vites değişmek için uygun aralıktır. 3000 devirden yukarıda sürmek gereksiz yakıt sarfiyatidir.
Üst vitese gelip hızınızı aldığınızda 2000-2500 devir aralığı , benim gördugum ideal sürüş aralığı dır. (1.5 motor)-Aracı düşük vites istemesine rağmen, yüksek viteste kullanmayın!
-İlk kalkışta rolanti devrine düşürmemeye, titretmemeye çalışın. 1500 devir ilk kalkış için uygun görünüyor.
- Arac yol halindeyken, 1500 devir ve aşağısında kullanım enjektör de kurum oluşmasına sebep olur.
- Yine 2000 devir altında iken ani hızlanmaktan kaçının, bu hareket mazot pompasını zorlar.
Sürüş esnasında, ani hızlanma yapacaksanız bunu aracın ivmeleme kazandığı 2000 devir ve üzerinde yapmaya çalışın.
Yokuş çıkarken, hangi viteste araç uygun devir aralığında ve zorlanmıyor ise, o vitesi seçin.-Aracın turbo, enjektör, mazot pompası vs elemanlarının en rahat olduğu an; sizin, uygun viteste gaza en az basarak en uygun deviri bulduğunuz zamandır. Bu aynı zamanda aracın yakıtı ideal kullandığı andır.
-Uzun süre yüksek hız ve yüksek devirde araç kullanıyorsanız (Ayağınızı birden gazdan cekmeden ) Arada hızınızı düşürün sağ şeritten gidin. yada gaza bir miktar daha az basın. Bu turboya biraz nefes aldıracaktır.
-Aracı uzun sure kullanımdan sonra hemen stop ederek turboyu yağsız bırakmak yerine, 30 saniye yada 1 dk. Gaz vermeden beklemek , yüksek hızda ve ısıda olan turbonun, hızının düşmesini, yaglanarak soğumasını sağlayacaktır. Bu hareket turbonun ömrünü arttırmak için mutlaka gereklidir.
- Motor yağı 10 bin km. geçirilmeden değiştirilmelidir. Motor eski yağdan zarar görmese de turbo zarar görebilir. Ayrıca Yağın ömrünü sadece km belirlemez. Sık sık soğuk motorla kısa mesafede kullanılan araçlarda daha erken yağ değişimi gerekir. Ve bir yılı dolduran yağın da araç km yapmasa bile daha fazla motorda kalmaması gereklidir.
- Türkiye de hava filitresi 5 bin km. De değişmesi lazim gelir. Bunu kendiniz de yapabilirsiniz.
- Dizel araçta euro dizel yakıt kullanın.
Mümkün mertebe şahsa ait istasyonlardan değilde, firmanın kendisine ait istasyonları tercih edin. Kötü yakıt tan uzak durun... -
Kocaeli'de yagan doludan görüntüler. -

Akçakoca’da fındık bahçesinde tırpan motoru ile zararlı otları biçen Üretici çalışma esnasında yılan ile karşılaştı (haber)...
Benzer durum bizde ve civar bahçelerde mevcuttur. Tırpan yaparken çok sayıda yılana rastladık.
havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte bölgede bulunan çok sayıda yılanın ortaya çıktığı görülmektedir. Şu siralar Tırpan, yabani ot ve ve kök temizliği yapan vatandaşların dikkatli olması yönünde uyarımızı yapalım... -
Oruçlarda riya yoktur. Aziz ve Celil olan Allah buyurdu ki: "O Benim içindir. Onun mükafatını bizzat Beni veririm. (Çünkü) Oruçlu yemesini, içmesini Benim için bırakır." [Buhari/ Ebu Hureyre (r.a.)
-
En yuksek= 25.1
En dusuk= 12.0Bu eğlenceli yarışma için HavaForum yönetimine teşekkür ediyorum.
Yarışmaya katılacak tüm arkadaşlara da başarılar diliyorum.
Daha önceki yarışmada 50 numaraydim. Bu sefer hedefim ilk 20 bakalım hayırlısı.:) -

Hayırlı Cumalar Sevgili Hava Forum
CENAB-I HAK bu mübarek günlerde, sevdiklerinin yüzü suyu hürmetine; Dertlilerimize deva, Hastalarımıza şifa, bizlere hayırlı bir ömür Nasib etsin.
Tüm İslam alemine güç kudret refah getirsin. Amin. -
-
- Kuru Meyveler Konseyi(INC)'nin Hindistan'da yapılan Kongresi'nde Türkiye'nin 2017 yılı kabuklu fındık rekoltesi 670 bin, Bu sezondan devredecek 50 bin ton ile birlikte fındık arzı (720 bin ton) olarak açıklandı ... haberde böyle deniliyor... Türkiye'de yetişen bir ürünün Rekoltesin Hindistan'da , fiyatının ise almanya da belirlenmesi ne tuhaf !...
.
Geçen sezon bu duruma tedbir amaçlı, Tarım Bakanlığı kendisi haricinde rekolte tahmini yapılmasını yasakladı ve bakanlık 420 binton rekolte açıkladı.
Buna rağmen Amerika'da kuru meyveler konseyinde bizim tedarikçiler geçen yıl için (747 bin ton) rekolte açıklamışlardı. Devamında fiyatları Serbest piyasa şartlarına uygun olmayan bir şekilde düşürüp durdular. Dışardan yurda ithal fındık dahi soktular...
.
-Fındık sektöründe tedarikçiler yeni sezon çıkacak ürünün belirtileri oluştuğu vakitte, kendi aralarında tahmini rekolte belirleyip, alıcı kişilerle birlikte alivre alış-satış yapmaktadırlar.
Ağustos ayında toplanmaya başlanacak ürünü, Mart ayından bu yana bahçelere bakarak, tahmini rekolte belirledikleri haberlerini duymamız bu sebeptendir.
Bu satış; tahminde bulundukları fındığın, hangi fiyat aralığı ve hangi tarihte ne miktar teslim olacağına dair sözleşme yapılmasından ibarettir.Alivrecilerin sezon öncesi tartışmalara sebep olan, fındık üretim rakamlarını yüksek göstermelerinin nedeni "ürün çok sanılsın -degeri de az olsun" mantığı gütmelerinden kaynaklıdır.
Öncelikle rekolte fazla açıklanır. bu yolla emanet veren üreticinin istedikleri fiyattan çözülmesi ve yeni sezon açılış fiyatının istedikleri seviyede olması sağlanır
Fiyatlara ilk müdahale şişirilmiş rekolte açıklaması ile gerçekleşir. Sonrasında;
Fiyat düşecek, Bu fiyatlar iyi, Yarım saatliğine şu fiyata çıkmıştı neden satmadınız, daha zarar etmeden hemen satmalısınız vs. gibi duyduklarımız, Yükselmesi icab eden piyasayı kontrol altında tutma çalışmalarıdır.
Yine sezon içinde, "fındıkta alfatoksin olduğu bu sebeple alıcıların fındık haricinde bir maddeye yöneleceği Ve Diğer ülkelerde fındık üretiminin yükselmesi sebebiyle satışlar düştü" gibi manipülatif haberlerini duymamız ve peşinden fiyat düşürmelerine şahit olmamız bu sebeptendir.
Yine geçen sene, biz borsaların fiyatları belirlediğini zannediyorken Oltan Gıda’nın (ferrero) fiyatlara mesaj yoluyla ayar çektiğinin ortaya çıkması, ürünü Üreticiden maliyet altına alma çabasıdır.Üreticinin bu duruma, topluca karşı bir duruş içinde olamamasının bir nedeni;
Çoğu üreticinin durumlardan haberdar olmaması ,bir kısım beklerken,diğer ilden çözülme sağlanarak üreticinin beraber hareket etmesinin önünün kapatılmasıdır.
bu kargaşa ortamında "pazara inen mal çoğaldı denilip fiyat düşecek korkusu oluşturularak" çözülme sayısını dahada artar vaziyettedir.
.
Üreticiye karşı birlik içinde olanların işini kolaylaştıran bir hadise de;
Çiftçinin ürünü en düşük fiyattan satması sağlandığından, bu kişinin geçinememesi anlamına gelir. Geçinemeyen çiftçinin mazotu, gübreyi, geçim masraflarını tedarik etmesi icin devreye bölge manavları girer.
yeni sezona borçlu giren Kimi üreticinin fındığına harmanda el konulur. Veya alacaklı tarafından ürünün değerini düşük belirlenip, ilerde fiyat çıkacak algısı oluşturularak, bu yolla emanet vermesi teklif edilir. Üretici, emanet verdiği malın fiyatının çıkmasını beklerken, emanet verdiği mal çoktan işlenmiş ihraç olmuştur. Bu da fiyatın düşmesine bir etkendir ki Malı eline alan kisilerin fiyatı arttırmak bir yana , işlerine geldiği zamanda Emanetçiyi arayıp "sezon kapanacak diyerek" istedikleri fiyattan zorla hesap kesmesi ise tam bir trajedidir...
.
Her sene aynı numaraları, Üreticiye Dejavu yaşatırcasına tasarlayan kisilerin asıl amaçlarinin Ülke Tarımımızı kökünden bitirmek oldugu apaçık ortadadır.Bütün bunlara tedbir amaçlı, Sayın Devlet büyüklerimizin, tartışılacak biçimde devreye aldığı TMO'yu en kısa zamanda devreden çıkarılarak onun yerine -Taban fiyat sisteminin devreye alması ve Tarım politikamızı ciddi biçimde gözden geçirmesi, Ülkemizin menfaati açısından mutlaka gereklidir.
-
Akcakoca'da keyifli bir akşam üzeri

-
-
Hava Forum Ailesinin mübarek Cuma gününü kutlarım.
-

19 mayis Atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramımız Kutlu olsun.

Akçakoca Hemşin Camii