Beiträge von Seyyah

Meteorolojik Model Güncelleme Saatleri
06:30-08:15 (GFS Sabah)
09:00-10:00 (ECMWF Sabah)
12:30-14:15 (GFS Öğlen)
18:30-20:15 (GFS Akşam)
21:00-22:00 (ECMWF Akşam)
00:30-02:15 (GFS Gece)

    herkese hayirli günler dilerim Değerli Hava Forum Ailesi,
    17 ağustos depreminde yaşamını yitirenlere Allahtan Rahmet, yakınlarına tekrardan sabir diliyorum. Ne kadar zaman gecsede unutmak mümkün değil o huzunlu günleri... Yüce Rabbimiz tekrarından korusun bizleri.

    İstanbula kışın efsane kar yağsa buna en çok sevinenlerden biri olurdum herhalde,
    Ama aşırı yağmur, dolu, fırtına denildiği zaman tedirgin oluyorum. Umarım geçenki gibi bir durum yaşanmaz...
    Neydi o öyle, sel ve dolu felaket boyutundaydi. Dış cephesi mantolama olan binalar delik deşikti, doludan ve selden zarar gören insanlar... Allah yardımcımız olsun ve tekrarından korusun :(

    İşin maddi boyutunu CnnTürk te sadece araçların gördüğü maddi zarar 1 milyar lira civarı. Tabi birde bu araçların elden çıkarılırken değerinin düşme olayı var. araçlarda oluşan hasarların tamamının onarılmasının 1 yıldan daha uzun bir zaman alacağını okumustum. Kisaca Geçen afette milyarlarca lira milli zarar oluştuğunu düşünüyorum.

    @Vintersaga Temmuzun 20 sinden ağustosun 10 una kadar her firsatta denize girebildim. Deniz güzeldi abi, kayinpederlerle gittigimizdenmidir nedir tam çözemedim ama açıkçası bukadar keyifli olacağını tahmin etmezdim. Bunu şuna bağlıyorum, Bence nereye gittiğinden daha önemlisi kiminle gittiğindir.
    Su sıcaklığı iyiydi, dalga nadir de olsa bazı günler vardı ama sorun çıkarmadı.
    Ağustosun 10 undan sonraki durumu bilmiyorum. Ama bu gün mesela pek denize girilecek hava yoktu ara ara yağmur aldık bahcedeydik tüm gün. Hava açana kadar girilmez diye düşünüyorum.
    Bu arada dün şileye gidenler olmuş İstanbuldan gitmişler tabi. Şile de dün denize girmeden dönmüşler onu da belirteyim. Bu kadar :)

    forum.havaforum.com/attachment/672/
    (Resim alıntıdır)

    Gıda Tarım Bakanlığı yönetiminde; Fiskobirlik, Ziraat Odaları, Ticaret Borsası, Ticaret ve Sanayi Odaları, Karadeniz İhracatçılar Birliği, Ulusal Fındık Konseyi, Üniversiteler, Toprak Mahsulleri Ofisi temsilcilerinin ortak katılımları ile gerçekleşen Rekolte sayımının sonucu; Geçen ay açıklanması gerekiyordu.
    Henüz açıklanmadı...
    Onun yerine Hindistan'da açıklanan rekolteyle idare ediyoruz ve şişirilmiş bu rekoltenin piyasaya yansımasını yaşıyoruz tamda sezon başında.

    Biz üreticiler, bahçeleri gezerken ağaçlarda oluşan Fındık kurduna rastladığımız gibi, üreticinin dibinde beliren, üreticiyi sömürmeye çalışan birtakım Üretici kurtları da tespit etmiş bulunduk.
    Serbest piyasada serbestçe at koşturan bu üretici kurtları, şu sıralar medya gücünü de kullanarak yüksek miktarda fındık var gibi manipülatif haberler yayarak, geçen sezon işlerine gelmediğinden yok saydıkları arz/talep oyununa zemin hazırlıyorlar ve Kafalarına göre fiyat belirtiyorlar. (800 bin ton rekolte olduğunu söyleyen tüccarlar var!)
    ☆
    "Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır " (anayasa m.45)
    O vakit, Anayasanın 45. Maddesini uygulamaya ve üreticiyi koruyan yeni tarım politikalarına mutlak ihtiyaç oluşmuştur.
    Yapılması gerekenler vardır. Sektörde sorumluluğu bulunanlara biraz ayıp olacak ama şimdi bu sıcakta düşünüp kendilerini yormasinlar diye onların yerine yapılması gerekenleri ben yazayım dedim.

    Üretici kurtçuklarıyla etkin mücadele yöntemleri;
    1= Dünya bankasının direktifi doğrultusunda, geçilen serbest piyasanın sona erdirilmesi, ( serbest piyasa uygulayan ülkelerde çiftçinin yoksullastiği bizzat dünya bankasının raporunda mevcuttur)
    -Onun yerine her yıl hayat şartları ve maliyetin artmasıyla orantılı artan -Taban fiyat sistemine geçilmesi.

    2= İhracatçıların usüle aykırı alivre satış yapmaları, mahsul çok algısı oluşturulması, serbest piyasa şartlarına aykırı bir biçimde fiyatların aşağı çekilmesi ureticinin maliyetini dahi kurtaramamasına sebep oldugundan,
    üreticinin zararına neden olan bu durumlara tedbir alınması.

    3= Mustafa Kemal Atatürk'ün bazı ürünleri ilgilendiren birlikler olmalıdır, diyerek kurdurduğu Fiskobirlik, tekrar devletin güdümüne alınarak piyasayı dengeleyici unsur olarak görevine devam ettirilmesi.

    4= Fındığın %70-80 inin Türkiye'de üretilip borsasın almanya'da olduğu kaymaginin ise İtalya'da yenildiği haberleri malumunuzdur, bu duruma tedbir amaçlı fiyatların bizim borsalarda bizim uzmanlar eşliğinde Devletin kontrolünde açıklanması.
    Yine bizim borsa başkanlarının tüccarlık yapmasi veya fabrika işletme işlerine kesinlikle engel olunması tedbir alınması.
    Borsa başkanları, ihracatçı, sanayici tüccar ve manav teker teker incelenmeli bunların birbirleriyle olan ilişkileri , tlf trafiği inceleme altına alınması.

    5= her yıl ihraç ettigimiz yaklaşık 500 binton kabuklu ürünün karşılığında, Bizden ürünü alarak işleyip satanlar bunun kat be katı gelir elde ediyorlar.
    Halihazırda fındık üretiminde bize rakip bir ülke yokken, kendi ürettiğimiz bir ürünü Devletimizin daha uygun maliyetlerle işleyip dünya ülkelerine satması, milli ve stratejik ürünümüz olan fındıkta onlarca milyar dolar gelir elde etmemiz demektir.
    Uygun maliyetle bunun hayata geçirilmesi diğer ülkelerin belini bükerek belki fındık üretiminden dahi vazgeçmelerine neden olacak önemli bir hamledir. ( fındığı üretebiliyorsan, bunu "işleyebilir" ihraç edebilirsin)

    6= tarım bakanlığının, bakanlık haricinde tahmini rekolte açıklaması yaparak piyasaya kendi istedikleri dogrultuda yön verenlere soruşturma açması. rekolte miktarının rant malzemesi olmasına engel olması.
    Devletin ve milletin menfaati 3 , 5 zübük efendinin menfaatinin üzerindedir.

    7; Fındık stratejik bir ürünümüzdür. Ülke menfaatine zarar verici hareketler içinde olanlara gerekli tedbir/ceza uygulanmalıdır. emanet veren üreticiye tedbir alınmalı, emanet alan manavın da mal varlığına el konulmalıdır...